MEŞREP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MEŞREP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2026 Pazar

HERKES MEŞREBİNE VE MİZACINA GÖRE İŞ YAPAR

 iSRA SURESİ 83 AYETİNDE  Hak Teala  buyurur:"İnsana nimet verdiğimiz zaman(bizden)yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer

De ki ; Herkes kendi mizaç ve meşrebine göre iş yapar. Bu durumda kimin doğru yol tuttuğunu Rabbiniz en iyi bilendir"

İnsana nimeti veren Allah Tealya'dır.Bu nimnet,sıhhat,mal,bedeni güç,evlat  v.s olmak üzer çok çeşitlidir.Nimet bir imtihan olup şükrü gerektirir.Ancak insanda  nimete ulaştığı zaman kibirlenme ve böbürlenme duyguları ortaya çıkar ve Hak teala'dan uzaklaşır.Nimet kuşunu avlamak hamd ve şükürle mümkündür.Eğer bu kuş avlanmaz ise uçup gider.

Hikaye edilir ki debdebeli bir saltanatın  ve zengin bir hazinenin sahibi olan bir padişah çeşit çeşit yiyecekve içecekler hazırlayıp idaresindeki yöneticilere ziyafat verdi.Ziyafet esnasında kapı şiddetli bir şekilde çalınmaya başladı.Hizmetçiler, ey fakir bu ne hırs.Edepsizlik yapma yemeklerimizi yiyip seninde karnını doyuruncaya kadar sabret! dediler.

Adam: "Benim sizin yiyeceklerinize ihtiyacım yok.Ben padişahı görmek istiyorum?" diye karşılık verdi.

Hizmetçiler: "Senin hükümdarla ne işin olabilir ki" dediler. Bu defa adam daha fazla kapıya vurmaya başladı.Hizmetçiler ellerinde silahla adama hücum ettiler.Adam " Yerinizde durun . Ben ölüm meleğiyim. Fena aleminin hükümdarının ruhunu kabzetmeye geldim" deyince hepsi oldukları yerde kaldılar.Hükümdar bir miktar süre istemişse de o buna razı olmadı.Bunun üzerine hükümdar:

"Allah mala lanet etsin . Zira o beni aldattı.İşte bugün eli boş bir halde bu dünyayı terk ediyorum. Mallarımın faydası düşmanlara , hesabı ve azabı bana kaldı" diyerek hayıflandı. 

Allah Teala mala konuşma kabiliyeti verdi ve o da: "Bana değil kendine lanet et.Çünkü ben senin emrine amade edildim.ve sen de istediğini yapma kabiliyetine sahiptin.Şimdi bile alışık olduğun zulmü terk etmiyorsun.Suçlu sen olmana rağmen masum olana küfredip duruyorsun." dedi. 

Bu hikayeden çıkartılacak dersler vardır.Birincisi Alla hTeala , hükümdara saltanat ve zenginlik verdiBüyüklük nimetleri vermesine rağmen adam bunlara şükretmekten yüz çevirmiştir.

Sadi Şirazi  şöyle der:Akıllı tabiatlılar minnet bilirler.Nimete hamd ü sena çivisi vurarak sağlamlaştırırlar.

İkincisi , ölüm gelip çattığında Allah'ın fazlından ümit kesip karamsarlığa düşmüştür.Tevbe edip Allah7a yönelecek yerde lanet ve küfgretmekle meşgul olmuştur.Allah Teala can boğaza gelmedikçe kullarının tsevbesini kabul eder.

Üçüncüsü bu hükümdar , kendi karakterine göre hareket etmiş ve neticede kötülükle muamele görmüştür.Çünkü onun başka bir şeye istidadı yoktu.  


18 Haziran 2016 Cumartesi

DERGAHLARIN "EN"LERİ

Fıkıh,medresi duvarları arasına sıkışıp ,cehennem ile korkutma boyutunda kalırken tekkeler ,meşreplerine göre halkın arasına,sokağa,caddeye inmiş ve kurumlarını oluşturmuştur.Hiç kimse bu sahada söz bahibi sadece Hz.Abdülkadir dememiş.Sade Şahı Nakşibend dememiş.Sadece Mevlana dememiş.ortada tüm millet için çalınan tasavvuf  kazanından süt alıp kendi kazanında kendi meşrebinin mayasını çalmıştır.Yoğurt için,tereyağı için,peynir için,ayran için.Dergan şeyh efendilerinin merakları(iptilaları)na görede dergah hayatı renklenmiş.Örneğin Konya'da "Pisili tekke"denilen bir dergahın şeyhi kedileri pek severmiş.Bu nedenle tüm tekke kedilerle dolu olduğu için adına Pisili tekke denmiş.Edirnede Hamd-i Bağdadi isimli bir zatın şeyhlik yaptığı bir tekke varmış.Bu zat çiçek hastası imiş.Rivayet ederlerki Mısırda ancak bulunan bir çiçek türünün tohumunu almak için Mısır'a tohumunu almaya gitmiş ve dergahın bahçesine ekerek yetiştirmiştir.Keza,Hindistan,Afganistan ve Pakistanda yaygın olan "Çiştiyye"tarikatının 1800 lü yıllarda Anadoludaki tek tekkesi Konyada açılmış.Vaktin valileri,müritleri tekke şeyhine mürit olmuş.Ancak Tekke şeyhinin tek kelime türkçesi yok.Ama tasavvuf dilende kalbden kalbe bir aktarım dili mevcuttur.Bu nedenle türkçe sorulacak sorulara cevap vermez anlamında bu dergahın ismi "Söylemez Tekkesi"olarak ifade edilmiş.Hz.Mevlana buyurmuştur ki:"Aynı gönlü paylaşmak ,aynı dili konuşmaktan evladır"
Bunlar dan şu anlaşılmalıdır:Her insanın bugünkü tabirle bir hobisi vardır.Şeyh efendilerde bu duygudan ari değildir.Bu nedenle tekkelerde şeyh efendinin meşrebinin gereklerini görmek aslında hayatın gerçeğini görmektir.Ütopik bir din anlayışı olmadığını gözlemlemek açısından bu örnekler faydalıdır.

Mevlana Vakfı  İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com