12 Aralık 2016 Pazartesi

TASAVVUFİ SORULAR(İBRAHİM HÂS)

SORU:Derviş sordu.Ey Has, aşık hakikat denizinin dalgıcı değilmidir?Ayrılık denizine düşünce orada niçin yüzmezsin?Madem ki bu denize düştü, buradan niçin kurtulmak istemez?Neden burada gücü tükeninceye kadar kalmıştır?Esasen ayrılık denilen şey ,hakikatte yoktur.Hakikat denizine bir dem erişilemeye ,orada gaflet ile ayrılık söz konusudur.Bu dahi bir şekilden bir sözden ibarettir. Yoksa, hakikatte ayrılık diye bir şey yoktur.Bunu sen de söylemiştin..Şunu anlayamıyorum.Aşık hakikat denizine giremeyince ,niçin ayrılık denizine düştü..Sonra şunu da anlayamıyorum.:Hakikat denizine düştüyse niçin yüzmeyi murad etmedi?Ayrılık denizinden maksat nedir?Hakikatte murad yoktur.Ne şaşılır ki onun sahilinden kurtularak hakikat denizine gark olmayıp da niye yüzmeye çalışır?Yine "ayrılık denizi"denilen deniz nasıl bir şeydir ki ,sen ona "firak"adını taktın?
CEVAP: Dedim: Ey dost, hakikat denizi denilen makam, bir büyük sırdır.Bu deniz”a’ma alemi”nde zevki olarak anlaşılır.Bu derya ,ayrılık deryası içinde gizli ,ulu bir manadır.
Pek çok insan vardır ki ,irfan sözlerini dillerine vird edinmişlerdir. Amma, bu sırdan haberleri yoktur.
Bir insan sevgilinin ayrılık ateşiyle kebap olup yanmazsa ,devamlı hasret ve melamet üzre bulunmazsa ve dost için canını ve başını feda kılmazsa ,ona hakikat sırlarından haber verilmez.Ayrılık denizinde yüzmesini bilmeyen, hakikat denizinde dalgıçlık yapamaz.
Fakat, bir kişi kendi kendinden geçip hakikat denizine dalgıç olmuşsa ,ayrılık denizi ona hakikatın kendisi olmuştur..O denize dalanlar ,dostun derdiyle dalmışlardır.Onların halleri acayip bir haldir.hep dertlidirler.Arzuları dosttur.Dostun halleriyle hallenmişlerdir. Bu  denize daldıkları sırada ,zevk halindeyken ,vakti geldiğinde beşeriyetten çıkarlar. Dalgıçlıkları şirk-i celi(açık şirk)olur. Ahadiyyet, ona rububiyyet perdesinden yüz gösterir.Gizli sır, cilveler eyler.”Onun benzeri hiçbir şey yoktur.o işitendir, görendir”(Şura /11)sırrı, sırrında açıkça hüküm eder.”El-bahrü bahrün”(yani ,deniz denizdir)hakikatı defalarca zahir olur.Bu zevk ile ,ra’nalığında anlatılmaz güzellikte bir hal yaşarken ,ansızın beşeriyete döner.O temaşa hali gidip gönül gözüne bir perde iner Zanneder ki ondan uzaklaştı.Kendi aklınca ,o zevk benden gitti.,der.Böyle olmakla beraber zevk onda gizlenmiştir..Esasen o zevk kendinden gitmez.Zira Allahu Teala  verdiği manevi ve vicdani zevki geri almaz. o, halden ayrıldım zannıyla viran ve perişan olur.Ağlayıp sızlar ve gücünü yitirir.onun hasretinden divane gibi olur.Onun bu durumunu sözle anlatmak kabil değildir.

Ayrılık dalgası böyle bir manadır ki insanın sırrında mevcuttur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder