Bana bir usta, bana bir usta diye dilencilik yapanlara denilirmiş ki madem dilenmeyi biliyorsun o zaman DİLeyleyen sensin...
Önce bunu anla sonra sana sırasıyla usta ve bir yuva hatta çocuk, yiyecek ve giyecekler verilir!
Kendini dilenci zanneden bağırır " yaşasın kelime- ı Tevhid" çünkü artık anlar ki
LA ILAHE zehir ise ILLALLAH' ta panzehir ... Ikiside tek başına içilirse her koşulda zehir ama birliktelerken TEVHID
Dikkat;
Kimi boşlukta uçar, kimi denizde yüzer, kimi yürür kimi ise topal...
Kimi marifete kimi şeriate kimi tarikate böylelikle sadece HAAkikate böylelikle hepsi aslında TEVHiD'e ...
Kiminin elinde sapan( Davûd) kiminin elinde balık kiminin elinde KILıç!
Ve KILıç AN mesabesinde iner ordan buraya .
Hani kıldan ince ve kılıçtan keskin olAN neyse 0
Bilen bilir...
zira hiçbirini kullanmadan seyretmesi makbul kimi gelin hanımlarda var...
Kimi okur kimi yazar kimi yer ya HAni...
O yesin ki yedirsin diye olANlar...
Her satıcıyı alıcısıyla buluşturan HÜVE bazı damat beyleride çok asil eylemiş...
Zira onlar zevcelerini çeyizsiz istiyorlar
bildiğin ne varsa unut, 0 dan gel diyorlar...
bildiğin ne varsa unut, 0 dan gel diyorlar...
Birlikte yaparız hepsi ben veya sen değil BIZ oluruz diyorlar...
Pazarlık yapan gelin adayları eleniyor çünkü akıllar çarşı yeridir ama Kalp başka...
Yani boşluk yani sonsuzluk... adı bile olmayan münezzehlik
Akıl bilir hem menfi ve hem müspet olanı oysa kalp bilir sadece maneviyatı!
Anlamak için başka göz ve kulaklara sahip olanlara ithaf olunur...
Selamlar
Tülay Kadı 


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder