5 Haziran 2017 Pazartesi

YUNANİSTAN TÜRKİYEYE SALDIRIR MI?

Eğer Ülkemiz insanları birbirlerine düşüp,birbirleri ile mücadele içinde olursa ve bizi yönetenler tüm ekonomik ve diğer olumsuzlukların sebebi olarak kripto fetöcüler aramakla vakit geçirirse Yunanistan ülkemize saldırabilir.
Bir dostum üçüncü ağızdan Sami Efendi hazretlerine ait bu sözü naklettiğinde biraz da irkildim.Belki nakilde doğruluk payı yoktur.2018 de Yunanistan Türkiyeye saldıracak.
Daha ilerisini bende büyüklerden şöyle duymuştum:"Kıbrıs'ın kalan diğer yarısını da Türkiye alacak.".Türkiye Selaniğe kadar ilerleyecek".

MALLAR VE EVLATLAR HAKİKATTE KİMİNDİR?

Cenab -ı Hakk'ın bize lütfettiği dünya malı ve evlatları gerçekte kimindir?Zahiren onları biz kazanmış görünürüz.Halbuki onlar bize ait değildir.Allah'a aittir.O halde biz kimiz? ne için buradayız? diye sorulursa insan sadece vekildir.Yani o malı ve evladı Allah'ın istekleri yönünde kullanması için tayin edilmiş bir vekildir.Onlarda nasıl tasarrufta bulunacağımızla imtihan edilmekteyiz.Meryem oğlu İsa (a.s) 'ın şöyle dediği nakledilmiştir:"Dünyayı rab edinmeyin, yoksa o sizi kendisine kul/köle yapar."

BİR AYET VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

TAHA SURESİ 131 AYETİ:"Sakın, kendilerini denemek için onlardan bir kesimi faydalandırdığımız dünya hayatının çekiciliğine gözlerini dikme ! Rabbinin nimeti hem daha hayırlı, hem de daha süreklidir."
Bu ayet fakirler için bir teselli ve rahatlamadır. Çünkü mahlukatın en hayırlısı olan Hz.Peygamber (a.s)'ı güzel bulup beğenerek gözlerini dünyaya dikmekten men etmektedir.
Takva ehli alimler, zalimlerin binalarına ve fasıkların giydikleri ve bindikleri techizata bakmamanın vacib olduğu konsunda sert olmuşlardır.Hatta Hasan Basri (r.a) şöyle demiştir:"Fasıkların rahvan yürüyen atlarının ayak seslerine bakmayın.Lakin bu çürümüş kişilerden günah zilletinin nasıl görüldüğüne bakın.Çünkü onlar bu şeyleri insanlar bakıp görsünler diye edinmişlerdir.Şu halde onlara (imrenerek)bakın kişi , onların gayelerine hizmet etmiş ve onların aldanışına ortak olmuş olur

SABRIN ÇEŞİTLİ MANALARI

Sabır, aklın ve şer'in gerekli gördüğü şeye veya şeyden nefsi tutmaktır.Sabır genel bir ifadedir.Çeşitli durumlara göre farklı manaları vardır.Sabır bir musibet anında nafse hakim olmaksa buna başka bir şey değil "sabır" denir.Bunun zıddı şikayet etmek/sızlanmaktır.Harbde sabrın adı "şecaat"tır.Zıddı ise korkaklıktır.Bir felaket anında sabretmek göğüs genişliğidir.Bunun aksi gönlü daralmaktır.

LA İLAHE İLLALLAH ZİKRİ

"HEPİNİZ MUTLAKA CENNETE GİRECEKSİNİZ. ANCAK KAÇINANLAR MÜSTESNA" Ashab:"EY ALLAH'IN RESULÜ KAÇINANLAR KİMLERDİR ?"dediler.
O (sav),"Onlar, "La ilahe illallah "demekten kaçınanlardır."La ilahe illallah" sözü ile sizin aranıza bir mani girmeden evvel onu çok söyleyiniz.Çünkü o kelime-i tevhiddir.,tutunulacak en sağlam iptir ve cennetin bedelidir"buyurdu.

ALLAH'IN MÜLKÜ

Bir kutsi hadiste şöyle buyurulmuştur"Kullarım ! Evveliniz,ahiriniz, insanlarınız,cinleriniz,en müttekai bir kişinin kalbi ve duygusuna sahip olsalar, bu benim mülkümden her hangibir şey artırmaz.Kullarım ! Evveliniz,ahiriniz, insanlarınız cinleriniz en günahkar bir kişinin kalbi ve duygusuna sahip olsalar bu benim mülkümden en küçük bir şey eksiltmez."

CÖMERTLİĞİN KAYNAĞI

Mesnevi'de şöyle der:
"Halkı benden faydalansınlar diye yarattım "sözünü
Ey daima diri ,sonsuz olan Allah'ım, sen lütfettin.
Ben onlardan faydalanayım diye değil sözü cömertliğindendir.
Bütün o noksanlar, o cömertlikle düzelir, tamamlanır.

4 Haziran 2017 Pazar

KERHEN YAPILAN TAATLAR

iNSANIN DÜNYADA HOŞLANMADAN/KERHEN YAPTIĞI TAATA AHİRETTE KABUL OLUNACAK MI? DİYE SUAL SORULACAK OLURSA ,ŞÖYLE DENİLEBİLİR:HAYIR, ÇÜNKÜ ALLAH İNSANIN İÇ DÜNYASINA NAZAR EDER.ANCAK İHLASLA YAPILAN İŞLERDEN RAZI OLUR.BUNUN İÇİN EFENDİMİZ (SAV)"AMELLER NİYETLERE GÖREDİR.""iHLAS SAHİBİ OL, AZ AMEL SANA YETER" BUYURMUŞTUR

SARHOŞTAN KULLUK VEFA BEKLEME

BEN SARHOŞTAN KULLUK , VEFA İYİLİK BEKLEME 
ÇÜNKÜ ELEST GÜNÜ ŞÖHRET OLDUM KADEH ÇEKMEKLE 
    AŞK ÇEŞMESİNDEN ABDEST ALDIĞIM ANDAN BERİ
    VAR OLAN HER ŞEYİN ÇİZGİ ÇEKTİM ÜSTÜNE
ŞARAP VERKİ SANA KAZA SIRRINDAN HABER VERİP SÖYLEYEYİM
KİMİN YÜZÜNE AŞIĞIM KİMİN KOKUSUNDAN SARHOŞUM BÖYLE
    BURADA DAĞIN BELİ KARINCANIN BELİNDEN İNCEDİR
    EY ŞARAP DÜŞKÜNÜ, RAHMET KAPISINDAN ÜMİT KESME
NAZAR DEĞMESİN O MESTANE GÖZLERDEN BAŞKA
KİMSE BU FİRUZE GÖĞÜN ALTINDA ERMEDİ ESENLİĞE
     HAFIZ SENİN AŞKININ DEVLETİNDEN SİR SÜLEYMAN OLDU
     YANİ SENİN VUSLATINDAN ELİNE RÜZGAR GEÇTİ SADECE
(Hafız Şirazi)

GECELEYİN SOHBET MEKRUHTUR

MÜMİNUN SURESİNİN 66-67 AYETİNDE "  Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz, buna karşı kibirlenerek arkanızı döner, geceleyin (Kabenin etrafında toplanarak) hezeyanlar savururdunuz" buyrulmaktadır.Ayette Allah Teala'ya taat dışında geceyi sohbetle geçirmek yerilmektedir.
Kurtubi der ki"Yatsıdan sonra sohbetin mekruhluğu üzerinde ittifak vardır..
Hz,Ömer (r.a)yatsıdan sonra sohbete izin vermezdi"Evlerinize dönün, umulur ki Allah size (geceleyin)bir namaz ya da teheccüd nesip eder" derdi

İNSAN ALLAH'I NE KADAR TANIYABİLİR

Allah kuullarını kendini tam manasıyla değil,güçleri nisbetinde tanımakla mükellef kılmıştır.Eğer onları kendisini hakkıyla tanımakla mükellef kılsaydı, O' nu tanıyamazlardı.Çünkü O' nu kendisinden başka hiç kimse hakiki manada tanıyamaz.Müminun suresi ayet 62:"Biz hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız..."

EN FAZLA AĞLAYAN KİMDİR?

Bir hadiste şöyle buyurulmuştur:
"Bütün dünya halkının ağlayışı bir yana , Davud (a.s)'ın ağlaması bir yana toplansa , muhakkak onunki fazla gelirdi.Bunlar bir araya getirilse ,Nuh(a.s)'ın ağlayışı bunlardan çok olurdu.Şayet bütün bunlar bir araya getirilse, Hz. Adem'in hatasına ağlaması daha çok olurdu.

İBLİS'İN CENNETTE HZ.ADEM'E VERDİĞİ VESVESE

Şeytan,Adem (a.s)'ı cennetten çıkartmak için ona vesvese verdi. Havva'yı gördü ve onu ölümle korkuttu.Havva'da Adem (a.s)'e bunları söyledi o da ölümden korktu.İblis onlara yaşlı bir adam suretinde zahir oldu.Adem (a.s) onu müracaat eyledi ve ondan ölümün çaresini talep etti.
Vesvesesinde ne dediği merak edilmiştir."Ey Adem sana ebedilik ağacını  ve sonu gelmez bir saltanatı (zeval bulmayacak  ve herhangibir sebeple yıkılmayacak bir hükümranlığı "göstereyim mi? dedi.O da O ağaçtan kim yerse ebedi olur ve asla ölmez.İster kendi bulunduğu hal üzere kalır ya da melek olur.Ölüm hastalığının ilacı cennette olan ebedilik ağacının meyvesidir.

3 Haziran 2017 Cumartesi

İBLİS'İN DÜŞMANLIK NEDENLERİ

1-iBLİS KISKANÇTI. ALLAH'IN ADEM(A.S)'E VERDİĞİ NİMETLERİ GÖRÜNCE ONA HASED ETTİ VE ONA DÜŞMAN OLDU.BURADA BİR KİMSEYE HASED EDENİN ONA DÜŞMAN OLACAĞA ONUN HELAK OLMASINI ARZU EDECEĞİNE İŞARET VARDIR.
2-ADEM (A.S)GENÇ VE ALİMDİ.iBLİS İHTİYAR VE CAHİLDİ.Çünkü o aslında var olan faziletle ,İblisten üstün olduğunu ispat etmişti Halbuki iblis cahildi.Cahil ihtiyar daima genç alime düşman olur.
3-İblis ateşten, Adem ise su ve topraktan yaratılmıştı.ikisinin asılları arasında düşmanlık vardır

UNUTMANIN SORUMLULUĞU

Denilir ki Unutmanın sorumluluğu Hz.adem zamanında insanın üstünden kaldırılmamıştı,bu nedenle Hz.adem muaheze olundu.Unutmanın sorumluluğu sadece Muhammed ümmetinden kaldırıldı.Hz.Adem cennette iken onda bulunan beşeri-hayvani arzular harekete geçip ve nefsani-insani şehvetleri de peşine takarak hazlarını tatmin ile meşgul olunca Allah'ın haklarını yerine getirmeyi unuttu.İşte bu sebeble insanlar "nas" diye isimlendirilmiştir.

ŞİRKİN EN BÜYÜĞÜNDEN BİRİ

Şirkin en büyüklerinden birisi de halkın red ve kabulünü dikkate almaktır.Bu, onların övmesiyle sevinmek ve yermesiyle gücenip kırılmaktır.Sebebleri düşünüp dikkate almak da böyledir.Şifanın ilaç içmekten ve doymanın yemek yemekten hasıl olduğu vehmine kapılmak gerekmez.Yakin geldiği zaman vehimler, yani meydana gelen şeylerin hadis varlıklardan olduğunu vehmetme ortadan kalkar.Bunun ancak takdir ile olduğu anlaşılır.İşte o zaman şirkten sakınılmış olur.
Büyüklerden birisi der ki:"Arifin tatinden dolayı duyduğu korku,muhalefetten/karşı gelmesinden dolayı duyduğu korkudan daha çoktur.Çünkü, muhalefet tevbe ile yok olur.tat ise içinde ihlas ve sıdk/samimiyet olduğu halde düzeltilmeyi gerektirir.Taatleri yerine getiren kimse korkar ve endişe ederse taatleri terk eden kimse nasıl olur da korkmaz?

EN ÜSTÜN TAAT

Nefse muhalefet ,dünyalığı azaltmak ve kalbi ondan kopartmaktan daha üstün bir taatla Allah'a ibadet edilmemiştir.Çünkü iyiliklere koşmak, kötülüklerden sakınmak demektir.Şerlerin ilki ise dünya sevgisidir.Çünkü dünya şeytanın tarlasıdır.Kim onu taleb eder ve mamur kılarsa o, şeytanın taraftarı ve kuludur.Şeytanın evini imar etmek için ona yardım eden kimse şeytandan daha fenadır

MAL VE OĞULLAR VERMEK HAYIR İÇİN OLMAYABİLİR

"SANIYORLAR MI Kİ , ONLARA VERDİĞİMİZ SERVET VE OĞULLAR İLE KENDİLERİNE FAYDALAR SAĞLAMAK İÇİN CAN ATIYORUZ?HAYIR, ONLAR İŞİN FARKINA VARMIYORLAR"(MÜMİNUN 55-56)
Bu ayeti bugüne yorumlarsak:Cenabı Hakk,15 yılı aşkın bir zamandır birilerine ülkeyi yönetme imkanı verdi.Girdiği tüm seçimlerde birincilik verdi.Servet sahibi oldular(zenginleştiler).Oğullar ise seçimlerde kendilerini destekleyenlerdir.Bu husus,Cenab-ı Hakk'ın onların arkasında olduğu anlamına gelmeyebilir.Kaşifi derki:"Zannederler ki bizim onlara mal ve evlad vererek yaptığımız yardım,hayır ve ikram için yaptıkları iyilik ve amellerin karşılığını acele vermiş olmamızdandır.Halbuki böyle değildir.Gerçek şu ki biz azimüşşan yaptıklarının karşılıklarını onlara iyilikle veririz."
Ayetteki soru, olan durumu reddetmek ve çirkin bulmak içindir."Hayır onlar işin farkına varmıyorlar."İş onların zannettikleri gibi değildir.Bilmiyorlar ki Allah'ın onlara mal ve evlad vermesi hayır ve iyilik sebebiyle değldir;bilakis istidractır.Kendilerine verilen bu şeylerin istidrac ve günahlarının artmasına sürüklemekten ibaret bir durum olduğunu düşünüp anlayacak zeka ve şuurları yoktur.Böyleyken bir de onlar bunu kendilerine faydalar sağlamak için bir koşuşturma zannediyor
Allah Teala peygamberlerden birine şöyle vahyetti:"Kulum, kendisini benden en çok uzaklaştıran şey olmasına rağmen , dünyada ona genişlik vermeme seviniyor mu?Mümin kulum kendisini bana en çok yaklaştıran şey olmasına rağmen , dünyayı ona kısmama üzülüyor mu? Hz.Peygamber (s.a.v.)sonra "Sanıyorlarmı onlara verdiğimiz servet  ve oğullar ile kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz?Hayır, onlar işin farkına varmıyorlar."ayetini okudu.
Büyüklerden biri der ki:"Allah Teala denediği kimseleri dünyanın ziyneti, lezzeti, makamı, malı ve iyilikleri ile imtihan etti.onlar bunları lezzetli buldular.Onlar sebebiyle Rahman'ı müşahededen perdelenip mahrum kaldılar.Böyleyken kendilerinin bütün derecelere erdiklerini, bu fani şeyler kendilerine verildiği zaman makbul kimseler olduklarını zannettiler.Onların kendileri için minhac(yol/vasıta) değil,istidrac olduğunu bilmediler.

HELAL LOKMA

Mesnevi'de der ki:
BİLGİ VE HİKMET , HELAL LOKMADAN DOĞAR
AŞK VE İNCELİK HELAL LOKMADAN MEYDANA ÇIKAR
BİR LOKMADAN KISKANÇLIK VE TUZAK GÖRÜRSEN
ONDAN BİLGİSİZLİK VE GAFLET DOĞARSA , HARAM BİL SEN ONU
BUĞDAY EKİNCE ARPA BİTERMİ HİÇ?
EŞEK SIPASI VEREN AT GÖRDÜN MÜ HİÇ?
LOKMA TOHUMDUR, DÜŞÜNCELER ONUN ÜRÜNÜ
LOKMA DENİZDİR, DÜŞÜNCELER ONUN İNCİSİ
HİZMET İSTEĞİ VE ÖTE DÜNYAYA GİTME AZMİ
UNUTMA Kİ AĞIZDAKİ HELAL LOKMADAN DOĞAR

RESULULLAH'IN AĞLAMASI

Rivayet edilir ki Resulullah (sav)Mekke'de sabah namazı kıldırdı ve Mü'minun suresini okudu.İsa (a.s) ile annesinin zikredildiği ayetlere gelince gözleri yaşla doldu, boğazı düğümlendi, okuyamaz hale geldi ve rükua gitti."Meryem oğlunu ve annesini de (kudretimize)bir alamet kıldık;onları, yerleşmeye elverişli , suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik"(Müminun 50) Bu tepe ilya yani beytül Makdis topraklarıdır
İmam Süheyli der ki:Hz.Meryem,İsa çocukken onunla Dımaşk'ın Nasıra adlı bir köyüne sığındı.Hırıstiyanlara "Nasara" denmesi buradandır.
Kaşifi der ki :"Rivayet edildiğine göre Meryem, oğlu ve amcasının oğlu Yusuf b.Matan on iki yıl orada yaşadılar.İsa'nın geçimi, annesinin eğirip sattığı ipliktendi."

CENABI PEYGAMBER(SAV)'IN KARNINA TAŞ BAĞLAMASI

Şeyh Üftade hazretleri (k.s) der ki:"Nebi (a.s) Rabbinin nezdinde geceler/bulunur O da kendisine türlü tecellilerden yedirir ve içirirdi.O' nun zahirde yemesi zayıf ümmeti içindi.Yoksa O' nun yemeye içmeye ihtiyacı  yoktu.Resulullah(sav)'in karnına taş bağladığına dair rivayete gelince bu açlıktan değil, bilakis letafetinin kemali sebebiyle melekuta çıkıp yükselmemek ve irşad için mülk aleminde kalmak içindir.

CENAB-I RESULULLAH EFENDİMİZ SUDA YÜZDÜ MÜ?

Suda yüzmek Efendimiz (sav)'in sünnetindendir
İnsanül uyun isimli eserde denir ki:"Peygamberimiz (a.s.)'ın babası Abdullah'ın vefatı Medine'de olmuş ve Tabia/Nabiğa ' nın evinde defnedilmişti.Kendisi Peygamberimiz (a.s)'ın babasının dayıları olan Adiy b. Neccar oğullarındandı."Neccar" Temim'in adıdır.Resulullah (a.s)Medineye hicret ettiğinde o evi görünce tanıdı."İşte annem beni buraya misafir getirmişti.Babam Abdullah'ın kabri bu evdedir.O zaman Adiy b.Neccar oğulları kuyusunda yüzmeyi güzelce öğrenmiştim."buyurdu.
İkrime'nin İbni Abbas'dan naklettiğine göre Nebi (a.s)ve ashabı ,Cuhfe'deki küçük gölde yüzerlerdi.Hz.Peygamber (a.s) ashabına:"Her biriniz arkadaşına doğru yüzsün" buyurduGeriye Hz.Peygamber (a.s) ve Hz.Ebubekir (r.a)kaldı.Efendimiz (sav) Hz.Ebubekir(r.a)'ın yanına varıp onunla kucaklaşana kadar yüzdü ve şöyle buyurdu:"İşte ben ve arkadaşım.İşte ben ve arkadaşım."Başka bir rivayete göre:"Ben arkadaşıma aidim.Ben arkadaşıma aidim" buyurdu

CENNET MEYVELERİ

Bazıları derlerki :CEVİZ,BADEM,FISTIK,FINDIK,KESTANE,ÇAM FISTIĞI NAR,TURUNÇGİLLER,MUZ HAŞHAŞ,YAŞ HURMA,ZEYTİN KAYSI ŞEFTALİ ,ARMUT,HÜNNAP, İĞDE ,NEKTARİN,ALIÇ,ARABİSTAN KİRAZI ,ELMA ,ARMUT,AYVA,İNCİR,ÜZÜM,AĞAÇ KAVUNU,keçi boynuzu,acur,salatalık ve karpuz bütün bunlar cennetin meyvelerindendir.İlk on tanesi kabukludur.İkinci on kabuksuzdur.Üçüncü onun ise ne kabuğu ve ne de çekirdeği vardır.

ZÜHDDEN MAKSAT

Cenabı Hakk dünya üzerinde sayısız nimetler yarattı ve kullarının istifadesine sundu.Eğer "Allah ona nimetleri yaratmasına rağmen neden dünya hakkında zühdü emretti?" diye sorulursa şöyle cevap verilir: Damadın başına para saçıldığı zaman o himmetinin yüksekliğinden dolayı onu toplamaz, Eğer toplayacak olsa ayıp olur. Veliler de derecelerinin yükseltilmesi umuduyla dünyaya karşı zahid olurlar, dünyanın güzelliklerinden kendilerini alıkoydular ve aza kanaat ettiler.Bir hadiste :"Firdevs velimesi için nefislerinizi aç bırakın."buyurulmuştur.
Hikaye edilir ki riyazat ehli bir kimse bir ağacın altına uğradı.Baktı ki meyveler yetişmiş.Nefsi onu bu meyvelerden yemeye zorladı .Bu kimse nefsine:"Bir sene oruç tutarsan ne ala, yoksa olmaz." dedi.Bunun üzerine bir sene oruç tuttu.Sonraki yıl meyve zamanı gelince yemek için ağacın altına vardı.Ağacın altına düşen meyvelerden bir tane yedi.Nefis:"En iyi meyveler ağacın üzerinde, sen onlardan ye"dedi.O zat nefsine:"Benim sana şartım ağacın üzerindeki iyilerden değil, mutlak olarak ondan yemekti." dedi.

KURAN'DA HURMA VE ÜZÜM'ÜN ZİKRİ

Cenabı Hakk,Kur'an'da Hurma bahçeleri ve üzüm bağlarından bahsetmiştir.(Müminun suresi).Bu iki ürün (hurma ve üzüm)özel olarak zikredilmesinden maksadın bunların bedeni ayakta tutacak tüm özellikleri ihtiva ettiği söylenmiştir.

ÜSTÜMÜZDEKİ YEDİ YOL

Müminun suresi 17 ayetinde  :"Andolsun ki biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık.Biz yaratmaktan habersiz değiliz" buyrulmakla yedi yol tabirini yedi kat sema olarak telakki edilmiştir.Bilgisayar görselinde bir görüntü izletilmişti.örneğin bulunduğunuz mevkiden bin metre yükseklikten görünüş ,onbin metre yükseklikten görünüş şeklinde 1 üzerideki 10 kat yüksekliğin görüntülerini tespit etmişlerdi .belirli bir yükseklikte dünya nokta şeklinde,sonrasında samanyolu nokta şeklinde,sonrasında da samanyolu kaybolmakta idi.Sonra yeryüzünde sıfır noktadaki bir ağaç yaprağının içine girip eksi olarak tabir edilecek derinlik görüntüleri tespit edildiğinde bir müddet sonra dışardaki görüntüler ile yaprak içindeki görüntülerin benzerlik arzettikleri görünmüştür.Dünyadan ne kadar yükselirsen yüksel gördüğün görüntü ile yaprak hücresinin içine girebildiğin  eksi görüntüler aynı olmaktadır.
Ayette bahsedilen yedi yol nedir?Zahir hicablar mıdır? batın hicablar mıdır?Bu yollar nereye gider?düşünülmesi gerekli konular.

2 Haziran 2017 Cuma

İNSANIN ÇAMURUNA YERLEŞTİRİLEN ÖVÜLEN VE YERİLEN HUYLAR

Hayvanlarda övülen ve yerilen sıfatlardan galip olanları vardır.
Yerilenler şunlardır:Fare ve karıncadaki hırs, serçedeki şehvet, panter ve aslandaki öfke, kaplandaki kibir, köpekteki cimrilik,hınzırdaki oburluk/açgözlülük, yılandaki kin  v.s
Övülenler ise şunlardır:Aslandaki cesaret,horozdaki sehavet(cömertlik), baykuştaki kanaat,devedeki yumuşak huyluluk, kedideki tevazu, köpekteki vefa, kargadaki erkencilik, şahin ve kaplumbağadaki himmet v.s Allah onların hepsini özellikleri ve tabiatları ile bir araya getirip insanın , yani Adem(a.s)'ın çamuruna yerleştirmiştir.

ÜÇ ÇEŞİT CENNET

Molla Fenari (r.h) der ki:Cennet üç çeşittir:
1-İhtisas-ı ilahi cenneti.Oraya amel etme çağına (büluğ)ulaşamayan çocuklar girer.Onların sınırı doğup sesini yükseltmesinden altı yaşını bitirmesine kadardır.Allah, kullarından dilediklerine ihtisas cennetlerinden dilediğini verir.Aklı olmayan mecnunlar, ilmi tevhid ehli,fetret döneminde yaşayanlar ve kendilerine peygamberin daveti erişmeyen kimseler bu cennetin ehlidir.
2-Miras cenneti.Zikrettiğimiz kimselerden vemüminlerden cennete giren herkes bu cennete nail olur.Bu cennet,cehennemlikler cennete girmiş olsalardı onlar için tayin edilmiş yerlerdir.
3-Ameller cenneti,Bu cennet insanların amelleri ile girecekleri cennettir.Kim çeşitli üstünlük konularında başkasından daha üstün olursa cennetten ona daha fazlası verilir.Hiçbir amel yoktur ki mutlaka onun sahipleri arasında üstünlük meydana gelen cenneti olmasın

ZEKAT FİİLİNİN GERÇEKLEŞTİRDİKLERİ

ZEKAT ANCAK NEFSİ DÜNYA SEVGİSİ VE DİĞER KÖTÜ VE PİS SIFATLARDAN TEZKİYE EDİP TEMİZLEMEK İÇİN VACİB KILINMIŞTIR.NİTEKİM ALLAH TEALA ŞÖYLE BUYURMUŞTUR:"ONLARIN MALLARINDAN SADAKA AL; BUNUNLA ONLARI (GÜNAHLARDAN)TEMİZLERSİN ,(Tevbe 103).Şüphesiz kurtuluş nefis tezkiyesindedir"Nefsini kötülüklerden arındıran ,kurtuluşa ermiştir, Onu kötlüklere gömen de ziyan etmiştir."(Şems 91/9-10 Maksad sevgisi kalpdeyken sadece malı vermek demek değildir.Esas maksad dünya sevgisini kalpden izale etmektir.Çünkü dünya sevgisi her hatanın başıdır.Bu maslahat ise ancak zekatı yerine getirmekle hasıl olur.Zekat ise nefsini ve kalbini dünya sevgisinden ve bütün kötü sıfatlardan tezkiye edecek şeyleri yapmaktır.Bu ise onların izale edilmesi tamam olana kadar devam eder

BOŞ VE YARARSIZ ŞEYLERDEN YÜZ ÇEVİRMEK

Müminun suresinde ,Mü'minlerin vasıfları için  belirtilmiştir.
"BOŞ VE FAYDASIZ(LAĞV)SÖZ" düşünüp taşınmadan söylenen sözdür.Rastgele ve düşünmeden söylenir.Kuşeyri' den naklen şöyle denmiştir:"Allah Teala için olmayan her nesne "haşv"dir.Hak Teala'dan alıkoyan şey "sehv"dir.Kulun lezzet ve haz aldığı "lehv"dirAllah'tan, Allah için olmayan şey "lağv"dirGerçek şu ki söz ve davranışlardan hiç bir işe yaramayan şeye lağv denir.

FİRDEVS CENNETİNİN VARİSLERİ

NAMAZLARINDA HUŞU İÇİNDE OLANLAR,
BOŞ VE YARARSIZ ŞEYLERDEN YÜZ ÇEVİRENLER,
ZEKATI VERENLER,
İFFETLERİNİ KORUYANLAR,
EMANETLERİNE VE AHİDLERİNE RİAYET EDENLER,
namazlarına devam edenler Firdevs'e varistirler.

ALLAH'IN İPİNE SARILMAK

Sülemi şöyle der:"Allah'ın ipine sarılmak (Ali imran 3/103)avam için emirdir."Allah'a sarılmak"(Hac 78) ise havassın işidir.Allah'ın ipine sarılmak,Allah'ın emirlerine sarılmak,nehiylerinden kaçınmaktır.Allah'a sarılmak ise gönlü ve kalbi Allah'ın dışındaki masivadan arındırmaktır.

DİN HUSUSUNDA ZORLUK YÜKLEMEDİ

HAC SURESİNİN 78 NCİ AYETİNDE "ALLAH UĞRUNDA , HAKKINI VEREREK CİHAD EDİN. O SİZİSEÇTİ: DİN HUSUSUNDA ÜZERİNİZE HİÇ ZORLUK YÜKLEMEDİ..." buyurulmaktadır.Allah, yerine getirilmesi  meşakkatli bir şeyle mükellef kılarak dinde bir zorluk yaratmadı.Onun için ama,topal,maddi imkanı ve biniti olmayan , ane-babasının kendisine izin vermediği kimseden cihadda zorluğu /günahı (haracı) kaldırdıYolculukta namazı kısalttı,su bulunmadığı zaman teyemmüm etmek, hastalık ve seferde iken oruç tutmamak gibi zaruret hallerinde ruhsatlar verdi.

BİTKİLER SECDEDE,HAYVANLAR RÜKUDA,İNSANLAR KIYAMDADIR

"Onlardan , kimi dört ayağı üzerinde yürür"(NUR 24/45),"Bitkiler ve ağaçlar (Halika)secde ederler"(Rahman 55/6) ayetlerinden bitkilerin secde halinde olduğunu hayvanların rüku üzre olduklarıdır.İnsaniyetin kıyamdak tekebbüründen,hayvanlardaki huşuun tevazuuna dönmeye işaret etmektedir.Ruhlar aleminden gelen ruh,önce nebati menzile , sonra hayvani menzile, oradan da insani menzile ulaşmuştur.Hazret-i Hakka döndüğünde , bu menzillerin hepsini geçip dolaşmış olur.

ALLAH TEALA'NIN SEÇTİKLERİ

Cenabı Hakk,Meleklerden de insanlardan da elçiler seçer:"Hac suresi 75 ayeti:"Allah meleklerden de elçiler seçer, insanlardan da.Şüphesiz Allah işitendir, görendir".Meleklerden elçiler seçmekten maksat ilahi risaleti eda etme konusunda onları terbiye etmektir.Çünkü kullar henüz vasıtasız olarak ilahi hitabı dinlemeye ehil değillerdir.Onun için Allah kullarını meleklerin elçiliği vasıtasıyla terbiye eder.İnsanlar arasından seçilen elçiler(peygamberler)kendilerine temiz nefis bahşedilen ,kutsi güç ile teyid olunan , hem ruhani hemde cismani alemin kelamıyla ilgilendirilmiş olan ,bir taraftan alıp diğer tarafa ulaştıran kimselerdir.

KAZA ALEMİNE AİT SÖZLER

Şeyh Sadi Şirazi demiştr ki:
Hallerin hareketlerin -iyi olsun kötü olsun-
Allah'ın takdir eliyle nakşedilmiştir.
Bu sözkaza alemiyle alakalıdır.Kulun bu konuda gözü bağlıdır.Onu araştırıp peşine düşmesi doğru değildir.
Mümin bilmelidir ki herkes ne için yaratılmışsa o ona kolaylaştırılmış ve hazır edilmiştir.O halde kim ilim ve amele muvaffak kılınırsa bu en büyük saadetin alametidir.Kim de cehalet tembellikle denenir, onlara müptela olursa ise bu da en büyük şekavetin/bedbahtlığın nişanesidir.Geriye ilahi hükümlere teslim olmaktan , marifet ve hakikata ulaşana kadar Hakk'ın yolunda şeriat ve tarikat ile çalışıp gayret etmekten başka çare kalmamaktadır.
KAZA-İ İLAHİ GEMİYİ NEREYE İSTERSE ORAYA GÖTÜRÜR
KAPTANI ÜSTÜNDEKİ ELBİSEYİ YIRTIP PARÇALASA DA

SİSTEM AYNI SİSTEM

CHP li bir avukat abimiz anlatmıştı.1980 yıllarında İskenderun'da Belediye meclisindeyim ve başkan vekilliği yapıyorum.Belediye Başkanımız ise merhum Abdülkadir Kocabaş.Bir müddet sonra başkanın rüşvet v.s gibi konulardan dolayı dedikoduları çoğaldı.CHP li meclis üyeleri olarak konumdan rahatsızlık duyduk ve güvensizlik önergesi vererek başkanlığın düşürülmesini kararlaştırdık.Bu kararımızdan önce CHP genel merkezine giderek keyfiyeti genel merkezle paylaşma ihtiyacını duyduk.Kendisiyle görüştüğümüz Genel merkezdeki yetkili bizi dinledikten sonra bana dönerek şunları söyledi:"Genç avukat ! seni anlıyorum.Ancak ayın 25 nci günü geldiği vakit CHP 'genel merkezinin Banka hesabına aylık 25.000.000(o zaman milyondu)TL para yatıran bir başka belediyemiz yok ki!".
Yani,bu başkan etraftan rüşvet toplasa da  paranın bir kısmını bize gönderiyor ya.
Bugün,aynı sistem yine caridir.Hakkında yolsuzluk suçlaması Bimer üzerinden yüzlerce,binlerce kez yapılmış Belediye başkanı halen görevde ise ben mutlaka,bunun bir yerlere düzenli bir para yatırdığı kanaatındayım.Türgevle fotoğraf çektiren başkanlarda arayalım.Kripto Fetöcüleri,15 Temmuz darbesinin başarılı olmadı anlaşılınca gece saat ikiden sonra  ve devam eden günlerde meydanlara çıkıp bağırırken selfi çekip bu resmi paylaşanlarda arayalım.

ŞEHİTLERİMİZİN ARDINDAN

Helikopter kazasında şehit düşen 13 rütbeli askerimizin cenazesi dün yapıldı.Tüm gazete haber başlıkları "Vatan sağolsun", "Sizleri unutmayacağız", "Kalbimizdesiniz" şeklinde basma kalıp klişe sözlerdi.Hepsi tribünlere söylenmiş sözler gibi geldi.Gerçekten içi yananlar kimler?Ateş düştüğü yeri yakar.Baba ocakları yanmıştı.Evet "Şehitler ölmez,vatan bölünmez" ama,vatan toprakları,ülke gelirleri,ülkenin en kıymetli değerleri birilerine peşkeş çekilip,satılırken,Kaymak tabaka en yüksek lüks içinde hayat sürerken,Irak ve Suriyede ölüme sürülen Mehmetçiklerimizin niçin öldükleri hususuda bir gün masada sorgulanacaktır."Kardeşim Esed"diyenler,"Okyanus ötesine selam" diyenler ,içeride olan hainleri,devlet kadrosuna kim yerleştirdi ve yüceltti.Bu basiretsizlik sonucu ülkenin sırlarının satışında sizlerin kusuru yokmuy du?Yoksa oradan da komisyon mu geliyordu.Paşayı FETÖ'den gözaltına al sonra terfi ettir.Tuğgeneral Gürsel Paşa'yı tutukla bir ay sonra tahliye et ve terfi ettir.Gerçek vatansever olan bu aslan parçalarına reva mı?Yanılmışım demek pek hafif kalmakta.Siyaset içindeki Fetöcüler temizlenmediği sürece bu şaibe devam edecektir.Allah Teala,ölüden diri,geceden gündüzü çıkartmaya kadirdir.Bu ülkeyi sahiplenecek samimi,mütevazi insanları mutlaka çıkartacaktır.

ALLAH'I BİLMEK İLMİ

Allah'ı bilmek, ancak batın tasfiyesi ile mümkün olur.Kalbi,Allah Teala'nın dışındaki her şeyden tasfiye etmek , O'na yaklaşmanın en önemli yolu  ve taatlerin faziletlisidir.Bu yüzden büyüklerin bütün amaçları kalbleri ve sırları ıslah etmektir.
Hafız der ki:
Pak ve safi ol, tabiat kuyusundan dışarı çık
Ki toprağa karışan bulanık su bir fayda vermez

İLİM TALEBİ

Hz.Musa (a.s) fazla ilim taleb etti.Hak Teala onu Hızır'a havale etti.Peygamberimiz (sav)ise daha talep etmeden ilmini artırması için dua etmesini öğretti.""Rabbim ilmimi artır"de.(Taha 114).O'nu kendisinden başkasına havale etmedi ki onun edep mektebinde "Eddebeni rabbi/Beni Rabbim terbiye etti"dersini ve Rabbim benim ilmimi artır "de, ifadesini okuduğu malum olsun.
Nebilerin ve velilerin ilimleri
Onların gönüllerinde kuşluk güneşi gibi parlar
Bir alim ki onun işini Hak öğretir
Onun ilmi ancak kamil-i mutlak olur.
İbrahim Herevi şöyle der:"Ben, Beyazıd Bestami(k.s)'un meclisindeydim.Birisi "Falanca, ilmini filandan almıştır"dedi.Bunun üzerine Beyazıd:"Zavallılar ilmi ölülerden almışlar, biz ise ilmi ölmeyen diriden aldık"dedi

HEVA VE HEVESE TABİ OLMANIN ALAMETLERİ

Büyüklerden birisi şöyle demiştir:"Heva ve hevese tabi olmanın alametlerinden birisi de nafile amellere yönelmede istekli ve süratli davranıp farzları gereği gibi yerine getirme konusunda tembellik göstermektir.." Allah'ın korudukları hariç halkın çoğunluğunun hali budur.Onların çok evrad, çok sayıda ağır nafile yaptığını, fakat bir farzı bile gereği gibi eda etmediğini görürsün.Onlar ancak usulü/asılları zayi ettikleri için maksadlara ulaşmaktan mahrum olmuşlardır.
Ebu Muhammed Murtaiş(r.h)'ın şöyle dediği hikaye olunur:"Defalarca tecrid üzere haccettim.Bir gece annem benden su istedi de kalkıp ona su vermek bana zor geldi.Bundan anladım ki nefsimin bana haccederken itaat etmesi , onunda bu işte hazzı olduğundandır.Çünkü nefsim fani olsaydı,şer'i bir hak olan annemin isteği ona zor gelmezdi."
Kişi mücerred amelle ancak abid olur.İlahi marifetler ve yüksek derecelere ulaşmak için mürşid-i kamile ihtiyaç vardır.Onun için büyükler Allah'a yakın kılınan kimselerin (mukarrebin) ve iyilerin sohbetine ermek için diyar diyar gezmişlerdir.

İSMİ AZAMIN BULUNDUĞU ÜÇ SURE

Ebu Ümame Bahili  (R.A) 'dan Nebi  (A.S)'IN şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir."Allah'ın ismi azamını şu üç surede arayın.Bakara,Ali İmran ve Taha.Ravi der ki "Bu üç surede müşterek olan ,"Allahu la ilahe illa hüve'l-hayyul kayyum"ifadesidir

1 Haziran 2017 Perşembe

KADER GEREĞİ OLAN ŞEYLER

Bir filmde kötü karakteri oynayan kişi gerçekten kötümüdür?Senaryo gereği kötü rolü oynamaktadır.ve yine senaryo gereği kötülerin sonu ölümdür.Film böyle biter.Filmlerde "Tecavüzcü Çoşkun" diye bilinen kişi ateşli bir futbol fanatiğidir.Belki hayatında,oynadığı filmdeki kötülüklere uyan tek bir kare dahi yoktur.Bu nedenle dünya hayatını  bir film telakki edersek,iyilerin iyiliği kimden,kötülerin kötülüğü kimden?Renkleri boyayan,şekilleri çizen Kim?Hangi babanın belinden,hangi ananın rahminden ,hangi iklimde ve memlekette dünyaya gelip ömür süreceğimize  karar veren kim?Geriye bize ait hiçbir şey kalmayan bu dünyada Gerçeğe erenler şöyle söylerler:
"HAFIZ ŞARAP BULAŞMIŞ BU HIRKAYI KENDİ KENDİNE GİYMEDİ
EY ETEĞİ TEMİZ ŞEYH MAZUR GÖR BİZİ"(Hafız Şirazi)

BEN NERE ÇIKAR YOLU BULMAK NERE(HAFIZ ŞİRAZİ)

BEN NERE ÇIKAR YOLU BULMAK NERE
ARADAKİ FARKA BAKIN NERDEN NERE
     SIKILDI GÖNLÜM ZAVİYEDEN RİYA HIRKASINDAN
     MUĞLARIN TAPINAĞI NERE SAF ŞARAP NERE
SALAH VE TAKVA İLE RİNTLİĞİN NE İLGİSİ VAR
VAAZ DİNLEMEK NERE REBAB NAĞMESİ NERE
     DÜŞMANLARIN GÖNLÜ DOSTUN YÜZÜNDEN NE ANLAR
     SÖNMÜŞ LAMBA NERE GÜNEŞ IŞIĞI NERE
GÖZÜMÜZÜN SÜRMESİ EŞİĞİNİN TOPRAĞIYKEN
NERE GİDELİM EMRET BU DERGAHTEN NERE
     ELMA ÇENEYE BAKMA,ÇÜNKÜ YOLDA KUYU VAR
     NERE GİDİYORSUN A GÖNÜL BU ACELEYLE NERE
HATIRASI HOŞ OLSUN GEÇTİ VUSLAT ZAMANI
NERE GİTTİ O NAZ O AZARLAMA NERE
     HAFIZ'DA HUZUR UYKU ARAMA ARKADAŞ
    HUZUR NEYİN NESİDİR SABIR NERE DÜŞER UYKU NERE

KULLUK KAPILARI

Allah'ı talep eden her bir gurubun izlediği bir kanun/şeriat, her kavmin gittiği bir yol vardır.
Kulluk sergisi abidlerin ayakları ile çiğnenmiştir.İçtihat/gayret sahası gayretli meşakket ehli kimselere mamurdur.Marifet sahiplerinin meclisleri ariflere lazım olan şeylerle ünsiyetlidir.Muhabbet ehlinin konakları vecd ehlinin hazır oldukları yerlerdir.Süluk ve vüsul makamlarının farklılığı sebebiyle Allah Teala'ya ravette farklılık gösterir.
Onlardan kimisi insanları kulluğun hakikatına fena kapısından çağırır
Onlardan kimisi onları kulluğu mülahaza/düşünme kapısından çağırır.Bu ise kendini aşağı ve muhtaç görmek,ubudiyyet makamının gerektirdiği şeyleri yapmaktır.
Kimisi onları Rahmani ahlakı mülahaza kapısından çağırır
Kimisi onları kahri ahlakı mülahaza kapısından çağırır.Kimiside onları ilahi ahlak kapısından çağırırBu en yüksek ve en yüce kapıdır.
Allah'a giden yollar mahlukatın nefesleri ve ilahi nefesler sayısıncadır." demişlerdir.Çünkü her mazharda Allah Teala tarafından devamlı var edilen yeni durumlar ilahi nefeslerdir.

ALLAH'A YÖNELENLERİN ALAMETİ


ALLAHA YÖNELENLERİN ALAMETİ üç haslette belli olur:
1-Kalbini Allah'ın sıfatları ve ahirete ait işleri tefekkürle meşgul eder
2-Dilini zikir ve şükür ile meşgul eder.
3-Ölüm gelene kadar gevşeklik göstermeden bedenini Allah yolunda hizmetle meşgul eder

UZUVLARIN TAATİ

İnsanın uzuvlarından her uzvun kendisine mahsus bir taati vardır.İnsan uzuvlarını kendi yerlerine yönlendirmez ve kendilerine uygun hizmetlerde kullanmazsa Allah Teala'nın gazabına maruz kalır.
Bostan da şöyle der:
Adamın biri çocuğun kulağını çekmiş
Ey şaşkın ve bedbaht adam demiş
Odun yarasın diye sana balta verdim
Mescidin  duvarını yık demedim
Dil, şükür ve hamd için yaratılmıştır
Allah'ı bilen , onu gıybet için kullanmaz
Kulak, Kur'an ve öğüdün güzergahıdır
İftira ve batıl şeyleri işitmeye çalışma
Gözler, Allah'ın kudretini görmeye yarar
Kardeşinin ve dostunun ayıplarına karşı onları yumman gerekir.

AK PARTİ NİÇİN BİTECEK

Adaletten ayrılan,zulüm yapan,heva ve heveslerinin peşinde kamu mallarına el uzatanların sonları hep böyle olur.hızlı bir şekilde tükenirler.Bir binanın meydana gelmesi yılları alır ama çöküşü birden olur.Bu ilahi kural bütün oluşumlar için geçerlidir.Adaletten ayrılınmadığı ve hevanın peşinde koşulmadığı sürece mülk nimeti devam eder.Sırf kamu emvalinden nemalanmak için Ankara'da oluşumlar bulunduğunu ifade edenler bundan rahatsızdır.En büyük rahatsızlık "Dindar"olduğunu söyleyenlerin bu işin içinde olmalarıdır.ve bunun neticesinde dine dil uzatılarak din zarar görmektedir.

BİDAT VE HEVANIN KAYNAĞI

Denilir ki:"Adem (a.s) ile Havva arasında, İblis ile de dünya arasında izdivac meydana gelince birinci evlilikten insan nev'i, ikincisinden  de heva maydana gelmiştir.Bütün batıl dinler  ve kötü ahlak bu hevanın tesiri ile meydana gelmiştir.
Yine denilir ki Bid'at ve hevanın zararı , günahın zararından daha fazladır.Çünkü günah işleyen yaptığının kötülüğünü bilir , istiğfar ve tevbe eder.Bidat ve heva ehli ise böyle değildir.
Bilesiniz ki "Her Firavun'un bir Musa'sı vardır." demişlerdir.Yani her batıl ehlinin ve fesad çıkaran kimse için bir hak ehli ve ıslah eder kemse vardır.Firavun küfür, yalancılık, zulüm ve türlü günahlarla yeryüzünde bozgunculuk yaptı .Musa (a.s) onun yaptıklarını iman,tasdik,adalet ve türlü taatlerle ıslah etti.Samiri de bu dinin berrak aynasını , kirli elleri ile yaptığı şeyle lekelemeye yeltendi.Musa (a.s) geldi ve onun yaptıklarını izale etti.Kıyamete kadar durum böyle gidecektir.

MALA NİÇİN "MAL" İSMİ VERİLMİŞTİR

Hz.Musa,kendi yokluğunda kavmini altın ve mücevherden yapılmış öküz putuna tapmasına sebeb olan Samiri'ye hitaben "Ya senin zorun nedir , ey Samiri"demiştir.Bu sorudan kastedilen şudur:Seni böyle yapmaya ,kavmin ziynetlerini toplayıp bunlardan özellikle bir buzağı heykeli yapmaya sevk eden nedir?Onların ellerindeki ziynetleri toplayıp kalblerini buna (buzağıya)meyl ettirdin?.Nitekim Hz.İsa (a.s)İsrailoğulların şöyle nasihat etmişti."Ey israiloğulları.İnsanın malı neredeyse gönlü o tarafa meyleder.Şu halde siz mallarınızı semaya bırakın ki gönülleriniz oraya yönelsin .Yani mallarınızı Allah uğruna tasadduk edin.Kendiniz bu dünyadan göçmeden önce mallarınızı ahiret yolun harcayın .Çünkü ahiret yurdu daha hayırlı ve daha yücedir.
Mal'a bu adın verilmesinin sebebi ,maksatlarına ulaşma ve ihtiyaçları giderme konusunda kalblerin bizzat ona meyletmesi sebebiyledir.
Mesnevi'de denir ki:
Dünya malı zayıf kuşların tuzağıdır
Ahiret mülkü , yüce kuşların tuzağı!
Şimdi siz, malın mülkün esirisiniz.
Mala sahip olan , mala esir olmayan kişidir.