"Alemde her şeyin dili vardır.Ama biz bu dilleri bilemediğimiz için bir takım şeylerle konuşamıyoruz.Masanında,kapınında duvarında,taşında hülasa her şeyin ,hayvanların,bitkilerin ,madenlerin dili olduğu belirtilir.Bizim baş kulağımız bunları duymaya ve anlamaya müsait değildir.Mekke'de murakabe halinde iken İbni Arabi'nin fütühat'ı Mekkiyyeyi yazdığı söylenir."Burada yazdıklaımın hepsi bana okutuldu.Bu kitapta yazdıklarımın hepsi Kabeyi tavaf esansında ,Haremi Şerifte oturduğum esnada Rabbimin bana yaptığı açıklamalardır.Vallahi bu kitabın bir noktası bile ,ilka-yı rabbani ve imla-yı ilahi olmadan yazılmamıştır.Bir 'Nur'geldi.Ben ona,bana sahip olduğun sırlarından bazılarını aç dediğim zaman bana;"Benimle tavaf et"dedi.Onunla yedi tavaf yaptık.Her bir tavafta bu kitabın bir bölümü okundu.Sonunda bu okunanları bir kağıda döktüm"diyen İbni Arabi,bu kitapların ilahi kaynaklarının ne olduğunu açıklamıştır.
Keza Mesnevi-i Şerifle alakalalı eserin önsözünde Mevlana Efendimiz Bu kitabın Allah'ın fıkhının özünün özünün özü olduğunu,ilahi ilham kaynaklı bulunduğunu müteaddit yerlerde bahsetmiştir.Bunda şaşılacak bir şey yoktur.Çünkü Allah Teala'yı duyanlar duyduklarını,izinle kağıda dökmüşlerdir.Buda bizim faidemizedir.
Keza Mesnevi-i Şerifle alakalalı eserin önsözünde Mevlana Efendimiz Bu kitabın Allah'ın fıkhının özünün özünün özü olduğunu,ilahi ilham kaynaklı bulunduğunu müteaddit yerlerde bahsetmiştir.Bunda şaşılacak bir şey yoktur.Çünkü Allah Teala'yı duyanlar duyduklarını,izinle kağıda dökmüşlerdir.Buda bizim faidemizedir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder