İnsanoğlu ,Allah7ın indirdiği hükümlere hep kuşku ile yaklaşmıştır.Bu nedenledir ki kuşku/şüphe,insanda akıldan daha baskın bir güve sahiptir.Akıl sahibi bir insanın aklı ne kadar olgUNOLURSA OLSUN , YİNE DE ALGILAMASINDA VE KARARLARINDA KUŞKUNUN ETKİSİNDEN KURTULAMAZ.Şu halde kuşku, insanın gelişmiş ve olgun zamanlarında bile onu emri altında tutan en büyük güçtür.
Allah Teala kendi nasıllığını anlatabilmek için hem tenzih hem teşbih yolunu açtı.Tenzihte teşbihi Hayal ile , teşbihte tenzihi akıl ile yaptı.Böylece ikisini birbirine bağladı.Çünkü tenzihin teşbihten, teşbihin tenzihten ayrılması kesinlikleolası değildir.
Bu nedenle, Allah, kendisini tanımlarken "O'na benzer hiç bir şey yoktur" diyerek kendisini hemtenzih ve hem de teşbih etti."O, işitine ve görendir."(Şura 42/11) diyerek yalnızca teşbih etti.Şüphesiz Allah'ı en iyi bilen yine Kendisi'dir.Kullar,Allah'ı ancak akıllarının erdiği şeylerle (nur,ışık,ışın,enerji gibi bildikleri bir şeye benzeterek)tanımlarlar; bazen de tenzihle sınırlandırıp hiçbir şeye benzetmeyerek O'nu hapsederler.Veböylece Allah7ın nasıllığını anlayamazlar.
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
TENZİH VE TEŞBİH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TENZİH VE TEŞBİH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Ağustos 2018 Pazartesi
18 Şubat 2017 Cumartesi
YOL TARİFLERİ-NAZİF DEDE
ALLAH’IN SIFATLARINDAN MEKR(HİLE)
Mekri(hileyi )biz insanlar
nefsani bir hal olarak algılarız.Mekr , nefislerin tabi tutulduğu bir
imtihandır.Tıpkı suyun varlığının toprağın katılığını çözmesi gibi,Zenginliğin
,imkanın insanın içindeki nefsi sıfatların açığa çıkıp,büyümesi ve dev haline
gelip bulunduğu cesedi güçlü gösterip kutsallaştırması gibi durumlarda bu gücü,kuvveti kıran,aciz
hale getiren sonuçlar ihtiva eden durumlardır.
Allah’ın sıfatlarından
biri de mekr(hile)dir ki “Onlar hile yaptılar , buna karşı Allah da onlara hile yaptı (oyun kurdu).Allah
hile yapanların (oyun kuranların)en iyisidir.) (Ali imran 54)buyurulmuştur.İnsanı
kamil bütün esma ve sıfatları kendinde toplamış olmakla , cümleyi kendinde
toplamıştır.Yalnız bir sıfatta kalmaz ve olmaz.”Zıtlar asla bir arada toplanmaz “
sözüne göre ,”Nasıl oluyor da anlamları ve içerikleri birbirine zıt isimlerin
hepsi insan-ı kamilde toplanabiliyor “denirse şöyle cevap veririz.”Evet,kutsi
kuvvet erbabı için mümkündür.Hatta hakikatı Muhammediyye iki nehir arasındaki büyük boşluk
gibidir.(berzah-ı kübra)iki tarafıda kendinde toplar ve fakat iki nehrin suyu da birbirine
karışmaz.Yani hakikatı Muhammediyye zahir
ve batın arasında tenzih ve teşbih arasındadır.Hazret-i İsa’nın tavrı
sırf teşbihte, Hz.Musa’nın tavrı sırf tenzihtedir..Hazreti Resulullah
(s.a.v)Efendimizde ise mazhar-ı tam
olduklarından teşbih ve tenzih
kendilerinde toplanmışlardır.
“Allah göklerin ve yerin nurudur”(nur suresi 35) ayeti
kerimesinde geçen “..doğuda ve batıda bulunmayan mübarek bir zeytin ağacından
..”murat Hakikati Muhammediyye olup “ doğuda ve batıda bulunmayan” ibaresi “teşbihte ve tenzihte olmayan “ şeklinde tefsir
olunmuştur.Hz.Ali Efendimiz “Cemsiz fark şirk,farksız cem zındıklık,fark ile
cem tevhiddir”buyurdukları gibi fark ile
cemin beraberliği fark-ı sanide
anlaşılmış olur.
Salikin ulaştığı cem makamı “O’ndan başka mevcud yoktur “(La mevcude illallah”mertebesidir.Gerçi bu
mertebe hiçbir şeyi ayıramaz(ayırdedemez her şeyi tek bir varlık olarak
görür)Bu mertebede çok kalmayıp mürşidinin nazar ve teveccühü ile fark-ı saniyi
bulduğunda “Ey teşbihe yegane layık olan Allah,senin marifetine hakkıyla arif olamadık ey maruf,ey teşbihe yegane
layık olan Allah,sana hakkıyla kulluk yapamadık ey mabud”diyerek artık cem
makamının halini yaşayıp tekrar dünyevi bilincine ve farkındalığına döndüğünden ,bu sefer cem
makamının kendisinde bıraktığı irfan ve
manevi tecrübeyi muhafaza ederek
, ibadet ile meşgul olmaya başlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)