Devlet idarecileri,görkemli açılışlar yaparlar ve bu esnada dünyevi zenginliklerini sergilerler.bunla pahalı araçların konvoyları olduğu gibi dünyevi zenginliklerin sergilendiği gösteriler de olabilr.Kasas suresinin 76 ve devamında Karun'un durumu anlatılır.Karun, kendisine bahşedilen hazinelere, ancak kendisinde bulunan ilim sayesinde sahip olduğunu sanır.İhtişam içinde kavminin karşısına çıktığında Dünya hayatını arzulayanlar " Keşke Karun'a verilen benzeri bizim de olsaydı; doğrusu o çok şanslı derler.Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise şöyle dediler: Yazıklar olsun size! İman edip iyi işleryapanlara göre Allah7ın mükafatı daha üstündür. Ona da ancak saberdenler kavuşabilir.Nihayet biz , onu da , sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi"
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
KARUN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KARUN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Haziran 2026 Pazar
4 Eylül 2017 Pazartesi
KARUN'UN HELAK NEDENİ
Hz.Musa,zekatla alakalı emri söyleyince Karun’un malyının zekatını hebapladığında çok yüksek bir yekün olduğunu gördü.vermek istemedi ve bu nedenle Hz.Musa (a.s)’ı toplumun gözünde düşürmek için bir kadına mal teklif ederek Hz.Musa’nın kendisiyle zina ettiğini topluluk içinde söylemek üzere ikna etti.Bir bayram vakti insanlar toplandığında Karun,Hz.Musa (a.s)’a zinanın hükmünü sorunca Hz.Musa Tevratta zina suçu için yazılan cezayı söyledi.Karun:”Bu hküm senin için geçerli mi?” diye sorarak iftira edecek kadını çağırdılar.Kadın titreyerek gerçekleri söyledi.Karun7un iftira karşılığında kendisine altın verdiğin belirtince Hz.Musa secdeye kapanarak “Ya Rabbi ! Ben senin elçin isem , benim için kız ve öfkelen..”dedi.Toprak Karun’u,sarayını ve emvalini içine çekerek yutu.
Allah dostlarına karşı batıl davalarla , kibir ve riyasetle karşı çıkanlar da şüphesiz helak olur.Hakk’ın nazarından düyştükten sonra da onların nazarından ve kalblerinden düşerler Kalblerindeki iman nuru batar ve artık nurların eserlerini göremezler
Karun’un yeraltına batışını izleyenler için “Daha dün onun yerinde olmak isteyenler:Demek ki Allah rızkı, kullarından dilediğine bol veriyor, dilediğine de az.Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi.Vay! Demek ki inkarcılar iflah olmazmış! Demeye başladılar.”(Kasas 82)
Buyurulmakla dünya malını arzulayanlara bu sahne bir ibret ve ölçü olmalıdır.
KARUN’UN ZANNI
İsrailoğullarından zenginliği ile meşhur Karun,kendinde biriken dünya emvalini O servet bana ancak kendimdeki bilgi sayesinde verildi,demiştir.(Kasas 78).Karun israiloğulları içinde tevratı en iyi bilendi.ilmi sebebiyle diğer insanlardan üstün olmayı hak ettiğini ,mal ve makamca onlardan daha üst konumda olmayı hak ettiğini iddia ediyordu.İddia ve övünme küfranı nimet konusunda onun helaki oldu.
Bazıları demiştir ki Hz.Musa Allah Teala’dan simya ilmini öğrenmişti.ve bu ilmi akrabası olan Karun’a öğretmişti.Bu ilim kurşun madenini gümüş’e çevirme,bakır’ı altın haline getirmeye imkan verdiğinden bu ilim sayesinde eldeettiği servetin muhafazası için imal edilen anahtarların güçlü bir topluluk tarafından taşınabildiğini Kur’an da ifade edilmiştir.
Karunun tüm serveti yere batırılmıştır.Karun hazineleri denilen ve Avrupaya kaçırılan eserler muhtemeldir ki bu servetin çok az bir kısmı olsa gerektir.Simya ilmiyle uğraşanların yalanının çok olduğu rivayet edilmiştir.Muhtemelen Karun,çok dindar bir hayat yaşarken beden tasfiyesi yapıp her türlü bulanıklıktan temizlendikten sonra değişime uğradığı sırada bu ilmi kullanıp sonuçlarına aldandı,gururlandı ve elde ettikleri ve kendisine tabi olanların teveccühü nedeniyle Hz.Musa’dan ayrılmıştır.
18 Temmuz 2017 Salı
KARUN'UN DURUMU
Karun,Hz.Musa'nın amcası olduğu rivayet edilir.Karun,Hz.Musa'ya iman etmişti.İsrailoğullarına Tevrat okutur,suretinin güzel olmasından dolayı kendisine "münevver"denilirdi.Sonra zenginliği nedeniyle hali değişti ve bu sebeble Samiri gibi münafık oldu.Karun,kavmi arasında üstün olmayı , onların kendi emri altına girmelerini istedi.Çok mal onun azgınlığına sebeb oldu.Onun azgınlık alametleri;hakkıkabulde direnmesi,büyüklenmesi,kendini beğenmesi ve nasihatı kabulden imtina etmesi idi.Kibrinden dolayı elbisesini sürükleyerek yürürdü.
Tarihçiler der ki<.Karun'un ilk başkaldırması ve isyanı ,Allah'ın Musa(a.s)'a şunu vahyettiği zaman oldu."İsrailoğullarına emret;üst elbiselerine dört yeşil ip taksınlar,iplerin ucu gök renginde olsun."
Musa (a.s) dedi ki:"Ya Rabbi bunun hikmeti nedir?".Allah Teala buyurdu ki:"Onu gördüklerinde , benim kelamımın gökten indiğini hatırlasınlar;benden kelamımdan ve onunla amel etmekten gafil olmasınlar."
Hz.Musa dedi ki:"Onlar, elbiselerinin her tarafını yeşile kaplamalarını emretmez misin? Çünkü onlar bu ipleri küçük görürler."Buna karşılık Allah Teala buyurdu ki :"Benim emrimin küçüğü , küçük değildir.Onlar emrimin küçüğüne itaat etmezlerse , büyüğüne hiç itaat etmezler." Bunun üzerine Musa (a.s) kavmine emretti, onlar da yapmadı.Karun ise bu emre uymaktan kaçındı. Ve dedi ki :Bunu , efendiler, kölelerini diğerlerinden ayırmak için yapar."
Karun'un ilk başkaldırma ve isyanı bu şekilde oldu.
Karun,Tevrat 'ı okuttuğu için Simya ilminin bir hak olarak kendisine verildiğini düşünerek bu ilim sayesinde kurşunu gümüşe çevirir,bakırı altına çevirirdi.
Simya ilminin sahih bir aslı vardır.Bazı peygamberler ve kümmel-i evliya onunla amel etmişlerdir.Şüphesiz ki bu ilim , bedenleri tasfiye edip, her türlü bulanıklıktan temizlendikten sonra değişim ve istihale döneminde elde edilir.İnkarı mümkün olmayacak kadar bu ilmin hakikatına ulaşanlar görülmüştür.Hatta Hz.Mevlana efendimizin müritlerinden bu ilimle uğraşan Bedrettin Tebrizi isimli kişi bu ilim sayesinde Hz.Pirin etrafındaki fakir insanların durumu değişsin diye onları zengin etmeyi düşünmüş.Hz.Pir yasaklamıştır.Bu hadise ile alakalı olarak Eflaki Ahmet Dede'nin kitabında bahis vardır.Hz.Pir,Bedrettin Tebriziye yerdeki taşı kendisine vermesini istemiş.Hazret,kendisine uzatılan taşı avucuna aldıktan sonra Bedrettin Tebriziye geri verdiğinde taşın emsalsiz bir elmas olduğu görülünce Bedrettin Tebriz hayret içinde kalmış.Sonra emretmiş taşı yere koyduğunda taş tekrar eski hale gelmiş
Tarihçiler der ki<.Karun'un ilk başkaldırması ve isyanı ,Allah'ın Musa(a.s)'a şunu vahyettiği zaman oldu."İsrailoğullarına emret;üst elbiselerine dört yeşil ip taksınlar,iplerin ucu gök renginde olsun."
Musa (a.s) dedi ki:"Ya Rabbi bunun hikmeti nedir?".Allah Teala buyurdu ki:"Onu gördüklerinde , benim kelamımın gökten indiğini hatırlasınlar;benden kelamımdan ve onunla amel etmekten gafil olmasınlar."
Hz.Musa dedi ki:"Onlar, elbiselerinin her tarafını yeşile kaplamalarını emretmez misin? Çünkü onlar bu ipleri küçük görürler."Buna karşılık Allah Teala buyurdu ki :"Benim emrimin küçüğü , küçük değildir.Onlar emrimin küçüğüne itaat etmezlerse , büyüğüne hiç itaat etmezler." Bunun üzerine Musa (a.s) kavmine emretti, onlar da yapmadı.Karun ise bu emre uymaktan kaçındı. Ve dedi ki :Bunu , efendiler, kölelerini diğerlerinden ayırmak için yapar."
Karun'un ilk başkaldırma ve isyanı bu şekilde oldu.
Karun,Tevrat 'ı okuttuğu için Simya ilminin bir hak olarak kendisine verildiğini düşünerek bu ilim sayesinde kurşunu gümüşe çevirir,bakırı altına çevirirdi.
Simya ilminin sahih bir aslı vardır.Bazı peygamberler ve kümmel-i evliya onunla amel etmişlerdir.Şüphesiz ki bu ilim , bedenleri tasfiye edip, her türlü bulanıklıktan temizlendikten sonra değişim ve istihale döneminde elde edilir.İnkarı mümkün olmayacak kadar bu ilmin hakikatına ulaşanlar görülmüştür.Hatta Hz.Mevlana efendimizin müritlerinden bu ilimle uğraşan Bedrettin Tebrizi isimli kişi bu ilim sayesinde Hz.Pirin etrafındaki fakir insanların durumu değişsin diye onları zengin etmeyi düşünmüş.Hz.Pir yasaklamıştır.Bu hadise ile alakalı olarak Eflaki Ahmet Dede'nin kitabında bahis vardır.Hz.Pir,Bedrettin Tebriziye yerdeki taşı kendisine vermesini istemiş.Hazret,kendisine uzatılan taşı avucuna aldıktan sonra Bedrettin Tebriziye geri verdiğinde taşın emsalsiz bir elmas olduğu görülünce Bedrettin Tebriz hayret içinde kalmış.Sonra emretmiş taşı yere koyduğunda taş tekrar eski hale gelmiş
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)