9 Temmuz 2026 Perşembe

HİKMET SAHİBİ BİRİSİ DEMİŞTİR:

 "Eğer atınla böbürlendi ise , güzellik ve maharet senin değil onundur.Elbise ve aletlerinle  büyüklük tasladınsa , güzellik senin değil o elbise ve aletlerindir.Ecdadınla böbürlendinse bilki fazilet sende değil  onlardadır.Bütün bunlar dile gelse idi şöyle derler idi:" Bunlar bizim güzelliğimiz ve meziyetlerimizdir.Oysa sende bir güzellik yoktur..Öyle ise övündüğün zaman sende bulunan bir güzellik ile övün : sende olmayanla değil.

Dünyadan bir şey hoşuna giderse senin ölüp onun kalacağını , yahut onun yok olup senin kalacağını  veya her ikinizin de yok olacağını düşün. Sana aid bir şey hoşuna giderse , eline geçtikten sonra kısa bir süre içinde elinden çıkacağını , sana tekrar dönüşünün uzun süreceğini; eğer Allah ve ahirete inanıyorsan onun için vereceğin hesabın uzun süreceğini düşün"

Şeyli bir hikaye anlatılır: Krallardan birisine , kıymetli taştan yapılmış , mücevherlerle süslenmiş ,eşi benzeri olmayan bir bardak getirildi. Kral son derece sevindi ve yanında bulunan hikmet ehli bir zata "Bunun hakkında düşüncen nedir?diye sordu. Adam: " Senin için bunu hemen gelecek bir fakirlik ve acil bir musibet olarak görüyorum"dedi. Kral : Bu nasıl olur? sorusuna ise şöyle cevap verdi: " Eğer kırılırsa tamiri mümkün olmadığından senin için bir musibet olur.Çalınırsa ona ihtiyaç duyarsın. Oysa sen o sana getirilmeden önce hem musibetten hem de muhtaçlıktan uzaktın." Gerçekten o hikmet ehli adamın dediği gibi bardak bir gün kırıldı ve bu krala pek büyük bir musibet oldu. Bunun üzerine : " O hikmet sahibi zat doğru söylemiş . Keşke bu bardak bana hiç getirilmese idi" diye ah çekip inledi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder