Cenab-ı Pir
Efendimiz Fihi ma fih nam esererinin 16 ncı faslında buyurmaktadır ki:”Gerçi
Hak Teala hayır ve şerrin cezalarını ahirette vereceğini vaad
buyurmuştur.Velakin onun nümunesi bir miktar dar-ı dünyada dahi dembedem ve lemha-be-lemha zahir olur.Eğer bir
kimsenin gönlünde meserret olursa o hal bir kimseyi mesrur etmesinin
cezasıdır.ve eğer mağmum olursa bir kimseyi gamgin etmiştir.Bu manalar o
alemdendir.Her kesin bu az ile çoğu anlaması için ruzi cezadan
numunedir.Nitekim nümuneyi ambardan bir avuç gösterirler.Resulullah Efendimizin
bir gece eli ağrıdı.Bu ağrının Cenab-ı Abbas’ın el ağrısının tesirinden olduğu
ilham olundu.Zira onu esir edip diğer esirler ile birlikte elleri
bağlanmıştı.Hz.Abbasın elinin bağlanması emri Hak olmakla beraber cezası da
erişti.İşte sana arız olan bu kederler ve nahoşluklar yaptığın azar ve
masiyetin tesiri olduğunu bilmen için böyle ceza olarak erişir.Gerçi ne yapmış
olduğun tafsilatıyla hatırında değildir.velakin cezadan,bir hata yaptığını
bil.O yaptığın kötümüdür,cehilden,gaflettenmidir veya bir kafire refakat
ettiğin vakit sana günahlarımı kolaylaştırmıştır ki onun günah olduğunu
bilmedin?Bunları bilmezsin.Cezaya nazar et ki ,ne kadar bast ve ne kadar kabzın
vardır.Kabz masiyetin cezası.Bast taatın cezasıdır.Ancak,fiil ve ceza birbirine
benzemez.Tıpkı çekirdeğin ağaca,meninin insana,nutfenin ekmeğe ,üzümün asma
çubuğuna benzemediği gibi zahmetin ve baş ağrısının aslını bilmek zürdur.Çünkü
Hüda,günahsızı incitmez.Bu nedenle işlediğin günahı bilemez isen çabucak zari
et mağfiret et.Yüz kere secde et ki Ben suçu muayyen olarak bilmiyorum”de.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder