15 Mart 2017 Çarşamba

SAADETLİ VE MUTLU KİMSELER

Hazret-i Ali (ö. 40/661) radıyallâhu anh kelâmıdır. Buyurmuşlar ki:
“Dârında (evinde) saadet ve selâmet şol kimseyedir ki kendi ayıbı uyûb-ı nâsdan
kendini meşgûl kıla yânî halkın ayıbına bakmayıp kendi ayıbını terke (çalışa) ve ondan
istiğfâra baka. Ve dahî nâsın saîdi (insanların mutlusu) şol kimsedir ki beyt ve hânesine
mülâzım olup (kapanıp) kût (yiyecek) ve rızkını ekl ile (yemekle) kânî (kanaat eden) ve
Rab ve Hâlıkının tâatine müştagîl ola ve cerâyim (suçlar) ve zünûbuna (günâhlar) bukâ
ide (ağlaya). İşte böyle nefsiyle meşgûl olan kimseden nâs rahat üzeredir” demiştir.
Süfyân bin Uyeyne (ö. 198/814) dahî
“Dünyâ-yı deniyyeden (alçak dünyâdan) zühd ü i’râz (yüz çevirmek), nâsdan
zühd ve uzlettir” demiştir.
Kangi kimse yeryüzünde yürür, sürçer. (Yâni yeryüzünde yürüdüğün zaman
mutlaka bir yerlerde sendelersin) Râhip kelâmıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder