7 Mart 2016 Pazartesi

ÖLÜM SONRASINDA KARŞILACAŞAKLARIMIZ

Namaz,oruç,hac,zekat ve sadaka  gibi ibadetler,güzel sözler v.s yi düşündüğümüzde eğilip kalkma ve yere alnını koyma şeklinde gözlemlenen bu ibadetlerdan doğan ruhani zürriyatları(manevi karşılıkları)alemi berzahta ruhumuzu beklermiş.Kötü fiiller,günah ve isyanlar olan menhiyattan doğan manevi karşılıklarda alemi berzahta herbiri bir suret üzere sahiplerini beklerlermiş.Cenab-ı Pir Mevlna Efendimiz Fihi Ma Fih 18.nci faslında bundan bahseder:
"Nihayet bu amel namaz ve oruç değildir.ve onlar amelin suretidir.Amel manevi ve batındadır.Nihayet Devri Ademten ta devri Mustafa'ya kadar namaz ve oruç bu surette değildi.Halbuki amel mevcuttu..Binanaleyh bu suret amel değildir.Amel insanda bir manadır.Nitekim:"Onda amel etti"dersin.Halbuki orada amelin sureti yoktur.Onda ancak bir mana vardır.Ve keza "O adam filan şehirde amildir"derler.Surette bir şey görmezler.Ona taalluku olan a'mal vasıtasıyla "amil^derler.Bu amel halkın anladıkları şeyden başkadır.Onlar o ameli zahirden ibaret zannederler.Eğer münafık bu amelin suretini ifa ederse ona asla faidesi olmaz.Çünkü onda ma'na ve sıdk ve iman yoktur.İyi amellerden oluşan zürriyet seni oraya çağırır çabuk gel diye.Bu nedenle oradaki zürriyetlerini görenler bu dünyadan soğur ve oraya gitmek isteyerek ölümü istekle beklerler.Kafir olan nefs sahibi ise oradaki zürriyetlerinin vahşeti nedeniyle bu dünyadan oraya gitmekte büyük korku duyar ve gitmek istemez,dünyaya sıkı sıkıya yapışır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder