Anlatılırki Danimarkalı filozof Şaren,Kopenhag'da doğmuş,Liseyi ve sonrasında gittiği ilahiyat fakültesini birincilikle bitirdikten sonra Kopenhag'ın en büyük kilisesine papaz olarak atanır.Bir kaç yıl görev yaptıktan sonra istifa dilekçesi sunar.İstifa dilekçesinde der ki:"Bu görevi yapmaktan artık utanıyorum.Bütün yaptığım iş ,bir hafta kitap okumak ,sonra bu okuduklarımı .hafta sonunda beni dinlemeye gelenlere nakletmek.Kendimi bir papağan gibi görmeye başladım.O yazılanları içime sindirmeden,günlük hayatımda yaşamadan ,sadece naklediyorum.Bu beni artık sıkmaya ,üzmeye,bunaltmaya başladı.Yaşanmayan,günlük hayata intikal ettirilmeyen inançların ,duyguların,düşüncelerin ne kıymeti kalır.Aldanışların en kötüsü ,insanın kendi kendini aldatması değilmidir?Bu nedenlerle ,kendime karşı saygımın devamı için istifa ediyorum".Kainatın Efendisi buyurmaktadr ki:"Allah'ım.Faydası olmayan ilimden sana sığınırım".Faydası olmayan ilim,yşanmayan ilim olsa gerektir.KİTAPTAN OKUNMAKLA ,İŞİTİP EZBERLEMEKLE bir husus öğrenilmez.İnandığını yaşamakla öğrenilmiş olur.Televizyonlara baktığınızda Din adına konuşanların hepsi hırçındır.Mehmet Akifin deyimi ile "nazarlardan taşan mana ibadullahı istihkar" dır.Yani ibadet edenlere hırçın bir şekilde hakaret etmektir.Samimi olarak inançlarını yaşamayanlar,üstelik o inançlarını mevki makam para pul şöhret siyaset yolunda kullananlar er geç hayatın tokadını yemeye mahkumdurlar.Tarih buna şahittir.ASR suresinde ancak inananların,inançlarını yaşayanların ve birbirlerine sabrı ve hakkı tavsiye edenlerin hüsrandan kurtulacakları yazılıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder