3 Mart 2016 Perşembe

FİKRİN KABULÜ MÜNAKAŞASI

Bir fikrin kabulü hususunda iki insan arasındaki soru cevaplar uzadıkça uzar.Çünkü  her görüşte;bir miktar doğruluk payı vardır.Bu uzayan münazarayı ,şüphe -cevap bahsini AŞK-I HAKİKİ ortadan kaldırır.Çünkü muhabbet,kişinin içinde şüpheyi silen tesirli bir kimyadır.Aşk hangi kalbe girerse o kalpte bulunan yabancı duyguları süpürüp dışarı atar.Din konusunda,Kadercilerle Cebirciler,kendi haklılıklarını ispat için ayetten ve  hadisten bir çok delilleri kıyamete dek getirirler.Kıyamete kadar  yetmiş iki millet,kendi görüşlerinin hidayet yolu olduğunu iddia ederek yaşarlar.Bu itikatta kendi akıllarının hükmü baş rol oynar.Kendi akıllarıyla tevil yaparlar.Kendilerini ehli sünnet ve cemaattan addederler.İlmi Kelam ehli dahi,delalette olan yetmiş iki milletin delilleri karşısında onları susturamamıştır.Kalbe gelen bu tür şüphe ve vehimleri ancak aşkı ilahi keser.Bu nedenle ilahi aşkı avlamana yardımcı olacak bir avcıdan bu avlanmayı öğren ki delaletten azade olasın.Züleyha'nın Hz.Yusuf'a karşı olan aşkı hususunda herkes onu bir şekilde kınamakta idi."Bir vezir karısı adi bir köleye nasıl meyleder?"Vaktaki Hz.Yusuf'u gördüler,kalplerinde olan tüm kötü düşünceler kayboldu ve "Meğer Züleyha'nın hakkı varmış"dediler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder