CEVAP: Dedim: Ey
dost, hakikat denizi denilen makam, bir büyük sırdır.Bu deniz”a’ma alemi”nde
zevki olarak anlaşılır.Bu derya ,ayrılık deryası içinde gizli ,ulu bir manadır.
Pek çok
insan vardır ki ,irfan sözlerini dillerine vird edinmişlerdir. Amma, bu sırdan
haberleri yoktur.
Bir insan
sevgilinin ayrılık ateşiyle kebap olup yanmazsa ,devamlı hasret ve melamet üzre
bulunmazsa ve dost için canını ve başını feda kılmazsa ,ona hakikat sırlarından
haber verilmez.Ayrılık denizinde yüzmesini bilmeyen, hakikat denizinde dalgıçlık
yapamaz.
Fakat, bir
kişi kendi kendinden geçip hakikat denizine dalgıç olmuşsa ,ayrılık denizi ona
hakikatın kendisi olmuştur..O denize dalanlar ,dostun derdiyle
dalmışlardır.Onların halleri acayip bir haldir.hep dertlidirler.Arzuları
dosttur.Dostun halleriyle hallenmişlerdir. Bu denize daldıkları sırada ,zevk halindeyken
,vakti geldiğinde beşeriyetten çıkarlar. Dalgıçlıkları şirk-i celi(açık
şirk)olur. Ahadiyyet, ona rububiyyet perdesinden yüz gösterir.Gizli sır, cilveler
eyler.”Onun benzeri hiçbir şey yoktur.o işitendir, görendir”(Şura
/11)sırrı, sırrında açıkça hüküm eder.”El-bahrü bahrün”(yani ,deniz
denizdir)hakikatı defalarca zahir olur.Bu zevk ile ,ra’nalığında
anlatılmaz güzellikte bir hal yaşarken ,ansızın beşeriyete döner.O temaşa hali
gidip gönül gözüne bir perde iner Zanneder ki ondan uzaklaştı.Kendi aklınca ,o
zevk benden gitti.,der.Böyle olmakla beraber zevk onda gizlenmiştir..Esasen o
zevk kendinden gitmez.Zira Allahu Teala
verdiği manevi ve vicdani zevki geri almaz. o, halden ayrıldım zannıyla
viran ve perişan olur.Ağlayıp sızlar ve gücünü yitirir.onun hasretinden divane
gibi olur.Onun bu durumunu sözle anlatmak kabil değildir.
Ayrılık
dalgası böyle bir manadır ki insanın sırrında mevcuttur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder