KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
SEYR Ü SÜLUK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SEYR Ü SÜLUK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Nisan 2021 Pazartesi
İNSANIN ALLAH'I İDRAKİ
Ayetül Kürside ifade edilen (Bakara 255) Hak Teala'nın bizatihi saydığı özellikleri insan ne zaman idrak edebilir?Böyle bir yaratıcının ne zaman farkına varır? diye sorulursa şu cevap verilebilir:"İnsan ne zaman seyr ü süluk eder, emmare nefs ne zaman mutmainne, raziyye, marziyye olursa , kelime-i tevhidle başlayan esma ne zaman gönül çocuğunu diriltip ilahi hayat ve kayyumiyet yani kendi kendine yetme kabiliyeti verilirse işte o zaman Hakk'ın farkına varacaktır.
9 Nisan 2021 Cuma
SEYRÜ SÜLUK DEĞİŞMEKTİR
süluk değişmek ve dönüşmek demektir.Şeriat tarikat yoldur varana marifet hakikat andan içeru deyip hakikata yönelenler ırmaktan ve gölden geçip ummana dalanlardır.Zinde iken ölmek,asıl olana yönelmek ve sonunuda içimizdeki ben ile tanış-biliş olmak gerekir.Hakiki bir mürşidin gözetiminde eğitimini tamamlayanlar"İlk adım Yunus idi adımı aşık taktım/terk ettim ud u edep şöyle haber bıraktım" diyerek adını değiştirmeyenler bu yolda yürüyemediler.
27 Mayıs 2019 Pazartesi
SEYRÜ SÜLUK PSİKOLOJİK BİR OLAYDIR
Müridin tarikat çerçevesinde yapmış olduğu ibadet, dua, riyazet, mücahede, halvet, tefekkür v.s neticesinde, ruhun tedrisi olarak saflaşması ve ilahi hakikatları kavramasına mani olan perdelerin kalkıp asli berraklığını kazanması demektir. Bütünüyle ruhi bir hadisesi olduğu için, seyr ü süluk anında salikin yaşadığı halleri tam olarak anlatmak mümkün değildir. Riyazet ve mücahede ile nefs, pisliklerden arınır ve temizlenir. Riyazet ve mücahede nedeniyle nefs kolaylıkla iradeye ram olur hale gelir. Binici eğitimli ve usta olunca, nefis atının şaha kalkması binicisini korkutmaz.
Riyazet ve mücahedenin önemi şu ayette dahada açığa kavuşur: "Ayetlerimizi yalanlayanlara ve onları kabul etmeyi kibirlerine yediremeyenlere, göklerin kapıları elbette açılmaz. Ve deve iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremezler.Biz suçluları işte böyle cezalandırırız" (Araf 40)
Deve gibi büyük olan nefs asla Allah'a varamaz. Riyazet ve mücahede ile iplik gibi inceltilmesi gerekir. Bu da Hak Tealanın izin ve yardımı ile mümkün olur...
Riyazet ve mücahedenin önemi şu ayette dahada açığa kavuşur: "Ayetlerimizi yalanlayanlara ve onları kabul etmeyi kibirlerine yediremeyenlere, göklerin kapıları elbette açılmaz. Ve deve iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremezler.Biz suçluları işte böyle cezalandırırız" (Araf 40)
Deve gibi büyük olan nefs asla Allah'a varamaz. Riyazet ve mücahede ile iplik gibi inceltilmesi gerekir. Bu da Hak Tealanın izin ve yardımı ile mümkün olur...
5 Aralık 2017 Salı
İNSANIN EĞİTİMİ:SEYR Ü SÜLUK
Tasavvuf her şeyden önce insanın ruhi-manevi ve ahlaki
yönlerinin eğitimiyle ilgilenir.Amaç, insanın yaratılıştan getirdiği ham ve
aşırı yönleri törpülemek ve makul çizgiye getirmektir.Bu işlemlerin hepsine
birden seyr ü süluk demir.Bueğitimin bir adı da mücahede ve riyazattır.
Mücahede, insanın nefsani arzularına ve aşırı isteklerine
karşı direnip savaş açmasıdır.Böyle bir savaş gereklidir, çünkü insanın
olgunluğu , maddi ve beşeri insiyakların üzerine çıkıp , ruhi-manevi alana
yükselmesiyle mümkündür.Bir başka ifade ile maddesi ile manası arasında denge
kurmasına bağlıdır.Maddi duygular ve madde alanı daha baskındır.onları makul
çizgiye çekebilmek için bir mücadeleyi gerektirir.Gerçekten, insanın
kendisiyle, nefssiyle savaşı , dışardaki bir düşmanla savaşmasından daha
zordur.Çünkü o içimizdedir, bizim bir parçamızdır.Bu savaşın başarısı nefsin
ölmesi yani etkisiz hale gelmesiyle mümkündür.
Nefsin ölmesi mecazi bir kavramdır, burada kastedilen ona
hakim olabilmektir.Yabani atı ehlileştirmeye benzer.”Nefsin senin bineğindir,
binebilirsen senitaşır;o senin üzerine binecek olursa seniöldürür” denir.”MUTU
KABLE EN TEMUTU”(Ölmeden evvel ölünüz)ifadesiylekastedilen budur.Hadiste “Kuvvetli
pehlivan güreşte başkasını yenen değildir.Asıl pehlivan, öfke sırasında kendisine
hakim olabilendir.”buyrulur.
Ayrıca halvet,uzlet ve çile gibi zorlayıcı yollara
başvurulmuştur.Bunların maddi görüntüsü bellibir süre(mesela üçgün veya kırk
gün)tenha bir yere çekilip , az bir yiyecekle yetinerek ibadet ve tefekkürle
manevi yönünü geliştirmek çalışmalarıdır.Hz.Peygamber Efendimizin her Ramazan
ayında yaptığı “itikaf”uygulamaları bunun örneğidir.
Halvetin sürekli olması veya toplumdan uzaklaşarak
münzevi hayat yaşamak tasavvufun tercihi değildir.Asıl olan topluluk içinde
halvetin(halvet der encümen) yolunu bulabilmektir.Hadis-i şerifte buyrulur:”İnsanlar
içinde bulunup da onlardan gelecek sıkıntılara katlanan Müslüman, insanlardan
ayrı yaşayan ve bu tür sıkıntılara maruz kalmayan Müslümandan daha hayırlıdır.”Dağda
tek başına kalıp ermek kolaydır.Asıl olan toplum iç inde , her türlü dış
etkiyiaşarak olgunlaşabilmek, aynı zamanda insanlara faydalı olmaktır.
Tasavvuf eğitimi kamil mürşidin gözetiminde veonun
rehberliğinde daha başarılı sonuçlar verir.Tarikatlarda , az çok farklı olarak,
daha ziyade müridin özelliği de göz önünde bulundurularak değişik usuller
uygulana gelmiştir.Mevlevilikte “çile” l001 gündür ve Mevlevidergahında “hizmet”
denen bir eğitim yoluyla gerçekleşirdi.
Etiketler:
İNSANIN EĞİTİMİ,
MÜCAHEDE,
RİYAZAT,
SEYR Ü SÜLUK
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)