Mevlana Efendimiz,Evliyayın huzurunda olmak,ona yakın olmanın faideleri ile alakalı olarak
"Evliyanın derununda nakd olarak(hazır)yüz kıyamet vardır.En aşağı olanı ona yakın olanda mestlik gözükür. "buyurmuşlardır.Çünkü,kıyamet günü gök ile yer, değişirse; evliya huzurunda insanın ahvali de değişir.Kıyamet günü vuku bulan dehşetin etkisi ile insanların kalplerindeki masiva duygusu nasıl silinirse,Evliya huzurunda olan kimsenin kalbinden de masiva duygusu silinir.Ahval değişimi budur.Bu nedenle yükünü(nefsi ve ruhani kuvvetlerini)bir evliya huzuruna götüren ve ona tabi olan kimse Allah'la oturan(Allah'ın celisi)olur.Hadisi kutsi:"Ben,beni zikredenle beraber oturucuyum.Hadis-i şerif'te ifade edilen "zikreden"tabiri,lisanen ve kalben "Allah"diye her zikreden kişi değil ancak,Hakk'da fani olan imnsan-ı Kamilin zikridir.Nitekim Mevlana Efendimiz Mesnevi-i şerifte :""Allah'ı çokça zikrediniz"emrine ittiba,her evbaşın(ayaktakımı,terbiyesiz) ve erzel(rezil) kimsenin işi değildir.Ve "Rabbine rücu et "-(Fecr 89/27)-hitabı dahi her ipsiz,sapsız,kalleş kimsenin ayağına vaki değildir"buyurulmuştur.
"Evliyanın derununda nakd olarak(hazır)yüz kıyamet vardır.En aşağı olanı ona yakın olanda mestlik gözükür. "buyurmuşlardır.Çünkü,kıyamet günü gök ile yer, değişirse; evliya huzurunda insanın ahvali de değişir.Kıyamet günü vuku bulan dehşetin etkisi ile insanların kalplerindeki masiva duygusu nasıl silinirse,Evliya huzurunda olan kimsenin kalbinden de masiva duygusu silinir.Ahval değişimi budur.Bu nedenle yükünü(nefsi ve ruhani kuvvetlerini)bir evliya huzuruna götüren ve ona tabi olan kimse Allah'la oturan(Allah'ın celisi)olur.Hadisi kutsi:"Ben,beni zikredenle beraber oturucuyum.Hadis-i şerif'te ifade edilen "zikreden"tabiri,lisanen ve kalben "Allah"diye her zikreden kişi değil ancak,Hakk'da fani olan imnsan-ı Kamilin zikridir.Nitekim Mevlana Efendimiz Mesnevi-i şerifte :""Allah'ı çokça zikrediniz"emrine ittiba,her evbaşın(ayaktakımı,terbiyesiz) ve erzel(rezil) kimsenin işi değildir.Ve "Rabbine rücu et "-(Fecr 89/27)-hitabı dahi her ipsiz,sapsız,kalleş kimsenin ayağına vaki değildir"buyurulmuştur.
Mucize(Asa,deniz,şakkul kamer) cansız olan eşya üzerine tesir gösterdi.Şayet canlı olan cana (ruha)tesir ederse gizli bir rabıta oluşur ki ruhi safinin mucize sahibine bir incizabı(çekişi)zuhura gelir."Nazar-ı Evliya"bu olsa gerektir.Hakikatta Mucize ve keramet,cansız eşyaya değil,canlı olan insanadır.Onun ruhunun uyanması içindir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder