Bir
fakir,Abdülgafur-u Lari hazretlerinin vefatından birkaç gün sonra onu
vakıasında gördü ve sordu:”Acaba,alem-i ahirette aşk ve aşıklık ve mezahiri
cemileye taalluk-ı hatır olur mu?”.Cevaben buyurmuşlar ki:”Ne söylersin!asıl
aşıklık bu alemde müessirdir.Çünkü cisimler aleminin güzelliği muhtelif
cüzlerden teşekkül etmiştir.Birbirine zıddıyet nedeniyle bu cüzler
bozulur,değişir,taalluku hatır kalmaz.(Güzellerin ihtiyarlıyarak yahut
hastalanarak güzelliklerinin gitmesi gibi).Fakat bu alemin güzelliği besaitin
ceminden hasıldır,ecza arasında zıddiyet ve muhalefet yoktur.Fani ve zail
olmaz,asla bozulmaz ve değişmez.Onun için aşk ve aşıklık burada daima bir karar
üzeredir.Şu kadar ki ruhun bedene olan alakası sebebiyle ayrılık başlangıcında
birkaç gün cevheri ruha biraz karışıklıklar arız olur.Lakin dünyanın alakasını
bertaraf edip saf ve pak olunca yine aşıklık zevkine vasıl olur”(Reşahattan)
Bloğun
önceki yazılarında aktarmıştım.AZİZİM şöyle söylemişti:”Babanın vefatından
sonra size taziye için geldiğimde,baktım ki baban,ev avlusunda dolaşıyor.Ayrılmak
istemiyor.Gönderdim”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder