SORU:Ey Has
İbrahim.”Fakir şimdi ne zakirim ne de mezkurum dersin”Şimdi sen ne durumdasın
ve ne iş sahibisin ki Hakk'ın zikrinden
yüz çevirdin?Yoksa her bir nesneden azademisin?Sen bu demde nerdesin?Yoksa, bir
yerde değilsin de , onunla ondamısın?Bilmem ki ne kerem madenisin.Bilmem ki
Hakk’ın ne büyük seçkin ve önde gelen
kişilerindensin.Acba senin halin nasıl bir haldir ki o halde zakir ve mezkur
değilsinSen nesin ve ne haldesin ki zakirlikten ve mezkurluktan beri ve ondan
uzak olasın?Yu bu senin işin ne biçim bir iştir?Niye böyle bir işe giriştin de
her bir tekellüften kurtuldun?Gizlemeden cevap verin ki zevklenelim.
CEVAP:Dedim:Ey
dost! Sana halimden nasıl haber vereyim?Çünkü söz ile anlatılamaz.Söyleyeyim
desem söylenmez.Söylemesi kabil değildir.Bizden önce pek çok kimse ,bu hali
anlatayım dedi,anlatamadı.Anlatmak isteyenlerin sesleri de büyük gürültü
çıkardı.Netice itibarıyla ,bu hali kimse anlatamaz.
Her kim ki
bu makamdan bahsettiyse,başını verdi.Ona”Merd-imeydan”demişlerdri.O kişi imam-ı
hubandır.
Diğer
taraftan her kim ki ,bu demde sustuysa ,o fitneye sebeb olmamıştır.Erenler
susmayı muteber kabul etmişlerdir.
Şimdi bu sır
ikliminin hal ve vicdanında yaşanırken verdiği zevkin açıklaması,yine hal ehli
tarafından bilinmektedir.Bundan fazla söylemenin imkanı yoktur.
Fakat
aşık,bu sırrın şevkinin hararet ve zuhurundan ,bu halin verdiği dert ve gamla
kendisini kaybedip ayrılık denizinde yüzmeye başlar.Sahilinden öyle
uzaklaşmıştır ki,gücünü yitirip denizde boğulmaya yüz tutmuştur.Bu demde
hayatından ümidini keser.Orada tamamen ümidini yitirdiği bir sırada ,ona,”size
ayetlerimi yakında göstereceğim , benden acele istemeyin”(Enbiya /37)sırrı
zuhur eder.Bize göre bu ayetin sırrında
da izli bir haber vardır. Ki,o konuda söz söylemek doğru değildir.Ulu bir
sırdır ve gizlenmiştir.Aşık,bu sırra ne
zaman boyanırsa ,sahilden de,denizden de kurtulur.Bu makam bir
sırdır,söylenmez,yaşanır.(İbrahim Has)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder