Erdoğan sürekli yüksek faizden şikayet
etti. Faizin bütün kötülüklerin anası olduğunu söyledi. Arkasından açıkça
Merkez Bankası yöneticilerini hedef aldı. “Siz bu işi bilmiyorsunuz” dedi.sonrasında
olanlar ise %50 ye varan artışlar. kısa
sürede yaklaşık yüzde 50’ye yakın arttı. Yüzde 11-12’lerden yüzde 18’lere
yükseldi.Bu artışlara karşı Cumhurbaşkanı sessizliğe büründü.Bu sessizliği
LONDRA ZİYARETLERİNE BAĞLAYANLAR OLDU.
Faizler artmadan önce iki Londra
ziyareti gerçekleşti. Biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun (3 gün) süren
ziyareti. Diğeri, Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve
Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın finansçılarla buluşması.
Malum, Londra uluslararası mafyalaşmış
finans kuruluşlarının merkezi. Orada kapalı kapılar arkasında neler konuşuldu
bilemiyoruz. Ancak uluslararası finans kuruluşlarının yöneticileri, “Türkiye’de
faizlerin daha da arttırılacağı izlenimi aldık” demişlerdi.
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı
Şimşek “Kimseye söz vermedik” açıklaması yaptığı gün, faizler 1,25 daha
yükseltildi.
Şüphesiz son artışlar dövizi 4.500
bandının altında tutmak amaçlı idi.Ancak hedef seçimleri atlatana kadar.Eğer
yeniden seçilirse dövizin kendiliğinden aşağı seyredeceğini sanarak tekrar
faizlerin düşürülmesi kararı alınacaktı.Ama evdeki hesap çarşıya uyacakmıydı.
İsrafın sürdüğü ,ithalatın artmasıa göz
yumulduğu bir ortamda dövizdeki düşmüye beklemek ham hayaldir.
Etrafındakilere “Dövizleri bozdurun”
diye çıkış yaparken sözleşmeleri döviz üzerinden imzalamak başlı başına bir
tezat.Bu nedenle dövize yatırım yapmayın ikazları,tehditleri hiç inandırıcı değil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder