1 Temmuz 2023 Cumartesi

EHLİ BEYT ÜZERİNDEKİ KARARTMALAR

 Bugün Resulüllah'ın (s.a.v.) Ehl-i Beyt'i üzerinde müthiş bir karartma vardır. İslam'ı ve sünneti anlamada tek önder olan Ehl-i Beyt'i devre dışı bırakmak, aslında Resulullah'ı (s.a.v.) devre dışı bırakmak demektir.


Ehl-i Beyt Kur'an-ı Kerim'de pek çok ayette ve Resulüllah'ın hadislerinde övülmüş, önemine dikkat çekilmiştir.

Ehl-i Beyt kelime anlamı olarak "ev halkı" mânâsına gelse de, Kur'an ve hadislerde kullanılan mânâsı dikkate alındığında, Resulullah'a (s.a.v.) en yakın olanlar, O'nun mahremini paylaşanlar anlamındadır.

Hz. Fâtıma (a.s.), Hz. Ali (a.s.), Hz. Hasan (a.s.) ve Hz. Hüseyin (a.s.) gerçekten de Resulüllah'ın (s.a.v.) hayatı boyunca en yakınları olmuştur. Bu bir evi paylaşma anlamında değildir. Ehl-i Beyt ifadesi;

O'nun hâli ile hâllenme, davasını anlama ve sahip çıkma ve Kendinden sonra bu vazifeyi bir manada omuzlayarak devam ettirme olarak düşünülmelidir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) ömrünün son anlarını dahi hanımları ile değil, bu dört insan ile geçirmiştir.

Bunları bizzat yetiştirmiş, eğitmiş ve nazarında terbiye etmiştir.

Ancak Resulüllah'ın (s.a.v.) bu dört insana bu kadar kıymet vermesi yine Kur'an ayetleri ile bizzat Cenab-ı Hak tarafından övülmelerindendir.

Onlar, ayetle sabittir ki, masumdurlar, her türlü pislikten korunmuşlardır. Cennetle müjdelenmişlerdir, insanlık âleminin en üstünüdürler.

Kur'an-ı Kerim'de Ehl-i Beyt

Bu konuda Mübahale ayeti (Âl-i İmran: 61), Ebrar ayetleri (İn-san: 11-12), Tathir ayeti (Ahzab: 33), Meveddet ayeti (Şûra: 23) incelenecektir.

FAİZ'E BAKIŞ

 Bugün bir diyanet mensubu ,"Kur korumalı mevduat hesabını" caiz olarak ifade etmekten kaçınmıyor.Faiz değil diyor.Zavallının bakış açısı çok sığı.Çünkü Ziraat, Vakıflar ve Halk Bankasını devlet olarak görmekte ve "Faiz'i",parasına karşılık devletin verdiği bir yardım olarak görmektedir.Nefsimizin haramı helal gösterme gayretinden hiç kimse bahsetmemektedir.İçinde üretim olmayan bir kazancın "şüpheli" olduğunu kimse söylememektedir.İçinde üretim olmayan gelir yüksek oranda vergilendirilmelidir.Menkul sermaye iradı(faiz) ve gayrimenkul sermaye iradı(kira) yüksek oranda vergilendirmeye tabi tutulup,üretim geliri düşük vergiye tabi tutulursa ve borsa gibi merkezler suistimal yerleri olmaktan çıkartılıp sıkı denetlenip getirisine yüksek vergi konulursa "yattığı yerden kazanmak" epeyce zorlaştırılmalıdır.

DİN'İ YALNIZLIĞA TERK ETMEK

 Dindar kesimin, maddi gücü ele geçirdikten sonra daldığı dünya kuyusunda dışa verdiği görüntüler insanları dinden uzaklaşmaya itti.Yahutta Din'i günlük hayatta sadece kişisel yaşam alanına tıkarak sahasını daralttı.Günlük hayatımızın günlük işlerinde(Askeri, Adli ve İdari) hiç söz sahibi edilmeyen din, Maddi otoritenin hizmetinde kullanıldıktan sonra şekli görsellikten öteye gidemedi.Camilerin açık olmasını, Baş örtüsünün devlet kurumlarında serbest olması yeterli görüldü.Fazlasını isteyenler aşırı görüldü.İçsel yaşamanın merkezleri gözüken tarikat yapılanmaları da maddi otorite ile el ve işbirliği içinde , bu yozlaşmadan nasibini aldı.Maddi otoritenin gururunu okşayan görüntüler, maddi iktidarın her zaman hoşuna gitti ve maddi iktidar buraları insan devşirme kaynağı olarak gördü.Devlet yardımlarına alıştırılan insanımız, bunu kabullendi ve sorgulamadı.80 yıl önceki Atatürk ve CHP uygulamaları hatırlatılarak maddi iktidarın desteklenmesi, ahireti kazanmanın şartı olarak sunuldu.Aksi durumda cehennem ve dünyevi zindan (terörist) ile korkutuldu."Nasılsanız öyle idare edilirsiniz?","İnsanlar meliklerinin dini üzerinedir"kanunlarını açıklayan olmadı.15 nci kez üst üste seçimde galip gelinmeye bir kutsiyet izafe edildi"Allah razı ki bu iktidar hep galip geliyor" iması yaygınlaştırıldı.

Maalesef bugün "Pazarda patatesin kilosu niçin 30 TL?" sorgulaması sesli yapılamıyor.Kendi ülkemizde üretildiği halde.Ülkenin kara para aklama merkezi olduğunu söyleyenler aykırı ses olarak cezai takiple tehdit ediliyor.

Bu durumda kaderi ilahinin hikmetini beklemekten başka çare kalmıyor.Erenler hep susuyor.

30 Haziran 2023 Cuma

NOKTACIKLAR

 *Mana-yı Cem'i bilmeden konuşmak hata, bildikten sonra irşad ile mükelelf olmayana da abestir.

*Zahir bilinmeden batın bilinmez.Batın idrak edilince de zahir tefrik edilmez.

*Etraın küçük görecek kadar büyüme.Büyük görecek kadar da küçülhme.

*Allah'dan korkmak, rahmetini inkardır.Onun Rahman olduğunu unutmaktan korkmalıdır.

*İbadetler vuslat yahut af için değil, mazhar olunan lutfa teşekkür içindir.

*Alemi ihya eden (Kün) emrü fermanıdır.İnsanı da insan yapan kamilin nazarı sultanisi, nutk-ı Rahmaniyesidir.

 Dünya saltanatından/ Mana saltanatından / Geçebilirse gönül / Bir ulu sultan olur.

Ahmed ile Ahad'ı / Sacid il mescudu / Anlayabilse gönül / Maned-i irfan olur.

Hak ile Hakk'ı bulsa / Hay ile hayat  olsa/ ölmeden ölse gönül / Manayı Kur'an olur.

Cümle esma "Bir"dedir / "Bir" ise bir perdedir / Perdeyi yırtsa gönül / Derdine derman olur

Bir ehlini bulursan / Sararıpta solarsan / Şevket artık susarsan / Sükutun divan olur

(Şevket Turgut Çulpan)

28 Haziran 2023 Çarşamba

CAHİT ZARİFOĞLU

 Cahit ZARİFOĞLU

“Üstadım” dedim,

“Bayrama ne alayım”?

Dediki ;

“Birkaç  piri fâniden gönül al,

Birkaç çocuktan gülücük al,

Birkaç fakirden de duâ al.”

***

“Üstadım” dedim,

“Bayram’da ne keseyim”?

Dedi ki ;

“Önce Gıybeti/dedikoduyu kes, 

Kul hakkı yemeyi kes, 

Yalan söylemeyi kes, 

Haram yemeyi kes, 

Adam kayırmayı  kes, 

İsrafı kes, 

Kötülükten irtibatı kes.”

“BUNLARI KESMEZSEN NE KESERSEN KES BEYHUDE.

27 Haziran 2023 Salı

MÜNAFIKLARIN TARİFİ

 Nisa suresi  142-143 ayetlerinde belirtilmiştir."Münafıklar, Allah7ı aldatmaya çalışırlar.Oysa Allah onları yanıltmaktadır.Onlar namaza kalktıklarında tembel kalkarlar.İnsanlara gösteriş yaparlar.Allah'ı çok az anarlar.

Münafıkların alameti , hak yolda olan sadık müminlerden kaçmaktır.Dili ile kafiriz demezler ama kafrlerin kilisesine giderler, onlarla dahi olmazlar.Ne kafir ne de münafıktırlar.Daima dostları kendileri gibi heva ehli münafıklardır.Biliniz ki ibadetin en faziletlisi marifetullahtırYani Allah7ı bilmek ve birlemektir.

EHLİ DÜNYA KİMDİR?

 Hak Teala Kur'an-ı Keriminde "inananlar, Yahudileri ve Hırıstiyanları dostlar edinmeyin .Onlar birbirlerinin dostlarıdırSizden kim onları dost edinirse, bilsin ki ,o da onlardan olmuştur.Kuşkusuz Allah haksızlık yapan topluma doğru yolu göstermez.(Maide 5/51)

Dünya ehli Hak Teala'nın dostları değildir.Ehli dünya da Yahudi ve Hıristiyanlardır.

YARATILMIŞLARI VE SEBEBLERİ ACİZ VE HAKİR BİLEBİLMEK

 İrfanı ve zatullahı elde etmeye çalışan cümle mukarribler(Allah7a yakın olanlar) ilk önce çeşitli riyazatlar  yapıp eziyet çekerek gönül darlığıyla açlık ve susuzluk çektiler.Yıllar sonra Hak Teala  onlara mahiyetini bildirdi ve zatını tecelli eyledi.Onlar kendi varlıklarında Hak Teala'yı münezzeh gördüler ve hata yapmaktan kurtuldular.Mutlak fena dairesinden çıkmadılar.Yani kendilerinde zerre miktarı kudret görmezlerdi.İlmel yakin, aynel yakin ,Hakkal yakin  ile Hak Teala'nın ilim , kudret ve iradesinin tüm mevcudatını kapsadığını görmüşlerdir.Yaratılmışları ve sebeblerini bir kez daha aciz ve hakir bilmişlerdir.Her şeyin müsebbibi olan Allah7a itimat edip halktan ümitlerini kestiler.Ancak Allah7ı ve ona yakın olan mukarrabinleri severler.Ehli dünya ister kardeşi, ister ana babası olsun sevmezler ve onlardan uzak dururlar.Dünya ehlinden birinin nazarı dikkati , bir madde elde etmek olursa onu şirk sayarlar ve istiğfar ederler.

NİMETLERİ HAKKIYLA BİLEBİLMEK İÇİN

 İnsan göz nimetini bilmek isterse gözsüzlere sorsun.Eğer kulak nimetini bilmek istersen sağırlara sor.Eğer dil nimetini bilmek istersen dilsizlere sorEğer burun nimetini bilmek istersen burnunda hastalık olup hoş kokuları duymayanlara sor.Eğer el nimetini bilemk istersen çolaklara sor.Ayak nimetini bilmek istersen topallara sor.

Gözün şükrü , Hak Tealadan korkup ağlamaktır.Sonra alemin nakşına bakar ve nakkaşı kimdir, nakşı nedir bilmektir.Nakış ile oyalanmayıp nakkaşına hayran olmaktır.Kulağın şükrü, Hakkın ahkamını dinleyip hükmünü tutmaktır ve gayb aleminden hitap işitmektir.Yani Mevla'dan hitap işitmeye layık olmaktır.Dilin şükrü Allah'dan başkasını unutup çokca zikretmektir.İnsanlara emri bil maruğu söyşleyip nasihat etmektir.Söylediğini önce kendisi yapacak sonra söyliyecektir.Elin şükrü harama el uzatmamaktır.hAK YOLDA OLAN FUKARAYI SABİRİNE YARDIM ETMEKTİR.Aklın şükrü Allah7ı düşünmektir.Gönlün şükrü <Hak Tealaya ulaşmaktır.Canın şükrü Hakk aşkına garkolmaktır.Malın şükrü onu Hakk yolunda harcamaktır.Temiz yiyeceklerin şükrü, o yiyeceklerden oluşan enerjiyi boş yere nefsin isteği yolunda kullanmamaktır.

TAKVA,İMANIN ELBİSESİ

Araf suresi 26 ncı ayet:"Ey ademin çocukları, size edep yerlerinizi örten giysiler ve süslü elbiseler indirdik.Takva elbisesine gelince , işte en iyi elbise odur.Bunlar düşünüp öğüt almaları için insanlara anlatılan Allah'ın ayetleridir"

Bu ayetin manasına uygun Resulullah efendimiz:"EL İMANU URYANUN VE LİBASUHU ET-TAKVA"(İman çıplaktır, onun giysisi takvadır) buyurmuştur.

Kuran ve sünnet ile sabit olmuştur ki ehl-i takva olmayan müminler zümresinden olamaz.Nasıl ki günahsız bir bebek anasından doğduğunda elini, ayağını ve bedenini eğilmesin ve soğuktan hasta olmasın diye beze sararlarsa ; burada da iman , bu günahsız çocuk gibi , takva elbisesini giymezse şeytanın vesvesesinden zarar görür , kendisini mahveder.Bütün azalarını din ile bağla ki , canın yanlış hareket yapmak istedikce yapamasın.Nefsi emmareye uyup ruhaniyetini bozmasın.Tefsir ve hadis ehli amel ve taatın imanın bir parçası olduğunu söylerler.

 Buyrulmuştur ki;"Emanete ihanet edenin imanı, sözünde durmayanın dini yoktur" 

26 Haziran 2023 Pazartesi

ŞEVKET TURGUT ÇULPAN

 Cümle piran secde etmiş kendisinden kendine/işbu zevki anlayana arifi-i billah denir.

Arif olmak hoşdur amma abdin elinde değil/ Hakk muradı erişirse yalnız illallah denir.

Fi'l'e fail olanı bir an idrak eylersek/ Cümle mevcudattan ol dem "Semme vechullah" denir.

Sırrı Sübhan ca-be-ca bak, oldu ayan Şevket'e /Kim ererse tevhide akla eyvallah denir

İMANA ŞİRK KARIŞTIRMAK

 Yusuf suresinin 105-106 ayeti:"Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki insanlar bunlardan yüz çevirmişler olarak üzerine basar geçerler(ve görmezler)

Onların ekserisi Allah'a halis iman etmezler.İmanlarıyla  beraber şirk de koşarak iman ederler"

Yani hem iman ederler, hemde şirklerine devam ederler.

ÖLÜM

 Hadis-i Şerifde buyrulmuştur:MEN EHABBE İLGAELLAHİ EHABBELLAHİ LİGAEHU,VE MEN KERİHE LİGAELLAHİ KERİHALLAHÜLİGAEHU (Kim Allah'a kavuşmak isterse, Allah'da ona kavuşmak ister.Kim Allah'a kavuşmak istemezse Allah da ona kavuşmak istemez

Ashab-ı kiram:"-Ya Resulellah! hiçbirimiz ölümü istemiyoruz, sevmiyoruz dediler.Efendimiz:"Ölümü sevmemek demek bu değildir.Mümin halet-i ihtizara geldiği vakit müjdeci melek kulun Allah'a döneceği hali ve yeri müjdeler.Bu kul için Allah'a kavuşmaktan daha sevimli bir şey yoktur, Allah'da ona kavuşmayı ister.FAcir ve kafirde halet-i ihtizara geldiği zaman korkutucu melek onun gideceği yeri müjdeler, o da oraya gitmeyi istemez.Allah7a kavuşmayı da istemez" BUYURDU

ÖLÜM

 SULTANLARIN  ölümü halka FİTNEdir.

ALİMLERİN ölümü insanlara MUSİBETTİR.

ZENGİNLERİN  ölümü MİHNET

FAKİRLERİN ölümü de RAHATA KAVUŞMAKTIR.

PEYGAMBER HATUNLARININ EVLERİ

 Hasan Basri hazretleri anlatmıştır.Ben hareketli küçük bir sabi(çocuk) idim.Peygamber hanımlarının evine girdim.Odalarının tavanına elim ulaşır idi.Ezvacı tahiratın veatlarından sonra Ömer bin Abdülaziz oralarını mescidi nebeviye dahil eyledi.Onlar, mescidi nebeviye dahil edilmek üzere yıkılırken ağlayanlardan fazla ağlayan görmedik.Ne olaydı yıkılmasa idi de insanlar buraları görüpte nebilerinin rızasına göre evlerini mütevazi yapsalardı.Elinde bütün dünyanın hazineleri bulunan Peygamber ve ailelerinin dünyada nasıl yaşadıklarını tahayyül etselerdi.

Kişinin para sarf ettiği yerlerin en kötüsü binalardır.

Harun Reşid yüksek bir köşk yaptırınca Behlül ona bir mektup yazıp:

" Ey Harun , çamuru yükselttin, dinini alçalttın, kendi malından yaptıysan israf ettin."Allah müsrifleri sevmez".Başkasının malıyla yaptıysan zulmettin, "Allah zalimleri sevmez"

25 Haziran 2023 Pazar

HAZRET-İ YUSUF'UN ÇOCUKLARI

 Yusf Peygamber'in Züleyha'dan iki oğlu ve bir kızı olmuştur.Oğullarının adı"Efrayim ve Mişa" dır.Kızının ismi Rahime'dir.Efrayim'in "Nuh" isminde, bununda Yuşa isminde oğulları oldu.Yuşa nebi olup Musa peygamberin feta'sı(genci) diye marufdur.

PEEYGAMBER KELAMLARI

 Lokman aleyhisselam dedi ki:"Dörtbin nebinin kelamlarını tetkik ettim, onlardan sekiz kelamı seçtim:

1-Namazda iken  kalbini  2- Başkasının evinde iken gözünü, 3- Bir cemaat içinde iken dilini , 4-Sofrada iken elini muhafaza et. 5-6: İki şeyi unutma :Allah'ı ve ölümü 7-8: İki şeyi de unut! Başkasına yaptığın iyiliği ve başkasından gördüğün kötülüğü  

AF MESELESİ

 Önümüzdeki süreç içinde muhtemelen siyasi iktidar mahalli seçimler öncesinde "Af" silahını kullanacak.Af hususunda Devlet otoritesi ne kadar yetkilidir?

Hz.Yusuf kıssasında belirtildiği üzere kardeşleri yaptıkları kötülük ortaya çıktığında Babalarına dediler:"Ey Babamız, bizim için günahlarımıza istiğfar ediver, hakikatten biz suçlu idik.Yakub da "Sizin için Rabbime sonra istiğfar ederim" demiştir(Yusuf suresi 97-98)

"Sonra" kelimesi kullanılması için denmiştir ki "Yusuf ile görüşeyim o sizi afv ederse istiğfar ederim.Çünkü burada mazlum'un afvetmesi şarttır".

Hz.Yakub istiğfar'ı Yusuf ile görüştükleri vakte kadar tehir etti.

Mısır'a vardıklarında Cuma günü seher vaktinde namaza kalkıp dua ve istiğfar etti.Aşura gecesi idi,namazdan sonra ellerini kaldırıp:" Allah'ım Yusuf  için feryadlarımı ve onun firakından olan sabrımın azaldığını  ve oğullarımın kardeşlerin yaptıklarını mağfiret eyle" demiştir. 

Hz.Yakub bu buluşumadan sonra yirmi sene yaşamış ve bu süre içinde her cma gecesi aynı şekilde istiğfar etmiştir.

UZAKLARDAN KOKU ALMAK

 Hz.Yusuf gömleğini kardeşleri ile birlikte babasına göndermişti.Kafile Mısır'dan ayrılır ayrılmaz Hz.Yakub "Bana bunak demezseniz inanın ki şimdi Yusuf'un kokusunu duyuyorum" demiştir.Mısır ile Yakub'un bulunduğu yer muhtemelen yüzlerce Km uzaklıktadır.

Keza Cenab-ı Peygamberimiz:"Muhakkak ki ben Rahmanın nefesini Yemen tarafından duyuyorum" diyerek Veysel Karani hazretlerine işaret etmişti.

24 Haziran 2023 Cumartesi

HAKK'A YAKLAŞMAK

 Hz.Yusuf'un kardeşleri az sermaye ile gidip çok erzak istediler.Talib-i Hak ise hacetini olduğu gibi arz edip istemelidir.Çünkü Allah'ın hazinesi boldur.

Bu makamda Beyazid-i Bestami hazretleri der ki:

Bir kısım amellerimizle oyalanıyoruz.Allah'a acz ü iftikarımızı tazarru' ile arz etmediğimiz  için nasibimiz az oluyor.Yusuf'un kardeşlerini görmezmisin ki sermayelerinin azlığına bakmayıp tanımadıkları bir melikten çok istediler.Talibi hakikat ise elinden geldiği kadar amel edip , ameline mağlup olmamak kaydu şartı ile Allah'a fena-i tam ile kurbuyit hasıl etmeğe çalışmalıdır.Ma'rifet, kurbiyet ve vuslat böyle müyesser olur.Hadis-i Kutsi de:"Kulum bana farz ibadetle yaklaşır, nafile ibadetlerle rahmetime istidat kazanır, nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam ederse ben onu severim, bir kerre sevdim mi artık onun gözü , kulağı olurum" buyurmaktadır.

ALLAH'I TALEP KALB İLE OLUR

 Allah'ı talep kalb ile olur, kalıpla değil.Yine kalb ile bulunur, kalıpla değil.Hz.Musa sordu:"-Ya Rabbi ! Seni nerede arayayım? Cevabda:"Ben, benim için kalbi kırıklarla beraberim.Yani bana muhabbetinden dolayı kalbini her şeyden tecrit etmiş olanlarla , benden başkasıyla teselli bulmayanlarla, benim rızama ve cemalime tahsisi nazar edenlerle beraberim" buyurdu.

ALLAHDAN ÜMİT KESMEK

 Canab-ı Hakk7ın rahmetinden , kafirler ümit keserler.Haktela buyurmuştur:"Allah7ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz".Hadis-i şerifde buyrulmuştur:Cenabı Hakk'dan ümit kesmeyen günahkar, Allah'dan ümit kesen abidden Allah'a daha yakındır

ALLAH'IN SEVMESİ,GAZAP ETMESİ

Sehl İbn-i Abdullah et-Tüsteri der ki:

"Allah bir kulunu sevdiği zaman günahını kendi gözüne büyük gösterir ve ona tevbe kapısını açar, bu kapı Allah ile üns bahçelerine açılmıştır.Bir kula da gazab ettiği vakit  günahını kendi gözünde küçük gösterir, onu türlü belalarla te'dip eder, fakat günahını küçük görme belasına tutulduğu için öğüt almaz ve hüsranını intac eder. 

ZULÜM ÇEŞİTLERİ

 Zulüm çeşitlidir.Allah'ın hükmettiğinin hilafına hükmetmek zulümdür.Zulüm istemek te zulümdür.Kendi cinsinden olmayanlarla sohbette zulümdür.Zulüm ve başka belalara müptela olan kimseye düşen , tevbe ve istiğfar ile kurtuluş çaresini Allah'dan istemektir.

NAZAR(GÖZDEĞMESİ)

 Bir gün Efendimiz SAV 'e Hz.Cebrail gelip:"Ya Muhammed! sizi gamlı görüyorum" DEYİNCE eFENDİMİZ:"hASAN İLE hÜSEYİN'E NAZAR İSABET ETTİ" buyurdular.Hz.Cebrail de:"Doğru söyledin nazar haktır" dedi.

Kaza, nazar değmesinden sonra Allah7ın takdiri dairesinde zuhur eder.Nazardan sonra hasıl olan durum sünneti ilahiyyenin ceryanına muvafık olarak Allah'ın fiilidir.Yalnız başına nazarın bir tesiri olamaz.Ehli sünnet mezhebi budur.Nazar değince bir hastalık, bir arız olmasının hikmeti şudur: Güzel bir şeye bakıp  onu beğenen bir kimse , baktığı şeydeki güzelliği Halıkından gaflet etmesi ile bu gafletin cinayeti olarak o kimseye lihikmetin bir hastalık arız olur.Devamlı surette Allah'a sığınmayan kimseler de nazar değmesinden kurtulamazlar.Onun için Hem devamlı surette Allah'ın hıfzı emanına sığınmak, hem de kimseye gafletle nazar etmemek lazımdır.

Hz.Aİşe'Den rivayet olunduğuna göre nazarıyla başkasına bir zarar gelmesine sebeb olan kimse abdest alıp , kendisine nazar değen kimse de gusletmelidir.

Hasan Basri hazretlerine göre göz değmesinin devası Kalem suresinin sonundaki VE İN YEKADÜLLEZİNE KEFERU LEYÜZLİGUNEKE Bİ EBSARİHİM LEMMA SEMİUZZİKRE VEYEGULUNE İNNEHULEMECNUN.VEMA HÜVE İLLA ZİKRUN LİLALEMİN ayetini okumaktır.Yine Efendimiz SAV her gece yatağına yatmadan önce yatağında oturup iki avucuna ihlas ve muavvizeteyn surelerini üçer defa okuyup her defasında avucuna üfleyerek yüzünü, başını ve bütün vücudunu mesheder.

Kişinin görüpte beğendiği bir şeye nazarının isabet edip zarar vermemesi  için MAŞAALLAHÜ LA KUVVETE İLLA BİLLAH, mübarek olması içinde BAREKELLAH FİKE VE ALEYKE demek lazımdır.

Yarasa , nazar isabetinden korktuğu için gündüz zahir olmaz, kendine göre kendisini hayvanların en güzeli kabul ettiği için ancak geceleri çıkar. 

ES SAMED ESMASI

 Mevlana halid-i Bağdadi hazretleri buyurdu ki:"Yiyecek ve içecek imkanı olmayan bir yere düşen bir kimse günde kırk kerre "YA SAMED" ismi şerifini okumağa devam etsin, Samediyet, yeme ve içme zaruretinden müstağni bulunmak demektir ki ihlas ile buna devam edene Canab-ı Hakk Es-Samed ismi Celili ile açlık ve susuzluğun acısını duyurmaz, müstaüğni kılar.

İBRAHİM ETHEM'İN AĞLAMASI

 İbrahim Bin Etkhemden hikaye olunduğuna göre, bir gün hamama girmek istemiş, hamam sahibi ücretsiz sokmamış ve :"-Şeytan evine ücretsiz sokmuyorlar, enbiya ve sıddıklerin evine nasıl olur da ücretsiz sokarlar? dedi.

HAZRET-İ YUSUF'UN TEDBİRİ

 Yusuf peygamber, Ekonomiden sorumlu olduğu ilk 7 yıllık bolluk döneminde Ekilmemiş toprak bulunmaması yönünde ahaliye emir verdi.Bütün yerler ekinle dolduruldu.ve hasılatı başaklarında bırakmalarını beyan eyledi.Onlardan beşde bir devlet hesabına vergi olarak aldı.Gerisini ambarlara doldurdu.Yedi seneden sonra kıtlık yılları başladı Halk muhtelif heyetler halinde Yusuf'a gelip:"Ey Yusuf evlerimizde biriktirdiğimiz yiyecek namına ne varsa tükendi.Senin yanında bulunanlardan bir miktar bize sat"! dediler.Yusuf, ambarların açılmasını emretti.Birinci sene dirhem ,dinar karşılığı, İkinci sene inci mücevher mukabilinde, üçüncü sene canlı hayvan mukabilinde,beşinci sene gayrimenkul ve akar mukabilinde, altınca sene evlatları mukabilinde , yedinci senede kendilerini köle olarak teslim etmeleri mukabilinde erzak verdi ve neticede bütün Mısır ahalisi köle hükmüne geçti.

Denilir ki Şimdiye kadar böylesine müdebbir, celalli, ve azametli sultan görmedik.Hz.Yusuf, Mısır ahalisinin her birini yekdiğerine bedel olarak azad eyledim ve bütün mülklerini iade eyledim dedi.

Yusuf şüphelendiği kimselere bir deve yükünden fazla yiyecek vermedi kiadli muhafaza edip halk kıtlığa düşmesin..Bu müddet içinde de açları unuturum diye doyasıya taam yemedi

23 Haziran 2023 Cuma

GÜNAHKARI KINAMAK

 "kİM BİR KARDEŞİNİ BİR GÜNAHLA KINARSA ONU İŞLEMEDİKÇE ÖLMEZ" hadis-i şerifi bildirmiştir ki; Eğer bir başkasını günahından dolayı kınarsan, tahkir edersen, mutlaka bir şekilde aynı hatayı ve günahı sen de işlersin.Çünkü, o kimsenin bu günahı işlemesindeki kader hikmeti bilemezsin.Hak tealanın isteğiyle irtikap olunmuş bir iş olabilir.Tıpkı Hz.Hızır'ın çocuğu öldürmesinin Hakk'ın emriyle olması gibi.Bu durumda kaderi ilahiye karşı gelmiş olursun ki bu edep dışıdır.İş döner dolaşır kınadığın hal sendetecelli eder. 

HER MERETEBE VE DERECEDEN KONUŞMAK

Hakikat erleri şeriatın bütün mertebelerinden konuşabilir,tarikat, marifet ve hakikatın her derecesinden konuşabilirler.Fakat zahirde kalanlar ancak şeriatın zahiri mertebesinde konuşmak durumundadırlar .

TÖHMET

 Müslüman üzerindeki töhmeti atmak ve töhmet mahallinde bulunmaktan sakınmakta bütün titizliğini ve dikkatini göstermelidir.Örneği bir meyhanede bulunması,bir barda gözükmesi ,onu gören müslümanları töhmete sevkeder. Efendimiz buyurmuştur:"Allah7a ve ahiret gününe iman eden kimse sakın töhmet mahallerinde bulunnmasın"

Efendimiz itikafta iken yanında bazı hanımlarının gelip gittiğini görenlerin zannını düzeltmek ve töhmeti def etmek için :"Yanımdaki filan zevcemdir" derdi.

22 Haziran 2023 Perşembe

ONİKİ SENE

 Hz.Yusuf zindanda 12 yıl kalmıştır.Zindanda kalan iki kişinin rüyasını tabir ettikten sonra,Tekrar Mısır Meliki'ne şarap sunarak hizmet edecek gence "Beni efendinin yanında an" dedi.EZKÜRNİ İNDE RABBİKE DEMİŞTİR.bENİ EFENDİNİN YANINDA AN DEMESEYDİ ZİNDAN DA beş seneden sonra yedi sene kalmayacaktı.Şayanı taaccübdür ki söylediği üzkürni inderabbiek kelamı on iki harftir.Yusf zindanda 12 yıl kalmıştır.

Hak Teala, bir başkasından yardım istediği için Hz.yusuf'un zindanın yedi sene artırmıştır.Hasan basri hazretleri "Başımıza bir iş gelince insanlara koşuyoruz.Bu halimizle akibetimiz ne olacak? der ağlar idi.

NEFSTEN KURTULMAK

 Bazı büyükler buyurur ki .Nefsinden nefsin ile , yaninefsinin arzularını yerine getirerek kurtulman mümkün değildir.Ondan kurtulmanın çaresi Allah7a sarılmaktır.

20 Haziran 2023 Salı

KADINLARDAN KORKMAK GEREKİR

 Ulemadan birisi demiş ki:Şeytandan korktuğumdan ziyade kadınlardan korkarım.Çünkü Kur'an da İNNE KEYDEŞŞEYTANİ KANE DAİFEN(Muhakkak ki şeytanın hilesi , tuzağı zayıftır" buyrulduğu halde kadınlar hakkında İNE KEYDEKÜNNE AZİM Muhakkak kisizin hileniz, tuzağınız büyüktür  buyrulmuştur.

BEŞİKTE İKEN KONUŞANLAR

 Beşikte iken konuşan kişilerden bilgi olarak nakledilen sayı 13 kişidir.Bu çocuklar:

1-Nuh (a.s).Doğduktan hemen sonra konuşmuştur.Anası onu bir mağrada dünyaya getirdikten sonra kendisi ve çocuğu  için etrafından endişelenerek bir müddet onu orada bırakıp gtmek zaruret olunca endişelenmiş giderken:"VA-Nuhah=Eyvah ya Nuh" dediğinde Hz.Nuh annesine :"Ey anneciğim benim için kimseden korkma ! Beni yaratan beni muhakkak muhafaza eder" demiştir.

2-)İbrahim peygamber..Doğum akabinde iki ayağı üzerine doğrulup LA İLAHE İLLALLAHU VAHDEHU LA ŞERİKE LEHU LEHÜL MÜLKÜ VE LEHÜL HAMDÜ ELHAMDÜLİLLAHİ ELLEZİ HEDANA LİHEZA demiştir.

3-Yusuf Peygamber anasının karnında iken konuşup " Ben uzun bir müddet babamdan ayrı düşecğim" demiştir.Anası bunu Yakup peygambere söyleyince Hz.Yakup:"bunu gizli tut" demiştir.Bir defasında da Yusuf'un anası aksırınca  Yusuf anasının karnında "Yerhekümullah" dedi.Orada hazır bulunanların cümlesi bu sesi işitti.

4-)Hz.Musa..Anası onu dünyaya getirdiğinde düştüğü yerdeoturup:Ey anacığım Firavundan korkma .Allah bizimle beraberdir" dedi.

5-Hz:Yusuf'un beraatına sebeb olan şahit.Züleyhanın nefsinden yararlanma isteği üzerine kapının ağzında Mısır veziri ile karşılaşınca Yusuf kendisine isnat olunan iftiradan beraat etemsi için Allah7a yalvardı.Orada beşikte Zülmeyhanın dayısının oğlu olan üç aylık bir çocuk vardı.Hz.Cibril nazil olup bu çocuğu beşiğe oturtturdu ve "Yusufun müberra olduğuna şehadet et" dedi.Çocuk beşikten kalkıp vezirin önüne kadar yürüdü geldi veşehadet etti.Ayeti kerimenin lafzında "Kadının akrabasından olan bir şahit şehadet etti" diye ifade olunan şahid bu çocuktur.

6-Firavunun kızına hizmet eden ve onun başını tarayan hizmetçi kadının çocuğu.

Kadının müslüman olduğunu anlayan kız, durumu babası Firavun'a iletti veFiravun iman eden kadının kaynar su kazanına atılmasını istedi.Kadının kucağında süt çocuğu vardı.Kazanın başına gelince anne tereddüt etti.Çocuk dile gelip annesine :"Sabret anacağım, muhakkak kisen Hakk üzeresin" dedi.

7-Yahya peygamber

8-Hz.Meryem  

9-Hz.İsa (beşikte konuştuğu Ali imran suresi 46 ayet)

10- Rahip Cüreyc kilisesinde kendi halinde ibadet eden bir münzevi idi.Beni İsrail kızlarından birisi "Onun başına bela olacağın" diye yemin etti.Rahib'e nefsini teklif etti.Rahip kabul etmedi.Kız gidip Cüreyc'in kilisesinin civarında koyun otlatan bir çobanla birlikte oldu ve hamile kaldı.Ondan bir çocuk doğurdu sonra:"Bu çocuk Cüreyctendir" deyince Cüreyci dövdüler ve kilisesini yıktılar.Cüreyc namaz kıldı  ve çocuğun yanına gitti.başına elini koyarak "Seni yaratan Halık'ın hakkı için söyle ey çocuk, baban kimdir?.Çocuk Allah7ın izniyle dile gelip "Babam filan çobandır" dedi.Dövenler Cüreycden özür dilediler ve kilisesini tekrar yaptılar.

11-Peyamber Efendimiz (SAV).VEladet senelerinin ilk anlarında konuşmuş ve ilk söylediği söz şu olmuştur:"ALLAHÜ EKBER KEBİREN VEL HAMDÜLİLLAHİLLEZİ KESİREN VE SÜPNHANALLİ BUKRATEN VE ASILA

12-Mübarekül Yemame

Bir sahabiden nakledilmiştir.Peygamberimiz Mekke' de iken bir gün bir eve girdim.Resulullah7ın orada olduğunu gördüm.Bir adam bir günlük çocuğunu hırkaya sarmış Efendimize getirmişti.Resulullah :"Ey çocuk , söyle ben kimim?" dedi.Çocuk talakatli bir lisanla :"Sen resulullahsın" ddei.Resulullah :"Allah seni mübarek kılsın buyurdular

13-Muhyiddin Arabi hazretlerinin kızı

"Kızım Zeynep'e bir defasında henüz süt çocuğu iken sordum:Helallığı ile cima ettikten sonra inzal vakı olmayan erkek hakkında ne buyurursun?.Kızım hemen cevap verdi:"Gusletmesi lazımdır".oradabulunanlar bu işe taaccüb ettiler.Sonra ben Hac için kızımdan ayrıldım.bir sene onu görmedim.Validesine de Hacca gelmesbi için izin vermiştim.Şam hacıları ile beraber geldiler.Kızım deve üzerinde anasını emerken benonu  görmeden o beni görmüşx ve "Şu babamdır" demiş  

ALLAH'IN BİR KULU SEVMESİ

 Hadis-i şerifde varid olmuştur:"Allah bir kulu sevdiği zaman Cebrail'e nida eder:"Allah filanı seviyor, sen de sev".Onu Cibril sever ve sema ehline nida eder:"Muhakkak ki Allah filanı seviyor, onu sizde seviniz" Onu sema ehli sever, Sonra onu ehli arza sevdirir"

ARTIRILMASI İSTENEN İLİM NEDİR?

 VE GUL RABBİ ZİDNİ ILMEN (De ki : Rabbim, benim ilmimi artır) (Taha suresi 114) ..Adem peygamber, melaikenin hürmet ve ta'zimlerine , onların secdesine kendine talim olunan esma sayesinde müstehak olmuştur.Süleymn peygamber , o büyük saltanatına ince anlayış ve mantıkuttay(Kuşların dilini) bilmesiyle, Hz.Yusuf peygamber sıkıntılardan, zindandan kurtuluş ve saltanata rüya ilmini tabir ilmini bilmesi sayesinde nail kılınmıştır.İlmitevhidi bilen marifetullaha eren bir kimse nasıl olur cehennemden kurtulmaz? 

19 Haziran 2023 Pazartesi

HASAN BASRİ

 Şöyle buyurmuştur:"kim gençlik vakitlerinde rabbine olan kullak vazifelerini güzelce yerine getirirse , Allah ona ihtiyarlık vakitlerinde hikmet kapısını açar.Bu böyle demek, Hakk'a muti olan kimseye er geç hikmet pınarları açılacak demektir.Onun için atıyyeyi ilahiyyeye liyakat kespetmek gerekir.Kul kullak vazifesine aralıksız devam eder, Hakk7ın ihsanlarının bir zaman için gecikmesiyle ümidini kesmez, ellerini duadan indirmez.

Efendimiz buyurmuştur:Ümmetimin amellerinin efdali, Allah'dan gelecek ferahlığı intizar etmeleridir"

Büyükler derler ki , ilimde kemale ermek amelde kemale ermekten efdaldir.Fakat ilimde bir kusur işlemek de amelde kusur işlemekten tehlikelidir.İnsanın akidesinin sağlam, kalbinin temiz olması, sağlam ilim elde edip kemale erebilmesinin ilk şartıdır.Hak Teala'nın methettiği ilim de budur.

RÜYA/NECİB SULTAN

 Necib Sultanıma 30 küsür yıl hizmet etmiş Dörtyol'da yaşayan Hacı Bekir Uzun amca rüyasını anlattı." Bir gün mana aleminde havada uçuyorum.Dilimde Ya Hannan, Ya mennan, Ya Deyyan esmaları var.Aşağıda beyaz bir ev mevcutmuş.Necib Sultanın evi,tavaf et  dediler.Havadan tavaf etmeye başladım.Ademiyet makamına yükselenleri insanlar tavaf eder dediler"

İLİM/AMEL

 Haberde varid olduğuna göre:

- Ya Resulallah , amellerin hangisi daha faziletlidir? diye sorulduğunda Efendimiz:

- Allah'ı bilmek, diye buyurdular.

-Hangi amel mertebeyi artırır, diye soruldu.

-Allah'ı bilmek diye buyurdular.

- Ya Resulallah biz amelden soruyoruz, siz ilimden cevap veriyorsunuz, dediklerinde Efendimiz:

-İlim ile yapılan az amel faide verir.Fakat cehaletle yapılan çok amel faide vermez" buyurdular.

Büyüklerin bütün gayretleri kalpleri ve batınları ıslah etmek noktasında toplanmıştır.Kalpleri ve zahirleri değil.Çünkü zahir halkın nazar ettiği yerdir, batın ise Hakk'ın nazar ettiği yerdir.Hakk'ın nazargahını ıslah etmek ise halkın iltifat edeceği şeyleri ıslah etmekten daha ehemm ve elzemdir.

MURADI İLAHİ

 Hak Teala'nın şöyle buyurduğu bildirilmiştir:"Ey Adem oğlu! Sen bir şey murad edersin , ben de ederim.Ve ancak benim murad ettiğim tahakkuk eder.Eğer sen benim muradıma teslim olursan senin muradını sana veririm.Eğer menim muradım hususunda benimle münazaa edersen , senin muradını başına geçiririm.Sonra yine benim muradım tahakkuk etmiş olur"

Allah Teala ile olan adab cümlesinden dir ki , kul Allah7ın, vaktine göre ızhar ettiği tecelliyatına teslim olup gayrilerin dedikoduları ile gönlünü bulandırmamalıdır.

18 Haziran 2023 Pazar

HAZRETİ YUSUF'UN SATIŞ BEDELİ

 Mısır'a getirilen Hz.Yusuf satışa çıkartıldı.Güzelliği o kadar meşhur olmuştu ki müzayede üç gün sürdü.Artırmaya iştirak edenler fiyatı o kadar artırdılar ki artık hiç kimse iştirak edemez oldu.SonundaYusuf7u,ağırlığınca misk,ağırlığında inci, ağırlığınca altun, ağırlıınca gümüş, ağırlığınca ipek karşılığında Mısır Aziz7i(Mısır maliye nazırı) satın aldı.Yusuf'u n ağırlığı 400 rıtl idi.Bir rıtl 460,8 gr.

Rivayetegöre ihtiyar bir kadında elinde iki tutam iplikle satışa iştirak etmişti.Bundaki işaret hakiki aşıkın maşukuna varmak için elinde olanı harcamasının layık olduğudur.

SATILMAK

Avam arasında bu söz bir kimsenin dünyevi bir menfeat karşılığında saf yahut görüş değiştirmesidir.Bu kişi, bir menfeat karşılığında kendinefsini satımış demektir.

Nakledilir ki ; Bir gün çocuklar, Efendimiz SAV in mescidden gelirken yolunukeserek:-Hasan ve Hüseyin'e verdiğin gibi bize de bir şey vermezsen seni bırakmayız" dediler.Efendimiz, Bilal 'e "- Eve git, ne bulursan getir de nefsimi bunlardan satın alayım" buyurdu.Hz.bilal gidip sekiz ceviz getirdi.Resulullah da kendi nefsini çocuklardan satın aldı.Ve buyurdular ki:Kardeşim Yusuf'u kıymetsiz bir fiyata sattılar.İşte beni de sekiz cevize sattılar.

Müslim ve İbni Mace'de Ebu Hüreyre'den rivayet edilir:"Muhakkak olan şudur ki Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza değil , kalblerinize ve amellerinize nazar eder" 

Ey nefsine ve şehvani hislerine köle olan kimseler!Hz.Yusuf 20 dirheme satıldı.Bu miktarı Hakteala "kıymetsiz" olarak ifade buyuruyor.Sen ise o miktardan daha değersiz bir fiyata satılmıyor musun?Mümin kıymetini ve izzetini bilmeli ve nefsine köle olmamalıdır.

SABRI CEMİL

 Sabr-ı cemil: Başa gelen bela ve musibetten kat'i suretde mahlukata şekve(şikayet) edilmeden yapılan sabırdır.YoksaAllah kullara şikayet edilirse sabrı cemil hususiyetini kaybeder.Hz.Yakup peygamber de kimseye şikayet etmeyip:"KALE İNNEMA EŞKUBESSİ VE HUZNİ İLELLAH) demiştir." Ben dökülüp saçılmamı, perişanlığımı, hüznümü kimseye değil, ancak Allah7a arz u şekva eylerim) dedi.Yusuf suresi 86

17 Haziran 2023 Cumartesi

ARİF ASİ OLUR MU?

 Bu soruyu Beyazid-i Bestami hazretlerine sormuşlar.Hazret:VEKANE EMRULLAHİ GADEREN MAKDUREN"(Allah7ın emri takdir edilmiş bir kaderdir-Ahzab suresi 38)

Haktela bu kavlinin tahakkukunu murad edince kullarından herhangibir zelle ikaı ile kavlini tahakkuk ettirin.Sonunda bu kul Hakka yönelmiş bir kul ise ondan südur eden zelle vasıtasıyla düçar olduğu bela sayesinde Hakka döner ve ona vasıl olur.

MANEVİ DERECELERE ERMEK MEŞAKKATE BAĞLIDIR

 Hak Teala hazretleri Hz.Yakup ve Yusuf'a şiddetli bir gam ve büyük bir üzüntü takdir buyurdu ki , bütün acılığına rağmen sabretsinler de Allah'a inabeleri çok olsun , her zaman hakka dönsünler ve onunla beraber olsunlar , masivaya olan alakaları kesilsin de yüksek derecelere vasıl olsunlar.Öyle dereceler var ki onlara ancak mihnet ve meşakkatlara tahammül etmek suretiyle vasıl olunur

Bazı büyükler demişlerdir ki Hz.Yusuf'un oniki sene hapiste bırakılmasının hikmeti, onun zat ve sıfatının halvet, riyazat meşakkat ve mücehedat  ile kemale erdirilmesi gereğidir.Yusuf babasının yanında kalsa idi bunların tahakkuku müyesser olmayacaktı.Bu hikmete binaen nebiler, kendi vatanlarından uzaklara , bir zaman için garib olarak sevk olunmuşlardır.

Hz.Yakub, bir gün bir oğlağı anasının önünde boğazladı Allah buna razı olmayıp "Senin kanına kan , firkatine firkat cezası vereceğim" buyurdu.Verdiği ceza da Yakub7un nübüvveti kadar büyük oldu.Bunun için HASENATÜL EBRAR, SEYYİATÜL MUKARREBİN (Umuma göre iyi ve güzel olan nice işler, mukarrebuna göre seyyiat cümlesinden addolunur.

YUSF PEYGAMBER'İN İLTİCASI

 Hz.Yusuf kardeşleri tarafından kuyuya atılınca  şöyle iltica etti:
YA ŞAHİDEN GAYRA ĞAİBİN...YA GARİBEN ĞAYRE BAİDİN..VE YA GALİBEN ĞAYRA MAĞLUBİN..İCAL Lİ MİN EMRİ.FERECEN VE MAHRACEN

"Ey gaib olmayan şahid!.. Ey uzak olmayan yakın!.. Ey mağlub olmayan galib! .. içinde bulunduğum sıkıntıdan beni ferahlığa çıkar, bir kurtuluş kapısı aç" 

Hz.Cebrail (a.s) kuyuda üç gün kalan Hz.Yusuf'a şu duayı öğretti: 

ALLAHÜMME YA KAŞİFE KÜLLİ KÜRBETİN

VEYA MÜCİBE KÜLLİ DA'VETİN

VE YA CABİRE KÜLLİ KESİRİN

VE YA MÜYESSİRE KÜLLİ ASİRİN

VE YA SAHİBE KÜLLİ ĞARİBİN

VEYA MUNİSE KÜLLİ VAHİDİN

YA LAİLAHE İLLA ENTE SÜBHANEKE ESELÜKE EN TECALELİ FERECEN VE MAHRECEN VE EN TAKZİFE HUBBEKE Fİ KALBİ HATTA LA YEKUNE Lİ HEMMÜN VELA ZİKRUN ĞAYRUKE..VE EN TAHVEZANİ VE TERHAMNİ YA ERHAMERRAHİMİN

"Ey her türlü sıkıntıyı kaldıran , ey her duaya icabet eden, ey her türlü kırıkları saran, ey her türlü zorluğu kolaylaştıran , her kimsesizin sahibi, her yalnızın munisi olan Allahım! Ey kendinden başka ilah olmayan Rabbim! Seni tenzih ederim! içinde bulunduğum sıkıntıdan bir ferahlık, beladan bir kurtuluş kapısı açmanı senden dilerim.İlahi muhabbetini kalbime öyle bir yerleştir ki ondan sonra hiçbir tasam kalmasın, senden gayrısının yadı kalmasın ve ey Rabbim beni muhafaza et! Ya erhamerrahimin"


16 Haziran 2023 Cuma

BELA

 Bela, ağızdan çıkan söze bağlıdır"(Hadis-i şerif ).Yine bir hadis-i şerifde varid olmuştur ki:"Nefsim bana öyle şeyler söylüyor ki , onları söylerim de , söylediklerimle müptela kılınırım korkusuyla söylemiyorum"çünkü Bela ağızdan çıkan söze bağlıdır.

İnsan dilinin sürçmesinden dolayı uğrayabileceği musibete ayağının sürçmesi ile uğramaz.Zira, ağızdan çıkan söz insanın başını götürebilir.Halbu ki ayağının sürçmesinden hasıl olan yarası zamanla iyi olur.

ZİKRULLAH

 Zikrullah kalbi diri tutar ve yumuşatır.Kalb, zikirden hali kalınca nefsin harareti altında kalır, şehvet ateşiyle kurur, katılaşır.Azayı ibadet edemez hale getirir Eğer bu halinde devam edecek olursa kuru bir ağaç gibi , taş gibi kesilip ateşte yanmaktan başka bir işe yaramaz"