Küçük
mescid içinde Suriyeli yaşlı bir dede cemaata imamlık yapmakta,ancak sandalye
üzerine oturarak namazı kıldırmaktadır.Müezzinliği de kendisi ifa
etmektedir.Kamet getirilmiş ve tekbir alınmıştır.ön safta bulunan bir Molla
Kasım,yanındaki ile konuşur:”Sandalyeye oturarak imamlık yapılana uyulabilir
mi”.Bir tereddüt hali oluşur.vakitte dar olduğu için zarureten imama uyarlar.Namaz
esnasında sofunin cep telefonu çalar da çalar.Secde esnasında meşgule atsa da
arayan ısrarlıdır.Namaz biter.cemaat dağılmadan sofu başlar ahkam
kesmeye:”Efendim,cemaat içinde sağlam birisi var iken sandalye de oturan birisi
nasıl imamlık yapabilir!.Bu namaz tereddütlüdür v.s gibi .Konuşuyor da
konuşuyor.Allahtan imamlık yapan zat,Türkçe bilmiyor.Kalp kırmama endişesi ile
mescitten çıktım,ama içimde ukde kaldı.Allah’tan cemaat içinde Ömer isimli
celalli bir vatandaş var idi.Lafı uzatan ve fazilet satmaya çalışan bu şahsa en
sonunda demişki:”Ömer Nasuhi Bilmen kitabında imamlığın vasfı için tam yirmi
sayfa fasıl ayırmış.Senin başında takken yok.bıyık ve sakalında yok.Karı
kılıklısın.üstelik namaz esnasında sürekli telefonunu da dinlemek zorunda kaldık.Tüm
bu halini görmüyorsun ,namaz olmadı diyorsun.Kalbine uymuyorsa tabi olmazsın
namazını tekrar edersin”diye adamı payladığını duyunca diline sağlık
dedim.Mutlaka Ömer’ler var olmalı.
Mevlana Vakfı İSKENDERUN
Mevlana Vakfı İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder