17 Aralık 2016 Cumartesi

ALLAH'IN GÖLGESİNİN GÖLGESİ

“Leyse kemislihi şey’ ve huvessemiyul-basir”
Onun misli hiçbir şey yoktur ve o,her şeyi işiten ve görendir”
Bu ayet-i kerimede “Onun misli hiçbir şey yoktur”kısmı tenzihtir ve Zat makamına işarettir.Zira Kur’anın bir ayetinde:”La tefekkerû FİZ-ZATULLAH”YANİ “Allah’ın zatını düşünmeyin”buyrulmuş olduğundan onun zatı hiç kimseye münkeşif olmaz,Ayetin devamında “O her şeyi işiten ve görendir”kısmı ise teşbihtir.sıfat mertebesine işarettir.Böylece tenzih makamı ,Cenab-ı Hakk’ın aleminden gınası,teşbih makamı da sıfatlarının alemdeki zuhurudur.
Bilindiği gibi bir aynada görünen şey onun dışındadır.Bunun gibi Cenab-ı Hakk bu görünen alemde zuhuru kendisinin tenzihine engel değildir.yani Cenab-ı Hakk ,hususat-ı zatiyeleri itibarıyla eşyadan münezzehtir,onların gayridir.Yalnız vücut itibarıyla aynıdır(özüdür)Bunun canlı misali ,bir insanın  da gölgesine nispetle hiç değilse zahiren bu durumdadır.Gölge,zatı itibarıyla ondan hariçtir.yani insana girmemiştir.İnsan onun mahalli olmadığı gibi,ona,yani gölgeye muhtaç da değildir.Gerçekten insan da Allah’ın vücudu ile kaim olduğundan gölge gibidir ve insanın gölgesi de gölgenin gölgesi gibidir
Hazreti Mevlana:
“Gölgenin rükûuna da bakma kıyamına da
Gölgede bir kasd arama,gölgeden can dileme
         Gölge sorudan kurtuldu gitti;çünkü onu
         Başkası oynatır,gölgeyi bilen nerede?
Diye ki elini çırpar.”Gölgenin sahibi Allahtır,
O yürürse yürürüm,oturursa bende otururum
         Varım yoğum kalmadı dagölge lafına daldım
         Gölgenin ağzından ne laf çıkar;bir ağza uyar ancak “O”der.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder