SÖZÜN TESİRİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SÖZÜN TESİRİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2025 Cumartesi

SÖZÜN TESİRİ İÇİN

 Efendimiz sav buyurmuştur:” Sadece diliyle öğüt verenin sözü boşa gitmiştir.etkili olmaz, ama kalbiyle öğüt verenin sözleri ise etkili olur”.Bu hadisteki birinci kısım , bilen ama bildiği ile amel etmeyen kimsedir.İkinci kısım ise bilen ve bildiğiyle amel eden kişidir.Bu yüzden onun sözü tesir eder.Böylelerinin sözünden hikmet, ibret ve fikir meyveleri doğar .Akıllı kimselerin yapması gereken şey Allah korkusuyla , böyle insanların eteğini tutmak , peşi sıra gitmektir.

 

9 Aralık 2020 Çarşamba

SÖZÜN TESİR ETMESİ İÇİN

İmâm-ı Azam devrinde halkı salgın halde sıtma tutuyor. Doktorlar bir türlü hastalığın önünü alamıyorlar. Nihayet sebebini anlıyorlar; kavundan oluyormuş. Halka münadilerle (Ey ahali! Kavun yemeyin; sıtmayı yapan kavundur.) diye tehlikeyi ilân ediyorlar. Fakat kimse dinlemiyor. Nihayet İmâm-ı A’zam’ın nüfuzundan istifade etmek istiyorlar. Ona rica ediyorlar: (Siz va’z edin; halk sizin sözünüzü dinler) diyorlar. İmâm-ı A’zam düşünüyor, parmaklarıyla bir şeyler hesap ediyor: (bugünlerde va’z edemem. Ancak 23 gün sonra va’z ederim) diyor. Doktorlar şaşırıyorlar: (Niçin 23 gün sonra?) diyorlar. İmâm-ı A’zam şu cevabı veriyor: (Ben 17 gün evvel kavun yedim. Kavun vücutta 40 gün kalır. 40 gün sonra yenen kavundan vücutta eser kalmaz. Ben 23 gün daha beklemeliyim ki 17 gün evvel yediğim kavun vücudumdan çıksın. İşte o zaman söyleyeceğim sözü tutarlar. Benim kanımda kavun varken halka nasıl “kavun yemeyin” diyeyim…) İşte böyle; eğer söylediğimiz sözün hâline bürünmezsek sözümüzü kimseye dinletemeyiz. Nefsaniyetle söylenen söz, karşımızdakini incitir. Allah Rabbül’âlemin’dir. Âlemlerin içine herkes ve her şey dâhildir. Rabbimizi seviyorsak, onun yarattığı “âlem”lerdeki bütün mahlûkatı da seveceğiz. Bizim hor gördüğümüz tek bir zerre bile yoktur. Yaradan’la bir olan için her fert ve her şey bir vücudun a’zâsı gibidir. O vücudun, kimimiz eli, kimimiz ayağı, bazılarımız başı bazılarımız gözü, kulağıyız. Böyle olunca, bizim olan bu vücudun hangi a’zâsına kıyabiliriz?… Öyleyse, hakikati anlamayanlar ne söyleseler hoş göreceğiz. İnşallah bir gün onlar da anlarlar.