6 Haziran 2018 Çarşamba

VARİS-İ MUHAMMEDİ OLAN ZEVATIN ALAMETLERİ

Maneviyat sahasıda hakikatla sahtenin karışabileceği bir saha olduğunu unutmamamız gerekir.Zira,"kerameti kendinden menkul" diye tarif edilen zevatlar her devirde var olmuştur.Varisi Muihammedi olanlar dünyaya itibar etmedikleri için siyasetten uzak kalmışlardır.Güç sahiplerinin ne yanında ne de sofrasında bulunmuşlardır.İnanç dünyamızın bir farklı boyutunu teşkil eden tekke ve tarikatlar 1925 yılında bir kanunla seddolunmuştur(kapatılmıştır).ancak bu kapatma bir çare değldir.Bu sefer tüm yer yüzü tekke olmuştur.Devlet bu sahayı yasaklayacağına içeriğini denetleme ve kontrol vazifesini icra etse daha iyi olabilirdi.Ancak takdiri ilahi böyle tecelli etmiştir.Zira görmekte idik ki,bu müesseseler son zamanlarında yozlaşmadan nasibini almıştır.Evlada terk gibi uygulamalar zamanla bu makamların ehil olmayanlar tarafından işgaline sebeb olmuştur.Bugün ise Ortada maneviyattan bahseden kimseler hususunda ölçümüz ne olmalıdır.Yahut varisi Muhammedi arayışımızda elimizdeki alametler ne olmalıdır? diye sual olunabilir.
Mürşid-i Kamil olmak kesbi değil,vehbidir.Hakk Teala'nın lütfudur.Çok ibadet,az uyku,az yeme,az kelam,çok zikir gibi ibadetle ve şeriatın emirlerine tabi olmayla mümkün değildir.Zira bu hal mürşit olmayan abidlerde dahi bulunur.Mürşidi hakiki ve varis-i Muhammedi olan zevatın alameti budur ki:şer'i -envere mülazemetle beraber meclisinde ona mukabil oldukta avam-ı nas olanın kalbinde bulunan havatır, yani, eşgali dünyeviyye zail olur veyahut azalırsa  ve havas-ı nas olanın istiğrakı ziyadelenir ise Varis-i Muhammedi odur., ona tabi olmak gereklidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder