8 Haziran 2018 Cuma

İSTEYİPTE GERÇEKLEŞMEYEN ÜÇ ŞEY

Hassa Söğüt beldesinde yaşamış merhum Mehmet Ali Hoca efendinin bir sözünü dervişlerinden biri aktarmıştı:Üç şeyi çok istedim ama Hak teala nasip etmedi:Birincisi,büyük kulplu kazanlar içinde pişirilmiş yemekleri insanlara dağıtmak.İkincisi:Suriye ile aramızdaki sınır kaldırılıp insanların kolayca Hacc ibadetini yapabilmesi .Üçüncüsüde kadınlardaki açık giyinmenin yasaklanması."
Hoca Efendinin birinci arzusu maddi imkanla alakalı idi.İkincisi Devletler bazında halledilecek bir mesele idi.Kıyafet ise yine devleti ilgilendirse de kişilerin inancıyla alakalı olduğu için,devlet yasalarla bunu ne derecede gerçekleştirebilir bilinemez.

MİZAN KAVRAMI

Mizan'ın sözlük anlamı:"Terazi,ölçü ve tartı aleti"
Mizan'ın dini ıstılah anlamı:Mahşerde herkesin amellerini tartmağa mahsus bir adalet ölçüsüdür(Enbiya 47.Karia 6-9)Mizan kelimesi hem "ölçü" hem de "ölçü aleti"anlamına glemektedir.Mizan denkleştirmenin yapıldığı alettir.
Allah'ın yarattığı mizan, bir kanuniyete göre yaratılmıştır:"Göğü yükseltmiş, mizanı koymuştur.Sakın mizanda "haksızlık ve taşkınlık yapmayın."Tartıyı adaletle tutun-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.(Rahman 7-9)
Mizanın bozulmaması,adaletin inşa edilip korunması ana bir görev ve sorumluluk olarak insanların omuzlarına yüklenmiştir.
"Kitabı ve mizanı hak olarak indiren Allah'dır"(Şura 17).Bundan anlamaktayız ki insan hayatını kitapla birlikte indirilen mizana göre tanzim etmesi gereklidir.
Ailede, toplumda, siyasette, tüm beşeri ilişkilerde , sevgi ve saygıda, kin ve nefrette ifratın yaşanmasının sebebi , mizanın ve adaletin bozulmasıdır."Hz.Muhammed (sav):Sevdiğini ölçülü sev; gün gelir düşman olabilirsin.Sevmediğini de ölçülü sevme, gün gelir dost olabilirsin."

İKTİDARLARIN , YÖNETENLERİN SORUMLULUĞU

İktidarların, yönetimlerin,yöneticilerin ana görev ve sorumluluğu , Allah7ın koyduğu mizanı korumak, kıst ve adaleti tüm insanlar için hakim kılmaktır.Kur'an ve sünnetin öngördüğü mizan,kıst ve adalet , partilere, mezheplere, dinlere, cemaatlara, vakıflara, STK 'lara ve "bizden olan ve olmayan'a"göre değişmez, değişmemelidir.
İnancımıza göre Tüm insanların hakkını, hukukunu koruyacak temel değerleri, birincil,ana değerleri insan nefsinden, heva-hevesinden bağımsız olacak tarz ancak Allah ortaya koyabilir.Dünyevi olanlar bu otoriteyi İnsan olarak kabul ettiklerinden seküler düşünce ürünleri hayata hakim edildiğinde yaşanan hayat ile insan fıtratı çatışmaktadır.Hem bireysel hem toplumsal bunalım meydana gelemektedir.
izanın bozulması, adaletin bozulmasına, o da toplumların ifsadına ve helakine sebebiyet vermektedir.

TÜRKİYE İÇİN BUGÜN GEREKENLER

Geçmişe takılıp kalmak , bugün için yapılabilecek en büyük hatadır. Bugün Türkiye, kötülükleri iyilikle uzaklaştırabilmeyi öncelemelidir. Bugün Türkiye, kendisini öldürmek isteyen kardeşlerine karşı Hz.Yusuf gibi davranmalı ; Yusuf gibi; "Bugün size karşı sorgulama-kınama yoktur." diyebilmelidir.Bugün , basiret ve feraset sahibi olma zamanıdır. Bugün birr ve takva konusunda yardımlaşma , konuşma ve dayanışma içinde olma zamanıdır.

7 Haziran 2018 Perşembe

VELİ İSMİ

İsmi Veli , sureti Hz.Ali (KERREMÜLLAHİ VECHE )HAZRETLERİDİR.Veli demek mutasarrıf ve Rabb demektir.İsmi Veli zuhura gelse Ali ruhhaniyesiyle zuhur eder.Bu sebebden:
"Küntü ya Ali me'a'l-enbiya'i sırran ve sırtü ma'i cehran"(Ey Ali, sen peygamberlerle sır olarak benimle açık olarak beraberdin)
"Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik-Meryem 50)
Hazret-i  Ali Efendimizin sureti Rabb Teala mazhar-ı tammıdır.
"Huliktu ene ve Aliyyun min nurinvahidin"(Ben ve Ali bir nurdan yaratıldık)
Niçin kendi suretini müşahede etmedi Ali suretinde müşahede etti?
Cevap:Fahri alem Rabb Teala mazhar-ı tammıdır.Lakin ism-i Rabb kendi suretinde müşahede eylemekten Ali suretinde müşahede eylemek ekmeldir.Zira mirat de müşahede eylemek ziyade evzahdır(açıktır,aşikardır).Bu azim bir sırdır,eğer açıklanırsa kan dökülmesine sebeb olur. .Hz.Ali (K.V) hazretlerinin bedeni suretinden Rabb Teala hazretleri birleşti, dahil oldu, suretlendi demek doğru değildir.Hz.Ali sureti, Rabb tealanın mazharı tammıdır.

KIYAMETİN BÖLÜMLERİ

Kıyamet öldükten sonra ebedi hayata yeniden dirilmektir.
Birincisi , tabi ölümden sonra, dünyadaki yaşayışına göre berzah hayatına dirilmedir.B hususta Efendimiz (sav)"Nasıl yaşarsanız öyle ölür  ve nasıl ölürseniz öyle haşrolursunuz"buyurmuştur.Bu küçük kıyamettir."Ölen kişinin kıyameti kopmuştur"hadisi şerifi buna işaret eder.
İkincisi , iradi(ihtiyari)ölümden sonra kalbi kudsi ile hayat bulmaktır.Şö sözde olduğu gibi "İhtiyari ölümle öl de , tabii olarak diril".Bu da, orta kıyamettir.Buna işaret eden ayet(Enam 122)dir:"Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar içinde bir ışık verdiğimiz kimse.. gibi olur mu?"
Üçüncüsü , o da fenafillahtan sonra bekabillaha dirilmektir.Bu da büyük kıyamettir.Buna ilişkin ayet:"Feiza caeti'ttammehul-kübra(En büyük felaket (kıyamet)geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar)(Naziat 34)

ADALET KAVRAMI

Adalet kavramının sözlükteki anlamı:İnsaflı ve doğru olmak, doğru davranmak, zulmetmemek, eşit olmak, eşit tutmak, her şeye hakkını vermek, düzeltmek, mutedil olmak, her şey yerli yerinde yapmak, istikamet ve hakkaniyet" manasındadır.
Adalet kavramının ıstılahı/dini terim olarak anlamı :İfrat ve tefrit arasında orta yolu takip etmek ,hak yol üzere dosdoğru olmak , dinen haram kılınan şeyleri terk etmek, farzları yapmak, içi ve dışı,özü,sözü,fiil ve davranışları eşit olmak, haklıya hakkını, haksıza cezasını vermek, suç ve cezada eşit davranmak,şirk küfür,nifak ve zulmü terk etmek anlamına gelmektedir.
ADALET kevramı Kur'an da:
1-Fidye(Bakara 48)
2-Kıymet,denk,eşit (Maide 95)
3-Şir koşmak (Enam 1)
4-Haktan sapmak (Neml 60)
5-Düzeltmek, ölçülü bir biçim vermek(İftitar 6/7)
6-Tevhid (nahl 90)
7-Karakter bütünlüğü (Maide 95,106, Talak 2) anlamlarında kullanılmaktadır.
Kur'an hayatın her sahasında, tüm işlerde adaletin hakim olmasını, adalet üzerine davranılıp,hareket edilmesini emretmektedir.Kuranda adalet kavramının geçtiği ayetlerin ana konuları aşağıdaki şekilde tasnif edebiliriz:
Sözde/konuşmada/uslupta Adalet(Araf 159,Enam 152)
Hükümde/Yargılamada/Şahitlikte Adalet(Nisa 58,Maide 8,9,42)Hucurat 9,Nisa 135,Talak 2,3)
Aile içinde Adalet:(Nisa 2,3,127,129)
Ticari ilişkilerde Adalet:(Bakara 282,Enam 152,Hud 84-88,Şuada 177-191,İsra 14-39)
İlahi adalet/Ahiret Adaleti :(Yunus 47,54,Enbiya 47, Araf 8,9, Müminun 102,103, Karia 6-11)
Kurana göre adaletin uygulanmasında karşılaşılan engeller, temel faktörler şunlardır:
Yakınları Kayırma (Nisa 135,Enam 152)
Heva ve hevese uyma(Nisa 135,Şura 15, Sad 26)
Kin ve öfke duyma (Maide 8)
Din ve inanç farkı (Mümtehine 8,9)
Korku ,
Ahireti Unutma (sad 26)

ALLAH'I BİLENİN BİLGİSİ

İnsanlar, Allah'ı bilen ve bilmeyen diye iki guruba ayrılırlar.Bilenin bilgisi de , manevi keşif ve görüşe bağlıdır.Bilmeyenlerin elde ettikleri ise , düşünce ve fikir yoluyla çıkardıkları sonuçlardır ki bu tür bilgiler onlara zarardan başka bir şey vermedi.Onların ticareti kendilerine yarar sağlamadı.Onlar gerçek bilgiye ulaşamazlar.Bu nedenle onlar, kendilerinin sandıkları mülklerinden yoksun kaldılar."Onların amelleri ıssız çöllerdeki serap gibidir.."'Nur 24/39)

6 Haziran 2018 Çarşamba

Dîdemiz Giryân Sînemiz Sûzân - Uşşak ilahi



Nutuk : Abdurrahman Sâmî Saruhânî (kuddise sırruh)
Beste : Belirsiz
Makam : Uşşak
Usul : Sofyan

Dîdemiz giryân sînemiz sûzân
Rûhumuz hayrân Halvetîleriz

      Cismimiz büryân derdimiz dermân
      Aşkımız burhân Celvetîleriz

Sırr ile seyrân şevk ile devrân
Ederiz her ân Kâdirîleriz

       Mahremiz zâre bülbülüz yâre
       Hârız ağyâre Rıfâîleriz

Bizdedir halvet yâr ile ülfet
Bulmuşuz vuslat Dussûkîleriz

       Zikrimiz esmâ fikr-i müsemmâ
       Seyr-i "ev ednâ" Bedevîleriz

Hakk'ı çün bulduk nûr ile dolduk
Aşkla yoğrulduk Şâzelîleriz

      Ölmeden öldük sonra dirildik
      Uçmağa girdik Mevlevîleriz

"Hayy" ü "Bâkî"yiz dost müştâkıyız
Aşka sâkîyiz Nakşîleriz biz

      Bizdedir "Âdem" İse'bni Meryem
     Hem "ism-i a'zam" Bayrâmîleriz

On iki seyrân ideriz her ân
Ma'nâda sultân Vefâîleriz

     Âşık-ı cânân mahrem-i irfân
     Fakr ile pinhân Bektâşîleriz

Vahdete vâkıf kesreti sârif
Kenz-i ma'ârif Şa'bânîleriz

     SÂMÎ ko halkı ara bul Hakk'ı
    Yoludur aşkı Uşşâkîleriz

ALLAH MI SÖYLETİYOR

Cumhurbaşkanı söylüyor:"Eğer bir gün milletimiz TAMAM derse biz kenara çekiliriz".Bunu Başbakan Binali Yıldırım Ağrı'da dile getiriyor.Kalabalığa sesleniyor:TAMAM MI?.Kalabalık cevabın nereye gittiğini bilmeden TAMAMM diyor.Sahnedeki Başbakan'da bu cevaptan memnuşmuşcasına gülüyor.Ne söyleyen manasını biliyor ne de cevaplıyan.Ama ortaya bir TAMAM lafzı çıkıyor.

VARİS-İ MUHAMMEDİ OLAN ZEVATIN ALAMETLERİ

Maneviyat sahasıda hakikatla sahtenin karışabileceği bir saha olduğunu unutmamamız gerekir.Zira,"kerameti kendinden menkul" diye tarif edilen zevatlar her devirde var olmuştur.Varisi Muihammedi olanlar dünyaya itibar etmedikleri için siyasetten uzak kalmışlardır.Güç sahiplerinin ne yanında ne de sofrasında bulunmuşlardır.İnanç dünyamızın bir farklı boyutunu teşkil eden tekke ve tarikatlar 1925 yılında bir kanunla seddolunmuştur(kapatılmıştır).ancak bu kapatma bir çare değldir.Bu sefer tüm yer yüzü tekke olmuştur.Devlet bu sahayı yasaklayacağına içeriğini denetleme ve kontrol vazifesini icra etse daha iyi olabilirdi.Ancak takdiri ilahi böyle tecelli etmiştir.Zira görmekte idik ki,bu müesseseler son zamanlarında yozlaşmadan nasibini almıştır.Evlada terk gibi uygulamalar zamanla bu makamların ehil olmayanlar tarafından işgaline sebeb olmuştur.Bugün ise Ortada maneviyattan bahseden kimseler hususunda ölçümüz ne olmalıdır.Yahut varisi Muhammedi arayışımızda elimizdeki alametler ne olmalıdır? diye sual olunabilir.
Mürşid-i Kamil olmak kesbi değil,vehbidir.Hakk Teala'nın lütfudur.Çok ibadet,az uyku,az yeme,az kelam,çok zikir gibi ibadetle ve şeriatın emirlerine tabi olmayla mümkün değildir.Zira bu hal mürşit olmayan abidlerde dahi bulunur.Mürşidi hakiki ve varis-i Muhammedi olan zevatın alameti budur ki:şer'i -envere mülazemetle beraber meclisinde ona mukabil oldukta avam-ı nas olanın kalbinde bulunan havatır, yani, eşgali dünyeviyye zail olur veyahut azalırsa  ve havas-ı nas olanın istiğrakı ziyadelenir ise Varis-i Muhammedi odur., ona tabi olmak gereklidir.

ŞİT PEYGAMBER

İbrani lisanında Şit, Tanrı vergisi demektir.Türleri ve içerikleri farklı olan ikram ve hediyelerin anahtarı Hz.Şit'in elindedir.Allah Teala'nın Hz.Adem'e bağışladığı ilk hediye Şit'dir. İnsan türünden yaratılan son kişi Şit'in izini takip eder ve Şit'in sırlarını taşır.Ondan sonra insan türünden kimse doğmaz.Bu nedenle doğacak son çocuktur.Bu çocuk Çin'de dünyaya gelecek ve Çince konuşacaktır.Bundan sonra erkek ve kadınlarda kısırlık başlar.Gebelik mümkün olmaz.
Son doğan çocuk halkı Allah'a davet eder; ancak itaat eden kimse çıkmaz.Allah onu ve ona tabi olanların canlarını alınca geri kalanlar hayvanlar gibi olurlar.Helal ve haramı bilmezler.Akıl ve ilahi kurallardan uzaklaşarak doğanın hükmüne uyarlar, nefislerinin şehvetleri ile meşgulken , kıyamet onların üzerine kopar

5 Haziran 2018 Salı

KADER SIRRINI BİLENLER

Kader sırrını bilenler iki kısımdır.Birincisi kader sırrını yüzeysel ve özet olarak bilir.Diğeri ise derin ve ayrıntılı olarak bilir.Ancak ayrıntılı olarak bilen, özet olarak bilenden üstündür.Çünkü kaderi ayrıntılı olarak bilen kul, bu bilgisini ya Allah indindeki bilgiden yani Allah'ın ezeli bilgisinde kayıtlı olan kendi ayanı sabitesinden ya da doğrudan Allah'dan alır.Böyle olunca kulun ilahi keşf sayesinde öğrendiği bilgi , Allah'ın bilgisinin aynı olur.Çünkü bilgi aynı kaynaktan alınmıştır.
İlahi keşf:Allah tarafından ilham edilen bulugu/buluş.
Kul tarafından bilinen o bilgi, kendisi için takdir edilmiş bir hayr bir ihsandır.Bu ihsanda o keşf sahibi kulun ayanı sabitesinde kayıtlıdır.İşte bütün bunları Allah kuluna göstermiştir.Ancak kul, edindiği bu bilgileri nasıl öğrendiğini bilemez.Çünkü bu bilgiler doğrudan Zat'dan gelir ve gelen bilginin herhangi bir sureti yoktur
Sonradan edinilen bilgiler , aslında allah'ın kadim olan bilgisine bağlıdır.Ancak tevhid bilgisine sahip olmayanlar , edindikleri bilgileri Allah'a bağlamazlar ve dolayısıyla bu bilgilerden O'nu tenzih ederler.Yani onlar Allah'ın ilmini değil kendi ilimlerini ortaya koyarlar.Bu da aklına dayanarak hareket edenler için en doğru yoldur.İşte bu sebeble onlar; keşif ve şühud sahibi olan tahkik ehli Tanrı erlerinden ayrılmış olur

4 Haziran 2018 Pazartesi

ORUÇ KİME FARZDIR

Oruç hazreti İnsan'a farzdır.Kalp kıran, can yakan henüz hayvanlık makamından çıkmadığı için ona farz değildir.Oruç tutan sırf merhamet olur.

KURANDA MENSUH YOKTUR

Mana ehli "Kur'an da mensuh yoktur" derler.Ayetin bir zahiri manası birde batındaki manası vardır.Zahirdeki manası mensuh olsa daha batındaki manası ebediyyen mevcuttur.

Musevi, hıristiyan, hindu, budist ve koreli namaz kılıyorlar

HACI BAYRAM VELİ'DEN

Didar görmeyen yoktur.Cümle halk , didar görürler.Lakin cühela, bihaber olduklarından didar görmüyorlar ve görmez derler.Cehilleri kendilerine hicab olur.Halbuki didara hicab yoktur.Meselü; padişah tebdilen çıksa tanıyan hangi surette ise tanır, bilmeyen tanımaz.Hatta bilen bir Adem, bilmeyen bir Ademe;"Padişah buradan şimdi geçti, gördün mü?" dese "görmedim,diye cevap verir ve yemin dahi eder.
Hacı Bayram Veli hazretlerinin dahi "Şarın kenarından didar görünür" demesi ,yani harici suverden olursa eniyyetiyle görürsün.Zira didarı görmekte kesret vardır Rai,Mer'i, Ruyet tekessürü iledir.Mer'i olan didar;zat, sıfat, ef'aldir.Şar kenaresi olan efal , evvel müşahede olunur.Badehu sıfat ve sıfatdan sonra zat görünür
Hüviyet ise ayn-ı şar olduğundan anda görmek yoktur.

RESULULLAH EFENDİMİZİN "ESTAĞFİRULLAH " DEMESİ

Efendimiz (sav) dedi ki:"Şüphesiz kalbime gayn(perde) gelir.Ben de günde 70 defa "Estağfirullah" derim.Bir rivayette ise 100 defa
Fayn'dan murad Makam-ı Muhammedidir.Yani, Allah'dan günde 100 defa örtmesini dilerim.Çünkü, bilmeyen bu makama muttali olmasın.Nazara'nın İsa (a.s) ,Yahudilerin ,Üzeyir (a.s) hakkında iddia ettikleri gibi, benim hakkımda da iddiaya kalkışmasınlar
(Onlar peygamberlerini ilah kabul etmişler.Bunu önlemek gerekir)

KURAN DÖRT İLİM ÜZRE NAZİL OLMUŞTUR

Kur'an dört ilim üzerine nazil olmuştur.
İlmi Şeriat,İlmi Tarikat,İlmi Marifet,İlmi Hakikat
Amel ve ahkama dair olana İlmi Şeriat denir.Ahlak ve ahvale dair olana ilm-i Tarikat denir.Hakk'ın esma ve sıfatına dair olana ilmi Marifet,Hakayıkı ilahiye ve esrarı Muhammediye dair olana ilmi Hakikat denir.İşte Urefaya sıfatıyyun denir ki bunlar sırf esma görür,müsemmayı bihakkın görüp bilemez.Muhakkikune Zatiyyun denir ki bunlar müsemmadan gayrisini görmez.Yani esma ve sıfat kuyudatıyla mukayyed değillerdir.

SEÇİM VAADLERİ

Fetö ihtilal teşebbüsü arkasındaki tutuklamalar,ihraçlar v.s ortamındaki yazılar takip edilirse bu işin sonu neye varır diye bir tahminde bulunmuştuk:Bir ders verme,gözdağı amaçlı olarak "ibadet kesimi" içinde kalan cemaat mensuplarının muhatap oldukları mağduriyetler için mutlaka toplumsal bir barışma adına "af" hadisesinin gündeme getirileceğini belirtmiştik.Bugün Bahçeli'ye ifade ettirilen bu teklif aslında Tayyip Erdoğan'ın isteğidir.Ancak bir seneryo dahilinde dile getirilip zamanlaması yapılmaktadır.
Yine seçime yönelik olarakta Türkiyedeki il sayısının 100 'e çıkartılması.Necib Sultan efendimiz zaten bu konuyu 6/7 yıl evvel belirtmişti."İl sayısını 100'e çıkartacaklar" buyurmuştu.Şüphesiz mana erenleri asla boş ve hevasından konuşmazlar.ancak tahakkuk için gerekli zamana tahammül gereklidir.

APOLETLER SÖKME

Başkan adayı Muharrem ince'nin soy ismine uygun olmayan bir söylem tarzı.Paşa, o apoletleri lütufla  takmadı ki.Hz.Peygamber'in ordusunda  ter döke döke o makama ulaştı.Anayasa'da kendisine Başkomutan görevi verilmiş birisini alkışlamak ta normaldır.Hangi sözü alkışladı araştırmadan,Tayyib düşmanlığı üzerine kurulu bir çıkış kişilere ve ülkeye hiçbir şey kazandırmaz.Proğram iftar proğramı.Konuşan Başkomutan.Konuşulan konu Hakk ise bunu tasvip etmek niçin suç olsun.Sözler vardır.İnsanın zamirindekileri(içinde gizli olanları) deşifre eder.ve kişi bu sözden dolayı siyaseten batar.İnancımıza asla dokunulmamalı.Kutsalımız içinde Askeriyede vardır.

SEÇİLMİŞLER ,MAKAM SAHİPLERİ NASIL BOZULUYOR

Seçilmişleri, makam sahiplerini bozan şey Hediye ile başlar.Cenabı Peygamber :"Hediye, hediye olduğu müddetçe alınız.O namda dininizden, ahlakınızdan bir şey fedası için rüşvet haline dönünce reddediniz" buyurmuştur.
Basit hediyelerle başlıyan ilişki bilahere katlanarak ve artarak gider.Ortaklıklara ulaşır.Makam sahibi,"Ben veriyorum","Ben yapıyorum" diyerek Firavunlaşır.Basit hediye görüntüsü altında vücuduna giren haram lokma ,hırs ve şehvet ateşlerini büyütür.

HARAM EDİLENLERİN BATIN MANALARI

Bakara 173 ayetinde Ölü/leş,kan, domuz eti Allah'dan başkası adına kesilen hayvan etiharam kılınmıştır.Ayetin zahir manası dışında bakın manalarıda vardır.
Meyyite/ölü=Cife-i dünyadır.Hak'dan alıkoyan her şey dünyadır.Yoksa içinde bulunduğumuz bu kürre murad değildir.
Kan/Dem=Şehevatı nefsaniyyedir.
Domuz eti/lahmı hınzır=Hevayı nefsaniyyedir.
Allah'ın isminin gayrısıyla kesilen=İhlassız Allah için yapılmayan taatı bedeniyye ve hayerat-ı maliyyedir.

KAZANCIN HELAL VE TEMİZ OLANI

Bakara suresi172 ayetinde Size verdiğimiz rızkların temiz olanını yiyiniz buyurulmuştur.Helal ile Tıyb(temiz) arasında fark vardır.Dinine, bedenine, edebine mazarratı olmayan şeye helal denir.Tıyb, helalin üstündedir.Onun içni Peygamberlere ve müminlerin havassına Hak teala Tıyb ile emreder.Tıyp yiyen kimse Rezzakın gayrisini görmez.O vakit tam şükür tahakkuk eder.O vakit Allah'ın nimetlerini layıkıyla bilir.

LOKMA'NIN SONUÇLARI

Bakara 168 ve 169 ayeti:İnsanın yer yüzünde bulunan şeylerden  helal ve temiz olanları yemeyi ve şeytana tabi olmamayı emreder.Ruhumuzun bineği olan vücudumuzutakviye ve sağlamlığı için helal lokma tavsiye edilmiş.Alın teriyle meşru şekildekazanmak tavsiye olunmuştur.Haram lokma zahirdenekadar tatlı olsa da içinde birkatil vardır.Haram lokmadan kuvvet bulan bir vücud ,Hakk'a ibadette halavet bulmaz.Aciz insana tapınmak sevdası gelir.Şefkat , merhamet hissi kalkar.İlmiilahisahibi olamaz.Aşk venezahat hissinden mahrum olup kaba bir hayvan derekesine düşer.Bu nedenle İslamlda, başkasına zararına olan kazanç zem edilmiştir.Şeytan rızkın temini hususundada telkinatta bulunarak insanı yoldan çıkartır.Çünkü, haram kazanca meylettirdiği zaman, bu kazanç o vücudda aşkı yok eder.Allah'ın hududu dışına çıkartarak hayasızlığı telkin eder.Zalime yardımcı yapar.Din kardeşini hasım yapar..Hudud dışına çıktığında Allah hakkında hatır ve hayale gelmedik şeyleri söylemeyi telkin eder 

ALLAHDAN GAYRISINI SEVMEK

Muhabbet iki kısımdır:Nefiste hasıl olan muhabbete "şehvet",ruhta hasıl olan muhabbete "aşk" demir
Sıatı insaniyeden hevayi nefsi emmaredeki muhabbet:Bu Hakk7ın gayrısını sevmeğe.
Biri de Hak'dan olan muhabbet  ki:Allah'ı sevmeğe.
Muhabbeti ilahiyye hangikalbe karargah kurarsa onun gayrısını yakar, çıkarır.Çünkü alemi vahdet, ortak kabul etmez.Müminlerin muhabbeti ; muhabbetinefsaniye ve faniye olmayıp muhabbeti bakıyedir.

3 Haziran 2018 Pazar

HER ŞEY DEĞİŞİYOR

Bu saat itibarı ile oy sayımı bitmese de Fener kongresinde Ali Koç'un ipi göğüsleyeceği belli oldu.20 yıllık başkanlığında sona gelen Aziz Yıldırım stadı terk etti.Halbuki bilmesi gerekir di ki:KÜLLİ ŞEY'İN FAN ve yebga vechü rabüke zül celali vel ikram"Her şey sonludur.Daim olan Sadece Allah'dır".20 yıllık iktidarların yıkılışını seyrettik.Ancak dün eski kralı alkışlayanlar bugün yaşasın yeni kral diyorlar.Alkışcılar daima var olacaktır.Kralları bu alkış sarhoş etmektedir.Dünyevi birliktelik geçicidir.Uhrevi birliktelik daimidir.
2023 Müceddid geliş tarihidir.Yahut ortaya çıkış tarihidir.Bu tarihe kadar baş döndürücü tecellileri izleyeceğiz. 

MEVCUDATIN HAKİKATI

Görünen suver-i  mevcudata bakma.Zira bu mevcudat , hruf-ı suriyyedir.Kevnde suverin(suretlerin) fiilleri yoktur.
Ey Salik . Sen hakikata bak, Bu görünen mevcudat, şunun gibidir:Bir hamam kubbesi altında biri söyler, kubbede de biri söyler.Halbuki kubbede söyleyen var mı?yoktur.Bir kaç kişi söylerse , kubbede de bir kaç kişi söyler.Görünen halk da , kubbede olan sada gibidir.Zira kubbede olan sada, hamamda söyleyenindir.Suverde de görünen fiil, fiil-i Hak'tır,gayri değildir

ZİKRİ DAİMİ

Zikri daim Haccül Ekberdir."Fe eynema tüvellu fesemme vechullah"(Nereye dönerseniz Allah'ın veçhi oradadır)Bakara 2/115.mucibince zikridaimi ardınca Allah, Allah, Allah diye gder.Gönül bağa,bahçeye, haneye gider, zikridaimi ,her nereye teveccüh ederse "vechullah" olduğunu , gönlün ardınca tasdik eder.Onun için zikri daim Haccül ekber ve cihadı ekberdir.
Tevhide boyanan , dünya ve ahiret makbulü olur.Zikri hafi ve zikri cehri ile zikri daimi mümkün olmazve kalb zakir olmaz.
Ehlitarik derler ki;zikri cehri ede ede kalbi uyanır.Bunun aslı yoktur.Zikri daimi, zikri kalbi ile olur.Zaten vücud zakirdir.Zikir, bir kerre saat gibi kuruldu mu bir daha durmaz.Yani, mürşidin önüne oturup  ve mürşit bir kere zikri kurdu mu , bir daha durmaz.Resululah (sav) buyurmuştur:Cenabı Hak iki nimeti verdi mi bir daha geri almaz.Biri, zikri daimi, bir kere kurdumu bir daha Cenab-ı Hak durdurmaz.Biri de hicab, Cenab-ı Hak bazı kullarından onu re etti mi(kaldırdı mı) bir daha muhtecib etmez(perdelemez).
Utanma pedesi yırtılmışların hali bundandır.Siyasetçinin gözümüzün içine baka baka yalan söylemesinin nedeni haya perdesinin yırtılmasıdır.

EN ZOR İŞ

Allah Teala bize en zor iş olan marifetini(bilinmekliğini) mecbur tutmuştur. Allah Tealanın marifeti(bilinmekliği) zor gelmemesi için , bize afak ve enfüse nazar etmemizi haber verdi.
"Senurihim ayatina fil afaki ve fi enfüsühim hatta yetebeyyene lehüm ennehül hakk(Onlara ayetlerimizi afakta ve enfüslerinde göstereceğiz.Ta ki, onlara Hak tebeyyün eder)Fussilet 41/53)
Her şeyin hikmeti , enfüs ve afaka bakmakla bilinir.Devletin işine baktığımızda onu, hevasına tabi olan herkesin elinde buluruz.Onların işleri ifrattadır.Kuvvet, yalnız yüce güçlü Allah'ındır.

ŞERİAT, TARİAKT VE hAKİKAT İNDİNDE HADES HALLERİ

Hades üçtür.
1-Hades-i Şeriat
2-Hades-i Tarikat
3-Hades-i Hakikat
bunların herbirleri dahi küçük /büyük olmak üzere iki kısımdır.
Şeriattaki büyük hades;Cünüblük,hayız,nifas v benzeri haller.Şeriattaki küçük hades ise ;abdestsizliktir.
Tarikattaki büyük hades; dünya sevgisi,Tarikattak küçük hades ise ;ahiret sevgisidir.
Hakikattaki büyük hades;Taayyünata (görünenlere) bakmak.Hakikattaki küçük hades ise;Esma ve Sıatı şuhut etmektir

METHETMEK BAĞIMLILIKMIDIR?

Şüphesiz, sevmek övmeyi gerektirir.Ancak  nefsin sevmesi vardır.Kalbin sevmesi vardır.Sır'ın sevmesi vardır.Nefsin sevmesindeki medh(övme) bağımlılık değildir.Riya'
nın karışımıdır.Bugün siyaset sahnesindeki lider övmelerini bu şekilde algılamak gereklidir.Menfeata dayalı bir ilişkideki övme ziyadesiyle sırıtkan ve yakışıksızdır.Nefsin sevmesi aklın ayağını  bağladığından,bu övmelerdeki gülünçlüğü dahi kişiler farkedemezler.

AKAİD'İN MANASI

Aka'id, "Düğümlemek" manasındaki akd kökünden türemiş bulunan akide kelimesinin çoğuludur.Aynı kökten üretilen  ve "iman" ile eş anlamlı olarak kullanılan i'tikad ise "düğüm atılmışçasına bağlamak, bir şeye gönülden inanmak,gönülden benimsemek " demektir.Bu durumda akide "gönülden bağlanılan şey" anlamına gelir;bir terim olarak da "inanılması zaruri olan ilke" diye de tarif edilebilir.Buna göre aka'id:İslam dininin temel kaideleri , inanılması zaruri hükümleri" manasına gelir.Bu temel kaidelerden bahseden ilme de akaid ilmi denir.Konusu Amentü de ifadesini bulan iman esaslarıdır.

NAMAZLAR

Akşam namazı Hazret-i İsa (a.s)'dan kalmıştır
İkindi namazı Yunus peygamberden kalmıştır.Balık macerasından kurtulması bir İkindi zamanına rastlamışve derhal şükranlarını Tanrı'ya arz etmiştir.
Öğle namazı Hazret-i İbrahim'den kalmıştır.Evyadı yerine bir koç kurban edilmesi kendisine keşf ile ihsan edildikten sonra bu namazı kılmıştır.
Sabah namazı Hazret-i Adem'den kalmıştır.O Seylan Adası'na , yani dünya hayatının eşiğine ayak bastığı vakit bir gece geçirmiş ve sabah aydınlanırken ibadette bulunmuştur.
Salat-ı Vitr'i ilk defa Efendimiz (sav) miracdan avdetinde kılmıştır
Yatsı namazı ,Hazret-i Musa'dan kalmıştır ve Firavunun takibinden kaçtığı gece kılmıştır.

İMTİHAN SUALLERİ

BAKARA 155 AYETİ.
Sizi, size anlatmak için elbette biraz imtihan edeceğiz.Müptela olacaksınız.İmtihan sualleri şunlardır:Biraz KORKU,Mal EKSİKLİĞİ,biraz CANINIZLA,semerat Noksanlığı
Korku suali:Dinini, seciye-insanini muhafaza hususunda , ahlak ve namusunu vikaye içinhiçbir şeyden çekinmeyecek.Ancak Havfullah.
Açlık Suali:Dinini, şerefini,faziletini, vicdanını, emanetullah olan insanlığı satmayacak, o uğurda icabederse aç kalacak.
Emval noksanlığı suali:Dininin, milletinin, hukukunun muhafazası uğrunda her şeyi feda etmesi, yahut onu muhafaza edeceği zaman bir çok maddihuzuzutanıdan ferağat etmesi , malım naksanlanır mı diye düşünmemesi!
Can suali:Hukukullahı, hukuk-ı Muhammedi'yi muhafaza hususunda , o uğurda ferağat.
Semerat suali:Mahsulat manası tahsil edildikten sonra şecerei insanın semeresi olan evladdır.Çocukları insanlığa faydalı olabilecek şekilde yetiştirmek için çalışmak,güzel ahlakla ahlaklanması için gayret sarfetmek,ölüm geldiği vakit Hakk'a döndü diye sabr etmek.
İştebunlara göğüs gerenlere "Sabirin"diye Hak Teala rütbe veriyor  ve Habibine onlara müjde verdiriyor.
En kıymetli maden:ahlak-ı insani cevherinin madenidir.Cenabı Hakk bu mücevher madeninin işletilmesinin ve çıkartılmasının imtiyazını bela ve ibtila müessesesine vermiştir.Bunların misallerini Kuran da bir çok peygamberinin neşekilde belayı karşıladıklarını ve o vasıta ile cevheri nasıl çıkarttıklarını beyan buyurmuştur.Ve ne şekilde taltif edildikleri zikredilmiştir.Kimisine "Ni'mel abdü",kimisine "abden şekura"denilmiştir.
Ruhda gizlenmiş madenin cevheri :Şükür, sabırdır
Nefiste gizlenmiş madenin cevheri:Ufak bir şeye tahammül etmeyerek isyandır.

İNSANLARI BİTİREN SÖZLER

Siyaset sahnesinde insanları bitiren sözler ve hareketler vardır.Birisi seçim zamanı çıkar:Baş örtüsü için bir metrelik bez kelamını kullanır tepetaklak gider.İnsan olması hasebiyle geçmişte HakTeala'nın imtihan olarak tek başına iktidar imkanı verdiği şahsiyetler oldu.Menderes,Özal ve Erdoğan.Menderesla alakalı olarak "Benorduyu , astsubaylarla idare ederim" sözünün akabindebitişin hızlandığı belirtilir.Bu sözü ihtilalden bir kaç gün önce geldiği İskenderun'da söylemiştir.Erdoğanla alakalı olarak sizce hangi sözleri bitişine neden oldu diye sorulacak olursa hakikatını Allah Teala bilir .Ancak,kalbimizi derinden yaralayan bir sözü :"Tekke'ye mürit aramıyoruz" lafıdır.Sözler vardır kılıç yarasından beterdir.Çünkü gayretullah'a dokunduğunun farkına bile varmaz.İlahi tokat ensesine indiği vakit çöküşü kimse durduramaz.Daha fazla baskı,korku ve şiddet ancak çöküşü roketler.Hak'tan ve halktan özür dilemek akla dahi gelmez.

NİMETİN TAMAMLANMASI

İmam Ali Kerremallahü Veche Hazretleri:"Tamam-ı nimet;İslam üzerine ölmektir"buyurmuştur.

YAKLAŞAN VAKİT

2023 Müceddidin gelme vakti.İşaretleri arzda ve semadaki tebeddülat(değişimler).Bu zamana kadar ülkemizde baş döndürücü gelişmeler olacağı ifade buyurulmakta.Siyaset sahnesinde Meral hanımın bayağı etkin olacağı gözükmektedir.Seçimikazansa da işi zor çünkü hazine tamtakır,borç ortada.Seçimi AK Partikazansa da sorunlar olduğu gibi ortada.Zira 18 ay varken süresinin bitmesine alel acele seçim gündeme girdi.Amerika, Avrupa , İngiltere kimi istiyor?Erdoğan'ı .Niçin ? Nefsani zaafiyeti onu kullanmaları  için bir fırsat.Murad-ı İlahi nedir? onu bilmek müşkül olan bir husus.Ancak,ülkemiz müslümanlarının 100 yıldır çektiği çilenin biteceğini Azizim ifade buyurdular.
Peki 500 milyar Dolar borç nasıl ödenecek:Çok kolay!.Başa gelen  evvela ülkenin soyularak yurt dışına çıkartılan paralarını getirtecek.Sen Hakk'ın rızasına talip olursan yer altındaki zenginlikler yeryüzüne fışkıracak.EhliBeytten Haydar Baş efendi belirtiyor:Gümüşhanedeki altın madeni ülkeye 400 yıl yeter.   

İNSANLARIN VE TOPLUMLARIN KIBLELERİ

Bakara suresi 148 ayet:"Ner ümmetin, her şahsın istidadına münasip bir kıblesi vardır. oraya çevirir.(Allah onun yüzünü o tarafa çevirir).
Buayet insanın afakının ve enfüssünün kıblelerine işaret etmektedir.
Bedeninkıblesi=Beş duyunun lezzet aldığı şeylerdir.
NefsinKıblesi=Dünya süsü, ref'at, hırs, tefahur(öğünme), tekebbür
Kalbin kıblesi=Ahiretnimetleri, dereceleri
RuhunKıblesi=Kurbet, şevk, muhabbet
Sırrın Kıblesi=Tevhid, marifet,keşfi ulumü maani ve esrar
Bunların hepsi kıblelerine teveccühde birbirlerine tazyik ederler.Feyz-iRabbaniye sığınacak kıblenizi Hakk'a teveccüh ettirirseniz, O hepsinin güzeli olan kıbleyedöndrür.
Ve bedenin kıblesini;Kabe'ye
Nefsin kini;Taat ve ubudiyete
Kalbin kıblesini;Sıdk u ihlasa, iman u ikan  ve ihsana
Ruhun kıblesini;teslime, rızaya, sabra
Sırrın kıblesini ; fenafillaha, bekabillaha döndürtür.
Müminin zahirdekıblesi "Seytül muazzama".Hakikatta kıblesi"Hakikatü Muhammediyye",Sırran kıblesi "Allü Azimüşşan"dır.
Metli Sultan'ın dervişlerinden birisi namaz için yönünü Sultan'ın bulunduğu şehrinistikametine döndürürmüş.Sorarmış:Sultan nerede?cevap verirlermiş :Ilgın'da Hemen yönünü o tarafa dönderip namaza dururmuş.

2 Haziran 2018 Cumartesi

GÜVENİLMEK ÜZERİNE

GÜVENİLMEK SEVİLMEKTEN DAHA İYİDİR"DENİR.Eğer birini kandırmayı başardıysan sakın onun aptal olduğunu düşünme.Onun hatası sana gereğinden fazla güvenmesidir".Paulo Cello :"En güvendiğiniz ve değer verdiğiniz insanın yarattığı hayal kırıklığını affetseniz bile asla unutamazsınız.Değer verdiğinizin yaraları kalıcıdır."
Bir insanı öldürmek asla kabul edilemez.ancak bir insanı arkadan vurarak öldürmek adiliktir.Çirkinliğin en büyüğüdür.Çünkü burada kalleşlik vardır,kandırma vardır,aldatma vardır.
1990 yıllarda "... ... "isimli hukukçu bir arkadaşımız İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ihale komisyonunda bulunuyordu.Dolmuş hat ihalesinden tutunda diğer ihalelerdeki rüşvet ve komisyonları anlattığında küçük dilimizi yutmuş, asla toz konduramamıştık.Güvendiklerimizin bu durumuna.Sevdiklerimize yakıştıramamıştık.Sonuç ne oldu?Ülke bir güven bunalımında.Devletin bekası denilerek suskun kalınmamalı.Mülkün sahibi Allah ise Hak Teala mülkünü,dinini, samimi kullarını  korur.Susmak tasvip etmekle eş değer anlamına geldiğinde yardım olarak algılanır ve Hak Teala asla kabul etmez. 
HAZRETİ PİR MEVLANA EFENDİMİZ BUYURMUŞLAR:
Yalan söyleyenlere üzülme can!
Doğruysan zarar gördüm deme
Bilki iyiler mutlaka kazanır

GÜVENMEK ÜZERİNE İKİ ÖRNEK

iNSANIN İNSANA GÜVENMESİ,dEVLETİN İNSANINA GÜVENMESİ HUSUSUNDA İKİ ÖRNEK.İkisi de bir Hırıstiyan ülkesine ait.Bunu nasıl sağladılar denirse sebebi çoklu olabilir.Ancak örnekleri sağlam olduğu için bu temin edilmiştir.
ALMANYA'dan birinci örnek:(Ali ÇOŞKUN-Eski sanayi bakanı)
Almanyada staj yapan Ali Çoşkun,ekonomik imkanlar nedeniyle bir ailenin pansiyonunda kalır.Karı koca, bir  akşam Ali Coşkun’u 7 yaşlarındaki oğullarının yaş günü kutlamasına davet eder.Kutlamaya katılan Ali Coşkun eli boş gitmiştir.Çocuğu sever ve Küçük çocuğa mutlaka bir hediye almak istediğini belirterek Ne istersin? Diye sorar.Anne –Baba  başlangıçta hediye hususunu kabul etmek istemezler ama ısrar üzerine küçük çocuk oyuncak araba ister.Ali Coşkun :”Peki yarın alırım”der.Ertesi gün işten çıktığında hediye alacağı mağazanın kapandığını görür ve hediyeyi alamaz.Sabahleyin ev sahibi bayan kapısına bir paketle not bırakmıştır:”Ali Bey !  dün oğlumuz hediye için sizi bekledi.Ancak gelemediniz.Hediye alamadığınızı düşünerek erkenden bir oyuncak araba aldım.Eğer siz ayrıca hediye almışsanız benim aldığım oyuncağı mağazaya iade edin.iade fişi paketin içindedir.Eğer hediye alamamışsanız lütfen benim aldığım hediye paketini oğluma getirin ve ödediğim 14.95 Markı bana ödeyin”.Bu not üzerine hediye hadisesi halledilir ve Kadın Ali Coşkun’a söyle der:Ali bey siz iyi insansınız.Hediye almak hususunda siz ısrar ettiniz.Çocuğum size güvenmişti.Eğer bu hediye getirilmese çocuğum insanlara olan güvenini kaybedecekti.Buna müsaade edemeyiz.
İkinci örnek HOLLAN'dadan.(Dr.Sinan Kavasoğlu-Özel Keçiören hastahanesi KBB uzmanı)
Hollanda da dört Türk arkadaş trenle yolculuk yapmakta idik.Kompartımanda iki Hollandalı genç var idi. Fazladan oturacak yer olmasına rağmen iki genç ayakta yolculuk yapmakta idiler.Biz, oturmaları için ısrar ettikse de oturmadılar.Sebebini sorduğumuzda :Biz ayakta yolculuk yapacaklara mahsus ucuz bilet aldık.oturmamamız gerekir”dediler
Bu iki örnekte,ekonomik olarak zirve olan bu iki hırıstiyan ülke bunu nasıl temin etti?Dinleri mi bunu emrediyor(yani dindarlıklarından mı?Yoksa eğitimlerinden mi?



EZANDAKİ TEKRARLAR

Ezan-ı Şerif'in başında dört kez "ALLAHÜ EKBER"denilir.
Malumdur ki Cenab-ı Hakk7ın ilahi tecellileri üçtür.
Birincisi "Tecelli-i Asar-ı Cemali (Cenab-ı Hakk'ın cemalinin (lütuf, ihsan ve güzelliğinin) eserlerinde görülmesi,
İkincisi "Tecelli-i Sıfat-ı Celali (cENABI hAKKI'IN CELALİNİN(AZAMET VE YÜCELİĞİNİN) SIATLARINDA GÖRÜNMESİ)
Üçüncüsü "Tecelli-i Zat-ı Kemali (Cenab-ı Hakk7ın kemali'nin (olgunluk ve mükemmellik) zatında görünmesi.
İlahi tecelliler esas itibarıyla iki kısımdır biri Celal tecellileri diğeri Cemal tecellileri; fakat makbul olan ise "celal içre cemali,cemal içre celali"görmeye çalışmak.Yani her iki tecelliyi tek nazarda şühud etmektir ki işte Tecelli-i Kemal noktası budur.Bu sebeble Niyazi Mısri hazretleri "Veli arif celal içre cemalini görür daim,Bu haristanın içinde ana gülzarolur peyda" buyurmuştur.
Ezan-ı Şerifte iki kez "EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH"zikr olunması birisi insanlara ve birisi cinnilere davete şümulu olduğuna delildir.
Ezanın sonundaki iki defa "ALLAHÜ EKBER"tekrarından birisi Hazret-i Gaybiyye,diğeri Hazret-i Şehadet'e işarettir.Hazretül Gayb, hazreti Şehadetten büyüktür demektir.

1 Haziran 2018 Cuma

FAİZ HUSUSUNDA CUM'A HUTBESİ

Bu haftaki cum'a hutbesinin konusu Faiz idi.Merkez Bankası faiz silahını çekip "Allah Allah "nidalarıyla Dolar çıkışına saldırırken, Devletin bir kurumu olan Diyanet'in de üzerin düşeni yapması gerekli idi.Faiz'in haramlığından,faizle artırılmış bir malın mutlaka nihayetinde azalacağından bahsetdi ancak bankalardaki faiz hususuna mesele kendisini aştığı için bahsetmedi..Cami kapılarını para toplama merkezi haline getiren,şerefli din hizmetlerini yürüten kadroları para toplamak için el açtıran bir teşkilat, bu konuya ilgisiz kalmadı."Kat kat " kazanmanın haramlığından sahsederken %10 oranındaki kar payını meşru gördüğü anlamını çıkardım."Diniküm dinarün"Para dindir" anlayışını temsil eden din görevlileri,fakirin,miskinin hakkı olan Sadaka/Zekat/fitre paralarını gayet rahat kendi vakıflarına, yahut yurtlarındaki öğrencilere sarfedilmek üzere üzere talep etmektedirler.Bu nedenle,camiye gelen insanımız nasıl olsa buralara veriyoruz diyerek gerçek hak sahiplerine ulaşmayı ikinci plana atmaktadırlar.
İmar Bankasında batan Diyanet vakfına ait paranın akıbetini maalesef kimse sormadı.Nasılsa sağmal inek gibi karşılıksız bir şekilde para akışı yapılmaktadır.
Hükümet şunu açıklıyabilir:Sadakanızı,zekatınızı ve fitrenizi devlete getirin bu kaynak ihtiyaç sahiplerine sarfedilecektir"şeklindeki cesaret , buraya kadar henüz gelmedi.Ama bir bakarsınız bu hakikat olabilir.Devletin zekat,sadaka ve fitre gelirinın olması aslında laikliğe de aykırı değildir.Bu husustaki KHK 'ya kimsenin karşı çıkacağını sanmıyorum.

KAMUİHALE KANUNUNDAN HIRSIZ ARAMA OYUNU

16 YIL yüzdoksan iki aya denk gelir.Kamu ihale yasasında 16 sene içinde yapılan değişiklik 186 kez imiş.Romalı bir düşünür Cornelius (MS 56-117) derki :Devlet ne kadar yolsuz ise kanun sayısı o kadar fazladır",
Devletten zengin olmanın yolu Kamu ihalelerinden geçtiğini büyüyen şirketlerden gördük.Süreç içinde bu yasadaki değişiklikler bir sorunu gidermek için değil, bir maksadı gerçekleştirmek amacıyla yapılmıştır.Yasadaki değişikliklere peşinen bu gözle bakarak ihale alanlar etüd edildiğinde yasadan hırsız arama oyununu başlatmış oluruz.B işin en kestirme yolu NEREDEN BULDUN YASASI.ve akabinde GAYRİMEŞRU KAZANCA EL KOYMAK olmalıdır.Bir anlamda devletin malı devlete dönmelidir.Fetö soruşturmasında el konulan emval nasıl halkın malı idiyse tekrar halka dönmüş oldu.

HAREMİ ŞERİFTE BİR MECZUBUN FERYADI

Bir meczup harem-i Şerifte Cenab-ı Hakk7a münacaat ediyordu:
"İlahi! Beni af buyur.Beni tahkir etme. Beni bırakma. Senden başka elimi tutan bulunmaz
İsten beni lütuf ile çağır, istersen beni kov!Başım senin eşiğinden başka yer bilmez.
Allah'ım ! Bilirsin ki ben acizim, biçareyim. Nefsi emarenin elinde zebunum. Nefsim pek azgındır.Aklım onun dizginini çekemiyor. Nefis ile , şeytan ile kim başa çıkabiliyor.Karıncalar, kaplanlarla cenk edebilir mi?
Yolundan giden erler hürmetine , bana da yol ver. Beni düşmanlardan sen sakla.
İlahi , Zat-ı Uluhiyyetin hürmetine, İlahi eşi, menendi olmıyana sıfatın hürmetine, Arafatta "Lebbeyk"çağıran hacılar hürmetine, Medinede yatan Hazret-i Muhammed (a.s) hürmetine, yiğitlerin tekbirleri hürmetine, düşmanı kadın sayan gaziler hürmetine, temiz ihtiyarların ibadetleri hürmetine, doğrulukla yetişen gençler hürmetine , feryadımıza Sen yetiş; bize son nefeste bire iki demekten Sen sakla!.
Umarım ki; kendilerini gece gündüz taate verenler bizim gibi tatsızlara şefeat buyururlar.
Yarabbi!Temizler hakkı için bizi bulaşıklıktan uzak tut! Eğer bilmeyerek bir kusur yaptık ise , bizi mazur gör.
İbadetten beli iki kat olan , bununla beraber günahtan utanarak gözleri ayaklarına bakan ihtiyarlar hürmetine gözümü saadet yüzüne bakmaktan, dilimi şehade t getirmekten menetme!Yakin çerağını yoluma tut! Kötülük yapmaktan elimi kısalt! Görülmeye yaramıyan şeylerden gözümü çevir! Şeriatça makbul olmayan şeyler yapmak için bana kudret verme!
Ben senin aşkına tutulmuş bir zerreyim, hakirim, varlığım ve yokluğum müsavidir.Senin lütfun Güneş'inden bana bir tel ışık ver; görenler beni o ışık içinde görsünler.
Yarabbi asi kullarına bak.Bakılacak, acınacak onlardır.Sen padişahsın biz gedayız.Senin bize iltifatın kafidir.
Yarab bana ceza verecek isen adaletine görever.Ameline göre verecek olursan inlerim, ağlarım, vadin böyle değildi  diey feryad ederim.
Ya Rab! beni hakaretle kapıdan kovma.Çünkü benim başka kapıy yoktur.
Kapından cehaletle bir kaç gün ayrıldımsa , nadim oldum.Şimdi geldim, yüzüme kapıyı kapama.
Yaptığım murdarlıktan dolayı acz ile başımı eğmekten başka özrüm yoktur.
Allahım ! Sen zenginsin, ben fakirim.Bana günahımdan dolayı ceza verme.Adrettir, zenginler,fakirlere acırlar.
Zaaf halimden dolayı ağlasam da yeri vardır.Çünkü zayıf isem de Efendim kavidir.
Ya Rabbi ! Gafletle Elestü Bezmi'ndeki ahdimi unuttum.Ne yapayım böyle oldu.Gayret eli kazaya ne yapabilir?
Bizim tedbirimizin elinden ne gelir?.İşte bu nokta, bize kusurumuzdan dolayı özür olarak kafidir
İlahi , ben ne yaptımsa Sen yıktın.Efendiye karşı kulun elinden ne gelir?
İlahi, ben Senin hükmünden baş çekmiyorum.Fakat iraden ne ise o oluyor.

TOHUMLAR NE ÇIKACAK

Ak Parti kesintisiz 16 yıldan beri iktidarda.Bu süre içinde hangi tohumu ekmişlerse,geçen zaman içinde o tohum toprak altından yahut insanımızın gönlünde çatlayarak meydana çıkacak.Bu ya çicçek ve meyve olacak yahutta diken olacak.Tohum ekerken istenildiği kadar ağızdan güzel,süslü tarifler çıksın.Hiç önemli değil.Tohum çatlayarak içindeki meydana çıktığında anlıyacağız:Bu kadar zaman içinde yapılan Hakk'ı memnun etti mi? etmedi mi?
Hiçbir şekilde falana, filana kusur bulmayalım.Niyetler asıl olmakla,nihayetinde niyetlere uygun olarak tohumun içindekiler tecelli edecektir

HİLE İLE HALKIN MALININ YİYENLERİN ŞEYTANA LANET OKUMASI

Birisi hilekarlık ile halkın malını yedi.Sonra meclisden veya sofradan kalkınca şeytana lanet savurdu.Şeytan hemenkarşısına çıktı:"Senin gibi ahmak görmedim " dedi."Mademki benimle barışıksın.Her sözümü dinliyorsun, o halde niçin bana lanet ediyorsun?"

GÖNÜL SAHİPLERİ

Gönül sahipleri ellerini kendi iradeleriyle kaldırmıyorlar. Belki göze görünmeyen bir el,gizli ipi çekiyor.
Hayır kapısı, taht kapısı açıktır.Fakat herkes iyi işe kadir değildir.
Padişahın dergahına ,padişahın fermanı olmadan girilmediği gibi, iyi iş de Allah'ın iradesi olmadıkça yapılamaz.
Kaza anahtarı kimsenin elinde değildir. Kadir-i Mutlak ancak Cenabı hakk'dır.
Şu halde ey doğru yola koşan kimse , sakın taat, ibadet ediyorum diye Cenab-ı Hakk7a karşı nazlanma; kendine paye verme. Belki sana Tevfik , inayet buyurduğundan dolayı Cenab-ı Hakka minnetdar ol. Cenab-ı Hakk seni yaratırken sana güzel huuylar vermiş olduğundan kötülük yapamıyorsun. Çünkü iyi huydan kötü iş gelmez.
Arıdan bal hasıl eden, yılandan zehir yaratan Allahdır.Senin mülkünü, saltanatını viran etmek isterse , evela senin elinle halkı perişan eder. Eğer sana ihsan ve lütuf buyurursa, senin elinle halka rahat ve saadet eriştirir.
Doğru yola gidiyorum diye kibirlenme! Çünkü senin elinden tuttular da kalktın.
Dinlersen söz faydalıdır:Yola gitmekte devam edersen erenlere erişirsin!Sana yol verirlerse bir makama erişirsin! Orada sana izaz ve ikram ile ziyafet çekilir.

ÖNCEKİLERİN YAPTIKLARI

Gıybete alışmış dillerimiz,hep geçmişin dedikodusunu yapar."Bu ülkede Atatürk şunu yaptı bunu yaptı, Tek partiiktidarında İnönü şunu yaptı bunu yaptı" v.s  gibi.Bakara suresi 134 ayet demektedir ki :"O ümmet geldi geçti.Bu geliş gidişinde kazanmış olduğu hasenat veseyyiat veamellerinden hasıl olan manevi kazançları kendilerinedir.Onların kazanmış oldukları ne imanlarından size bir fayda vardır, ne de küfr ü tuğyanlarından bir mazarrat vardır.Herkesin kazancı kendinedir.Onların işledikleri seyyiatlarından siz muahezeolunmazsınız.Biz bunları , sizi mahzı irşad venasihat olsun diye beyan ettik.İsterseniz kafir olun, isterseniz mümin."
Bunedenle Atatürk7ün hatalarından sevaplarından, CHP nin hatalarından sevaplarından bahsederek hiç kimse gfazilet iddiasına girmemelidir.

TESLİMİYET GEREKLİDİR

Din yolunda teslimiyet gereklidir."İZ KALE LEHU RABBÜHU ESLİM KALE ESLEMTÜ LİRABBİL ALEMİN"İbrahim'e rabbisi , teslim ol demişki.Yani kendinden soyun, her şeyin benim ilekaim ve benim aşkım ile daim olduğunutat ve öylece münkad ol, öylece kulluk et.O da bütün zerratı kainatta sıfat-ı Hakk'ı görerek alemlerin Rabbisine öylece teslim oldum dedi.
HakTeala sistemi buşekilde kurmuştur.Hakk'ı anlatan bir temsilcisi(Peygamber,veli) mevcut etmiş, insanları davet eden bu şahsiyete kişinin teslimiyet göstermesi bu yol  için gerekliliktir.Hayat teslimiyettir.Bu teslimiyeti yapmayanın hayatına hayat denmez.