Hazreti Ahmed er- Rufai buyurdular:"Benden sırrı- Leylayı sordular. Keenne ben bilmiyormuşum gibi, red ile cevap verdim."Sen onun eminisin; sırlarına vakıf olduğun aşikardır. Herhal de söyle " diye ısrar ettiler."Onun sırlarından haber vermiş olursam, emniyeti suiistimal etmiş, belki hain olmuş olurum" dedim.
Bu sözün zahiri ve batıni hakikatleri vardır.
Zahiri budur ki :Bir kimse, bir kimseyi emin addeder,mahremi esrar makamına kor da ona başındaki ahvali haber verirse, o kimse onu başka şahıslara ifşa etmemek gerekir, ederse na-merddir.
Batıni si şudur ki:Leyla'dan maksat zat-ı Hak olup , onun harimi inayetine dahil olan evliyaullah , derecei tevhidde vakıf oldukları esrarı naehle ifşa edemezler. Na-ehil olanlar o esrara tahammül getiremezler. Delalete düçar olurlar. Rububiyet sırrının keşfi küfürdür.
Bu sözün zahiri ve batıni hakikatleri vardır.
Zahiri budur ki :Bir kimse, bir kimseyi emin addeder,mahremi esrar makamına kor da ona başındaki ahvali haber verirse, o kimse onu başka şahıslara ifşa etmemek gerekir, ederse na-merddir.
Batıni si şudur ki:Leyla'dan maksat zat-ı Hak olup , onun harimi inayetine dahil olan evliyaullah , derecei tevhidde vakıf oldukları esrarı naehle ifşa edemezler. Na-ehil olanlar o esrara tahammül getiremezler. Delalete düçar olurlar. Rububiyet sırrının keşfi küfürdür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder