YAĞMUR DUASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAĞMUR DUASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2025 Çarşamba

DERVİŞ AHMED'İN NAMAZI-ACIKLI BİR YAĞMR DUASI

 1935 senesiKonya' ya yağmur kıt yağar.Hemen her sene Mayıs ayında "Hacet Namazı"denilen yağmur duasına çıkılır.Konya'nın Kuzeyinde   "Musalla Denilen" bir meydanlık saha vardır.orası yağmur duası için tahsis edilmiştir.O duayı Hacı Veyis efendi yapmıştı.Ayakta dua ediyor, millet Amin diyordu.İnsanlar ceketlerini ters çevirip giymişler başlar açık.tam bir tezellül hali.Eller göğe doğru kaldırılmış avuç içleri yere bakıyor.bir perişanlık, bir ah ü vah..

Öte taraftan bir gündür koyunlardan , ineklerden ayrımış yavru kuzular ve danalar , analarının yanın salınmamış, onların feryadları, melemeleri..Hacı Veyis efendi cemaata dönüp :"Ey muhterem cemaat, benim dua etmem isteniyor.Fakat bütün bu kıtlıklara benim günahım sebeb oluyor gibi geliyor bana..Bu felaketlere ben sebebim , benim günahlarım sebeb; bu yaşa geldim, hala kul olamadım Allah'a " deyince Konyalı çoştu , kendiden geçti.Bir ağlama, ahü zar, feryad ü figan ortalığı kapladı.

O gün duanın ilk günü idi.Dua sırasında müezzinler "Amin, amin .Allahümme amin , ya Erhamerrahimin2 derlerdi.İlk gün Konya'nın en güzel okuyucularından Sivaslı Derviş Ahmet , amin demişti.o gün havabulutlanmıştı.

Sivaslı Derviş Ahmet eve dönünce hanımına "Sıdıka, bugün Hacı Veyis hocam ağlar, kuzular meler, hayvancıklar bağrışırYa Rabbi bizim günahımız sebebiyle yağmuru kesme , diye doya doya amin dedim.Yarın da ağlayarak söyliyeceğim Sıdıka"

İkinci gün Feryad ü figan ile dua edilirken Hacı Veyis efendinin önüne bir cenaze geldi.O anda yağmur başladı.Hoca ağlar, koyunlar kuzular meleşir, yağmur yağar.bir gün önce gür sesi ile amin diyen Hafız Ahmet'in cenazesi de Hocanın önüne yatar, ıslanır

21 Ocak 2021 Perşembe

YAĞMUR DUASINA AMİN DİYEN GÜNAHKARLAR

Adanalı büyük melami İsmail Efendi yetmiş sene öncesormuşlar:– Yağmur duâları için ne dersiniz? Bazan yağıyor da. – Böyle şeyler terakkiye mâni olur ve insanları tembelliğe sevk eder. Yağışı şundan: İnsan merkez-i Kâinattır. Yâni bu insanlar içinde, aklın almayacağı kudretlere sahip insanlar vardır. Mutlaka, o yağmur duâsına çıkan insanların içinde, Allah’a yarım yamalak yapışmış bir insan vardır. Allah onun ricâsını kırmaz, yağmur yağdırtır. Eğer o adam Allah’a tam yapışık olsa, Allah’ın işine karışmaz… Yağmuru yağdırmayan da Allah değil mi? Allah’a âşık olan, Allah’ın her işini doğru ve yerinde görür. Adana’da, Hacı Boza derler ihtiyar bir adam vardı. Çocukken onu çok dinlerdim. Birgün yağmur duâsına çıkıyorlar; bir türlü yağmur yağmıyor. Hacı Boza diyor ki: “Yüzü ağ zannettiklerimiz duâ ettiler, kabul olmadı. Bir de umumhânedeki kadınları, götürün, onlar duâ etsinler.” Birisi gidiyor oraya, onlara: “Sizin gönlünüz Allah’a daha yakındır…” diyor. Onlar da: “Bizi adam yerine koyup bize duâ ettirecekler!” diye hakîki bir mahviyyet gösterince gönülleri Allah’a yaklaşıyor. Allah kabahate bakmaz; ona kabahatin lüzumu yoktur. En büyük kabahat gururdur!. Kadıncağızlar, ağlayarak abdest alıyorlar. Hoca bunlara namaz kıldırıyor. Sonra: “Ben ne dersem, siz âmin!” deyin diyor. Hoca duâ ediyor, bunlar âmin! diyorlar, yağmur yağıyor. Sonra bunlara o işi terketmeleri için nasihatta bulunuyor, yemîn ettiriyor. Halk’a da, onlarla evlenmelerini tavsiye ediyor ve onları evlendiriyor. İnsanı Allah’a hüzün yaklaştırır. İlim, kitap, söz, sav hep geride kalır. Eğer bu kitap, yâni insan okunmazsa, ne kıymeti var çekilen emeklerin?