İbrâhîm bin Edhem (ö. 161/778 [?]) kaddesallâhu sırrahu’l-azîz yüz altmış bir
(161) Salı Lazkiye kurbunda (yakınında), sâhilde, Cebele nâm (adlı) medînede (şehirde)
rıhlet (öldü) ve onda defn olunmuştur. Ve kabri ziyâretgâhtır.
İbrâhîm bin Yessâr’dan menkûldür ki; İbrâhîm bin Edhem’e sülûk ve tecrîdine
bâis ne oldu (yâni İbrâhîm bin Edhem’in tasavvuf yoluna girişinin sebebi neydi) diye suâl
eylediğimde
“Sana evlâ (uygun) olan, bu suâlin teğayyürüdür (değiştirilmesidir yâni başka
soru sor)” deyip söylemek istemedi. Lâkin ben ilhâh (ısrâr) etmemle nihâyet müsâde
edip:
“Ben melûk-i Horasan’dan idim ve sayd ü şekkârı (avlanmayı) severdim”DİYEREK MEŞHUR OLAN HİKAYESİNİ ANLATTI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder