TENZİH VE TEŞBİH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TENZİH VE TEŞBİH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2018 Pazartesi

KUŞKU VE İMAN

İnsanoğlu ,Allah7ın indirdiği hükümlere hep kuşku ile yaklaşmıştır.Bu nedenledir ki kuşku/şüphe,insanda akıldan daha baskın bir güve sahiptir.Akıl sahibi bir insanın aklı ne kadar olgUNOLURSA OLSUN , YİNE DE ALGILAMASINDA VE KARARLARINDA KUŞKUNUN ETKİSİNDEN KURTULAMAZ.Şu halde kuşku, insanın gelişmiş ve olgun zamanlarında bile onu emri altında tutan en büyük güçtür.
Allah Teala kendi nasıllığını anlatabilmek için hem tenzih hem teşbih yolunu açtı.Tenzihte teşbihi Hayal ile , teşbihte tenzihi akıl ile yaptı.Böylece ikisini birbirine bağladı.Çünkü tenzihin teşbihten, teşbihin tenzihten ayrılması kesinlikleolası değildir.
Bu nedenle, Allah, kendisini tanımlarken "O'na benzer hiç bir şey yoktur" diyerek kendisini hemtenzih ve hem de teşbih etti."O, işitine ve görendir."(Şura 42/11) diyerek yalnızca teşbih etti.Şüphesiz Allah'ı en iyi bilen yine Kendisi'dir.Kullar,Allah'ı ancak akıllarının erdiği şeylerle (nur,ışık,ışın,enerji gibi bildikleri bir şeye benzeterek)tanımlarlar; bazen de tenzihle sınırlandırıp hiçbir şeye benzetmeyerek O'nu hapsederler.Veböylece Allah7ın nasıllığını anlayamazlar.

18 Şubat 2017 Cumartesi

YOL TARİFLERİ-NAZİF DEDE

 ALLAH’IN SIFATLARINDAN MEKR(HİLE)
Mekri(hileyi )biz insanlar nefsani bir hal olarak algılarız.Mekr , nefislerin tabi tutulduğu bir imtihandır.Tıpkı suyun varlığının toprağın katılığını çözmesi gibi,Zenginliğin ,imkanın insanın içindeki nefsi sıfatların açığa çıkıp,büyümesi ve dev haline gelip bulunduğu cesedi güçlü gösterip kutsallaştırması gibi  durumlarda bu gücü,kuvveti kıran,aciz hale getiren sonuçlar ihtiva eden durumlardır.
Allah’ın sıfatlarından biri  de mekr(hile)dir ki “Onlar hile yaptılar , buna karşı Allah da onlara hile yaptı (oyun kurdu).Allah hile yapanların (oyun kuranların)en iyisidir.) (Ali imran 54)buyurulmuştur.İnsanı kamil bütün esma ve sıfatları kendinde toplamış olmakla , cümleyi kendinde toplamıştır.Yalnız bir sıfatta kalmaz ve olmaz.”Zıtlar asla bir arada toplanmaz “ sözüne göre ,”Nasıl oluyor da anlamları ve içerikleri birbirine zıt isimlerin hepsi insan-ı kamilde toplanabiliyor “denirse şöyle cevap veririz.”Evet,kutsi kuvvet erbabı için mümkündür.Hatta hakikatı Muhammediyye  iki nehir arasındaki büyük boşluk gibidir.(berzah-ı kübra)iki tarafıda kendinde toplar  ve fakat iki nehrin suyu da birbirine karışmaz.Yani hakikatı Muhammediyye zahir  ve batın arasında tenzih ve teşbih arasındadır.Hazret-i İsa’nın tavrı sırf teşbihte, Hz.Musa’nın tavrı sırf tenzihtedir..Hazreti Resulullah (s.a.v)Efendimizde  ise mazhar-ı tam olduklarından teşbih  ve tenzih kendilerinde toplanmışlardır.
“Allah göklerin ve yerin nurudur”(nur suresi 35) ayeti kerimesinde geçen “..doğuda ve batıda bulunmayan mübarek bir zeytin ağacından ..”murat Hakikati Muhammediyye olup “ doğuda ve batıda bulunmayan” ibaresi “teşbihte  ve tenzihte olmayan “ şeklinde tefsir olunmuştur.Hz.Ali Efendimiz “Cemsiz fark şirk,farksız cem zındıklık,fark ile cem tevhiddir”buyurdukları gibi  fark ile cemin beraberliği  fark-ı sanide anlaşılmış olur.
Salikin ulaştığı  cem makamı “O’ndan başka mevcud yoktur “(La mevcude illallah”mertebesidir.Gerçi bu mertebe hiçbir şeyi ayıramaz(ayırdedemez her şeyi tek bir varlık olarak görür)Bu mertebede çok kalmayıp mürşidinin nazar ve teveccühü ile fark-ı saniyi bulduğunda “Ey teşbihe yegane layık olan Allah,senin marifetine  hakkıyla arif olamadık ey maruf,ey teşbihe yegane layık olan Allah,sana hakkıyla kulluk yapamadık ey mabud”diyerek artık cem makamının halini yaşayıp tekrar dünyevi bilincine  ve farkındalığına döndüğünden ,bu sefer cem makamının kendisinde bıraktığı  irfan ve manevi tecrübeyi muhafaza ederek , ibadet ile meşgul olmaya başlar.