Bir çok
insanlar,astrolojiye düşkündür.Neredeyse günlük hayatlarını buna göre tanzim
ederler.Mısır firavunları zamanında sahirler,bu ilimle amel edip ülke
yöneticilire üzerinde etkileri mevcuttu.Gerçekten yıldız ve gezegenlerin
etkinliği bir hakikatmıdır ki bu kadar insan buna teveccüh eder.Hazreti
İbrahim’in yıldızlar,ay ve güneş ile alakalı olarak söylediği Enam 6/79
ayeti:“Ben kaybolanları sevmem”
ayetinden bunların müessir olmadığı anlaşılacaktır.ŞAKKUL KAMER olan
ay,Efendimizin bir işareti ile ikiye yarıldı.Müessir addettiğin şey,hariçteki bir işaretle nasıl yarılırsa
onun tesirinden bahsetmek abes olur.Tekvir suresi 81/1 “Güneş katlanıp dürüldüğü zaman” ayeti
güneşinde müessir olmadığının delilidir.Necm 53/1 :”Battığı zaman yıldızlara
andolsun”ayeti yıldızlarında kaybolacağına delil olup tabiat hadiselerinin
yıldızlardan kaynaklandığını iddia etmekte abestir.Hülasa:Yeryüzünde olan hayır
ve şerden yana hadiselerin yıldızların,ayın güneşin tesirinden kaynaklandığını
sananlar seyyarelerin varlığı,Hakkın tasarrufunun perdesidir.İnsanı öldüren ne
yıldızdır ne de yediği gıdadır.Yegane mutasarrıf olan Hak Tealadır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder