HACI VEYİS EFENDİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HACI VEYİS EFENDİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2025 Çarşamba

ŞIH ALİ'NİN MİSAFİRLİĞİ

 150 ,200 SENE ÖNCE dışarıdan hac için Mekke ve Medine'ye gidenler oradaki bir şahsı"Delil" olarak kullanmaları mecburi imiş.Delil o hacıların sorumlusu olup Hac esnasında kendisine tabi olan Hacılarla ilgilenirmiş.Onları gezdirir, ziyaretlerine nezaret ederler imiş.Konya 'nın delili ise Şıh Ali isimli bir zat imiş.Hacı Veyis efendi Hacca gittiği esnasında diğer hacılar Hacı Veyis efendiye hürmet gösterdiklerinden Delil olan Şıh Ali 'de hocaya hürmet edermiş. Şıh Ali de manen zengin olan Hacı Veyis efendiyi maddeten de zengin sanırmış.Bir defasında " Hacı Veyis efendi , inşaallah bu yaz Konya'ya geleceğim size misafir olacağım. 

Şıh Ali Konyaya misafir olarak gelmiş ve Veyis efendinin evinde misafir kalmış.Yaz günü, hocanın bahçesinden tulumba suyu ile yetişen kabak pişirilmiş.Sofraya kabak gelince Hocaefendi misafirine :"Şıh Ali, Resulullah  kanheyuhibbul zuhba , eleyse zalike? (Şıh Ali , Resulullah efendimiz SAV kabağı severdi değil mi? deyince Şıh Ali cevap vermiş:"Na'am , ma kane yuhibbud'decac, ma kane yuhibbul kebab (Hacı Veyis efendi , evet Peeygamber kabağı severdi, amakebabı sevmez miydi, tavuğu sevmez miydi?" der.Hoca Efendi:"onu da yiyeceğiz inşaallah, Rabbim onu da verecek" demiş.

O gün Konya'nın zenginlerinden " Hacı kaymak" denilen bir zengin  Hacı Mahmud Efendi, Mekke-i Mükerremeden delil gelmiş diye Şıh Ali'nin ziyaretine gelmiş.Veyis efendi ona demiş ki:" Hacı Kaymak! Şıh Ali bize gelmiş Mekkeliler Hz.İbrahim'in duasına mazhar olmuşlardır.Allahım bunların rızkını sen ver diye dua etmişştir.Mekkelilerin rızkı boldur.Bunlar Beytullah'ın komşusu Bizim evde Şıh Ali'yi rahat ettiremeyiz.Sizin hariciyeyi döşeseniz de Şıh Ali'yi orada rahat ettirsek.Hacı Kaymak cevap vermiş:"Hocam hariciyye döşeli,aşçımız da var.sizin misafiriniz, bahusus kibeytullahtan geliyor, bizim de misafirimizdir." der fayton getirir ve misafiri evine götürür.Tabizengin evi.börek,kebab,tavuk gırla..Üç gün sonra Şıh Ali faytona binmiş , çıkmış gelmiş.."Hacı Veyis efendi ben kabağa razı oldum"Sizin sohbetiniz yakınlığınız,sizin evinizin harimi başkadır.Midem doydu da ruhum aç kaldı"

Peşinden Hacı Kaymak koşup gelmiş"Hocam Şıh Ali evden kaçmış?" Veyis efendi:"Hacım siz yemeği buraya gönderin" Şıh Ali misafir kaldığı müddetçe , Hacı Kaymak çeşitli yemekleri oraya gönderir,komşular bilebundan faydalanmıştır.

DERVİŞ AHMED'İN NAMAZI-ACIKLI BİR YAĞMR DUASI

 1935 senesiKonya' ya yağmur kıt yağar.Hemen her sene Mayıs ayında "Hacet Namazı"denilen yağmur duasına çıkılır.Konya'nın Kuzeyinde   "Musalla Denilen" bir meydanlık saha vardır.orası yağmur duası için tahsis edilmiştir.O duayı Hacı Veyis efendi yapmıştı.Ayakta dua ediyor, millet Amin diyordu.İnsanlar ceketlerini ters çevirip giymişler başlar açık.tam bir tezellül hali.Eller göğe doğru kaldırılmış avuç içleri yere bakıyor.bir perişanlık, bir ah ü vah..

Öte taraftan bir gündür koyunlardan , ineklerden ayrımış yavru kuzular ve danalar , analarının yanın salınmamış, onların feryadları, melemeleri..Hacı Veyis efendi cemaata dönüp :"Ey muhterem cemaat, benim dua etmem isteniyor.Fakat bütün bu kıtlıklara benim günahım sebeb oluyor gibi geliyor bana..Bu felaketlere ben sebebim , benim günahlarım sebeb; bu yaşa geldim, hala kul olamadım Allah'a " deyince Konyalı çoştu , kendiden geçti.Bir ağlama, ahü zar, feryad ü figan ortalığı kapladı.

O gün duanın ilk günü idi.Dua sırasında müezzinler "Amin, amin .Allahümme amin , ya Erhamerrahimin2 derlerdi.İlk gün Konya'nın en güzel okuyucularından Sivaslı Derviş Ahmet , amin demişti.o gün havabulutlanmıştı.

Sivaslı Derviş Ahmet eve dönünce hanımına "Sıdıka, bugün Hacı Veyis hocam ağlar, kuzular meler, hayvancıklar bağrışırYa Rabbi bizim günahımız sebebiyle yağmuru kesme , diye doya doya amin dedim.Yarın da ağlayarak söyliyeceğim Sıdıka"

İkinci gün Feryad ü figan ile dua edilirken Hacı Veyis efendinin önüne bir cenaze geldi.O anda yağmur başladı.Hoca ağlar, koyunlar kuzular meleşir, yağmur yağar.bir gün önce gür sesi ile amin diyen Hafız Ahmet'in cenazesi de Hocanın önüne yatar, ıslanır

31 Aralık 2024 Salı

CELALİNE SIĞINIRIM

 Konya Üçler mezarlığına bitişik Dolav mahallesindeki Ulu cami de 50 yıl ücretsiz imam hatiplik yapan Hacı Veyis Efendi sarıkla dolaştığı  için caminin yakınındaki Aslanlı kışlada bir zabit musallat olmuştu.Niçin şapka giymiyorsun, sarık takıyorsun diye.Bir gün hazret cami dışındaki çeşmeden abdest alır iken kadana denilen buyük atına binmiş bu zabit geldi ve bağırmaya başladı:"Hoca, nedir benim senden çektiğim.Sana kaç defa söyledim, şapka giy diye.Niçin giymiyorsun da hala takke giyiyorsun?Seni bir daha takke ile görürsem.Seni atla çiğnerim demiş .Hoca efendi cevap vermeyip abdeste devam edince atı üstüne sürmüş,şaha kaldırmış atın nallarının yere değmesinden kıvılcımlar çıkartmış.Zabit böyle söylene söylene gitti.Hoca Efendi mahzun bir şekilde dua etmiş:"Allahım! Nemrudun köşkü bu attan büyük idi.Fakat kahrü celalin önünde eridi gitti.Celaline sığınırım Allah'ım , cemaline değil, celaline sığınırım?"

Üç gün sonra bu zabite bir buğday kamyonu çarpmış, yere serilip ölmüş gitmiş

21 Aralık 2024 Cumartesi

ÇALINAN CAMİ HALILARI

 Konya'nın yetiştirdiği büyük alimlerden,Ali Ulvi kurucu'nun dedesi, Hacıveyiszade mustafa efendinin babası Hacı Veyis Efendi'nin imamlık yaptığı caminin halıları 1932 Ramazanında çalınır.Camiye gelen Veyis efendi bakar ki camide ne kadar kilim, halı varsa çalmışlar hiçbir şey bırakmamışlar.Cemaat gelince durumu onlara anlatır.Birkaç kişi yakınlarda bulunan Köprübaşı Karakolunagiderler,hadiseyi anlatırlar .Karakoldaki polisler gelenleri azarlar"Siz zaten böylesiniz.Camiye bakmazsınız.." diye dindar insanları azarlayıp aşağılarlar.Camiyi kapatıp mühürlerler.Hacı veyis efendi evine gelir on gün kapanır.Efendimizden rivayet olunan şu duayı okumaya başlar:"ya camien nasi yevme la raybefihi icmani ala dalleti.." (eY BÜTÜN İNSANLARI , ŞÜPHESİZ MAHŞERDE BİR ARAYA TOPLAYACAK OLAN ALLAH! yA rABBİ! bENİ KAYBIMLA BİRLEŞTİR.KAYBETTİĞİM ŞEYİ BANA BULDUR.MELEKLERİNE BULDUR ALLAH'IM" mealindeki bu duayı okurdu.Kadir gecesinden bir gece eveldi.Mahalle halkı toplandı dediler ki:"Hocam caminin açılmasına izin aldık.Evlerden seccade , sergi getirip serelim.Hiç olmazsa Kadir gecesi namaz kılalım, sohbetinizi dinleyelim, Bayrama kadar da edvam edelim".Veyis efendi teklifi kabul etti ve o gece sahuru yaptıktan sonra camiye gitti.Camiye yaklaşınca bir baktı ki caminin önünde bir dağ var.Halıları kilimleri aynen getirip, caminin önüne yığmışlar.Cenabı hakk sattırmamış.Satamamışlar , atamamışlar, bir yere koyamamışlar.Allah kalplerinenasıl birhis verdi ise ,getirip caminin önüne bırakmışlar.Üstelik görülme, yakalanma tehlikesini de göze alıp , o kadar halıyı geri taşıyıp getirmişler.Birde hoca gelinceye kadar başında beklemişler.Caminin önünde Üçler mezarlığı denen bir yer var zifiri karanlık.Hoca yaklaşırken bir kaç kişi mezarlığa atlayıp kaçmış.Hocadan önce birisi gelip çalmasın diye..

HACI VEYİS EFENDİ

 Konya'nın yetiştirdiği büyük alim ve mücahitlerdin birisi.Yetiştiğirdiği evlatları İbrahim Efendi ve Hacıveyiszade olarak ünlenecek Mustafa Efendi.İbrahim Efendi'nin üoğlu Ali Ulvi kurucu hazretleridir.İbrahim Efendi 1930 yıllarda başlayan dini eğitime düşman bir zihniyetin baskıları sonucu dini yaşayabilmek ve çocuklarının dini tahsilini devam ettirebilmek için 1939 yılında Medineye hicret etmiştir.Mediye muhacir olarak yerleşen bu ailenin Hac ve Umre ziyareti için gelenlerle ilgilenmeleri devam etmiştir.Hac Yahut Umreye gelen Konyada Hacı Veyis efendi'den yetişmiş İpekli Cemil hoca isimli bir şahsı misafir etmişler.İpekli hocaonlara bir rüyasını anlatmış:

"Bazı rüyalar vardır.Ömür boyu insana tesir eder.Bu sene Mina'da bir rüya gördüm.Minada ikinci gece idi.Bayramın ikinci akşamı.O gece rüyamda kıyamet kopmuş, mahşer meydanı bütün azametiyle celal ve dehşeti ile tecelli etmiş Bin ayak bir ayak üstünde..Çekilen ızdıraba feryada ,figana payan oyk.Tarif edilmez bir sıkıntı içindeyim.Bütün insarda öyle.tanıdığım kimse yok.İnsanlar yığılmış.Ciheti malum olmayan bir yerden , bir ses geldi:"Ahir zaman peygamberi Muhammed Mustafanın havz-ı kevserine gidin"

Millet susuzluktan yanıyor.Bu nida gelince o kalabalıktan bir gurup kendiliğinden ayrıldı.Sanki gizli bir el onları seçiyorgibi..Diğerleri orta yerde, telaş ve heyacan ve ızdırap içinde kaldı. Ayrılanlar kendiliğinden bir kafile oldular.Muazzam bir kervan halinde yola çıktık.

Ufukta engin bir deniz görünüyor.Bu denizin mavi gümüş renginde ki ufku , avizeler, kıristal lambalar, yıldızlar yanıyor gibi pırıltılar saçıyor.Deniz billur gibi parlak şeffaf..Meğer Peygamber efendimizin havzı o imiş.Ben de o kafilenin içindeyim.Fakat nasıl yanaşacağım, nasıl içeceğim telaş içindeyim.Yaklaştım, baktım:Peygamber efendimiz gelnlere taslarla su veriyor. Nasıl ulaştırıyor, bu kadar suyu, bütün insanlara! ütün insanlar su içiyor.Melekler de yardım ediyorlar.Kalabalık içinde sıramı bekliyorum.Bana da sıra gelecek..O sırada Hacı Veyis efendi geliverdi..Peygamberi Zişan , tası bıraktı, avucuyla suyu verdi Hacı Veyisefendiye. Uyandım , uzun zaman kendime gelemedim."

hACI vEYİS EFENDİ kONYA dOLAV MAHALLESİNDE BULUNUN ULUCAMİ'DEELLİ YILA YAKIN BİR ZAMAN ÜCRETSİZ İMAMLIK ETMİŞTİR.