İnsanı Kamilin aklının anahtarı olmaksızın Hakk'ın sarayının kapısını çalmak hevayı nefsanidir.Hakikat yoluna kendi aklı ve tedbiri ile süluk etmek doğru değildir.Hz.Pir Efendimiz Mesnev-i Şerifte buyurmuştur:"Akılların yerden göğe kadar olan mertebelerde bu tevafütünü iyi bil.Güneşin kursu gibi parlak bir akıl vardır.Zühre ve Şihap yıldızlarından daha az nurlu bir akıl vardır.Bir sarhoşun odasında yaktığı kandil gibi bir akıl vardır.Bir ateşin kıvılcımı gibi ziyadar olan akıl vardır"
Hak yoluna süluk için güneşin kursu kadar parlak bir akl-ı kamil lazımdır.Kendisinde böyle bir akıl olmayan kimse eğer kendisini insanı kamilden müstağni görürse ,onun bu istiğnası hevayı nefsaniden doğan kibir ve ucubdan neşet eder.Bir kimse ulumu zahiriyede ne kadar üstad ve mütebahhir olursa olsun ,tarık-ı Hakk'a süluk için insanı kamilin yardımına muhtaçtır.Hz.Pir Mevlana Efendimiz bu noktada buyurmuştur ki:"Eğer bu bahiste akıl yol görücü olaydı Fahri Razi dinin sırrını bilici olurdu"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder