13 Kasım 2020 Cuma

AŞK YOLUNUN CİLVELERİNDEN

Herkesin aşık olduğu birisinin aşk yolunda saçını ağarttığı bir ihtiyar dedi ki"Ey Peri, bütün akıllılığıma rağmen senin yüzünden adım deliye çıktı. Lütuf gözünü açıp halime bir bak.üzüntü pasını gönlümden sil "dedi. Taze genç , kocamış ihtiyarın halini görünce onun nefesinden doğruluk kokusunu duymadı. dedi:"A dağınık bakışlı ihtiyar, yüzünü arkaya çevir de bak. Orada bir gül yanaklı var ki, dünya onun yüzünden dolayı gül bahçesidir. O gökyüzünün güneşi gibidir ben ise ay'ım. Ben onun en değersiz kölesiyim o ise şahımdır. Aşıklar onun güzelliğine bakınca, ben kimim de benim adımı ansınlar?" Zavallı ihtiyar orada kim olduğunu görmek için o yöne bakınca o güzel dedi ki:"Bizimle sevda yolunu tutanın, başka yere bakması layık değildir.İki görme adeti hevestendir. Aşkın kıblesi tekdir, o kadar" Tasavvufta muhabbet kişinin şeyhine olmalıdır. Bu muhabbet bölünürse insan yol alamaz. Bazen şeyhler başkalarını metheder ki acaba müridin gönlü oraya gidecek mi diye.Eğer müridin gönlü oraya kayarsa kayıp etmiştir.Hak Teala miraç esnasında Efendimiz (sav) için :"MA ZAĞAL BASARU"-onun Gözü kaymadı" buyurmuştur. Derlerki o esnada etrafta o kadar güzellikler vardı ki Efendimiz hiçbirisine iltifat etmedi sadece Hakk'a nazar ederek yürüdü. Tasavvufta da denilirki ucu sivri kazık yere çakılırsa dik durur. Ancak çatal olan bir kazık yere batmaz. Çataldan kasıt, gönlünde ikinci bir sevgi bulunan demektir.

12 Kasım 2020 Perşembe

İMAMIN NAMAZDA YANILMASI

İmamın cemaate namaz kıldırırken yanılması cemaat içindeki kalbi bozuk insanlar sebebi iledir. diğer sebep ise cemaatin içinde çok büyük bir zat vardır onun manevi ağırlığı etki imamı yanıltır. Mesela : Mehdi zuhur edince hoca yanılır, hutbeyi okuyamaz. İçinizde mehdi var, Onun manevi ağırlığı bastı. Mehdi kimse gelsin (hutbeyi okusun) namaz kıldırsın diyecek ve mehdi gelip (hutbeyi okuyup) namazı kıldıracak"(İmam Şarani"Ölüm-kıyamet-ahiret" hadis no 925)

NAMAZDA RÜKU VE SECDE

Efendimiz buyurmuştur: Kul namaza durunca, bütün günahları getirip başına ve omuzları üstüne konur. Rüku ve secde yaptıkça o günahlar ondan birbir dökülür, gider."

EN KÖTÜ HIRSIZ

Cenab-ı peygamber (sav) buyurmuştur:"En kötü hırsız, rüku ve secdesini tam yapmayarak, namazından çalan insandır." Efendimiz buyurmuştur:Ey insanlar!Peygamberlik müjdelerinden ancak salih rüya kaldı. Müslüman onu görür veya kendisine gösterilir. Dikkat edin, ben rüku ve secde de Kur'an okumaktan nehyedildim. Rükuda Rabbi'nizi tazim edin secdede ise çok dua edin.O takdirde duanız kabul edilmeye layıktır.

11 Kasım 2020 Çarşamba

EN ÜSTÜN OLANLAR

"En iyi müslümanlık, diğer müslümanların elinden ve dilinden beri ve salim olduğu kimsenin (gösterdiği ) müslümanlıktır. İman bakımından müminlerin en mükemmeli; ahlaken en güzel olanıdır. En faziletli namaz kunutu(kıyamı) en uzun olanıdır. En üstün sadaka malı az olan kişinin kudret nisbetinde verdiği sadakadır.

İMANIN ÖZÜ

Efendimiz (sav) buyurmuştur: Her şeyin özü vardır. İmanın özü namazdır. Namazın da özü iftidah tekbiridir". Bir sahabe imam ile olan namazda iftidah tekbirine yetişememişti. Bir köle azad etti ve Efendimiz'e bunu söyledi: Acaba iftidah tekbirinin sevabına nail oldum mu? Efendimiz Hz. Ebubekir efendimize dönüp:"Sen bu iftidah tekbirine ne dersin? diye sorunca:Hazret-i Sıddık:"Ya Resulullah kırk deveye malik olsam, kırkının da yükü mücevherat olsa, cümlesini fukaraya tasadduk etsem yine imam ile beraber alınan iftidah tekbirinin sevabına nail olamam

PEYGAMBERE FARZ İNSANLARA NAFİLE

Efendimiz (sav) buyurmuştur:Vitir namazı bana farz, size nafiledir.Kurban bana farz"vacib" size nafiledir. Cuma günü yıkanmak bana farz"vacib" sizeise nafile(sünnet) tir.

Allah'ı Zikreden İnanılmaz Hayvanlar..

KERAHET VAKİTLERİ

Namaz kılmanın kerahet olarak görüldüğü üç vakit dilimi: Güneş doğarken-Güneş batarken ve güneş tam tepede iken kılınmasıdır. Bu vakitlerde güneşe tapanlar ibadet ettiklerinden o kimselere benzememek için bu vakitlerin kerih görüldüğü ifade buyrulmuştur. Hz. Ömer (ra) bir gün namaz kıldırırken güneş doğmuş."Ya Ömer güneş doğdu" dediler. Hz. Ömer:"Güneş bizi başka bir yerde görmesin, namaz kılarken görsün" buyurdu. Hz. Ali efendimiz yolda giderken bir adamın namaz kıldığını ve güneşin karşı dağa doğduğunu gördü. Yanındakiler:"Ya Ali bunu namazdan ayıralım mı?"deyince Hz. Ali(ra):Ben, Allah ile kul arasına giremem. Yanında durun ,namazı bitirdiğinde;'senin namaz kıldığın zaman güneş doğmuştu'deyin hatırlatın. Kaza et diye kendisini sıkıştırmayın. İsterse kaza etsin, isterse etmesin. Çünkü onu kabul edip etmemek Allah Teala'ya aittir.

9 Kasım 2020 Pazartesi

METLİ SULTAN


 Metli Sultan'a ait iki fotoğraf...

EVLYANIN KENDİNE İNANDIRMASI

Metli Sultan'a İstanbul'dan bir misafir gelir ama Metli sultanı beğenmez, kalbini bozar"bu nasıl hoca" der içinden.Tekrar İstanbul'a dönmek için otobüse biner. Otobüs bir ırmak kenarında devrilecekken Metli Dede'nin otobüse omuz verdiğini görür.Adam şaşkınlık içinde tekrar Konya'ya hazretin huzuruna varır. Hazret :"Sen buradan giderken iyi bir niyetle gitmedin ama biz seni kurtardık gel omzuma bak" der. Adam hazretin omuzuna bakar ki omuzu yara bere içinde. Adam hazretin müridi olur(Nakleden Hasan Hüda hazretlerinin kızı Havva Hanım)

8 Kasım 2020 Pazar

EVLİYANIN İLHAMI KENDİSİNE DELİLDİR

Peygamberlere vahy gelir. Evliyaullah'a ise ilham gelir. Ehli sünnet akidesine göre bir kimse evliya da olsa, ilhamı hüccet olmaz. Evliyanın ilhamı kendisi için senettir. İlhamında hata ederse kendisine günah olmaz. Fakat ona tabi olanlara günah olur.

GÜNAHTAN KORKANA İKİ CENNET VARDIR

Rahman suresinin 46 ncı ayetidir.VELİMEN HAVFEMEKAME RABBİHİ CENNETAN (Rabbinin huzuruna celalinden havf eden(korkan) kimsenin ecri, biri Allah'dan korkmasından diğeri masiyeti(günahı) terk etmesine mukabil olmak üzere iki cennettir.

CEHENNEMİ SÖNDÜRMEK İSTEYEN DERVİŞİN HİKAYESİ

BİR HADİSİ KUTSİ DE İFADE BUYRULMUŞTUR:"ALLAH KORKUSUNDAN YAŞLA DOLAN BİR GÖZE, ALLAH CESEDİN DİĞER KISIMLARINI DA ATEŞE HARAM EDER. ORADAN YANAKLARINA BİR DAMLA AKARSA O YÜZ SİYAHLANMAZ. ZİLLETTE GÖRMEZ, BİR ÜMMET İÇİNDE BİR ADAM ALLAH KORKUSUNDAN AĞLARSA ONUN SAYESİNDE HEPSİ ESİRGENİR. HER ŞEYİN BİR MİKTARI VE MİZANI VARDIR. GÖZ DAMLASI BÖYLE DEĞİL, ONUNLA ATEŞ DENİZLERİ SÖNDÜRÜLÜR. Bir derviş , bu ve bunun gibi hadisleri okuyunca cehennemi söndürmek için ağlar ve göz yaşlarını bir tasa biriktirir.Hadisi kutsiye güvenip "o gözyaşını serper, cehennemi söndürürüm" diye düşünür. Hak Teala Cebrail'e emreder:"Git, bunun aklını başına getir" diye emreder. Hz.Cebrail bir asker kılığında ata binitli olarak çok öfkeliymiş gibi heybetle gelip , elindeki kırbaçla dervişe vurup:"Filan köyün yolu nereden gider"diye sorar. Derviş: Şurdan gider" derse de Yalan söylüyorsun doğru söyle der ve bir kaç kırbaç daha vurur.Dervişin çok canı yanınca "Varsın böylesi kimseler cehennemde yansın" der. Tasın içindeki göz yaşlarını yere döker. Hz.Cibril:"Niçin o tastaki suyu döktün ? der. Derviş:"Ben hata etmişim. Cehennemi söndüreyim diye gözyaşını biriktirdim, cehenneme serpecektim. Varsın senin gibi zalimler yansın diye, gözyaşını yere döktün der. Hz.Cibril o dervişe:"Ben Cebrail'im der. Allah'ın işine karışmaman haddini bilmen için beni görevlendirdi. Bir kaç kırbaç yiyip canın yanınca hemen gözyaşını döktün. Benim için varsın bunlar cehennemde yansın diyorsun. Halbuki dünyaya ne şedadlar, ne firavunlar, ne Nemrutlar geldi. Haksız yere binlerce insanı öldürdüler,yaktılar.Cehennem sönünce bunlar azap çekmeyecekler, yanmayacaklar. Sen ise canın yanınca suyu döktün. Senden binlerce defa daha fazla eza görenlerin halini düşün. Sen Allah'ın işine karışma, haddini bil! deyip dervişi uyardı. Derviş tevbekar oldu.

RIZA MAKAMLARI

Hak Teala'nın verdiği musibetlere razılık o imtihanı şekere çevirir. Sıkıntıyı gideren rıza makamlarıdır. Hazineyi açan rıza kerametleridir. Rıza olmadan cennet bahçelerini isteme. Kaza okunun ucu canına saplansa da alnını siper gibi kırıştırma. Eğer iri dişli testere başına gelse onu taraktan farklı görme. Eğer dünyanın adaletsizlik eli, zulüm darbesiyle senin kafanı morartırsa onu ikbal devletinden bir müjde olarak gör.

HAZRETİ İBRAHİMİN AZARLANMASI

Ateşe tapan bir ihtiyar tapınağından çıkıp Halilullah'ın sofrasına konuk oldu.Hazret-i İbrahim dindeki yoksunluğunu görünce onu sofrasına kabul etmedi. Dedi:"Ya rızık bahşeden Allah'a iman et ya da bu sofradan kalk git." İhtiyar dedi:"Ey iyi tabiatlı, din mideye verilemez" diyerek kalktı. Yüce alemden İbrahim'e bir vahy geldi: Ey her konuda güzel ahlaklı! O ihtiyar senin dininden değildi; ama onu yemekten uzaklaştırmak da senin prensibin değildi. O adama yetmiş yılı aşkın ömür verdim. Onun rızkını, senin dinde gönlün yok, diye bir gün bile geri almadım. Sen de kendi sofrandan az veya çok ona iki üç lokma versen ne olur?"Halil adamı çağırdı sofrasına oturttu. Yaşlı sordu:"Ey cömertlik denizi. Men ettikten sonra bu ihsanın sebebi nedir? Hazreti İbrahim kendisine ulaşan vahyi ve yakıcı azarlamayı adama anlattı. İhtiyar dedi ki:"O hitap ederken yabancı yüzünden tanıdığını azarlıyorsa, O'na karşı yabancılık yolunda nasıl yürürüm? O'nunla tanışıklığın meyvesini niçin yemeyeyim? O ihsan kıblesine yöneldi. İbrahim'in elini tuttu iman etti.

ALLAH TEALAYA İFTİRA ATMAK

Kulun, Allah'a iftirası nasıl olur? "Allah benim alnıma kötü yazgı yazmış, benim bir kabahatim yok. Allah yaptırdı" demek Allah'a iftiradır. Mesela "Beni öfkeli, asabi yarattı. Ben de o öfke olmasa vurmazdım. O öfkeyi veren Allah'dır" diyenler iftiracıdır."Alın yazımmış bunda benim kabahatim yok" demek iftiradır. Hak Teala Furkan suresi 68 de bildiriyor. Bir insan şu kötü ameli yaparsa(haksız yere adam öldürürse, Zina yaparsa vaad olsun onu esame cehennemine atar yakarım." Demek ki önce insan kabahati işliyor, ondan sonra cehennemde yanıyor.

KADER KONUSU

"Ahir zamanda ümmetime kader meselesinin kapısı açılacak. Hiç bir şey bu kapıyı kapatamayacak, onlara şu ayetle karşı çıkmanız kafidir:(Ne yerde ve ne de kendi nefislerinizde musibetten bir şey isabet etmez ki, illa o, onu yaratmamızdan evvel bu kitapta yazılmıştır. Şüphe yok ki, bu Allah'a göre pek kolaydır)Hadid :22) Allah'ın takdiri bozulmaz diye bazı kimseler şeytanın sözünü , itikadını söylerler. Allah'ın takdirini insan bozamaz ama insan dua eder, Allah bozar. Yunus suresi 97-98 ayeti Yunus peygamber kavmini anlatır. Azap gelmeden önce pişmanlık ve tevbe ettikleri için onlara takdir edilen azabı Hak teala kaldırdı. Hz. Aişe validemizden: Ebu Müleyke (ra) rivayet edildiğine göre Aişe (ra) ye giderek kader konusunda ona bir şeyler anlattı. Aişe:"Ben Resulullah'dan işittim.Buyurdular ki: "Kim kader meselesine ait az bir konuşma yaparsa Ahiret günü bu konuşmasından sorumlu tutulur. Ve kim bu konuda hiç konuşmaz ise niçin konuşmadı diye sorguya çekilmez." Cenabı Resulullah, kader konusunda konuşmamamızı, her ne suretle olursa olsun Allah'ın ilmine bırakmamızı, kader hakkında ne söylerse hataya varacağımızı buyuruyor.

KADERİYYE- MURCİE

Her ikisi de sapık mezheplerdir.Efendimiz buyurmuştur:Ümmetimden şu iki sınıfın İslamdan nasibi yoktur.Murcie, Kaderiye. Mürcie nedir? diye sordular:"İman sözden ibarettir, amelden değildir" diyenlerdir. "Kaderiye nedir? diye sordular. Kaderiye "Şer takdir olunmamıştır diyenlerdir. İbni Mesud(ra) dan rivayet edilmiştir:"Allah hiçbir peygamber göndermemiştir ki ümmeti içinde insanların kafalarını karıştıracak KADERİYYE(kaderi inkar edenler ve kul fiilinin yaratıcısıdır diyenler) ve murcieler(kulun yaptığı işler Allah'a aittir,onda kulun hakkı yoktur diyenler) bulunmasın.Şunu iyi bilin ki : Allah hem Kaderiyeye, hem Murcie'ye 70 peygamber dilinde lanet etmiştir.

İLMİ EZELİYE AİT ŞEYLER

Hz.Ali (ra) şöyle demiştir:Biz bir kerre Baki kabristanında bir cenazede bulunduk.Nebi (sav) yanımıza gelip oturdu. Biz de etrafında oturduk. Resulü Ekrem’in elinde bir asa vardı. O hazret başını eğdi. Asası ile yere vurmaya başladı. Sonra buyurdu ki: “-Sizden hiçbir kimse nüfusu mahlukadan hiçbir nefis yoktur ki, onun Allah Teala tarafından cennetteki ve cehennemdeki yeri takdir ve tayin edilmemiş bulunsun. Bunun üzerine Ashabı Kiramdan birisi dedi ki:”Öyle ise Ya Resulullah ameli ve ibadeti bırakıp Cenab-ı Hakk'ın takdirine itimat edemez miyiz? Bizden saadet ehli (olması mukadder) olan her kişiyi kazayı ilahi, ehli saadetin hayır ameline sevk eder. Kişi cennete nail olur. Yani bizden ehli şekavetten(olması mukadder) olan her kişiyi de kazayı ilahi şekavetin (şer) ameline sevkeder(bu da cehenneme girer). Resulü Ekrem buyurdu:”Saadet ehline, saadet sahiplerinin (hayır) ameli (sevdirilerek) ifası kolaylaştırılır” buyurdu. Sonra Resulullah şu mealdeki ayeti okudu:”O kimse ki Allah’a Hakkı’nı verir, Allah’dan korkar, güzel kelimeyi(La ilahe illallah) tevhidini tasdik eder, muhakkak biz o kimseye hayra karşı yüsrü mucib bir haslet müyesser kılarız.O kimse ki Hakk'a , Hakkullah’a buhl edip inayeti ilahiyyeden istiğna ve güzel kelimeyi tekzib eder.Ona da hayra karşı usri şiddeti mucib bir haslet müyesser kılarız(Leyl suresi ayet 5)

PEYGAMBERİMİZİN MEN ETTİĞİ ÜÇ ŞEY

CENAB-I PEYGAMBER’İN MEN ETTİĞİ ÜÇ HUSUS Peygamberimiz (sav) buyurmuştur:Ashabım! Sizi üç şeyden men ederim. 1-İlmi ezeliyyeden bahsetmek de, sorma da cevap verme de insanı kafir eder.ona karışmayın. 2-Yıldızlar ilminden bahsetmeyin. Her ne söylerseniz eksik söylersiniz. Hataya varırsınız. 3-Ashabım arasında olacak ihtilafa karışmayın.

HALİD BİN VELİD

HALİD BİN VELİD İslamın kılıcı. Kırk yaşında Müslüman oldu. Elli yaşında Humus’a geldi. Yüzden fazla savaşa katılıp kazanmıştı. Humus şehrini sevdiği için 54 yaşında Humus’da vefat etti. Vasiyeti:”Beni mezarlığın Medine’ye en yakın tarafına defnedin. Ben istedim ki Halid er meydanında al kanlar içinde şehid düşsün, ayağı bağlı develer gibi kendi yatağımda öleceğim.Yüzden fazla yara aldım.Vücudumda yaralanmadık bir karış yer kalmadı. Yüzden fazla harbe girdim. Yüzden fazla zafer kazandım. En büyük üzüntüm bana şehitlik nasip olmadı. Beni öleceğim zaman ayağa kaldırın. Azrail (a.s)’ın, benim yatakta canımı almasını istemiyorum. Benim canımı ayakta alsın.”

KADERİYYE

Batıl olan mezheplerdendir. Her şeyi kadere , takdire, alın yazısına bağlar, daha doğrusu suçu Allah'a bulur.Allah alnıma cennetlik, cehennemlik ne yazdıysa ibadet, taat onu değiştirmez inancındadır.Bu taife cehennemdedir.Kaderiye:hayır şer takdir olunmamış diyenler. Allah her şeyi takdir etmiş, iradeyi cüziyye dümenini , direksiyonunu eline vermiş, daktilo makinasını önüne koymuştur.O makinenin harflerine tuşlarına basma senin elinde.Makine senin idamlığını da yazar beraatını da. Ama tuşa sen basarsın.Evvelki yazgı vardır inkar etmiyoruz ancak iiradeyi cüziyyeyi inkar etmemek lazım."Allah'a iftira etmeyin"ayeti(Yunus 69) alnıma yazılmış o da bozulmaz dersen, o Allah'a iftiradır. Yazar da, bozar da,çizerde, idam eder, icad eder, her şeye kadirdir. Allah yanında levhi mahfuz okuldaki yaz boz tahtası gibidir. Hiçbir kimse değiştiremez.Değiştirme Allah'a göre kolaydır.İbrahim Hakkı hazretleri Marifetname isimli eserinde ."Allah Teala yirmi dört saat içinde levh-i mahfuza üç yüz atmış sefer nazar eder. Her nazar edişinde birçok değişiklikler yapar. Cennetliği cehennemliğe,, cehennemlik se cennetliğe değiştirir. Takdir olmayanı takdir eder. Gaziantep'te yaşamış Kadiri meşayıhlerinden Bilal baba hazretleri buyurmuştur: Hakk'a vasıl olanlara, Allah Teala her birisine bir çeşit, bir sıfatıyla tecelli eder. O da meşrebine göre olur. Bunlardan bir çeşidi de Levhi Mahfuzda cennetliği cehennemlik, cehennemliği cennetlik, takdir olanı bozup , takdir olmayanı yapar. O makama varana "Hayret makamı"derler. Allah Tealanın tecellisini, her birisi bir şekilde görür, o mevzuda hayrete düşer. Dünya yüzündeki mahlukatın yaratılış sırlarını, gayelerini, neye yararlılığını, hem zahir sebebini hem batın olarak niçin, nasıl olduğunu Allah Teala kendilerine gösterir.O kul hayrete düşer. BU ADIMI KİMDİR ATAN, AĞZIMDAKİ LEZZET NEDEN? BU ÇİĞNEYİP KİMDİR YUTAN, HAYRETTEYİM HAYRETTEYİM. GÖZÜMDEKİ NEDİR BASAR, KULAĞIM İŞİTİR HABER, AYAK YÜRÜR BU EL TUTAR, HAYRETTEYİM HAYRETTEYİM. GÖNLÜMDE KİMDİR İNLEYEN, KULAKTA KİMDİR DİNLEYEN? KİMDİR BU İDRAK EYLEYEN,HAYRETTEYİM HAYRETTEYİM. (Seyyid Nizamoğlu) Yunus(a.s) kavmi cehennemlik iken bir anda duaları kabul olunup cennetlik oldular. Efendimiz zamanında islama girenler Efendimizden sonraki zamanda yalancı peygamberlere tabi olarak mürted oldular. Zekatı vermeyeceğiz dediler. Kafir oldular. Cennetlik iken cehennemlik oldular. Kaderleri değişti. Çünkü kişilerin cüzi iradesi değişmişti.

ASABİYET ÖRNEKLERİ

Evliyaullahın asabiyetli imtihanı vardır. Şeytan sinirlendirmek için her türlü şeyi yapar."Müslüman sinirlenmez" kuralı gereği bir gece İmam Azam hazretlerinin evini sabaha kadar taşladılar. Acaba sinirlenip dışarı çıkıp bağırıp çağıracak mı diye. Hazret hiç sinirlenmedi. Yine Velilerden birisi kasaplık yapmakta idi. Sinirlenmesi için birisi geldi bir gövde eti kendisine birer kilo birer kilo kestirip, çektirip, paket yaptırıp, sonra da almayacağız dediler. Kasap sinirlenmedi.

MEŞREP FARKLILIĞI

Necib Sultanım anlatmıştı. Seyyid Ali baba hazretleri prostat ameliyatından sonra hiç kalkmadı. Uzun oturur bir şekilde 4 yıl 4 ay 4 gün daha ömür sürdü. Eski hali gereği sürekli oruç idi. Ziyaretine bir çok zevat gelirdi. Ziyaretçilerin hepsinin meşrepleri farklı idi. Otuz seneden fazla şeyhlik yapan bir zat dervişleri ile birlikte geldi ve Ali baba hazretlerine sordu:Efendim Namaz kılıyor musunuz? Hazret bu suale cevap vermedi. Çünkü Şeyh efendi şeriatı yaşamakta idi ve şeriat namaz, oruç, hac, zekat gerektirmekte idi. Necib Sultanım şunu mu demek istemişti bilmiyorum. Sürekli namazda ve huzurda olan birisine şeriat adaplarını sormak galiba abesti. Mesnevi-i şerifte bahsedilen maşukuna kavuşma ateşi ile yanan ve bu nedenle birçok mektuplar gönderen aşıkın bir gün aniden maşuku ile karşılaştığında mektuplarındaki konulardan banhsetmesi gibi. Bir de ashabı Kehf üç yüz dokuz senede mağarada uyudular uyanıp tekrar vefat ettiler. Üç yüz dokuz sene hangi ameli işlediler. Düşünmek gerek.

SEYYİD NİZAMOĞLU

Ben bir zaman kamillere danıştım, ne istersin söyle biraz dediler. Dedim bana kolay bir yol gösterin, Zikre çalış durma kış, yaz dediler. Dedim efendiler incitmen beni, Devasız dert ile inletmen beni Dedim yeter artık ağlatman beni, Güle güle dost bulunmaz dediler. Dedim bana acep kimler yar olur, Dedi çalış sana aşk üstad olur. Dedim alem güler, oynar şad olur, Hakk'ı seven burda gülmez dediler. Dedim ben gafilim bende selahiyet yok,Dedi gaflet gibi bir kabahat yok Dedim bende çalışmaya takat yok, Çalışmayan murad almaz dediler. Dedim ben bir cahil avareyim, Çok günahkar hem bir yüzü karayım Utanmadan Hakk'a nasıl varayım, İstiğfar et günah kalmaz dediler Dedim kime şikayet edem halimi,Dediler ki çekeceksin alemi. Manada verdiler defter kalemi,Seyyid Seyfi bir divan yaz dediler.

ÜMMETİN HELAKİ ÜÇ ŞEYLEDİR

Efendimiz (sav) buyurmuştur:"Ümmetimin helaki şu üçtedir: Asabiyet, Kaderiye, bir de kitap ve sünnete dayanmayan (boş) rivayet." Kitap ve sünnete dayanmayan şu şöyle dedi, bu böyle dedi, şöyleymiş, böyleymiş bunları söyleyen, dinleyen, inanan onların tarafı olanlar hepsi helake gidiyor ve helakin en büyüğü ise cehennemliktir. Bu nedenle ayete hadise dayanmayan sözlere itibar etmemek gereklidir. Asabiyet, sinir ve öfkedir. Müslümanda asabiyet olmamalıdır. Sinirlenirse hemen tevbe estağfirullah el azim çekmek gerekir. Euzü besmele ve La havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim"demelidir.

7 Kasım 2020 Cumartesi

AZİZLERİN ZELİL KILI4NMASI

Neml suresinin 34 ayeti bir düsturdur:"Bir hükümdar , bir hükümdarı yıkıp yerine geçerse, onun zamanındaki aziz, iş başındaki adamları yıkar, onları zelil eder. Zindanlara attırır. Onların sevmedikleri adamları aziz eder" Ömer İbnai Abdülaziz hilafete geçince yapacağı, Müslümanları iş başına geçirmek, onları zelil edenleri zelil etmek olması gerekirken bunu yapmadı veya yapamadı. Eski hükümdarın azizi aziz olarak kalıp zelili zelil olarak kalırsa o hükümdar çabuk yıkılır. Nitekim Ömer İbni Abdülaziz'i cariyesine zehirlettiler. Bu nedenle herhangi bir düşman memleket fethedilip ele geçirilirse Kurandaki bu hükme riayet edilmek gerekir. İşbaşındaki aziz olarak tutulanların hapse atılıp sürgün edilmesi ve o makamlardan sürülmesi gerekir.Onların yerine zelil olanlar getirilip aziz edilir.

GİYİM TARZI

Necib Sultanım buyurmuştu:"İnsanları giyim tarzından teşhis etmek mümkündür.Ancak hal ehli evliyayı giyiminden teşhis mümkün değildir"

"ÜŞÜMEZMİYİZ"

Seyyid Ali baba hazretleri yüz yaşını geçtiğinde prostattan ameliyat olmuştur. Hastahanede yedi gün yatmıştır. Ameliyat sonrasında doktor günde en az on bardak su içmesini söylediğinde hazret doktorun gözlerine derin bir şekilde bakmış ve latife sınırları içinde gülümsemeyle "O zaman üşümez miyiz?" diye cevap vermiştir. Yine de mutad alışkanlığını bozmamış ilaç ve su içmemiştir.(Necip Sultanım anlattı)

SEBEP KADINLARDIR

Muhyiddin ibni Arabi hazretleri buyuruyor: "En sonunda İslam aleminin kazanmasına, kafirlerin kaybetmesine her ikisinin sebebi de kadınlardır. Zahirdeki sebep her ne olursa olsun, maneviyatta da sebep kadınlardır.Avrupa kadınları başka erkeklerle ilişkileri neticesi nesil zina mahsulü olur. Allah gazap eder, en sonunda kaybederler, sebep kadınlardır. İslam aleminde kadınlar iffet ve namuslarını korurlar, doğan çocuk temiz olur. Allah(cc) merhamet eder, en sonunda kazanırlar, sebebi kadınlardır.

ÖMER İBNİ ABDÜLAZİZ

Emevi halifeleri içinde bir tek Ömer ibni Abdülaziz'in ağzından alınan hadisler sahih olarak yazılmıştır. Bu zatın halifeliği esnasında Evlad-ı Resul'e maaş bağlanmış ve müslümanlar rahat etmiştir. Şu hadis Ömer ibni Abdülazizden alınmıştır:(İ'MELU LİAHİRETİKÜM YÜTTEBİUHU DÜNYAKÜM) Ahiretinize tam çalışabilirseniz dünyalığınız ona tabidir"

FARZET Kİ

Hikmet ehli birisi dolaşırken, üzüntülü kırık kalpli birisini gördü. Dert dinlemek büyükler için sevap olduğundan adama halini sordu:Adam talihsizim dedi. Kesede para yok, midede çorba yok.heves bile kalmadı". Bilge adam ona dedi ki: Farzet ki mal ve mülkle dolu bir gemin vardı. Deniz dalgalandı gemiyi batırdı. Bir tahta parçası senin eline geçti. Ona tutunarak günler sonra karaya çıktın. Yahut farzet ki karada idin. Tüm o bölge senin emrinde idi. Başına öyle bir hastalık geldi ki mahvoldun. Sana dediler ki; başında olduğu bu iktidardan istifa etmeden bu dertten kurtulman mümkün değil. Krallığı terk ettin.hastalıktan kurtuldun. Felaket sayesinde helak olmaktan kurtuldun. Şimdi senin için olan bu sıhhat ve çilesiz bir ömür altın ve malla dolu bir gemiden daha iyi, şahlık tacı olmasından daha güzeldir. Şükret; çünkü şikayet eden, bu geçici dünyada şikayet edip duran, üzüntü ve çileden başka bir şey görmez.

Sezai Karakoç - Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine

GAZETECİ AHMET DOĞAN

"Baba bana muz alır mısın?" dedi. Adam sessizce ‘’Söz kızım para kalırsa bu hafta alacağım sana’’ deyip ilerledi, ama tam arkasındaki beni fark etmedi. Pazarcı abiye dedim ki "Bu adam ile çocuğuna iyi bak. Şimdi 2 kilo muz tart. Birazdan senin tezgahın önünden geçerse ve durup muz almazsa abi diye seslen. Sonra ona " Hani geçen hafta bozuk yok diye para üstü verememiştim ya. İstersen muz vereyim, helâlleşelim" diyeceksin. O baba çocuğun yanında rencide olmasın. Ama canı muz çekmiş, aklında kalmasın. Eğer böyle yaparsan hem sevaba girersin, hem de bereketlenirsin. Söz fazla fazla vereceğim, 10 kilo da ben alıp götüreceğim. Şimdi ben arka taraftan sizi seyredeceğim... Abi kızını diğer tarafa almış, geçiyor. Kızı muz tezgahını görmesin istiyor. Pazarcı abi tam da dediğimi yaptı. O küçük kız o poşeti babasına bırakmadı, kendisi taşıdı. Aslında babası anlamıştı. Pazarcı bir hayır yapmak için bu oyunu tasarlamıştır diye sanmıştı. Başı önde yürüdü gitti. Son bir defa dönüp sessizce gözleri ile teşekkür etti. Pazarcı abiye uzattım parayı almadı. Gözyaşlarını saklamak için arkasına bakmaktaydı. Birini mutlu etmek bu kadar kolaydı. Ama bütün mesele aynı zamanda da babayı utandırmamaktı. Çok şükür bu da kısmet oldu. İçimiz huzur ile doldu. Aslında 7,5 TL idi kilosu. Ama işte olmayınca olmuyordu. Ama en çok beni etkileyen bir tane yemek isteyen kızına ‘’Evde ye kızım, belki alamayan vardır; olur mu? ‘’ diyen baba oldu…

EVLADI RESULLER NİÇİN GİZLİ KALMIŞTIR

Hazret-i Hüseyn efendimizin şehadetinden sonra ehlibeyte mensup olanlar gizlenerek dağılmışlardı. Yezid Kafiri bir plan yaparak güya pişmanlık gösterip evladı Resul olanlara hazineden maaş bağlatmak vaadiyle onları tespit ederek meydana çıkartmak istedi. Maksadı maaş değil onların tüm köklerini kazımaktı. Ki kendi saltanatına karşı çıkacak kimse kalmasın. Yezid'in cariyelerinden birisi bunu haber alıp gizlice evladı Resul olanlara bildirdi ve onlarda ortadan kayboldular. terk ettiler. Bugün dünyanın her tarafında her milletten evladı resul olabilir.

6 Kasım 2020 Cuma

DİKKAT EDİN

✿Emanete ihanet etmeyin. ✿ Halinizden şikâyet etmeyin. ✿ Büyüğünüze emretmeyin. ✿Boş şeylerde ısrar etmeyin. ✿Cahillerle sohbet etmeyin. ✿Nefesinizi boşa tüketmeyin. ✿ İnsanları bekletmeyin. ✿Etrafınızı kirletmeyin.. ✿Kimseye minnet etmeyin. ✿İnsanları yüzüne methetmeyin. ✿ Kimseye küfretmeyin. ✿Kötülüğe meyil etmeyin. ✿Malınızı boşa sarf etmeyin. ✿ Sırrınızı açık etmeyin. ✿Her şeyi merak etmeyin. ✿Suçunuzu inkâr etmeyin. ✿ Şerefinizi kaybetmeyin. ✿İyiliğe niyet edin. ✿ Büyüklere hürmet edin. ✿Sıkıntıya sabredin. ✿Aza kanaat edin. ✿Sözünüzde sebat edin. ✿Bildiğinizle amel edin. ✿Hatanızı kabul edin. ✿ Yaramaz ise def edin. ✿Varken tasarruf edin. ✿Âlimlerle sohbet edin. ✿ Nefsinizle inat edin. ✿Sofranıza davet edin. ✿Zararlıysa men edin. ✿Seviyorsanız ifade edin. ✿Kalpleri fethedin. ✿Misafire ikram edin. ✿ Muhtaca yardım edin. ✿Bilseniz de istişare edin. ✿Tehlikeye dikkat edin. ✿Hakkı teslim edin. ✿ Unutacaksanız kaydedin. ✿Gariplere merhamet edin. ✿ Kazanmaya gayret edin. ✿Çalışanı takdir edin. ✿Başarıyı tebrik edin. ✿Mazereti kabul edin. ✿ Her an tevekkül edin. ✿ Hastaları ziyaret edin. ✿Çocuğunuzu terbiye edin. ✿ Herkese tebessüm edin. ✿Güvenseniz de kontrol edin. ✿ İnanmayana ispat edin. ✿Fakirleri gözetin. ✿ Hayır için sarf edin. Bu hazineden hissemiz bol olsun... Rabbim nasihat alanlardan eylesin ..

O KADAR SAMİMİ DEĞİLİM

Seyyid Ali Baba hazretleri ile alakalı, Kırıkhan Beyazid Bestami türbedarı Hakkı Konyalı efendi anlattı:Ali Baba rahmetullah'a 32 sene hizmet ettim.Türbeye geldiğinde girişte Çoban babanın türbesinin batı tarafında iki rekat namaz kılar ve sonra sırtını duvara vererek otururdu. Bir saatlik bu oturmadan sonra namaza yarım saat kala türbenin içine geçer, önce Beyazid hazretlerinin baş ucunda iki rekat namaz kılar sonra sırtını duvara verir.Bir müddet sonra bu sefer ayak ucuna geçer orada namaz kılar ve sonrasında tefekkür ederdi. Bir gün Ali baba hazretlerine sordum: Efendim çoban dedenin orada epey oturuyorsunuz, direkt içeri geçseniz" demiştim. Bana baktı ve "O kadar samimi değilim" buyurdu. Büyüklerin türbe ziyaretleri bile edeple dolu. Önce Hazret'in çobanının yanında bekliyor sonra içeri giriyor.

4 Kasım 2020 Çarşamba

HAZRETİ EBUBEKİR SIDDIK 'İN ÖĞÜDÜ

Hazret-i Ebubekir efendimiz ölüm döşeğinde iken Hz. Ömer efendimize şu öğütte bulunmuştur: Bilmiş ol ki;Allah Teala'nın, insanlar üzerinde gündüzde hakkı var onu gece kabul etmez; gece hakkı var gündüz kabul etmez. Farzlar ödenmedikçe nafileleri kabul etmez. Kıyamet günü mizanın ağır gelmesi, dünyada hakka uymak ve hakkı ağır getirmekle mümkündür. Ağır gelmesi için mizanın hakkı, ona ancak hakkı koymaktır. Kıyamet günü terazisi hafif gelenler, batıl olan şeylere uyanlardır. Hafif gelmemek için mizanın hakkı, ona batılı koymamaktır. Allahu Teala cennet ehlini güzel amellerle, Cehennem halkını da çirkin işlerle anmıştır. Onların iyi amellerini onlara iade etti ve onlar birbiri arasında "Ben falancadan iyiyim"dedi. Allah Teala'nın rahmet ve azap ayetlerini bir arada anmasındaki hikmet, kulun korku ve ümit arasında yaşaması ve kendisini tehlikeye atmayıp boşu boşuna Allah'a ümit beslememeleri içindir. Şayet bu vasiyetime riayet edersen, ölümden daha sevimli olarak ulaşacağın bir yitiğin olmaz ki, ölüm muhakkak seni bulacaktır. Şayet dediklerime riayet etmezsen, ölümden daha arzulamadın bir kaybın olmayacak. Halbuki o yine seni yakalayacaktır. Ondan kendini kurtaramazsın".

3 Kasım 2020 Salı

BİNDEN FAZLA SAYI OLDUĞUNU BİLMEYEN SAHABE

Hendek savaşı hazırlıkları esnasında açılan çukur içinde ortaya çıkan sert kayayı kıramayan sahabe durumu Resulullah Efendimize arzederler. Efendimiz demir külüngü alır "Ya Allah" diye vurunca taştan ateş çıkar ve Resulullah efendimize Müslümanların fethedecekleri memleketler gösterilir. Bir vuruşunda dedi ki:"Ben, Allah'ın birliğine yemin ederim ki , benden sonra benim ümmetim , sizler İran'ı alacaksınız. İran'ın sarı saraylarına ümmetimin harple girdiğini gördüm deyince Sahabeden , İran sarayında şahın kızına aşık olup sonunda Müslüman olan çok temiz saf kalplı bir sahabe: "Ya Resulallah İran sarayında bir kız var , adı da falan, ben ona aşığım. Sen bunlara tenbih et. O zaman o kızı bana versinler. Efendimiz o sahabenin yüzüne bakıp, tebessümle güldü ve buyurdu ki:"Versinler ama sahip olabilirsen. Aradan yıllar geçer Halid b. Velid komutasındaki İslam ordusu Kisra'nın sarayını eline geçirir. Kız yaşlanmış, kimseyle evlenmemiş. O sahabe, Hazreti Halid'den istekte bulunur: Resulullah'a söyledim. O kızı bana ver.Halid, kızın akrabalarını çağırır. Resululah'ın sözü yerde kalmasın diye o kızı o sahabeye vermesini söylerler. Kızın akrabaları itiraz eder.Bu sahabe daha önce bizim sarayda hizmetçi idi. Kisra'nın kızına denk değil dedilerse de Halid ısrar ve tehdit eder. Akrabaları peki derler ancak aralarında bir plan yaparlar. Kıza derler ki Sen bu saf adamla çarşı içinde giderken etrafa bağır çağır deli taklidi yap.O şaşırır. Biz ondan seni satın alırız. Adama dediler ki: Bu kız delidir, seni ısırır bağırır çağırır, sana acıyoruz derler. Kız aynı denilenleri yapar sahabe şaşırır. Millet başına toplanır:Ne oldu ne var? Sahabe:Bana bir kız verdiler. O da deli çıktı. Ne yapacağımı bilmiyorum. Adamlar: -Bu kızı sat derler. Adam satayım der kaç para deyince saf adam 1000 altın der. Hemen parayı verirler anlaşma yaparlar.Adam bin altını alıp Halid'in yanına gelir durumu anlatır.Halid şaşırır: Kisra'nın kızı bin altına satılır mı?Yüz bin altın, beş yüz bin altın eder. Neden fazla istemedin? diye sorunca saf sahabe der ki:Ya Halid ben binden fazla sayı olduğunu bilmiyordum ki. Hz. Halid yanındakilere dedi ki Resulullah, hendek muharebesi esnasında hendek kazılırken bu sahabe kızı bana versinler deyince efendimiz:Versinler ama sahip olabilirsen diye buyurdu ve güldü. Şimdi anladık ki Resulullah buna güldü.

EFENDİMİZİN CENAZESİNİN YIKANMASI

Hz.Aişe annemiz şöyle anlatıyor:"Resulü Ekrem'in irtihalinde baş ucunda toplanarak " Acaba bunu diğerleri gibi elbiselerinden soyup da mı, yoksa elbisesi ile mi yıkayacağız?" diye düşünüp duruyorlardı. Hepsi bu düşünceye daldı ve uyuya kaldılar. Sonra tanımadıkları bir kişi onlara:"Resul-i ekremi gömleği içinde yıkayınız" dedi. Onlar da Resul-i Ekrem'i gömleği içinde yıkadılar.Üzerinden suyu döktüler ve gömleği ile ovdular.Yıkama işi bitince kefene sardılar

BEDİR KARABIYIK

Bedir Karabıyık Bandırmalı Ali ÖZTAYLAN Efendinin yeğenidir. Kurmaylık sınavını birincilikle kazanır. Binbaşı iken bir helikopter kazasında şehit olur. Ölümü aslında şüphelidir. İslahiye’ye İstanbul’dan sürgün gelmiştir. Sorun İslamı yaşamasıdır. Bedir Karabıyık teğmen yahut yüzbaşı iken bulunduğu askeriyeye mescit yaptırmak ister. Üstlerinden izin ister. Siirtli seyyidlerden olan ve İstanbul’da yumurta ticareti yapan Nimet…’e müracaat edip derdini açıklar. Nimet efendi,”Mescit yapacağına cami yap” der. Paramız yok deyince kaç paraya cami biter der. Bedir efendi:o zamanın parası ile iki buçuk milyon TL der. Nimet efendi çek defterini çıkartır ve iki buçuk milyon TL miktarlı bir çek yazar ve verir. Bedir efendi:Efendim bu parayı bana nasıl güveniyorsunuz deyince Nimet efendi : Ben cami için verdim. İstersen yiyebilirsin der ve Askeri birliğin içine cami yapılır. Kışlanın komutanı çağırır, madem cami yaptırdın aynı büyüklükte Atatürk büstü de yaptır deyince kabul etmez. Binbaşı Bedir Karabıyık İslahiyeye sürgün gelmiştir. Ali Öztaylan efendi ilgilenmesi için Ahmet Çiftçiye telefon eder ve Ahmet Çiftci ile tanışırlar. Tabur komutanı Ramazan arefesinde Binbaşı Bedir’i çağırır ve kesin talimattır. Kimse oruç tutmayacak der. Bedir Karabıyık askerlere:Komutanın talimatıdır. Yemek çıkmayacak, oruç tutup tutmamakta serbestsiniz. Ancak tüm tabur oruçtur. Komutan ramazanın ilk günü içtimada emir verir:askerleri 5 km uzaklıktaki Kabaktepeye koşarak yürüteceksin. Tüm tabur oruçlu bir vaziyette bu mesafeye gider ve gelir. Komutan Binbaşı Bedir’i çağırır iki çay söyler, çayın birisini Binbaşıya uzatır iç diye:Komutanım içemem orucum der, içmez. Zaten verdiğiniz cezayı askerler ifa ettiler, der. Sonrasında bu değerli kurmay binbaşı bir helikopter kazasında şüpheli şekilde şehit düşer. Askeriye cenaze namazını kıldırtmak istemez. Ancak halk ayaklanır ve binlerce kişinin katılımıyla cenaze askeriye dışındaki camide namazı kılınır. Allah rahmet eylesin. Oğullarından birisi Bursa'da avukatlık yapar. Değerli eğitimci Vehbi Vakkasoğlu hocamız Antalya'da askerlik yaparken Bedir Karabıyık'ın teğmen iken komutanı olduğunu özel bir sohbetinde belirtmişti...

RESULULLAH'A HEDİYE

PEYGAMBERE SUNULAN BOHÇA İzmir'deki bir tıp profesörü Bandırmalı Ali Amcaya telefon eder. Efendim sizin içinde umreye yer ayırttık seni Bursa’dan alacağım,birlikte umreye gidiyoruz, Sizi İzmir’e getirip oradan gidelim der. Ali Efendi kabul eder. Beraberce İzmir’e gelirler. Tıp profesörü bir saatliğine evine uğrar. Ali Efendi’de yanındadır. Evin hanımı beyine bir bohça sunar bunu Resulullah Efendimize takdim et” der. Doktor bu tür şeylere inanmaz, olmaz der. Ölmüş olan birisine nasıl hediye takdim edilir. Kadın ısrar eder. Beyi olmaz der. Ali Efendi bohçayı ister ben teslim ederim der. Medine'ye vardıklarında yerleştikten sonra caddede yürürken arap kıyafeti içinde birisi Ali Efendi’ye yaklaşır ve “Efendi sende bir hediye varmış, Takdim etmek için lütfen bana veriniz”. Tıp profesörü şaşkınlık içindedir. Ali Efendi kendisine teslim edilen hediye bohçasını bu tanımadıkları adama verir. Hayretler içinde kalan doktor dönüşte kendini karşılayan eşinin elini öpmek ister. Kadın öptürmez.

BEDİR KARABIYIK

Bandırmalı Ali Öztaylan hazretlerinin yeğeni, Ahmet Çiftci abimiz anlattı. Bandırma gübre fabrikasının bayiliğini almak için Bandırmaya gittim bir otele yerleştim. Sanırım bir mübarek kandil akşamıydı. Baktım camide herkes bir zatın elini öpüyor. Dikkatimi çekti bende yanına vardım. Bana misafirimsin dedi. Yanımda dur dedi. Camiden çıktıktan sonra “Efendim ben filan otelde oda ayırttım, çantam orada dediysemde yanındakileri otel gönderdi otel ücretini ödeyin eşyalarını alın gelin dedi. Evine gittim. Salon yerden tavana kadar kitap dolu idi. Ali efendi üstünü değiştirmek için izin istedi. Odadaki bulunanlarla tanışmak istedim. Her birisi üst düzeyde görevli aydın insanlar olduğunu anlayınca hayrette kaldım. Ali Efendi geldi. İşimi ve maksadımı sordu. Bende gübre fabrikasının bayiliğini almak için geldiğimi ancak zor bayilik verdiklerini söyleyince Müdür benim ahbabım, Fabrikanın hisseleri satılsın diye köy köy dolaştık dedi. Bana şu demli çayı iç sabah namazı uyanırsın dedi. Demli çay adetim olmamasına rağmen bana demli çay içirdi. Gerçekten sabah namazı kalktım. Ertesi gün gübre fabrikası müdürü kolaylıkla bana gübre bayiliğini verdi.

1 Kasım 2020 Pazar

HELAL LOKMA

Helal lokma, tüm hikmetlerin başıdır. Çünkü tohum,içindekileri dışarıya çıkartır.Alemin gözbebeği olan veliler düşüncelerini vesveselerden temizlediler. Ayaklarına bir şüphe dikeni batsa hemen o gül bahçesini terk ederlerdi. Anlatılır. Padişahın birisi bir evliyaya kul olmuştu. O Pir'e hizmet için bir sürü armağan götürdü. Pir onun hiçbir hediyesini kabul etmedi.Padişah bir gün sarayını bırakıp av peşine gitti.Kolundaki doğan kuşunun külahını başından çıkartıp av için saldı.O gün doğan kuşu üç dört ördek avlamıştı.Avı atının terkisine asarak Pir'in huzuruna varıp bunları tazimle takdim etmek istedi:"Ey Allah'ın seçkin kulu , bu temiz lokmadır, bununla orucunu aç.Bu yerde insanların bunu temin etmesi güçtür" dedi. Pir gülüp dedi ki:"Ey temiz tabiatlı! Senin güçlü avcı doğanın , dul kadınların civcivleri ile beslendi.Senin atın bu yolu tamamladığında yoksulların payından arpa yemiştir. Doğanı av için atan kolunun gücü, zulüm yapan elindendir. Taştan sızan pınar temizdir ve çamurlu yerden geçerek kirlenir. Güzergahı çamurlu olanın içme suyu çamurdan nasıl arınmış olur. Sözü özeti:Siyasilerin kazançları nasıl temiz olabilir. Temiz olanlardan temiz düşünceler doğar. Pis olanlardan pis düşünceler doğar. Nimetin pis olması, haram kazançla temin edilmiş olmasıdır. İsterse lüks marketlerden alınsın. Pislik manevi cihettendir.

SONUÇ

Derdimin hasılı, sebep olunca dermana; döndü alçaklığım ululuğa, küfrüm imana, can, gönül ve ten yola engeldiler şimdiyse; ten gönle döndü, gönül cana, can da canana (Rübailerden-Hz.Mevlana)

CENNET'TE ATEŞ YOK İMİŞ

DÜNYAYA MAHSUS, CEHENNEME MAHSUS OLAN ATEŞ, CENNETTE BULUNMAZ İMİŞ. CENNETTEKİLERİN YİYECEĞİ NUR İLE PİŞİRİLİR İMİŞ.

ÖLÜMÜN ZORLUĞU

Yaratılmışlar içinde, Hak Teala yanında, Cenab-ı Resulullah efendimizden daha sevgili, keremli bir kul yoktur. Ecelin vakti saati geldiğinde hastalandı, günlerce ateşler içinde kaldı, belki çektiği ıstıraplardan dolayı inledi. Azrail (a.s) vazifesini yaptı. En büyük mucizelerin sahibi olmasına rağmen hayatı meşakkatler le geçti. Biri hariç tüm evlatları sağlığında dünyayı değiştirdi. Aç kaldı, meşakkatlere uğradı, eziyet edildi,iftira edildi ve gün'ü geldiğinde her bir canlının uğrayacağı sona o da uğradı. Efendimizin vefat zamanındaki çektiği meşakkati herkes nazara almalı ve bilmeli ki Allah'ın en sevgilisi bile bu meşakkati çekmiştir. Biz kim oluyoruz?

EFENDİMİZ (SAV)'İN GÖSTERDİĞİ MUCİZELER

Efendimiz tarafından gösterilen mucizeler sayısızdır.Bu mucizeleri Surette Efendimiz göstermiştir amma hakikatte Allah teala yapmıştır. Fizik ötesi hadiseler,gaybi konular insanların daima ilgisini çekmiştir. Bu mucizelerin gösterilmesi Hak tTeala'nın iradesiyle olmuştur. Hendek savaşı sırasında erzakları biten müslümanların doyurulması hadiseleri. Cabir ve Talha'nın evlerinde az yemekle çok kişilerin karınlarının doyurulduğu bir gerçektir. Sekiz yüz kişiye dört mud arpa ekmeği ve bir oğlak ile doyurmuştur. Bir defasında seksen kişi, Enes'in evinden getirdiği ekmek kırıntıları ile doyurmuştur. Bir defasında Beşir'in kızının getirdiği bir miktar hurma ile orduyu doyurmuştur. Tebük gazvesinde susuzluktan şikayet eden sahabeye :"Hiç su yok mu?" dediğinde birisi bir matara içinde az suyu takdim edince matarayı avucuna aldı mataradan herkes içti, hayvanlara içirildi, abdest aldılar ve su kablarını doldurdular. Hudeybiye de Tebuk da suyu kurumuş kuyulara elinden biraz su dökmekle kuyular su ile doldu. Çöken bir devenin kapladığı yer kadar olan bir hurma yığınından dört yüz suvari azık verilmiş yinede bir miktar hurma artmıştır. Bedir cenginde avucuna aldığı bir avuç toz parçasını müşriklere fırlatmış ve bu toz parçaları tüm kafirlerin gözlerine girmiştir. Üzerine çıkarak hutbe söylediği kuru bir hurma kötüğü Resulullah'dan ayrı düşünce inleyerek ağlamış, tüm insanlar bu sesi duymuş,efendimiz o kütüğü kucaklayınca kütükten ses kesilmiştir. Yahudilere karşı "Ölümü temenni etme" teklifine Yahudiler korkularından yanaşmamışlardır. Keza Hristiyanlara karşı !Lanetleşme" teklifini hristiyanlar kabul etmemiştir. Sahabeden Ammar'ın azgın bir güruh tarafından öldürüleceğin söylemiştir. Hz. Osman'ın şehadetini haber vermiştir. Hicret esnasında kendisini takip edip öldürmek isteyen Sürakanın atı kumlara batıp kalmıştır. Süraka'ya Kisranın bileziklerinin eline geçeceği söylemiş ve Hz.Ömer efendimiz devrinde bu gerçekleşmiştir.Yalancı peygamber Esved-i Ansi'nin Yemen'de öldüğünü aynı gece efendimiz sahabesine bildirmiştir. İki ağacı davet etmiş ağaçlar yürüyerek Efendimizin yanına gelmişler sonra emretmiş ağaçlar tekrar yerlerine gitmiştir.Parmak işareti ile ay ikiye ayrılmıştır. Bedir günü, Kureyşin ileri gelenlerinin öldürülecekleri yerleri söylemiş ve savaş sonunda o şahıslar söylenilen yerlerde öldürüldüğü görülmüştür. Sevgili kızı Fatıma'nın ehli beytinden en önce vefat edeceğini söylemiştir. Hanımlarından ilk önce eli uzun olanın vefat edeceğini söylemiş ve aynen çıkmıştır. Bu Zeynep binti Cahş isimli annemiz olup "eli uzundan" kinaye ise cömert olmasıdır. Sahabeden gözü çıkan birisinin çıkan gözünü yerine koyarak göz düzelmiştir. Kafirlerden As b.Vail'in oğlu eğelence maksadıyla efendimizin yürüyüşünü taklit edince Rusul-ü Ekrem "İşte öyle ol" deyince o kafir ölene kadar öyle yürüyebilmiştir.

ALLAH ADAMLARININ GELİŞ İŞARETLERİ

Bilhassa,Tüm dünyaya şamil Allah adamlarının gelmelerinden önce(vazife almalarındanönce) yerde ve semada Hakk Teala bazı işaretler gösterir. Ehli olanlar bunu anlarlar ve olağanüstü bir durumun varlığını hissederler. Efendimizin dünyaya gelmesindeki hadiseleri sayarsak: Fil kıssası ile ilgisi, kolay doğması ve doğduğu anda parlayan bir nur sayesinde Şam'ın köşk ve sokaklarının görülmesi, İran'daki mecusilerin ateşinin sönmesi, Sava gölünün kuruması, Kisra saraylarının duvarlarının çatlaması, Putların yüzüstü yere düşmesi gibi hadiseler nübüvvetin mukaddimesi(öncüsü) olarak "İrhasat" adını alır. Aynı şekilde Sahibüzzaman denilen vaktin sahibinin zuhurundan öncesinde de bazı semavi hadiseler cereyan eder. Necib Sultan'ımın 2023 yılında zuhur edeceğini haber verdiği vaktin sahibi din yenileyicisinin zuhuru öncesi içinde bulunduğu bu zamanlarda 2019-2020 senesinde dünyada meydana gelen hadiseleri gözlemlediğimizde olağan üstü bir zamandan geçmekte olduğumuzu gözlemlemekteyiz. Vakit bazı şeylere gebe. Sabırla beklemekteyiz. Sahibüzzamanın zuhuru da Müslümanlar için,diğer insanlar için bir imtihan.Tıpkı Efendimizin nübüvvetinin başlangıcında insanların inkar etmesi, karşı çıkması,ona eziyet ederek fikirlerini yasaklamak istemesi gibi hadiseler, inanan insanların uğradıkları eziyetler, hicretler ve savaşlar. Nihayetinde İslam galib geldi. Bugün de aynı şeyler yaşanacak