Sabah sabah ağaç altında otururken bir adam yaklaşır.Buyur etmeden yanımızdaki sandalyeye oturur.İsdemir şirketinden emekli olduğunu,hanımının öldüğünden mahsederek kim olduğumuzu sormadan anlatmaya başlar.Anlattıkları konulara isterseniz deli saçması diyebilirsiniz.Ama samimi olarak anlattığı hususlar içinde tarihe ışık tutacak kırıntılar olabilir.Anlatan Mevlüt ATABEK.Belen ilçesinde ikamet etmekte imiş.Yaşı 66."Ben,Özal'ın öldürülme olayına karışmaktan,İskenderun'daki bir banka soygununa karışmaktan,Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölüm davasına bulaşmaktan ,Anayasa mahkemesine bomba atmaktan dolayı yargılandım,hapis yattım ve yargılanmaktaym.ancak bu dört suçun hiçbiri ile alakalı olmamama rağmen Mehmet Ali Ağca'nın Suriye'ye geçişine iştirak ettim."der ve Rahmetli Özal hadisesini sormadan anlatmaya başlar:"Anavatan Partisinin kongresine katılmak için Ankara'ya filan ,filan v.s ile gittik.Kaldığımız Otel Erşan oteli.akşam vakti Heyet içinde bulunan Mete Aslan'a "Kızılaydaki Rumeli işkembecisinden yemek yiyelim dedimse de ben yorgunum sen git dedi.Ben tek başıma bu lokantaya gittim ama içerisi,kongre nedeniyle gelenlerle dolu idi.Bir kenarda iki kişilik bir masada oturan tek bir kişiye"Müsade varmı oturabilirmiyim?"dedim Adam bana baktı "Tabi ki mevlüt baba buyur"dedi.adamı tanımadım.Beni nerden tanıdığını sordum.Dedi ki:Mevlüt baba seninle aynı hücrete yatmadık mı?Kendini tanıttı İsmi kartal Demirağ.İhtilal öncesi Ankaradaki büyük yürüyüşe katılmıştık.Olaylar nedeniyle bizi Hapse atmışlardı.Aradan yıllar geçtiği için bu şahsı unutmuşum.Neyse çorbamızı içtik.Ne iş yapıyorsun dedim.Boşum dedi.Bende,bir kurumda çalışıyorum çorba parsnı ben vereyim deyince Bana gülerek bende para çok dedi.Bende hem işsizsin hemde para çok diyrsun nasıl bu oluyr deyince üçgün sonra anlarsın dedi.ayrıldık otelime döndüm.Anap Kongresinde Özal kurşunlandı.Hadiseden sonra İskenderun'a döndüm ve benim telefonum Mim Kemal Öke isimli bir şahıs tarafından arandı.Bana "Ben devletim.Özal hadisesine seni bulaştıraacaklar. Kartal Demirağ'la çekilmiş fotoğrafın var .Gidebilirsen yurt dışına git"dedi.Şaşırmıştm.MHP nin ileri gelenlerinden Mehmet Bilir rahmetliyi buldum.Kırıkhanda.durumumu anlatarak ,senin Suriyede tanıdıklrın olur beni oraya nasıl gönderirsin diye yardım istediğimde Bana acele etme Abdullah Çatlı İskenderun'da onunla görüşelim dedi ve Çatl'nın bulunduğu mekana geçtik.Çatlı ,Yahya Demirel'le birlikte içiyorlardı.Beni tanıdığı için
Hayırdır Mevlüt baba diye iltifat etti.ve ben bir şey demeksizin Bilmem neresini ne yaptığım Mim Kemal Öke seni arayıp yurt dışına kaç dedi değil mi diye söyleyince evet dedim.Çatlı bana şu aklı verdi:Hayır.Yurt dışına kaçarsan örgütlerin eline geçer seni istedikleri gibi kullanırlar.Eğer Hakime ifade verirsen şu savunmaya yap:Rumeli İşkembecisinde Kartal Demirağ ile benim fotoğrafını çekenler madem bu durumu biliyorlardı niçin müdahale etmediler de fotoğraf çektiler diyeceksin ve bu hususu basına açıklamakla tehdit edeceksin"dedi. Emniyete gidip teslim oldum.Tutuklandım.bir müddet yattım.Savunmamı bu şekilde yaptığım celsede Mahkeme ara verdi.Kararı beklediğim yere uzun boylu takım elbiseli yakışıklı birisi geldi.Polislere kimlik gösterdi ve kelepçemi çözdüler ayrı bir odaya beni aldı ve bana hitaben:Ben devletim.Seni tahliye edecekler,ancak,burada yaptığın savunmaya asla basınla paylaşmayacaksın.Basın bu bilgi karşılığı sana para verebilir ancak o televizyonun stüdyosundan çıktıktan sonrasını bilemeyiz diyerek beni tehdit etti.Bende suçsuz olduğum için anlatmadım.Ancak biliyorum ki Özal Türki cumhuriyetlere liderlik edecek bir Türkiye hayalinde olduğu için Amerika-MOSSAD ve içerdeki uzantılar bu suikastı tertip etmişlerdi.
Merakım bayağı artmıştı. Sordum:Peki Mevlüt bey Muhsin Yazıcıoğlu niçin öldürüldü:Dedi ki Vatikanın işi.Daha önce Yazıcıoğlu ile İstanbul'da görüşmüştüm.Beni tanır.Birlikte bir pastahaneye gittik.Bir filim senaristi de gelmişti.Birileri tarafından bir mağarada ceylan derisi üzerine yazılmış bir incil bulunmuş.Bu incilde yazılanlar ile şu andaki incillerin farklılığı nedeniyle bu hadiseyi bir film yapmak istediler.Vatikan bundan haberdar oldu,buna müsaade etmemek için hem incile el koydu hemde Yazıcıoğlu'nu götürdü.Ben halen duruşmalar için Maraşa gidip gelmekteyim".Sohbet bitti.Adamı gözlemledim Bu adam Ya iyi bir kurgulayıcı,yada saf bir samimi Anadolu insanı.Adliye arşivlerinde mutlaka bu ifadelerinin mevcut olduğu dosyalar mevcuttur.Düşünüyorum:Kimin eli kimin cebinde .Ya Rab bu ülkeye sen sahip ol.ve sahip gönder.
Mevlana Vakfı İSKENDERUN
Hayırdır Mevlüt baba diye iltifat etti.ve ben bir şey demeksizin Bilmem neresini ne yaptığım Mim Kemal Öke seni arayıp yurt dışına kaç dedi değil mi diye söyleyince evet dedim.Çatlı bana şu aklı verdi:Hayır.Yurt dışına kaçarsan örgütlerin eline geçer seni istedikleri gibi kullanırlar.Eğer Hakime ifade verirsen şu savunmaya yap:Rumeli İşkembecisinde Kartal Demirağ ile benim fotoğrafını çekenler madem bu durumu biliyorlardı niçin müdahale etmediler de fotoğraf çektiler diyeceksin ve bu hususu basına açıklamakla tehdit edeceksin"dedi. Emniyete gidip teslim oldum.Tutuklandım.bir müddet yattım.Savunmamı bu şekilde yaptığım celsede Mahkeme ara verdi.Kararı beklediğim yere uzun boylu takım elbiseli yakışıklı birisi geldi.Polislere kimlik gösterdi ve kelepçemi çözdüler ayrı bir odaya beni aldı ve bana hitaben:Ben devletim.Seni tahliye edecekler,ancak,burada yaptığın savunmaya asla basınla paylaşmayacaksın.Basın bu bilgi karşılığı sana para verebilir ancak o televizyonun stüdyosundan çıktıktan sonrasını bilemeyiz diyerek beni tehdit etti.Bende suçsuz olduğum için anlatmadım.Ancak biliyorum ki Özal Türki cumhuriyetlere liderlik edecek bir Türkiye hayalinde olduğu için Amerika-MOSSAD ve içerdeki uzantılar bu suikastı tertip etmişlerdi.
Merakım bayağı artmıştı. Sordum:Peki Mevlüt bey Muhsin Yazıcıoğlu niçin öldürüldü:Dedi ki Vatikanın işi.Daha önce Yazıcıoğlu ile İstanbul'da görüşmüştüm.Beni tanır.Birlikte bir pastahaneye gittik.Bir filim senaristi de gelmişti.Birileri tarafından bir mağarada ceylan derisi üzerine yazılmış bir incil bulunmuş.Bu incilde yazılanlar ile şu andaki incillerin farklılığı nedeniyle bu hadiseyi bir film yapmak istediler.Vatikan bundan haberdar oldu,buna müsaade etmemek için hem incile el koydu hemde Yazıcıoğlu'nu götürdü.Ben halen duruşmalar için Maraşa gidip gelmekteyim".Sohbet bitti.Adamı gözlemledim Bu adam Ya iyi bir kurgulayıcı,yada saf bir samimi Anadolu insanı.Adliye arşivlerinde mutlaka bu ifadelerinin mevcut olduğu dosyalar mevcuttur.Düşünüyorum:Kimin eli kimin cebinde .Ya Rab bu ülkeye sen sahip ol.ve sahip gönder.
Mevlana Vakfı İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com 

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder