Hz.Mevlananın
müritlerinden Mecdüddin Atabek,daima çileye girmek isterdi.Bir gün
Hz.Hüdavendigardan rica ve iltimas etti.Bu talebi kabul edildi ve bir arkadaşı
ile medresede birbirine bitişik iki hücrede çileye oturttular.Bir kaç gün sonra
ona açlık tesir edip takati kesildi.Arkadaşı ile açlık zaruretinden bahisle birlikte
kararlaştırıp hücreden gizlice çıktılar ve dışarıda bir ahbaplarının evine
vararak açlıklarının söylediler.Ev sahibi onlara kaz dolması yaptı .Yemeklerini
yediler ve geri hücrelerine döndüler.Sabah oldukta Hazreti Hüdavendigar
adetleri gereği hücrenin kapısına geldiler ve mübarek parmaklarını hücrenin
kapısına sürüp kokladılar ve sonra buyurdular ki:”Ey ashabımız bu hücreden
riyazat kokusu değil ,kaz dolması kokusu geliyor”.Her ikisi de mübarek
ayaklarına kapandılar ve tövbe istiğfar edip,”Böyle bir rahmet dururken
,insanın kendisini halvet köşelerinde hapsetmesi sadakatsizliktir
dediler”.(Menakıb-ı Sipehsalar)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder