Sabır ve şükür, müminin iki vasfıdır.Her müminde bu iki vasıf mutlaka bulunmalıdır.İiman iki kısımdır yarısı sabır, diğer yarısı da şükürdür.
Sabır zahirde beden gücü nisbetinde zorluklara katlanmaktır.Bu yürümek,taş taşımak gibi fiili durumlar için olabilir.Hastalığa , vurmaya kesmeye karşı olabilr.Bunlar sabretmek tam bir fazilet değildir. Asıl fazilet tabiatı ıslah için şehvetlerden uzak durmaya ve nefsi ıslah için iibadetleri yapmaya sabretmektir.Sabır içinde fayda bulunan ilaç gibidir
Şükür,kalb ile nimeti düşünmek, dil ile nimet vereni övmek ve azalarla hizmet etmektir.Ayeti kerimede önce sabır, sonra şükür zikredilmiştir.Şükür sabırdan daha üstündür.Çünkü sabreden , sızlanmayı açığa vurmayı terk eder.Şükreden ise , sabredenin sızlandığı hususlarda sevincini ortaya koyma seviyesine yükselmiştir.Büyükler, belaları nimetten sayar ki işte bu şükürdür.
Evliyanın vasfı hususunhda Sadi Şirazi şunu söylemiştir:
İster merhem sürsün , ister yaralasın;/ Ne hoştur O'nun gamıyla peşian olanların hali!
Sürekli elem şarabı içtikleri halde / Acılık görselerde ses çıkarmazlar./Dostun yadıyla olduktan sonra sabır insana acı gelmez/Sevgilinin kendi eliyle sunduğu acı şeker kesilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder