AKİL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AKİL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2025 Pazartesi

AKIL VE HEVA

 İçkiye ardapça da "HPamr" denilmesi , aklı örtüp kaplaması sebebiyledir.Akıl ise mahlukatın ilklerinden ruhani ve ulvi bir nurdur.Yaratılış icabı , Melekler gibi Rabbi'ne itaat , boyun eğmen ve mütevazi olmak aklın yaratılışında vardır.aklın zıddı ise hevadır ki son yaratılanlardan zulmani, nefsani ve süflidir.Şeytan gibi tabiatında serkeşlik , itiraz etme, yüz çevirme  ve Rabbi'ne kulluk konusunda kibirlenme vardır.

İçki aklın nurunu örtüp kaplayınca , akıl mağlub duruma düşerek hakikatı ve onun yolunu bulamaz olur.Sonra hevanın zulmeti galib duruma geçer ve nefis "Nefsi emmare"(Kötülüğü ziyadesiyle emreder) hale gelerek hevadan da yardım alıp , yine süfli heva ile nefsani arzularının  ve aşağılık hayvani lezzetlerinin peşine düşer.Böylelikle şeytan nefse karşı zafer kazanmış olarak , Rabbi'nin emirlerine isyan tuzaklarının hepsin düşürür ve helaka sürükler.Bu yüzden Efendimiz SAV "İçki kötülüklerin anasıdır" buyurmuştur.

23 Temmuz 2025 Çarşamba

İLİM,AKIL,HEVA,MALDÜNYA

 Efendimiz SAV sorulmuştur:"İlim nedir?" sorusuna "Amelin delil'i(rehberi)dir". "Akıl nedir?" diye soruldu cevaben:"Hayrın önderidir"dedi. "Heva nedir?" diye soruldu cevabı:"Günahların bineğidir"."Mal nedir?" diye soruldu."Mütekebbirlerin örtüsüdür" cevabını verdi."Dünya nedir?" diye sorulunca, "Ahiretin çarşısıdır"buyurdu.

18 Aralık 2020 Cuma

HAYVANDAKİ AKIL

- Hayvanlarda akıl var mıdır? Her mahlûkun, hem aklı vardır, hem de ahlâkı. - Hayvanlarda akıl yok diyeceğim. Eğer olsaydı, insanlara uşaklık etmezdi. Döğüyoruz köpeği; gidiyor, sonra yine bize dönüyor, ekmek istiyor. Akıllı mahlûk menfaatini başkasına devreder mi? Aklı olsa hüküm verir; “Beni döğdüler, bir daha onlara gitmeyeyim” der. Köpeğin aklı var ama, kendisine göre. Aklı olmasa sahibinin evini tanır mı? Hayvanlardaki akıl, insanlardaki aklın cüz’üdür. Beygir şu elbiseyi tanır mı? Tanımaz… Ama arpayı tanır ya? Beygire de akıl verilmiş ama; kendine lâzım olduğu kadar. – İnsanlara kâmil diyoruz da hayvanlara diyemiyoruz? İnsan “Ahsen-i takvîm” dir. İnsanların aklı o kadar büyüyebilir ki… Hattâ felekkiyyâtı bile ihâta eder. Fakat köpeğin aklı büyümez. İnsanlar onu bile büyütüyorlar da, köpeklere sirklerde ne oyunlar oynatıyorlar… Taşlar, topraklar bile akıllı. Hayat varsa, akıl da var; fakat alâ kader-il’imkân, yâni kendilerine göre. Nebatların dişisi var, erkeği var; bunlar izdivaç ediyorlar. Akılları olmasa izdivaç ederler mi? İzdivaç etmeyen, meyve veremez. Böyle değil mi?

15 Aralık 2020 Salı

AKIL,

bütün insanların akılları, “Bir tek” aklın parçalarıdır. Allah, bu âlemi nizamında çevirip idare etmek için o tek aklı parçalamış ve herbir parçaya başka bir anlayış vermiştir. Biz zannederiz ki şekerden herkes aynı tadı alır; hayır. Vücudun şekere ne kadar ihtiyacı varsa, şekerden o kadar tad alınır. Kelâma da ne kadar ihtiyaç varsa, anlayışımız da o nisbette az veya çok olur. Anlayış da zamana bağlıdır. Ana ile iki yaşındaki kızının hâli bir midir? İki yaşındaki kız da dişidir amma, onun çocuğu olur mu? Fakat zamanı gelince, onun da görünüşü değişir; bir arzu peyda olur; evlenir, vazifesini yapar.

9 Aralık 2020 Çarşamba

MUCİZE/AKIL

Mucizeyi akıl kabul eder mi? — Allah “Biz, aklınızı rehber edinip düşünesiniz diye Kur’ân’ı gönderdik.” diyor, “mucizeyi gönderdik” demiyor. Mucize akla hitap değil, Kur’ân akla hitaptır. Mucize âlemi, aklın ötesinde bulunan bir âlemdir. Allah neye kadîr değildir ki… Amma aklı terk etmedikçe mucize âlemine girilmez; soyunmadan hamama girilemeyeceği gibi. Mucizeyi bu beşerî akılla anlayamayız. Onu ancak “İlâhi akıl” anlayabilir. Aklımızı Allah’a verirsek, mucizeyi anlar ve görürüz…

21 Mart 2017 Salı

AŞIK/AKİL

Âşık birbiriyle hâldeş (samimi) olduğundan birbiriyle müsâhip (arkadaş) ve
mahrem (dost) ve sırdaş olur. Âkilin safâsı bahs ü cidâldir (araştırma ve münâkaşadır).
Âşığın zevki vecd ü hâldir (mâneviyat ve yaşamaktır
Aşk-ı Mevlâ, akl-ı beşerden eşref ve evlâdır (Allah’ı -c.c.- sevmek insanın
aklından daha üstündür). Âşık-ı sâdık uyûb-ı kederden cüdâdır (gerçek âşık üzülme
ayıplarından uzaktır). Âkilin fahri, izz ü gınâ iledir, âşığın fahri fakr u fenâ iledir. Âkilin
hazzı nefs ve hevâdır. Âşığın zevki aşk-ı Hüdâ’dır. Her zevk ü safâ ki gayr-ı aşk-ı
Hüdâ’dır. Ol aynı belâ ve cevr ü cefâdır. Her meşakkat ki netîce-i aşk-ı Hâlık’tır. Ol surûr
huzûr-ı cân-ı âşıktır (Allah -c.c.- aşkının sonucu olan her sıkıntı, âşığın canının, rûhunun
sevincidir)”