15 Mart 2017 Çarşamba

BÜYÜKLERİN CEMAATLA NAMAZA VERDİKLERİ ÖNEM

Eslâf-ı Kirâm (şerefli dedelerimiz) ve ulemâ-yı izâm (büyük âlimlerimizin)
indlerinde (görüşlerine göre) mesâib-i dünyâ her ne kadar kesîr ve azîm olsa da (dünyâ
sıkıntısı ne kadar çok olsa da) mesâib-i dînden (din konusunda başa gelecek belâdan)
ehven ve esheldir (daha hafiftir). Selef-i sâlihîn tekbir-i evvelde cem’aat kendilerini terk
eyledikde yânî rek’at-ı ûlâyı cem’aate yetişip imam ile me’an (beraber) namaz şurû’
edemedikleri zaman (başlayamadıklarında) üç gün nefislerini tâziye ederlerdi (başın sağ
olsun derlerdi). Cem’aatle edâ-i salât edemediklerinde, yedi gün tâziye ederlerdi.
Hâtem-i Esam (ö. 237/851) rahimehullah demiş ki:
“Bir defâ(sında), salâtı cem’aatle edâ eylemek, beni fevt eyledi (namazı
kaçırdım). Ebû İshâk el-Buhârî tâziyeme (bana başın sağ olsuna) geldi. Çok mahcûp
oldum (utandım)”
//

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder