“Leyse kemislihi
şey’ ve huvessemiyul-basir”
Onun misli
hiçbir şey yoktur ve o,her şeyi işiten ve görendir”
Bu ayet-i
kerimede “Onun misli hiçbir şey yoktur”kısmı tenzihtir ve Zat makamına
işarettir.Zira Kur’anın bir ayetinde:”La tefekkerû FİZ-ZATULLAH”YANİ “Allah’ın
zatını düşünmeyin”buyrulmuş olduğundan onun zatı hiç kimseye münkeşif olmaz,Ayetin
devamında “O her şeyi işiten ve görendir”kısmı ise teşbihtir.sıfat mertebesine
işarettir.Böylece tenzih makamı ,Cenab-ı Hakk’ın aleminden gınası,teşbih makamı
da sıfatlarının alemdeki zuhurudur.
Bilindiği gibi
bir aynada görünen şey onun dışındadır.Bunun gibi Cenab-ı Hakk bu görünen
alemde zuhuru kendisinin tenzihine engel değildir.yani Cenab-ı Hakk ,hususat-ı
zatiyeleri itibarıyla eşyadan münezzehtir,onların gayridir.Yalnız vücut
itibarıyla aynıdır(özüdür)Bunun canlı misali ,bir insanın da gölgesine nispetle hiç değilse zahiren bu
durumdadır.Gölge,zatı itibarıyla ondan hariçtir.yani insana girmemiştir.İnsan
onun mahalli olmadığı gibi,ona,yani gölgeye muhtaç da değildir.Gerçekten insan
da Allah’ın vücudu ile kaim olduğundan gölge gibidir ve insanın gölgesi
de gölgenin gölgesi gibidir
Hazreti Mevlana:
“Gölgenin rükûuna
da bakma kıyamına da
Gölgede bir kasd
arama,gölgeden can dileme
Gölge sorudan kurtuldu gitti;çünkü onu
Başkası oynatır,gölgeyi bilen nerede?
Diye ki elini çırpar.”Gölgenin
sahibi Allahtır,
O yürürse
yürürüm,oturursa bende otururum
Varım yoğum kalmadı dagölge lafına
daldım
Gölgenin ağzından ne laf çıkar;bir ağza
uyar ancak “O”der.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder