10 Haziran 2018 Pazar

KAİNAT BİNASININ MALZEMELERİ

Kainatın sahibi kendisine biralem ve o alemin içinde bir dünya yaratmaya karar verdi.Bunun içinde tıpkı bir mimar-mühendisgibi öncelikle bir plan veproje çizdi.kullanacağı malzemelerin tümünü hiçbir eksik bırakmadan belirledi.Mühendis için bina yapımında kullandığı malzemeler nasıl vazgeçilmez ve gerekliyse Allah için de dünyayı oluşturan element veonların fiziksel, kimyasal yapısı, içinde yaşayacak canlıların nitelik ve özellikleri o kadar vageçilmezdir.
Sonra nasıl ki mühendis malzemelerin özelliklerini, kalitesini , sayılarını tespit edip malzemeyi yerli yerine koyarsa  veher malzeme yerinden memnunsa ve de "Beni neden buraya koydun?" diye şikayet etmiyorsa ,Allah da her şeyi yerli yerine koymuştur ve herkes yerinden memnundur.
Mühendis hangi bilgiyle tüm malzemeyiyerli yerine koymuştur dersiniz?
Her malzeme kendi niteliğini ve koyulması gerektiğini "hal lisanıyla" kendisi söylemiştir de onun için.Örneğin birahşap parke, mühendise"Benim yerim salon ve odalardır.Sakın ola ki beni banyoya döşeme ;sonra şişer bozulurum" der.Mühendis bu bilgileri zaten bilir.İşte bu örnek ayan-ı sabitelerimizin ezelde, kendiler hakkında Allah'a bilgi vermesine benzer.
Ve yinemühendis , bir binayı oluşturan malzemeleri yerine koyarken, nasıl ki demir, çimento ya da ahşap zalzemeyi koyup plastik malzemeyikoymamazlık edemezse, Yüce Allah da suyu yaratıp ateşiyaratmamazlık etmez.Ya da iyiyi yaratıp kötüyü , güzeli yaratıp çirkini , ahlaklıyı yaratıp ahlaksızı yaratmamazlık etmez.Bunların her birisi , alem için gereklidir.
Mühendis bir binayı yaparken , onu dört başı mamur ve eksiksiz yapar.Bir binada her şey var, ama tuvalet yoksa , o binaya tam ve eksiksiz diyebilirmiyiz.İşte bunun gibi , Allah da alemi dört başı mamur tam ve eksiksiz yaratmıştır.
Şu halde sen bir malzeme olarak binanın en güzel yerini işgal ediyorsan, kendini öv.Yok eğer bu binada birtuvalet taşı isen , kendinikına.Çünkü her şey kendisinin belirlediği yerekonur.
Şayet bu mühendis binayı yakırsa çıkarttığı malzemeyi de yine yerli yerine koyar.Demir hurda deposuna, ahşabı, plastiği , metali birbirine karıştırmadan yine kendilerine ait depolara koyar.Bunun gibi kulun yaratılışı , ceza veya ödül, cennet ya da cehennem neye uygunsa onu ister, oraya döner ve ondan hoşlanıp memnun kalır
Vücud bağışlanıp dünyaya geldiğinde Yüce Allah'a hamd etmekten başka bir şey kalmaz.Çünkü bueylem Allah'a aiddir.Kula aid değil.Yani varlık dünyasına gelmesinde insanın hiçbiretki ve gayretiyoktur.insandaki her şey, vücudu veondaki manalar, özler,hakikatta Allah'a aittir.Hakk sende gizlidir, sen de Hakk da gizlisin.Tıpkı yediklerimizin vücudumuzda gizlendiği gibi.Birisi olmayınca diğeri de olmaz.Şöyle diyebiliriz :Ayanı sabitelerimizin gıdası Hakk, Hakk7ın gıdası da bizim vücudumuzdur.
Böyle olunca , sende bulunan ve görünen her şey Hakk'a da görünür.Hüküm Alla'ındır.Bir farkla ki sen eylem ve hareketlerinden sorumlu tutuldun.Bu sorumlu tutulmayı ezelde kendi halin ve istidadın ile "Beni sorumlu tut" diye sen istedin.Hakk ise , hiçbir şeyden sorumlu tutulamaz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder