8 Mart 2016 Salı

KALBİMİZDEKİ GAM VE KEDERLERİN SEBEBLERİ


 Cenab-ı Pir Efendimiz Fihi ma fih nam esererinin 16 ncı faslında buyurmaktadır ki:”Gerçi Hak Teala hayır ve şerrin cezalarını ahirette vereceğini vaad buyurmuştur.Velakin onun nümunesi bir miktar dar-ı dünyada dahi dembedem  ve lemha-be-lemha zahir olur.Eğer bir kimsenin gönlünde meserret olursa o hal bir kimseyi mesrur etmesinin cezasıdır.ve eğer mağmum olursa bir kimseyi gamgin etmiştir.Bu manalar o alemdendir.Her kesin bu az ile çoğu anlaması için ruzi cezadan numunedir.Nitekim nümuneyi ambardan bir avuç gösterirler.Resulullah Efendimizin bir gece eli ağrıdı.Bu ağrının Cenab-ı Abbas’ın el ağrısının tesirinden olduğu ilham olundu.Zira onu esir edip diğer esirler ile birlikte elleri bağlanmıştı.Hz.Abbasın elinin bağlanması emri Hak olmakla beraber cezası da erişti.İşte sana arız olan bu kederler ve nahoşluklar yaptığın azar ve masiyetin tesiri olduğunu bilmen için böyle ceza olarak erişir.Gerçi ne yapmış olduğun tafsilatıyla hatırında değildir.velakin cezadan,bir hata yaptığını bil.O yaptığın kötümüdür,cehilden,gaflettenmidir veya bir kafire refakat ettiğin vakit sana günahlarımı kolaylaştırmıştır ki onun günah olduğunu bilmedin?Bunları bilmezsin.Cezaya nazar et ki ,ne kadar bast ve ne kadar kabzın vardır.Kabz masiyetin cezası.Bast taatın cezasıdır.Ancak,fiil ve ceza birbirine benzemez.Tıpkı çekirdeğin ağaca,meninin insana,nutfenin ekmeğe ,üzümün asma çubuğuna benzemediği gibi zahmetin ve baş ağrısının aslını bilmek zürdur.Çünkü Hüda,günahsızı incitmez.Bu nedenle işlediğin günahı bilemez isen çabucak zari et mağfiret et.Yüz kere secde et ki Ben suçu muayyen olarak bilmiyorum”de.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder