HİKAYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HİKAYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2025 Cumartesi

HİKAYE,

 İBRETLK BİR HİKAYE

İsa a.s, bir Yahudi ile yolculuğa çıkar.İsa (a.s) ‘ın yanında üç yufka(ekmek) vardır.Bunları Yahudiye teslim edip muhafaza etmesini ister.Bir müddet sonra Yahudi yufkalardan birini yer.İsa (a.s bir yere gelince Yahudi’den yufkaları getirmesini ister.Fakat Yahudi, iki yufkayı ortaya koyar.Hz.İsa “üçüncüsü nerede?” diye sorunca Yahudi kendisine :” İki yufkadan fazla tesim etmediğini “ söyler .Beraberce yola devam ederler.O kişi Hz.İsa (as) ‘dan hayret verici bir çok hadise müşahede eder.Üçüncü yufkayı yediğini ikrar etmesi için Hz.İsa, ona yemin verdirirse de adam bir türlü ikrara yanaşmaz.Yola devam ederler.Biraz gittikten sonra üç parça külçe altına rastlarlar. Yahudi bunları görünce  hemen İsa (a.s) ‘a “ Haydi bunları bana taksim et” der.

İsa (a.s): “ Şu biri senin, diğeri benim üçüncüsü de yufkayı yiyen üçüncü arkadaşımızın” der. Yahudi sabredemeyip ;” Üçüncü yufkayı yiyen benim” der.

İsa (a.s) ,”Öyleyse benden uzak ol artık. Cenab-ı Hakk'ın bunca kudret ve asarını gördüğün halde bu suçunu itiraf etmedin de beş paralık dünyevi menfeat görünce ikrar ettin. İnsaniyet derecen bu kadarmış” deyip altın külçelerinin hepsini ona bırakıp yoluna devam eder.

Çok geçmeden üç tane hırsız gelir. Hırsızlar   Yahudiyi oracıkta öldürürler.Sonra acıkmış oldukları için içlerinden birisini şehrin çarşısına gönderirler.O gidince geriye kalan ikisi onu öldürüp üç altını üçe değil ikiye taksim etmek üzere anlaşırlar ve derler ki “O çarşıdan dönüp geldiği zaman onu öldürürüz Altını ikiye taksim ederiz.Onun payını da almış oluruz”

Çarşıya gidende ; arkadaşlarını öldürüp altının hepsini almak düşüncesi ile yiyeceklerin içine zehir koyarak getirir.Zehiri de bol koyar ki çabuk ölsünler.O çarşıdan dönüp geldiği sırada diğer ikisi el birlik hücum edip onu öldürürler.Sonra oturup ölüsünün yanında onun getirdiği yiyecekleri yerler.Daha yiyecek bitmeden onlarda oracıkta yığılır kalırlar.

Bir müddet sonra Hz.İsa’nın yolu oraya tekrar uğrar .Bir de görür ki üç parça altının yanında yatmakta olan dört ölü. Hayretler içinde onlara bakarken Hz. Cebrail inip olup biteni kendisine haber verir.

26 Ekim 2017 Perşembe

HİKAYE

Padişahın birisinin , köleleri arasında kendisine daha yakın  kıldığı ve değer verdiği bir kölesi vardır.Bu köle diğerlerinden daha güzel olmadığı  halde padişahın bu köleye karşı takındığı tavıra mana veremezler.Bir gün padişah köleleri ileçöle doğru  dışarı çıkarlar.Birden padişahın gözü ilerideki dağın zirvesine ilişir ve bakar.Hükümdar bu dağın zirvesine bir kere bakmıştır ve bakışını  öne eğmiştir.O köle bir den atını mahmuzlar ve koşarak o dağa doğru tırmanır ve bir müddet sonra beraberinde bir miktar kar ile geri dönmüş ve bu karı padişaha ikram etmiştir.Kendisine sorulur:"Hükümdarın canının kar istediğini nasıl anladın)"derler.Köle cevap verir:"Çünkü o, karın bulunduğu zirveye baktı.Hükümdarların herhangibir şeye bakışları boşuna olmaz."Bu cevabı duyan padişah orada bulunanlara dönerek:"İşte bu yüzden onu kendime yakın kılıyor ve sizlerden daha çok ona öncelik veriyorum" der.ve sözüne şöyle devam eder:"Sizler kendi nefislerinizle meşgulsünüz.oysa bu benim ahvalimi murakabe edip gözetmekle meşguldür

4 Ekim 2017 Çarşamba

HİKAYE

Anlatılır ki bir hükümdarla veziri arasında şöyle bir konuşma geçer,Hükümdar der ki:”Alimlerin ahlakı dervişlerden daha güzel , kalbleri daha temizdir.”Veziri ise ,bunun aksini söyler ve “Bunları iki konuda imtihan edelim der”.Vezir hazırladığı bin dirhemi birinin eline vererek , onu görevlendirir.Gidip bu parayı medrese hocalarından faziletli ve üstün olanına vermesini tembihler.Görevli kişi medreseye gider ve “Sizin en üstün ve en olgun  olanınıza bu parayı vermekle görevliyim, kime vereyim?”diye sorar.Hocalardan hiçbiri kendisinden üstün birini kabul etmez.Her biri kendisinin üstün olduğunu , “ben üstünüm” diyen diğerlerinin yalan söylediğini iddia eder.Bunun üzerine görevli “ben hanginizin üstün olduğunu tespit edemedim” der ve parayı vermeden gidip durumu vezire söyler.Vezir bu sefer derviş tekkesine  aynı görevliyi gönderir oradaki yoksullar alimlerin yaptıklarının tersini yaparlar.

Bu defa görevlinin eline bir kılıç verir ve “Git onların reisinin başını kes gel”der.Görevli gider ve “Reisiniz kimse onun boynunu vurmakla görevlendirildim” der.Tekkedeki dervişler her biri arkadaşının hayatını kendi hayatına tercih eder  ve onların yaşaması için kendini feda ederek “başkan benim, başkan benim”der.Görevli “ben reisinizin kim olduğunu ayıramadım”der ve durumu gidip vezire anlatır.Vezir bu kez aynı görevliyi kılıçla medreseye gönderir .ama alimler, dervişlerin yaptıklarının tersini yaparlar.Vezir bu durumu hükümdara delil olarak gösterir

7 Ocak 2017 Cumartesi

HİKAYE

Nuşirevan'a Rum kayseri bir muamma gönderir ve "Muammayı çözebilirseniz cizyemi verir sizinle inat etmem, çözemezseniz zulmümden korkun"der. Nuşirevan tüm alimlerini toplar ancak muammayı çözemezler. Heyettekiler derler ki:"Bu astronomiyle alakalı bir şeydir.anlasa anlasa Büzürcmihr anlar"derler. Nuşirevan daha önce kızdığı için bu şahsın gözüne mil çekerek kovmuştur.Bu şahsı davet eder, kadrini yüceltir muamma meselesini anlatır. Büzürcmihr:"Bildiğiniz gibi gözlerim görmüyor ve muammayı bir başkasıda okuyamıyor.ama bir yolu var.Bir hamam hazırlayıp beni içine koyun.Bedenim itidal bulunca bir buz parçasıyla muammayı vücuduma resmedin.Her şey zıddıyla mefhum olur"der.Dediği gibi yaparlar, muamma çözülür..Nuşirevan çok memnun kalır"Dile benden ne dilersen"der. Büzürcmihr:"Gözlerimi geri ver"deyince Nuşirevan:"Ben aciz bir kulum, benim gücüm buna yetmez"sözleriyle acziyetini bildirir. Büzürcmihr:"Geri veremeyeceğiniz şeyleri almamalıydınız"diyerek Nuşirevan'ı yaptığına pişman eder.
İnsanın aslı Allah'dır ve maksudunun Allah olması gerekir. İnsanın, kendisine yabancı şeytana tabi olması tuhaftır.insan ne kadar şeytanla beslense de zamanı gelip davet ulaşınca aslı olan allah'a döner.

4 Ocak 2017 Çarşamba

HİKAYE

Sultan Mahmut geyik avına çıkar, epeyce avlandıktan sonra bir su kenarında çadır kurarlar.Yemek hazırlanırken padişah etrafı dolaşır gözüne, sırtına odun yüklemiş bir ihtiyar ilişir. adamın haline acır ve sırtındaki odunu satın almak ister. İhtiyar, padişahı tanımaz, odunun fiyatını söyler padişah istediğinden fazla ücret öder.Adam verilen paranın değerini bilmez, tereddüt ettikçe  padişah biraz daha verir.En sonunda bir kese altını adamın avucuna bırakır ve biraz da kızarak:"Sarrafa git, ederini öğren; içinden ücreti al, kalanını da padişahın hacibine götür"der.ertesi gün yaşlı adam paranın üzerini teslim etmek üzere saraya gittiğinde pazarlık ettiği adamın padişah olduğunu anlar ve çok utanır. Padişah kalabalığın içinde ihtiyarı görür ,yanına çağırır, tahtının yakınına oturtur.İhtiyara önceki gün neden zorluk çıkarttığını sorunca "Dün çok açtım, bilirsiniz aç iken söyleşmek olmaz"cevabını alır.Cevap Sultan Mahmut'un hoşuna gider bir kese altının hepsini ihtiyara ihsan eder.İhtiyar şaşırır ve "Madem hepsi benim olacaktı da dün neden vermediniz?"diye hayretini belirtir.Padişah:"Dün benim kim olduğumu anlamamıştın, bugün artık kim olduğumu biliyorsun.Para senindir"der
*Hikayede ki oduncu "insan",hikayenin geçtiği yol dünya, Padişah Allah, avucuna sayılan altınlar "nimetler"dir.Bu dünyada azar azar verilen nimetlerin katlarca fazlasına hesap gününde "padişahla karşılaşınca"sahip olunacaktır.

2 Ocak 2017 Pazartesi

HİKAYE-KİM DAHA İYİDİR?

Hoca Zengi isimli meşhur bir şeyh vardır.Günün birinde bir adam şeyhin huzuruna gelir ve "Siz mi daha iyisiniz yoksa şu çanak yalayan köpek mi?"diye sorar.Şeyhin mürit ve muhipleri soruyu soran küstah adamı dövmek isterler.Şeyh onlara engel olur ve"Bunu kimse bilemez.İmanımı koruyarak bu dünyadan göçersem ben hayırlıyım, imansız ölecek olursam köpek benden hayırlıdır"buyurur.
*Manevi yönden yücelikleri artan insanların tevazuları da artar.Kendi kemalleri gözlerine hiç görünmez, nazarları hep kendi ayıpları, kendi kusurları üzerinedir.
*Kemale ermeyen insanlar kendilerini yüce görür, alemde bir eşlerinin dahi olmadığı zannı ve büyük bir kibirle hayatlarını sürdürürler.
*İnsan kendisinin "ne olduğunu"ancak başkasının gözüyle bakabilirse anlar.Bu yüzden insan kendisinin meddahı olmaktan vazgeçmelidir.
*Yol erleri kendilerini köpekten bile kem görmeli ve tevazu ile yücelmelidir

HİKAYE

Bir padişahın yakışıklı ,iyi ahlaklı bir şehzadesi vardı.Şehrin kadınlarından biri bir görüşte şehzadeye aşık olur muhafızların dayağına rağmen peşinde gezmeye devam eder.Şehzade durumdan rahatsız olur ve durumu babasına bildirir.Padişah ceza olarak kadının bir atın arkasında saçlarından bağlanarak sürüklenmesini ,parça parça edilmesini uygun görür.Cezanın infaz edilme vakti  geldiğinde kadın padişahtan son bir istekte bulunur ve bağlanacağı atın şehzadeye ait bir at olmasını ister.Bu istekle padişahın gönlü yumuşar, kadının gerçek aşık olduğunu anlar  ve himaye edilmek üzere saray kadınlarının yanına gönderilir.Bu hikayeden şu ibretler anlaşılır
*Hakiki aşık sevdiği uğruna namus,mal,can neyi varsa feda eder.
*İnsan fani aşklarda her şeyini feda edebiliyorsa"Allah aşkı"uğruna daha fazlasını göze almalı  veya aşıklık iddiasında bulunmamalıdır.