MÜCAHEDE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MÜCAHEDE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2022 Pazar

KULLUK ÇEŞİTLERİ

 Ölümden önceki ölüme kadar kulluk bir başka çeşittir.Nebi (SAV) efendimizin tavsiyesi budur.Tasavvuf terbiyesi altında nefisle savaşı tamamladıktan sonraki kulluk ise bambaşkadır.Kur'an :"Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et" buyurur (Hicr 99)

İBADETİN ÖZÜ , NEFSİN MAĞLUB OLMASI, DÜNYEVİ İSTEKLERDEN ARINMASIDIR.GERİ KALAN HER ŞEY İBADETİN KABUĞUDUR.NEFSİ YAKIP KAVURMAYAN ORUÇ İBADETİ YAHUT DİĞER BENZER İBADETLERNEFİSLE UYUM SAĞLIYORSA , İBADET YERİNE GEÇMEZ.

iBADET EDERKEN , NEFSE MUHALEFET DAHİ İBADETİN ŞARTIDIR..EVLİYA'NIN NEFSİ TAMAMIYLA GÖNÜLDÜR.DÜŞMANLARIN GÖNLÜ İSE TAMAMEN NEFS'TİR(BENLİKTİR)

Mücahede , istek ve arzuları Allah'ın razı olacağı bir hale getirmektir.Daha açık bir ifade ile nefsi Allah'ın razı olacağı işler yapmağa bağlamaktır.Mücahede, Allah yolunda beşeri ve sosyal ilişkileri azaltıp, gönül aynasını Allah sevgisi ile cilalamaktır.Efendimiz buyurmuştur:"Ümmetimden erkeklerin en hayırlısı mücahitlerdir.Kadınların en hayırlısı ise zaruret olmadıkça evlerinden dışarı çıkmayanlardır"

5 Aralık 2017 Salı

İNSANIN EĞİTİMİ:SEYR Ü SÜLUK

Tasavvuf her şeyden önce insanın ruhi-manevi ve ahlaki yönlerinin eğitimiyle ilgilenir.Amaç, insanın yaratılıştan getirdiği ham ve aşırı yönleri törpülemek ve makul çizgiye getirmektir.Bu işlemlerin hepsine birden seyr ü süluk demir.Bueğitimin bir adı da mücahede ve riyazattır.
Mücahede, insanın nefsani arzularına ve aşırı isteklerine karşı direnip savaş açmasıdır.Böyle bir savaş gereklidir, çünkü insanın olgunluğu , maddi ve beşeri insiyakların üzerine çıkıp , ruhi-manevi alana yükselmesiyle mümkündür.Bir başka ifade ile maddesi ile manası arasında denge kurmasına bağlıdır.Maddi duygular ve madde alanı daha baskındır.onları makul çizgiye çekebilmek için bir mücadeleyi gerektirir.Gerçekten, insanın kendisiyle, nefssiyle savaşı , dışardaki bir düşmanla savaşmasından daha zordur.Çünkü o içimizdedir, bizim bir parçamızdır.Bu savaşın başarısı nefsin ölmesi yani etkisiz hale gelmesiyle mümkündür.
Nefsin ölmesi mecazi bir kavramdır, burada kastedilen ona hakim olabilmektir.Yabani atı ehlileştirmeye benzer.”Nefsin senin bineğindir, binebilirsen senitaşır;o senin üzerine binecek olursa seniöldürür” denir.”MUTU KABLE EN TEMUTU”(Ölmeden evvel ölünüz)ifadesiylekastedilen budur.Hadiste “Kuvvetli pehlivan güreşte başkasını yenen değildir.Asıl pehlivan, öfke sırasında kendisine hakim olabilendir.”buyrulur.
Ayrıca halvet,uzlet ve çile gibi zorlayıcı yollara başvurulmuştur.Bunların maddi görüntüsü bellibir süre(mesela üçgün veya kırk gün)tenha bir yere çekilip , az bir yiyecekle yetinerek ibadet ve tefekkürle manevi yönünü geliştirmek çalışmalarıdır.Hz.Peygamber Efendimizin her Ramazan ayında yaptığı “itikaf”uygulamaları bunun örneğidir.
Halvetin sürekli olması veya toplumdan uzaklaşarak münzevi hayat yaşamak tasavvufun tercihi değildir.Asıl olan topluluk içinde halvetin(halvet der encümen) yolunu bulabilmektir.Hadis-i şerifte buyrulur:”İnsanlar içinde bulunup da onlardan gelecek sıkıntılara katlanan Müslüman, insanlardan ayrı yaşayan ve bu tür sıkıntılara maruz kalmayan Müslümandan daha hayırlıdır.”Dağda tek başına kalıp ermek kolaydır.Asıl olan toplum iç inde , her türlü dış etkiyiaşarak olgunlaşabilmek, aynı zamanda insanlara faydalı olmaktır.
Tasavvuf eğitimi kamil mürşidin gözetiminde veonun rehberliğinde daha başarılı sonuçlar verir.Tarikatlarda , az çok farklı olarak, daha ziyade müridin özelliği de göz önünde bulundurularak değişik usuller uygulana gelmiştir.Mevlevilikte “çile” l001 gündür ve Mevlevidergahında “hizmet” denen bir eğitim yoluyla gerçekleşirdi.

13 Eylül 2017 Çarşamba

BRAHMANLARIN,FİLOZOFLARIN MÜCAHEDESİ

Brahmanlar ve filozoflar nefisle mücahedeederler ancak onların bu mücahedesi , müşahedeye sebeb olmaz.Çünkü onlar mücahede yaparlar ama en önemli şartı unuturlar.O da “halis olarak bizim uğrumuzda” olma şartıdır.Onlar; heva,dünya, halk,riya,gösteriş(süm’a),şöhret,baş olma arzusu böbürlenme ve mahlukata tekebbür uğruna  mücahede ederler.Allah için mücahede eden önce haramları terk etmekle mücahede eder.sonra şüpheli şeyleri terk etmekle uğraşır ,sonra da fuzuli işleri terk etmeğe gayret eder,sonra nefsi tezkiye için başka alakalardan kesilmeğe çalışır; sonra tüm vakitlerinde kalbini meşgul eden şeylerden arındırmağa gayret eder; kötü huylardan tahliyeye ve kalbi tasfiyeye çalışır.Sonra her iki aleme iltifatı terketmekle, dünya ve ukbadan  kat-ı nazar ederek ruhunu ziynetlendirip yüceltmekle mücahede eder.Bu şekilde Allah’ın dışındaki şeylerden tamamen kesilerek mücahede edenler Allah’a vuslat v visal yollarına ulaştırılır.