11 Mayıs 2022 Çarşamba

MAKYAVEL'E İTİRAZ EDENLER

 Makyavel'e itiraz ediyorlar, ' Hükümdar kitabını yazarak zalimlere iktidara gelme yolunu öğrettiniz.' diye.Onun cevabı ise çok ilginç:'Ama ben onlardan kurtulmanın yolunu da yazdım'. Makyavel'in zalimlerden kurtulmak için gösterdiği yol bilinen yoldur:Zor, engelli ama sağlam.Bu yol fazilet savaşçısı olma yoludur.Kısa vadeli sonuçlar isteyenler zalimlerin yanında olabilirler.Ama uzun vadeli başarı isteyenler, hayatlarının sonunda iyi anılmak isteyenler  ve mezar taşlarına 'iyi insandı' yazdırmak isteyenler ilkeli davranmak zorundadır.Tarih mazlumların yanında olan liderleri hayırla yad etmiştir.

İSTANBUL'A DAİR

 Napolyon İstanbul için şunu demiştir:"Dünyada tek bir devlet olsaydı başkenti İstanbul olurdu".Bir hakaye anlatılır:Emekli birisi  sabahleyin Boğaz'da bir kahveye gelip oturmuş'Oğlum bir kahve getir'demiş.Garson 'Getirmiyorum' demiş.Bir daha söylemiş.Üçncüsünde 'Niye getirmiyorsun evladım' deyince Garson:"Siz boğaza gelmişsiniz, ama sırtınızı dönmüşsünüz."

Mimar Sinan'a soruyorlar:'Sen bu eserleri nasıl yaptın? diyor ki: 'Ben aklımla hesap ettim, ilhamla köşe taşlarını buldum, ustalarım yaptı.İlhamın gelmesi için zihinsel çile lazım.İstanbul'da bu çile karşılığını buluyor.

10 Mayıs 2022 Salı

NE YAPARSIN

 Dünyadan kaçarak mutlu olmak değil, geçici olduğun bilerek yaşamak gerek.Halk içinde Hakk ile beraber olmak, diye geçer tasavvufda.

Bir Veli'ye soruyorlar:"Efgendim siz ne yaparsınız?".Hazret cevap verir:"Ben çözerim bağlarım" diyor."Dünyaya bağlanmış kalpleri çözerim , onları Allah'a bağlarım

Büyüdüğünde bu ihtiyarı unutma - Ömer Demirbağ

9 Mayıs 2022 Pazartesi

BİZ ALEME BİR YAR İÇİN AH ETMEĞE GELDİK

 "sanman ki taleb-i devlet-i cah etmeğe geldik/ Bizs aleme bir yar için ah etmeğe geldik"(Yenişehirli Avni)

ÜNİVERSİTE KAPISINDAKİ YAZI

 Granada üniversitesinin kapısında şöyle yazıyordu:"Dünya dört temel üzerine yükselir.Faziletli kişilerin ilmi, büyükleri nadaleti, salihlerin duası, yiğitlerin cesareti" 

8 Mayıs 2022 Pazar

DİYOJEN

 Diyojen'e "Neden yüzüğü sağ eline taktın?" diy sorulduğunda  "Kendi işiyle meşgul olanlarla başkalarının işine burnunu sokanları birbirlerinden ayırabileyim diye " demiştir. 

İyi ve güzel şeyler yapmadan önce kalkanlarınızı hazırlayın.

İŞİ YAPANLAR

 uZAKTAN BAKANLAR HESAP YAPAR.KENARDAN BAKANLAR YORUM YAPAR.ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYANLAR KATKI YAPAR, TAŞI SIRTINDA TAŞIYANLAR İŞİ YAPAR

ZAMANIN RÜZGARINI YAKALAMAK

 Hz.Pir mevlana efendimiz söylemişti:"Düne dair ne varsa dünde kaldığı cancağızım.Bugün yeni şeyler söylemek zamanıdır"Eski (Kadim) sorulara yeni cevaplar bulmak gerekir.

"Aşk ile yürüyen sırtında dünyayı taşır; aşksız yürüyen , beden diye bir ceset taşır" demiştir Tapduk Emre hazretleri

Angut kuşu yere inerken her zaman bir tarafını yaralar.Çünkü rüzgara karşı nasıl pozisyon alacağını bilmez.Zamanın rüzgarını yakalamak gerekir.Yoksa angut oluruz.

BAŞARININ ÜÇ ANAHTARI

 Başarının üç anahtarı vardır.AZİM, SEBAT, SABIR.

Azim başlarken, Sebat sürdürürken, Sabır bitirirken gereklidir.

Bir bilge "Çaresiz kaldığımda taş ustasını seyrederim.' diyor.Taş ustası bir taşa yüz defa vurur, yüz birinci vuruşta taşı ikiye böler.Gerçekte taşı ikiye bölen son vuruş değil, önceki vuruşlardır.

7 Mayıs 2022 Cumartesi

SEYYİD ALİ BABA VEMURTAZA AZİZ HAZRETLERİ

 Seyyid Ali baba hazretleri ile alakalı kitap yazan Hatay?Kırkhanda bulunan Mahmut Durusoy kardeşimiz kitabının 19 ncu sahifesinde bir husus anlatır.Seyyid Ali baba hazretlerinin dilinden:Ali baba hazretlerinin Dörtyol'da daha çok kalmasının sebebini "Burada Kırklardan murtaza Efendi" var demiştir.Seyyid Ali baba hazretleri bir hatırasını anlatmıştır:Bir gün Mana aleminde Resulullah efendimizin huzurunda İstanbul, Boğazlar ve Kıbrıs konusunda toplantı yapılıyor.Toplantı anında Murtaza Hoca üç defa sağ elini yumruk yapıp açarak "Ya Resulullah vermedik, vermedik, vermedik"diye haykırır.Efendimiz tebessüm eder.Halbuki salihler divanında bu hareket edebe aykırıdır.Efendimiz :Oğlum huzurda bu şekilde hareket edebe mugayirdir ama murtaza Efendi fıtraten celalli olduğu için hoş görüldü" buyurdu.Seyyid Ali Baba hazretlerine "Baba sen de mi orada bulunuyordun?" dediğimde gülümser gibi yapıp ses çıkartmadı.

KIRKLARDAN MURTAZA AZİZ HAZRETLERİ

 29 mAYIS 2006 tarihinde anlatan Fehmi Yıldırım.Mimar Ömer Özel'e anlatmıştı.Fehmi Yıldırım 2011 yılında dünyasını değiştirdi.Fehmi Yıldırımın babası hacı mustafa ile murtaza Hoca teyze çocuklarıdır.FEhmi yıldırımın anlattığına göre:"Haftada iki gün tek odalı evinde arkadaşlarıyla toplanıp Hak sohbeti(zikir) yaparlarmış.Bu toplantıya ekseriye gelenler Başkatip Ahmet Serin (İlyas Karapür'ün kayınpederi), ziya bölükbaşı, Fırıncı Mehmet Tanrıöver ,Helvacı mustafa (Şerif Bütüner'in babası), Hacı Emin Küçük, Payaslı Mustafa Efendi.Fehmi Yıldırım 1926 doğumlu olduğundan okuma yazma biliyordu.Murtaza Hoca kendisine " radyohaberlerini dinle  ve bana dünya ve Türkiye hakkında çıkan önemli haberleri ver" derdi.Bir gün yanında oturuyordum.Bastonunu havaya kaldırarak haykırdı "Dur artık, yeter" onu hiç böyle hiddetli görmemiştim.Merakla ne olduğunu sordum:"Almanlar artık ilerleyemiyecek, harp sona erdi" dedi.Gerçekten akşam radyonun verdiği haberde aynı şeyler ifade edilmiştir.Doksan beş yaşında vefat edeceğini Fehmi Yıldırım'a söylemişti.

MURTAZA HOCA SIR VERİLMEZ

 Dörtyol Özerli mahallesinde yaşamış Seyyid Hasan İnce'nin anlatımıdır.Bir gün hocamı ziyarete gitmiştim.Oturuyorduk, içeri selam vererek bir adam girdi.Ama adam kayboldu.Akabinde aynı şekilde iki adam daha geldi.Hocam sanki onlarla konuşurdu.Bir konu tartışılıyordu.bir müddet sonra gitmişlerdi ki hocanın rahatlığından ve yüz ifadesinden anladım.Bende rahat bir nefes aldım.Murtaza Hocaya "Bunlar kimlerdi,neler konuşuyordunuz?" dedim.Hiç cevap vermedi.kulakları ağır işitirdi, herhalde duymamıştır  diye bir kaç defa yüksek sesle soruyu tekrarladım.Yine cevap yoktu.sonra dedi ki"boşuna nefesini tüketme soruna cevap veremem.Sırrı saklamayanın ser'i(başı) gider" buyurdu.

MURTAZA AZİZ HAZRETLERİ

 Özerli mahallesinde oturmuş, Seyyidlerden Hasan İnce anlatmıştır:"Babamla bir bayram günü Murtaza Hoca'yı ziyaret etmek için Karakese beldesine doğru yöneldik.Yolumuz üzerinde Aptal dediğimiz kimseler vardı, davul çalarak yoldan geçenlerden çoba denilen para istiyorlardı.Bu onların adeti idi.O vakit babam bana "Oğlum Hasan , öbür yoldan gidelim.Üzerimizde onlara verecek paramız yok" dedi.Diğer yolu takip ederek köyün doğusunda ormana yakın yerdeki evine vardık.Oturup hal hatır sorduktan sonra babama dedi ki:"Yusuf kardeş, buraya gelirken yolunuzu neden değiştirdiniz.Abdal Allah7ın kulu değil mi?" Babamlabirbirimize bakıp şaşırdık.Nereden bilmişti.Hiç cevap vermeyip mahcub olduk.Yaratılanın itibarını anlayamamıştık.

NECİB SULTANIN ZİYA BÖLÜKBAŞI İLE TANIŞMASI

 Necib sultan şöyle nakletmişti:"Bir gün rüyamda Dörtyol'un merkez camisinde namaz kılmış çıkıyordum.Yanıma yaşlı bir kimse yaklaşarak , herhalde siz yabancısınız .Buyrun bizim haneye gidelim" dedi.Epey yürüdük.Nihayet bir mezarlığa geldik.Kenarları taşla çevrilmiş bir mezarın başında durduk."Burası bizim hanemizdir" dedi.O vakit ben "Efendim siz dünyayı değiştirdiniz mi?"Evet, ben dünyamı değiştirdim.Bana murtaza Hoca derler.Beni ziyarete gel " buyurdu.

Uyandığımda düşündüm.Acaba hangi mezarlıktı burası.Kime sormalıyım?Hanımın akrabalarının olduğu kuzuculu köyüne giderken Dörtyolu direkt geçtiğimiz için  Dörtyol'un içindeki ve çevresindeki insanları çok tanımazdım.Rüyanın tesiri ile kime sormalıyım diye düşünmeye başladım.Bir gün işyerinden erken çıkıp Dörtyol'a geldim.Merkez camiinde ikindi namazını kıldım.Camiden çıkarken etrafıma bakınmaya başladım"Acaba kime yaklaşıp düşüncelerimi anlatsam diyemırıldanırken gözüme birisi ilişti.Orta boylu vakarlı birisi idi.Kendisine yaklaşarak "Efendim ben buralı değilim size birisini soracağım" dedim.Beni tepeden tırnağa süzdükten sonra "Sor bakalım" dedi.

"-murtaza hoca varmış , onun mezarı nerededir.kendisini ziyaret etmemi söyledi" deyince biraz sert ifade ile "Ne yapacaksın, nereden tanıyorsun?" dedi.Şöyle bir kenara çekilerek kendisine durumu anlattım.O vakit bu şahıs beni aldı mezarlığın bulunduğu yere götürdü.Fatiha okuduktan sonra "Murtaza Hoca'nın mezarı hangisidir?" diye bana sordu.ben rüyamda bana gösterilen mezarı tanıdım"Şu mezardı" dedim.Adam şaşırdı.Düşündü sonra bana şu suali sordu:"Burada benim de babamın mezarı var.O hangi mezardır?" diye sordu.Ben o zamanlar çok çalışan birisi idim.Rabbime dua ettim.bana bir mezar gösterildi hemen Murtaza Hoca'nın mezarının güney tarafında"Şu mezar olsa gerek" deyince o zat şaşırdı."Doğru" dedi."Benim adım Ziya Bölükbaşı'dır.PTT den memur emeklisiyim.bundan sonra biz seninle kardeşiz" dedi

NECİB SULTAN'DAN-DELİ ALİ

 Necib Sultanım anlatmıştı.Bir zamanlar Dörtyol'da kuraklık olmuştu.Alışık olduğu üzere Kuraklık olduğunda Özerli mahallesinden seyyidlerden Hasan İNCE Amanosların tepesi olan Mığır tepesinde mezarı olan Asar dede'nin mezarına gider dua eder, aynı zamanda oradan bir taş alır denize yahut Çay'a götürerek taşı oraya koyar.Taş yağmur yağıncaya kadar orada kalır , yağmur yağdıktan sonra bu taşı bulunduğu yerden alıp tekrar Asar Dede'nin türbesine götürürmüş.Denir ki eğer taş tekrar geri götürülmez ise yağmur hiç kesilmeden yağarmış.

Bu defa bu işe teşebbüs eden çıkmamış.Necib sultanım kuraklığın olduğu bir gün Merkez camisine gelmiş.O zaman caminin abdest alacakları musluklar caminin doğu kısmında idi.Deli Ali denilen, caminin tabutluğunda yatan bir meczup vardı.Abdest musluklarının karşısında oturacak yerde oturuyor.Musluktan suyu avuçlarına alıyor, sağa sola hiddetle savuruyor, bağıra bağıra söylenip küfür ediyordu."Hey Allahım! Bu insanların nankörlüğünden rahmetini esirgiyorsun.Peki hayvanların, kuşların ne günahı var?Haydi onlara da merhamet etmiyorsun.Peki bitkilerin ,ağaçların ne günahı var?"

Necib sultanım sessizce oradan ayrılır ve Dörtyol Çelebi pasajı içindeki dükkanına giderken Hak Teala bir yağmur indirir.O kadar kısa mesafede bütün elbisesi ıslanır.Yürürken de düşünmektedir:"Allah'a küfredilir mi? Deli işte"

NECİB SULTAN'DAN HIRSIZIN ÇALAMADIKLARI

 Mimar Ömer Özel'in ismini  Necib sultanım "Mühendis Ömer" diye söylerdi.Ömer Özel abimize anlatılan bir hadiseyi aktarıyoruz:"Konya'da bir Allah dostu vardı.Hali vakti yerindeydi.Üç katlı evinin zemin katında kendisi oturuyordu.Diğer iki katta çocukları oturmakta idi.Bir gün evine hırsız girdi.Her kattan bir şeyler çalınmıştı.Cüzdan, para, altın v.s.Ama en alt katta oturan Mehmet Efendinin hanımının mantosu alınmıştı.Kadın haykırıp duruyordu.Bir taraftan da mehmet Efendi'ye bağırmakta idi:"Bir de Allah dostuyum diyorsun.Senin evine nasıl hırsız giriyor.Hiç okumadın mı?Mehmet Efendinin evi etrafı duvarlarla çevrili bahçenin bir köşesinde idi.

Adam hanımına dedi ki:"Bahçeye bakın.Belki hırsız aldıklarını düşürmüş olabilir."Kadın kızarak "Beyefendi bizimle dalga mı geçiyorsun?Hırsız o kadar aptal mı?Çaldıklarını düşürür mü hiç?".Biraz sakinleşince , kendi kendine "Bu delinin söylediği bazen doğru çıkar" dedi.Çocuklarını çağırdı. Hep beraber bahçeye çıkıp aramaya başladılar.Az sonra her biri bir şeyler bulduklarını yüksek sesle ve sevinçle bağırmaya başladılar.Çalınan malların hepsi bulunmuştu.Mehmet Efendi o zaman hanımına "Hatun mantom gitti diye dövünüyordun.İşte bulundu.Onu pazara götürsen kaça satarsın ki? Dünyanın insana yaptığına bak"dedi

NECİB SULTANDAN-HERKES KISMETİ KADAR ALIR

 Hatay Dörtyol'da yaşayan mimar  Ömer Özel,Necib Sultanımla olan 29.11.2005 tarihindeki sohbetinde anlattıklarını kaleme almış:"Bir zamanlar Yeni Sabah gazetesinde dini yazılar yazan bir köşe yazarı var idi.Bir dostumun evinde misafir idim.Bulunduğum odada b yazarın yazdığı Mevlana Efendimizin kitabını gördüm.Alıp birazını okudum.Yazarın uslubu ve bilgi yetersizliğini tespit ettim.Ev sahibine "Bu kitabı okumayınız" dedim.Uyuduğumda rüyamda Mevlana Efendimizi gördüm.Bana "Benim hakkımda yazılan kitabı okusunlar, herkes kısmeti kadar alır" buyurdular dedi.Sabah uyandığımda rüyamı ev sahibine anlattım Kitabı okuyunuz dedim"

HAZRET_i MEVLANA'DA ÖLÜM

 "Dünyadan geçip giden kimsenin ölüm yüzünden bir derdi  bir davası yoktur.Dünyada iken elinden kaçırdığı fırsatlardan dolayı yüzlerce davaya düşer".

"Ben ölüp te tabudumu geçirdikleri zaman benim bu cihanın derdiyle uğraştığımı zannetme" 

"Buradan gidişin gelişini düşün.Güneş ve Ay gurub etmekle eksilmez ki"

"Yarın mahşere hesap korkusu ile yüzleri sararmış insanlar gelir.Ben orada aşkı ortaya koyar, hesabımı bundan sorunuz derim"

SECDENİN MAHİYETİ

 Secdenin asıl öz anlamı insanın kendi yokluğun hiçliğini idrak etmesidir.bu da Şahı hakikinin tecellisine mazhar olan İnsan-ı Kamili bulması birinci secdeye işaret.O'nda kendini fani kılması ikinci secdeye işarettir.Yokluk(fena bulmak) ancak Aşk'ın benliği ateşe atıp yok edilmesiyle olur.Hakiki insan-ı kamili bulsa da muhabbedi başından aşıramayan , insan-ıKamil'e yar olamayan kimse Hakk'a ulaşamaz, Cemalullahdan uzak düşer, ayrılık ateşi ile kavrulur.

RUHLAR

 Hazret-i Mevlana "Aslı şaki olan kimseden  ben, fenalık ve şekavetten başka bir şey görmedim, eğer sen gördünse var benden selam et " buyurur.

Ezelde ruhlar dörde taksim olunmuşlardır.Bir kısım ruhlar Cenab-ı Hakk'ın Ademe secde et(bakara 34) emrini duyar duymaz  ve hemen secdeye vardılar ve hemen sonra Allah'ın nurunu Ademde görerek secdelerini tekrarladılar Namazlardaki iki secdenin anlamı budur. İKİNCİ KISIM  RUHLAR, emri dinlemediler ama Süphan'ın nurunu Adem de gördüler hayran kaldılar ve hemen secdeye vardılar.Bu ruhlar ki önceden inkar da olup sonra muhabbet ve hayranlıkla mümin olanlardır. 

Üçüncü kısım  ruhlar, emre itaat edip nuru görmediler.bunlarda başta doğru yolda yürüyüp, sonradan  yoldan çıkanlardır.

Dördüncü kısım ruhlar, ne emre itaat ettiler  ne de O Tecelliyi Rabbaniyi Ademde görebildiler.Bu nedenle o tecelliye meyilleri olmadı.İşte bunlar benlk davasında bulunup şeytanın sıfatlarına hhaciz olarak Allah'ın huzurundan şaki damgasıyla kovularak iki secdeden mahrum olanlardır.

İ

SIRRI AŞİKAR EDENLER

 Muhammed Fikri Medli Baba hazretleri bu sırrı bu yüzyılda aşikar edenlerdendir." Ne kur'an biter, ne Mesnevi biter.Çünkü ben Hayy'ım HAYY..Benim ölümsüzlüğümü duyan ve derununda yaşayan elbetteki mahşere dek baki oluşuna inanmıştır". buyurmuştur

VASIL OLANLAR

 Bu bedenizdeki üflenen Ruh aslına yükselip vasıl olunca şöyle söyler Yunus Emre hazretleri>:"CANLAR CANINI BULDUM, BU CANIM YAĞMA OLSUN. ASI ZİYANDAN GEÇTİM, DÜKKANIM YAĞMA OLSUN.

BEN BENLİĞİMDEN GEÇTİM, GÖZÜN HİCABIN AÇTIM, DOST VASLINA ERİŞTİM, GÜMANIM YAĞMA OLSUN.

İKİLİKTEN USANDIM, BİRLİK HANINA KONDUM.DERDİ ŞARABIN İÇTİM, DERMANIM YAĞMA OLSUN.

YUNUS NE HOŞ DEMİŞSİN, BAL-Ü ŞEKER YEMİŞSİN. BALLAR BALINI BULDUM, KOVANIM YAĞMA OLSUN.

6 Mayıs 2022 Cuma

AHİRETTE BEKLEMEK FARKI,

 Bir bayram günü Hz.Ömer efendimizin ziyaretine gidildiğinde, gelenlerin çokluğundan  "Tebrik için evvela ilk müslümanlar gelsin" denmiş.Beklemekten Ebu Süfyan'ın can sıkılmış.Süheylibnü Amir:"Ya süfyan, Onlar gibi biz de davet olunduk; onlar bizden evvel islamlığa girdiler; biz geri kaldık; kabahat bizdedir.Ömerin kapısında böyle bekliyoruz.Ahireti buna göre düşünüp hazırlanalım.Çünkü orada bekleme farkı çok fazladır" demiş 

ZİYADE NAMAZLAR

 Farz olan beş vakit namazların haricin ziyade tabir edilen namazlar vardır.Bu namazlar:

TEHECCÜD NAMAZI....DUHA(KUŞLUK) NAMAZI...EVVABİN NAMAZI....HACET NAMAZI.... TEVBE NAMAZI.... TESBİH NAMAZI....İSTİHARE NAMAZI... İMANIN MUHAFAZASI İÇİN NAMAZ....ABDEST ŞÜKRÜ NAMAZI...TAHİYYETÜL MESCİD NAMAZI...CUMA GECESİ NAMAZI... ANA BABA HAKKI NAMAZI... KUL HAKKI NAMAZI...

AHİRETE KALMAYAN HESAPLAR

 Üç şeyin cezası behamahal dünyada da görülür.Ana babaya isyan etmenin, bir müminin kusurunu ayıplamanın, felakete sevinmenin bir de zulüm ve fuhşu işlemenin.Bunlar ahirete kalmayan kısaslardır. 

METLİ SULTANIN İZİNDE OLANLAR

1-) İlhan BAKAR.Ankarada yaşar.Bala yolu üzerindeki Benam köyündendir.Fotoğrafcıdır.Metli Sultan'a genç kız iken devam eden merhum Emine BAKAR' ın oğludur.
 

2-) Enver Alpaslan ve eşi Türkan Alpaslan.Enver Alpaslan Metli sultan'ın ses kayıtlarını makaralı teybine kaydeden kişidir.Yanındaki Eşi Türkan hanım, Emine Bakar'ın kardeşidir.
3-) Emine BAKAR.Fotoğrafcı İlhan Bakar'ın annesidir.
Metli Sultan , Emine Bakar ve kardeşi Türkan Alpaslan hanımefendi için şu dörtlüğü söylemiş:
Başımda iki gözlerim
Lisanımda tatlı sözlerim
Kalbimde sizi özlerim
Benim çifte kızlarım
4-)Enver ALPASLAN.

Metli sultan yolundan devam eden merhum Enver Alpaslan, Metli Sultan'ın ses kayıtlarını , Ankara'daki ihvanlara dinleten şahsiyettir.

NECİP EFENDİYİ ZİYARET


 Necib Sultan'ın İskenderun Karaağaç mezarlığında bulunan mezarı şerifinin Ramazan Bayram ilk günü yapılan ziyaret 

5 Mayıs 2022 Perşembe

YANLIŞ İTİKADLAR

"İki Bayram arasında nikah olmaz sözünden kastedilen şudur:Eğer Bayram Cuma gününe rast gelirse o gün bayram namazı ile cuma namazı arasında nikah yapılmaması içindir.Yoksa  Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramı arası nikah yapmaya mani yoktur.

ZEKAT

 "Mallarınızı zekatla kale içine alınız" "Hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz". "Dua ile belaların reddine teşebbüs ediniz"."Karada ve denizde malın telef olması ancak zekatın verilmemesi yüzündendir".Bu hadisi şerife Ahmet b.Hanbel şu şerhi düşmüştür:"Zekata müstehak olduğu halde zekatı alıp malına karıştırırsa esas malının da telef olmasına sebeb olur.

Zekat vermeyen cimrinin malı hayırsız mirasçılar tarafından israf yahut  bir zalim tarafından gaspolunur; gösterişli binalarına  veya şehvet yoluna gider ve beladan kurtulmağa sarfolunur

4 Mayıs 2022 Çarşamba

ŞEYTANIN HAREKETLERİ

(Sümme leatiyennehim min beyni eydihim ve min halfihim ve an eymanihim ve an şemailihim) 

Şeytanın insanların önünden gelmesi onları ahiretten şüpheye düşürmek, arkalarından gelmesi  dünyaya fazla rağbet ettirmek, sağdan gelmesi emirleri yaptırmamaya, soldan gelmesi günah yaptırmaya teşvik etmek içindir. 

ŞEYTANDAN MUHAFAZA TEDBİRLERİ

 İnsanın şeytandan muhafazacısı üçtür: Kur'an okumak, Rabbi Teala'yı zikretmek, camiye devam etmektir.Hz.Ali efendimiz buyurmuştur:Kur'an okumak, oruç tutmak, misvak kullanmak hafızayı artırır.

KATİL KONUSUNDA ŞERİATLAR

 Hz.Musa'nın şeriatı şiddet yolunu takip eder.Mesela  Katil mutlaka öldürülür.Hazret-i isa'nın şeriatı hilim yolunu takip eder.Katili affeder.Hz.Muhammed (SAV) 'in şeriatı ise merhamet yolunu takip ettiğinden icabına göre kısas yapar  veya münasip diyetle affeder.

3 Mayıs 2022 Salı

İMANIN ETRAFINDAKİ KALELER

 İyi ameller imanın etrafında bulunan kaleler gibidir.Adap ve müstehapları terk eden kimse, imanın etrafında ve en dışta bulunan birinci (topraktan) kaleyi şeytana açmış olur.Sünnetleri terk eden kişi ; imanın etrafındaki (taştan yapılmış) kaleyi, Vacipleri terk eden kimse imanın etrafındaki üçüncü (demirden yapılmış) kaleyi şeytana açmış olur.Farzları terk edip haramları işleyen de imanı kuşatan (altın ve gümüşten yapılmış ) iç kaleyi şeytana teslim etmiş olur.Böylelikle şeytan imana el uzatır.

ABDULLAH İBNİ MESUD

 Bu sahebinin son hastalığında Hz.osman ziyaretine gelmiş ve ona sormuş:

-Ey ibni Mesud şikayetin nedir? hazret:Günahlarımdan

Sana doktor göndereyim?. hazret:Beni doktorum hasta etti.Dilerse o şifa verir.

-Sana beytülmalden bir şeyler vereyim.."Benim rabbimden başkasına ihtiyacım yok.O bana kafidir.

-Çocuklarına bir şey bırakmak istemezmsin? Hazret:Ben çocuklarıma Resulü Ekremin öğrettiği veçhile (Vakıa suresini) ni bıraktım; fakirlik görmezler


ABDULLAH İBNİ HAZAFETÜSSEHMİ

 Bu SAHABE  kafirlere esir olduğunda gözünün önünde arkadaşlarını kaynar zeytinyağı kazanına atmışlar.Kendisine sıra gelince ağlamağa başlamış Hemen bırakıp niçin ağladığını sormuşlar.Rabbimin yolunda bir can azdır; binlerce canım olsa da feda etsem diye ağlıyorum.demiş."Bu yiğit adamdır; ileride işimize yarar" diye bir papaza teslim etmişlerPapazda kaçmamasına dikkat etmesi için kızına tembih etmiştir.Kız bu sahabenin dindarlığına hayran olup müslüman olmuş ve bir gece beraber kaçmışlar.Medineye geldiğinde bu zatı Hz.Ömer hürmetle karşılamıştır.

SULTAN BEYAZİD-İ VELİ

 Osmanlı Sultanlarından Beyazid-i Veli hazretlerinin divanındaki Münacaatı şöyledir:

Huda ya! Hudalık sana yaraşır/Nitekim Gedalık bana yaraşır.

Çü sensin penahı cihan halkının / Kamudan sana iltica yaraşır.

Şeh oldur ki kulluğun etti senin/ Kulun olmayan şah geda yaraşur.

Şu baş kim sana secde eylemeye / Şah ise ziripa yaraşur.

Şu dil ki marizi gamındır senin,/ Ana zikrin ile şifa yaraşır.

Gerçi ki isyanımız çokdurur /Sözümüz yine Rabbena yaraşur.

Ben ettim amı kim bana yaraşur/Sen eyle anı kim sana yaraşur

Şu gündeki  hiç çaresin kalmaya / Ana çaresi Mustafa yaraşur

  Ya Rabbi! Alemin sultanlığı sana yakışır; nitekim kapında dilencilik bana yakışır.Şüphesiz alemin koruyucusu sensin.Herkesin sana sığınması vaciptir.Sana kulluk eden hakikatte padişahtır.Kulun olmayan şah cezaya layıktır.Sana secde etmeyen baş nankörlük etmiştir.; Eğer şah ise ayaklar altında sürünmeyi hak etmiştir.Günahları yüzünden hasta olan gönül ancak senin zikrinle şifa bulur.Günahlarımız için bize lazım olan sana yalvarmaktır.Esas davamız, aman Rabbimiz, diye ağlamaktır.Nefsime zulmedip yüzümü kara eyledim; ağartmaya senden başka çare bulamadım.Naçarları kurtarmak için yarattığın has kulunu alemlere rahmet olan Resulü bizlere imdatçı kıl!

KALB İLE SEVİLEN ŞEY TEKTİR

 Bir kalb ile birkaç şeyi hakkıyla sevmek mümkün olmadığından Rabbimizi ruhumuzla, Resulü Ekremi kalbimizle, ehlimizi nefsimizle,ana,baba ve evlatlarımızı aklımızla sevmiş oluyoruz.

İMANIN HAKİKATI

 İmanın hakikatı : Ancak Allah tealadan korkmağı, ancak onu sevmeği, ancak ona tazim etmeği, ancak ondan istemeği icab ettirir.

1-Allah teala herkese korktuğunu musallat kılar.Kimin kalbinde Allah korkusu varsa  onun iki cihanda yardımcısı Allahtır.Allah'dan korkmayanın ise hasmı Allah Teala'dır.

2-Kalbe yabancı sevgi sokulunca sirke, soğan , sarımsak katılmış bal veya süt gibi kalb fasit olur.Yalnız başka şeylerle meşgul olan kimse , Rabbi tarafından terkolunur.Rabbi Tealaya kavuşmak cennetteki nimetler büyük, Rabbi Teala tarafından terk edilmek cehennem azabından şiddetli bir azaptır.

3- Ahiret işlerine daima dünya işlerinden ileri tutmalıdır.

4- Herkes lütuf beklediğine terk edilir.Başkasından ummayanı Rabbi Teala başkasına muhtac etmez.Aziz Mahmut Hüdai hazretlerinin beyti:

Anladın mı Rabbini , ey kendini bilmez kişi 

 Hazır iken halıkın etrafa bakmak yol mudur? 

 Ko sivayı sıtk ile gel Hakka eyle itizar 

 Her muradı Hak verir , sen gayre bakmak yol mudur? 

SÜLEYMAN DEMİREL

 Cumhurbaşkanı olduğu zaman, adamın biri Demirel'e küfretmiş.Savcının birisi hemen adamı tutuklamış.Demirel'in haberi oldu.derhal ilgili yerleri arayıp adamın serbest bırakılmasını istedi ve şu sözü söyledi:"Kim bilir ne hatamız oldu da adam bize küfretti"

Bu zamanları gördük amma şimdi Cumhurbaşkanına hakaretten onbinlerce dosyanın mevcut olduğu bu güne geldik.Ceza kanunundaki bu madde otoriteyi teminde sopa olarak kullanılmakta.Daha acıklı olanı şu ki, böyle bir suçlama ile dosyaönüne gelen hakim ifade hürriyeti içinde kalan beyanlar olsa bile "Acaba hakkımda ne düşünürler.Ben cezayı basayım ki hakkımda menfi düşünmesinler"

BEDİR BABA HAZRETLERİ

 Doğan isimli bir dervişi anlattı.Bedir baba hazretlerine hizmet etmekte idim.Tuvalete gittiğinde taharet için ibrikle su taşıyorum.Hazret'i ayakta iken bevl yaparken gördüm.Bu benim içime zararlı bir düşünce soktu.Bu mübareğin bu kadar dervişi var, bu kadar keramet sahibi olduğu söyleniyor.Ayakta bevl olur mu? diye düşündüm.Daha sonra bu içimden geçen düşünceyi hazret tokat gibi yüzüme vurdu:"Adamın biri içinden geçiriyor ki kendisine evliya denen, keramet sahibi bir şeyh efendi ayakta nasıl bevl eder?." Tabi ki söz bana idi.Utandım

BEDİR BABA HAZRETLERİ

 Necib sultanım anlatmıştı.Bedirbaba hazretlerinin bir bayan müridesi var idi.O kızın ,Necib Sultanımın büyükoğlu ile nişanlılğı söz konusu olmuştu..Necib Sultanım şöyle buyurmuştu.Ben manen hazret'e şöyle dedim;Bu evlenecek olanların yükünü alırsan olur" diye.Hazret manen duyduğu bu soruya şöyle cevap verdi.Ben doksan yaşındayım.Vücudum kaldırmaz dedi.

Evliyaullah, kendisine tabi olanların yüklerini alıp kendi bedenlerinde  çekerler imiş.

2 Mayıs 2022 Pazartesi

İMANIN ELDEN ÇIKMAMASININ BAŞLICASEBEBLERİ

 1-Gayba inanmak    2-) GAYBI ANCAK ALLAH TELA BİLİR DİYE İTİKAD ETMEK

3-)Haramı Haram Bilmek  4-)Helalı Helal bilmek  5-)Azaptan daima korkmak ve kendini azaptan kurtulmuş saymamak 6-Cenabı Hakk'ın rahmetinden asla ümidini kesmemek.

İmanın hakikatı:Ancak Allah Teala'dan korkmağı, ancak O'nu sevmeği, ancak O'na tanzim etmeği, ancak O'ndan istemeği icab ettirir.Kalbe yabancı sevgi sokulunca  sirke, soğan sarımsak katılmış bal yahut süt gibi kalb fasit olur.Yalnız başka şeylerle meşgul olan insan, Rabbi tarafndan terkolunur.


İMAM MATURİDİ TÜRK'TÜR.

 İtikattaki mezhep imamımız İmam Maturidi hazretleri İmam Azam hazretlerinin üç batın sonrası talebesidir.Hicretin 333 yılında vefat etmiştir.KendisiSemerkantlı olup Matürid Semerkantta bir mahallenin ismidir.

ELEST MECLİSİNDEN GELENLER

 Elest meclisinde söz verenler sırası gelince bu alemde boy göstermekteler.Maddi şeylerden önce Levhi Muhfuz'u yazan kalem, maddi olmayanlardan da Hz.Peygamber'in(SAV) nuru yaratılmıştır.En evvelki ahit(Elestü bi rabbiküm) ahdidir.Orada hiç hayır değilsin diyen yok.Kafirlerde evet demişler.Fakat insanların çoğu bu ahitlerini dünyada bozdular

ŞEYTANI BİLMEK

 Kamillerden bir zat bir ramazan günü talebesi ile yolculuğa çıkmıştı.Hepsi oruçlu idi.Yolda susuzluktan çok sıkılmışlar.Üzerlerinde parlak bir bulut zahir olmuş."Kullarım size iftarı helal ettim" diye, bulut istikametinden bir ses gelmiş.Alim olan zat "Çekil oradan ya melun şeytan" deyince bulut kaybolmuş ve hemen şeytan onların yanında peydah olmuş.Şeytan , O Zat'a "Benim olduğumu  nasıl anladın?" Alim olan o zat cevap vermiş:"Bulutun ve sesin şeytani olduğunu üç ilimle anladım.Bir tevhid ilmi ile ki bulutun mekanı ve rengi, sesin ciheti ve lafzı vardı. İkincisi Tasavvuf ilmi ile ki ; insanlar kendinden geçmeyince Hakk'ın tecellisine vasıl olamaz.Halbuki biz kendimizden geçmiş değil idik.Üçüncüsü ise fıkıh ilmi ile:"Oruçluya açlık ve susuzluktan bayılmayınca iftar helal olmaz" Biz ise bu halde değil idik.Onun için sesin rahmani olmayıp şeytani olduğunu anladım.

FARZLAR İMANIN MUHAFAZACISIDIR

 Farzlar imanın muhafazacısıdır.Yoksa onu bekçisiz mal gibi hırsızlar çalar,İmanın bekçilerinden biri de doğruluktur.İmanın kökleri kalbdedir.Hayırlı ameller kalbdeki iman ağacının dalları ve meyveleri mesabesindedir.İmanla birlikte farz olan hükümler inanmak hususunda bir bütün olup  bunlardan biri zayi olduğunda hepsi yok olur.İbadetsiz cennet bekleyen , dünyada tarlaya ekmeden mahsul bekleyen gibidir.

1 Mayıs 2022 Pazar

KUREYŞ'İN ZINDIKLARI

 Kureyşin zındıkları diye anılan bu kişiler Ebu Süfyan b.Harb, Übey b.Halef, Nadr b.Haris, As b.Vail, Velid b.Muğire , Ekbi b.Ebi Muayt, Nübeyh b.Haccac, Münebbih b.Haccac gibi isimlerden oluşan küçük bir guruptur.Ebu Süfyan dışında Mekke fethine kadar yaşamamıştır.Bedir savaşında bütün esirler fidye karşılığı serbest kalırken Efendimiz özel talimatıyla öldürüldüler.bunlar Ukbe b.Ebi Muayt ve Hadr b. Hars idi.

SABİİLİK

 Sabiiler, Hz.İsa öncesi dönemde resmi yahudilik anlayışınakarşıçıkan Hz.Yahya'nın cemaatidir.Basra bölgesine yerleşmiş ve mabetler inşa etmişlerdir.Müslümanlar tarafından Ehli Kitap muamelesine tabi tutulmuşlardır.Sabiilerin kendilerine özgü dua, abdesbt, oruç, kurban , kutsal günler, bayramlar ve mabetler vardı.Sarhoşluk veren alkollü içeceklerin içilmesi haram, heykel ve suretlere tapınmayı da büyük günah sayarlardı.Onlar Müslümanlar gibi dinlerinin Hz.ademle başladığını iddia eder ve ahiret inancına sahiptirler.Sabiiler kur'an da Ehli kitapla birlikte anılmış ve onlar içinden ," Allah'a ve ahiret gününe inanıp salih amel işleyenler için rableri katında mükafat bulunduğu, korkularının olmayacağı ve üzüntü çekmeyecekleri " bildirilmiştir.(Maide 69)

KARYETEYN

 Zuhruf suresi 31. nci ayette şu ifade vardır:"Bu Kur'an , iki şehrin birinden bir büyük adama indirilmeli değilmiydi? dediler". Karyeteyn olarak ifade edilen bu iki şehirden birisi Mekke, diğeri Taif idi.Taif, serin iklimi, mümbit arazisi nedeniyle Mekkeli zenginlerin sayfiye olarak tercih ettikleri yerleşim yerlerindendir.Sakif kabilesinin merkezidir.