9 Ocak 2017 Pazartesi

"KURTARIN BENİ TANRIDAN"HALLAC-I MANSUR

Bir dost anlatıyor
Hallacı Bağdat’ın el-Hatice semtinin pazarında gördüm.Ağlıyor ve halka yalvarıyordu:”Ey insanlar beni Tanrı’dan kurtarın!Ey insanlar beni Tanrı’dan kurtarın!Ey insanlar beni Tanrı’dan kurtarın! Çünkü O, beni benden aldı ve beni bana geri vermiyor ve gücüm bu hali kaldırmaya yetmiyor ve ben ayrılıktan ,O’nun huzurunda olmamaktan  ve O’ndan mahrum kalmaktan korkuyorum.Vay o kimsenin haline ki, huzurunda bulunduktan sonra kısmen ayrılık olsun ve Bir olduktan sonra ayrı düşsün!
Hallac’ın etrafına toplanan halk  da ağlıyordu, Hallac da.bu hal Attab camiinin önüne kadar devam etti. Hallac caminin kapısının önüne gelince durdu ve konuşmaya başladı. Söylediklerinin bir kısmı anlaşılıyor, bir kısmının mahiyeti anlaşılmıyordu. Anlaşılabilenler şunlardı:
“Ey insanlar gerçi O’nun yarattıkları ile konuşması lütfundandır. O, onları terbiye etmek için , onlar görünmekte ve tekrar saklanmaktadır.O, kendini zaman zaman aşikar kılmasa herkes inançsız olurdu ve O, kendini perdelemese, herkes yoldan çıkardı. Bunun için O, bu hallerin hiçbirini devamlı kılmıyor. Benim halim ise başkadır!O, hiçbir an kendini benden saklamıyor, Öyle ki benim insanlığım O’nun Tanrılığında kaybolana kadar  ve benim bedenim O’nun varlığının nurunda eriyip yok olana kadar , ben hiçbir an huzur bulamıyorum. Şimdi benim ne cevherim ne de izim, ne suretim ne de bilgim var!”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder