Seyyid Ali baba hazretleri ile alakalı kitap yazan Hatay?Kırkhanda bulunan Mahmut Durusoy kardeşimiz kitabının 19 ncu sahifesinde bir husus anlatır.Seyyid Ali baba hazretlerinin dilinden:Ali baba hazretlerinin Dörtyol'da daha çok kalmasının sebebini "Burada Kırklardan murtaza Efendi" var demiştir.Seyyid Ali baba hazretleri bir hatırasını anlatmıştır:Bir gün Mana aleminde Resulullah efendimizin huzurunda İstanbul, Boğazlar ve Kıbrıs konusunda toplantı yapılıyor.Toplantı anında Murtaza Hoca üç defa sağ elini yumruk yapıp açarak "Ya Resulullah vermedik, vermedik, vermedik"diye haykırır.Efendimiz tebessüm eder.Halbuki salihler divanında bu hareket edebe aykırıdır.Efendimiz :Oğlum huzurda bu şekilde hareket edebe mugayirdir ama murtaza Efendi fıtraten celalli olduğu için hoş görüldü" buyurdu.Seyyid Ali Baba hazretlerine "Baba sen de mi orada bulunuyordun?" dediğimde gülümser gibi yapıp ses çıkartmadı.
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
7 Mayıs 2022 Cumartesi
KIRKLARDAN MURTAZA AZİZ HAZRETLERİ
29 mAYIS 2006 tarihinde anlatan Fehmi Yıldırım.Mimar Ömer Özel'e anlatmıştı.Fehmi Yıldırım 2011 yılında dünyasını değiştirdi.Fehmi Yıldırımın babası hacı mustafa ile murtaza Hoca teyze çocuklarıdır.FEhmi yıldırımın anlattığına göre:"Haftada iki gün tek odalı evinde arkadaşlarıyla toplanıp Hak sohbeti(zikir) yaparlarmış.Bu toplantıya ekseriye gelenler Başkatip Ahmet Serin (İlyas Karapür'ün kayınpederi), ziya bölükbaşı, Fırıncı Mehmet Tanrıöver ,Helvacı mustafa (Şerif Bütüner'in babası), Hacı Emin Küçük, Payaslı Mustafa Efendi.Fehmi Yıldırım 1926 doğumlu olduğundan okuma yazma biliyordu.Murtaza Hoca kendisine " radyohaberlerini dinle ve bana dünya ve Türkiye hakkında çıkan önemli haberleri ver" derdi.Bir gün yanında oturuyordum.Bastonunu havaya kaldırarak haykırdı "Dur artık, yeter" onu hiç böyle hiddetli görmemiştim.Merakla ne olduğunu sordum:"Almanlar artık ilerleyemiyecek, harp sona erdi" dedi.Gerçekten akşam radyonun verdiği haberde aynı şeyler ifade edilmiştir.Doksan beş yaşında vefat edeceğini Fehmi Yıldırım'a söylemişti.
MURTAZA HOCA SIR VERİLMEZ
Dörtyol Özerli mahallesinde yaşamış Seyyid Hasan İnce'nin anlatımıdır.Bir gün hocamı ziyarete gitmiştim.Oturuyorduk, içeri selam vererek bir adam girdi.Ama adam kayboldu.Akabinde aynı şekilde iki adam daha geldi.Hocam sanki onlarla konuşurdu.Bir konu tartışılıyordu.bir müddet sonra gitmişlerdi ki hocanın rahatlığından ve yüz ifadesinden anladım.Bende rahat bir nefes aldım.Murtaza Hocaya "Bunlar kimlerdi,neler konuşuyordunuz?" dedim.Hiç cevap vermedi.kulakları ağır işitirdi, herhalde duymamıştır diye bir kaç defa yüksek sesle soruyu tekrarladım.Yine cevap yoktu.sonra dedi ki"boşuna nefesini tüketme soruna cevap veremem.Sırrı saklamayanın ser'i(başı) gider" buyurdu.
MURTAZA AZİZ HAZRETLERİ
Özerli mahallesinde oturmuş, Seyyidlerden Hasan İnce anlatmıştır:"Babamla bir bayram günü Murtaza Hoca'yı ziyaret etmek için Karakese beldesine doğru yöneldik.Yolumuz üzerinde Aptal dediğimiz kimseler vardı, davul çalarak yoldan geçenlerden çoba denilen para istiyorlardı.Bu onların adeti idi.O vakit babam bana "Oğlum Hasan , öbür yoldan gidelim.Üzerimizde onlara verecek paramız yok" dedi.Diğer yolu takip ederek köyün doğusunda ormana yakın yerdeki evine vardık.Oturup hal hatır sorduktan sonra babama dedi ki:"Yusuf kardeş, buraya gelirken yolunuzu neden değiştirdiniz.Abdal Allah7ın kulu değil mi?" Babamlabirbirimize bakıp şaşırdık.Nereden bilmişti.Hiç cevap vermeyip mahcub olduk.Yaratılanın itibarını anlayamamıştık.