METLİ sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
METLİ sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

21 Ağustos 2026 Cuma

MUHAMMED ALİ APAK HOCA EL YAZMA NOTLARI

https://drive.google.com/file/d/1omf26Cqd5s40yjMdcXuAB5-uRxNxxwQQ/view?usp=drive_link

https://drive.google.com/file/d/1REq59c2THQDTPhiZR6bSh-W3BsgkIgJb/view?usp=drive_link

https://drive.google.com/file/d/1k-BQl1GUqK5oxdwqjy_QgU0QzleAzzBT/view?usp=drive_link

https://drive.google.com/file/d/1RmNzigfhZSNeIDf3XRzNfNJfrKT32ljZ/view?usp=drive_link

https://drive.google.com/file/d/1WCcV15QQXZyYRGRHZGpDCB8MYP5XC4L7/view?usp=sharing

https://drive.google.com/file/d/1Ohg2h_X9oXBlq09tYi5yv9gPMcUSH-K8/view?usp=sharing


Faydalanmak isteyenle yukarıda yazılı linkleri tıklayarak ulaşabilirler..Hazretin el yazması bu notlarını İstanbul'da yaşayan mimar kardeşimiz Mehmet Çito taratmış ve flash belleğe kaydetmiştir.Muradımız her sahifedeki yazıların manalarını sahife altına yazılsın, insanlar faydalansın idi.Ancak bunu yapabilmek sadece osmanlıcayı bilmekle bitmiyor.Yazıların içinden ayet olanlarını, hadisi şerif olanlarını vekelamı kibar olanlarını ayırt edecek bir birikime sahip olmak gerekecekti.Belki ileridi bu işi yapabilecek bir kardeş çıkar düşüncesi ile bu hizmeti metli dede bloğuna kaydetmekle yetindik.Bu yazıların tercemesini, merhum Mahmud Durusoy kardeşimiz, Ankarada gönül bağı olduğu Ethem Cebecioğlu ve ekibine havale etmişti.Bu ekip bu eseri MECMUUL HİKEM adı altında sınırlı sayıda kitap şeklinde tab etmişti. Tez hazırlığı şeklinde yapılan bu çalışma hazırlayanların fikrini de kattığı için bizim muradımıza tam uyacak şeklinde olmadı.Ancak bu çalışmada çok büyük bir emek idi . Hakk Teala keremiyle muamele etsin inşaallah.

13 Temmuz 2026 Pazartesi

ALİ ÖZDEDE(BERBER ALİ)

Berber Ali efendi hazretleri, Metli Dede'nin mürşidi Sıtkı Dede'nin halifesidir. Hazret dünyayı değiştirdikten sonra bir çokları ortaya çıksa da Berber Ali efendi yolu devam ettirmiştir.sITKI dEDE'YE DEVAM EDEN BEŞ ON KİŞİ ,Dede'nin göçmesinden sonra Berber Ali efendi'ye devam etmişlerdir.

23 Haziran 2026 Salı

MEVLEVİ Mehmet Fikri Metli DEDE nin orjinal ses kaydı





METLİ DEDEMİZİ UZUN SENELER VE UĞRAŞILARDAN SONRA YENİDEN ONU ARAYANLARLA BULUŞTURAN VE ÇOK amma ÇOOOK EMEK VEREN HERKESTEN ALLAH RAZI OLSUN ..

internete METLİ DEDE yi ilk kaydeden olarak, bu ses kayıtlarınıda ilk benim yayınlamam istendi..
bunu hak etmediğimi biliyorum ama bir zamanlar şimdiki geniş zamanıma "ama ben bunu hak etmiyorum ki ,tüm bu şeyleri siz alın!.. dediğimde o bana kızarak verilen şeylerin red edilemeyeceğini söylemiş ve : "hangimiz hak ediyoruz söyle bana ,ben tüm bu şeyleri hak ediyor muyum? " demişti...
dolayısı ile tecellileri takip edip sadece vazifelerimizi yapıp ,gelecek nesillerdeki yeni yeni tecellilere mazhar olacak irşadları takip edebiliriz..

kişisel özel notum :
Metli DEDE onu bilen yetkililerce daima bilinmez ve görünmez yapılmış yanii yok sayılıp, onu sadece kendilerine saklamışlardır...ve zahir olarak sorduğumda daima bilmediklerini-hiç duymadıklarını sesli şahitlik ederek söylemiş dolayısı ile METLİ DEDENİN MİRASINA REDDİ MİRAS YAPMIŞLAR VE O MANEVİ FEYZİ KESMİŞLERDİR....KENDİ ARALARINDA PASLAŞARAK ÜNLÜ VE ZAHİR AMA KISIR KALMIŞLARDIR..... bunu biliyorum... çünkü onları tanıyorum..ve bu video ses kaydında METLİ DEDE ONLARA İTİRAZ EDİYOR ..ZUHUR EDİP ZAHİR OLMAK EMRİNİ SÖYLÜYOR ASLINDA..

ikinci kişisel notum :
ben bu yola alındığımda ilk tanıdığım kişi Metli Dede olmuştu..ve evvel zamanım beni ona selamları ile yolladığında ,ona gitme maceramda onun bilinen 900 küsur kişiye irticalen şiir söyleme ve yazma kabiliyeti yetisinin açıldığını öğrenmiştim ve bende işte onu ziyaret ettiğimden beri bu sanal alemde bu zamanın çocuğu olarak irticalen yazıp duruyorum..
yazılarımla ona yüzlerce kişi ziyarete gitmiş ve kabiliyetlerini parlatmak için ziyaretler yapmışlardır ..ve onun kayıp mezarı bile yazılar ve ziyaretler sonrası bilinen ve parlayan yeni zuhur makamı olarak güncellenmiştir...
bazı insanların değeri ve anlamı yüz sene sonra veya yüzlerce sene yeni döngülerle yeniden iş başı yapabilir ve biz buna canlı şahitler ediliyoruz ..ne mutlu bize..


ve biliyorum ki bu yapay zeka çağında yeni sözcülere ve yeni yazıcılara ihtiyaç var ve onlar işe alınacak..dolayısı ile Metli Dede ve onun gibi HAY MÜRŞİDLERİN sizi her şekilde avlayacağını ve kabiliyetinizin parlatılacağını unutmayınız ..

ve ...
mesela şimdi METLİ DEDENİN seneler sonra kendini yeniden keşfedip bu zamana uygun zuhur etmesini de ayrıca çok anlamlı buluyorum..
kendi adıma çok şükrediyorum..
dostlara selam ve sevgiler..
yeni gelenlere HUU

nur cihan
23 haziran salı 2026  



21 Haziran 2026 Pazar

BÜYÜKLERİN İMTİHANI

 Metli Sultan'da yetişan Necip Sultanımızın oğlu Yusuf , uzman jandarma iken çalışmakta iken Van Çatak iilçesinde PKK tarafından kaçırılmış ve altı ay Irak sınırı içinde mağralarda esir tutulmuştu.Hasan efendi hazretleri bu hadise esnasında şu müşahedesini anlatmıştır: "Necib sultan gece manada(yahut zahiren) bana geldi.Ben:"Oğlunu niçin kurtarmıyorsun?" diye çıkışarak sual arzettim.Necib Sultan benim gözlerime bakarak hiçbir şey söylemedi ve hiç konuşmadan gitti."

İnanmaktayız ki Hak Teala dostlarına her türlü imkanı bahşetmiştir.Necib Sultanım istese çocuğunu kurtarabilirdi.Ancak kaderinde oğlunun şehit olacağı yazılı olmakla ,hadiseye hiç müdahale etmemiştir.Çünkü oğlunun akıbetindeki makamını gördüğü için geçici dünya hayatını yaşamasına hiç tamah etmemiştir.

METLİ SULTANIN SİTEMİ

 Genelde tüm dergahlarda aynı hadiseler yaşanır.Biraz dergaha hizmet edenler bir müddet sonra kendilerini yetkin görüp farklı davranışlara girerler.Hatta mürşid adına yalan uuydurarak yaptıkları çirkin işlere mazeret olarak kullanırlar.Hasan isimli birisinin evli bir kadını kaçırması üzerine birileri medli sultan'a gelip:"Bizim nikahımızı metli dede kıydı" şeklinde iftira söylemesi üzerine hazret çok üzülmüştü."Rabbim bana 90 yaşına kadar müsaade etmişti ancak bu tür hadiseler üzerine Rabbimden beni almasını istedim demiştir..

Hasan isimli şahıs 3 çocuk sahibi, kaçan kadında iki çocuk sahibi idi.Adam bir müddet Ereğli'de kaçak yaşadı.Sonra geri döndü.Kaçırılan kadının babası ve kardeşi bir gece evin penceresinden girerek Hasan'ı katlettiler.

Metli Sultan'dan sonra yetkinin kendilerine verildiği idida eden bir çok şahsiyet çıkmıştır.Hatta birisi Çumra'da dergah açmış, ancak kadınlara zaafı olduğu ortaya çıkmış, dergaha gelen birisinin karısı ile arasında söylenti çıkması üzerine kadının yakını hadisenin üzerine baskın gelip bıçakla o şahsı öldürmüştür.

Metli sultan dünyayı değiştikten sonra iki yıl içinde dergah binası satılmıştır. 

2 Mayıs 2026 Cumartesi

ANKARA 'de METLİ SULTANLA ALAKALI ŞAHSİYETLER

 Ankarada Metli Sultan'a devam edenler Çankırılı Şaban amca denilen zat Hacı bayramda Kitabevi vardı.Yiğit kitabevi Fatva kitapları basar idi.Bir diğer "Çaycı baba" diye bilinen Mustafa tunçyürek'in dedesi.Birde Hidayet amca ve Enver Alpaslan vardı.Enver Alpaslan, Mustafa Tunçyürek'in dayısı idi.Madenoğlu tarafında(ankara topraklık cebeci) berberlik yapan Berber Yusuf amca var idi.Berber Yusuf amca daha sonra Samsun yolu üzerinde köstence denilen yere taşınmışlardı.Bir oğlu var idi o da dünyasını değiştirdi.Aşık Ayşe denilen şahsiyet Yenimahallede yaşamış olup bundan kırk sene önce ileri yaşlarda birisi idi.

Çaycı Baba denilen zat Hidayet Amcaya sormuş: Hangi tarikattasın? O da Mevlevi olduğunu söyleyince Bana vazife ver deyince Hidayet Amca ders olarak altı esma çekmesini söylemiş bir müddet sonra Çaycı baba "Bu esmalar bana yetmiyor" deyince Çaycı babayı alıp Fikri Baba'ya götürmüş.Hidayet TUZCU Amca bu gün 98 yaşına girme arafesindedir.Hak teala sağlık vere.

29 Nisan 2026 Çarşamba

MUSA ÇALIŞ HAZRETLERİNDEN

 Metli Sultan'ın  yolunu devam ettirenlerden kONYA kARAMANDA yaşayan Musa Çalış hazretlerinden nakildir: " İhvanlarla toplandık, Metli Sultan'a gittik.Hazret bize kağıt kalem verdihadi bakalım bana yazın ne yazacaksanız dedi.Herkes birşeyler yazdı ben yazamadım.Sadece içimden iki satır cümleler geçti:sıfatında gördüm hak.senden başka kapı yok.Sultan herkesin yazdığını okudu sonra size bir hikaye anlatacağım.Zamanın birinde bir padişah varmış,ermiş biri imiş.Halka "Bana bir şiir yazın" dedi.Halk yazmış içlerinden biri yazamamış,şöyle demiş kalbinden "Sıfatında gördüm hak senden başka kapı yok."dedi.kazanan oldu

22 Nisan 2026 Çarşamba

METLİ DEDE YOLU


 Fotoğraftakiler (soldan sağa sırasıyla) SITKI DEDE,METLİ DEDE(çizgili pijamalı),HÜSEYİN FİKRİ EFENDİ,MUSA ÇİFTÇİ HAZRETLERİ(şu andaki içişleri bakanımız Mustafa Çiftçi'nin babası),Seydişehir Kavlaklı köyünden Hz.Hızır'la görüşen ALİ BABA,

Hepesi dünyalarını değiştirmiştir.

19 Nisan 2026 Pazar

HACI FATMA SULTAN(METLİ DEDE YOLUNDAN GİDENLER)

 Seydişehirde halen yaşayan 80 yaşın üstünde  Hacı Fatma sultandan nakildir:"Hüsiyin Fikri efendiye 15 yıl hizmet etmiş.Hazret, ömrünün son on beş yılını Seydişehirde yaşamış.Hüsiyen efendiye sabah gelir akşam giderdim.O gün kendisine gelecek misafirleri maneviyatta görür "çok kalabalıkr bir ihvan geliyor, hazırlığı ona göre yap "der idi.Dediği gibi bir otobüs ihvan gelirdi, Benden sonra burası ocak olacak der idi.Benim yaşım şu an 84 . Babam bizi Konya'ya Metli sultandan ders almaya götürdü.O zaman vesaitte yoktubHayvanlara binerek gittik.Ders aldık. Sonra da Hüseyin Fikri efendi'den ders aldık.İzmirde bir oğlum var.Kışları İzmirde, yazları Seydişehirde  geçirmekteyiz.Hüseyin Fikri efendi bana bir küp bıraktı.içine su doldurdu ve suya okudu.O küpün içi sürekli doldurulur gelen geçen içer.".

29 Aralık 2025 Pazartesi

TÜRK MİLLETİ,

 TÜRK MİLLETİNİN ,DİĞER MİLLETLERDE OLMAYAN TARİH BOYUNCA MEVCUT  ÜÇ BÜYÜK ÖZELLİĞİ:

EN FAZLA MUHACİRE(GÖÇ)EV SAHİPLİĞİ
EN FAZLA HAFIZ YETİŞTİRMESİ
EN FAZLA ŞEHİT VERMESİ"imiş.
Yemen-Süveyş kanalı-Basra müdafası-Medine müdafası-kurtuluş savaşı-Çanakkale,Kafkas cephesi.Bu millet bedelini ödeyerek imtihanını vermiştir.Yozgatlı Şeyhzade Ahmet Efendinin dilinden eli silah tutanların cephede olduğu sadece sakat,yaşlı,kadın çocuk kaldığı bir ortamda cephedeki yakınlarından haber bekleyen insanımızın bu bekleyiş dramını anlatan şu sahne nesillerimize unutturulmasın diye aktarmada fayda gördüm.(Sayfa 69):
"Haftada bir gün posta gelirdi.Her ailenin kadın ve çocukları,gurbette ve cephedeki yakınlarından bir haber alabilmek için erkenden saat kulesi dibindeki meydanda toplanırlardı.Oraya gideceği zaman annem elimden tutar,benide beraberinde götürürdü.Herkesle beraber binadan çıkarılacak posta torbasının açılmasını heyacanla beklerdik.Posta torbası açıldığı zaman heyacanlı bekleyiş soğuk bir sükuta dönerdi.Görevli,torbadan çıkardığı mektup zarfının üzerindeki isim ve adresi teker teker dikkatle,yüksek sesle ,bağırarak okur ve elindeki zarfı havaya kaldırarak "At at bu tarafa"diye sahip çıkacak sesi beklerdi ve memur elindeki mektup zarfını heyacanlı çığlıkların geldiği tarafa fırlatır fırlatmaz,zarfı havada kapabilmek için kalabalık arasında itişip kakışanlar sebebiyle bir kargaşa ve dalgalanma başlar,havada uçan mektubu kim yakalarsa elden ele sahibine ulaştırırdı.Mektubu alan kişi büyük bir çoşkuyla zarfı öper,koynuna koyar ve onunla birlikte gelen mahalleliyle birlikte cepheden,kiminin evladından ,kiminin kardeşinden ya da eşinden ve sevgilisinden gelen hayırlı haberleri bir an önce diğer aile efradı ve yakınlarıyla paylaşmak üzere mahallenin ve evin yolunu tutardı.Bir çok bekleyenler postadan mektup çıkmadığı için ümitlerini bir dahaki haftaya tehir ederek meydandan meyus ve mükedder olarak ayrılırlardı.Bizim de çok kere böyle boş döndüğümüz olurdu."(Bu satırlar,Erkan Oğur'un yemen türküsü eşliğinde okunmalı)
METLİ DEDE DE YEMEN VE SÜVEYŞ HARPLERİNE KATILDIĞINI AZİZİM ifade buyurmuştu.
Biz yeni nesil,bu hali yaşayan atalarımızın bu haline sadece gözyaşıyla katılabiliyoruz.
YA RAB,BU GÜNLERİN ,BU AYIN,SEVGİLİ RESULÜNÜN,EN GÜZEL İSİMLERİNİN,ZATININ YÜZÜ SUYU HÜRMETİNE İÇİMİZDEKİ GİZLİ SAHİPLERİMİZİ GÖRÜNÜR HALE GETİRİP DEDERTLERİMİZİ SAHİPLENDİR.Hz..MUSA'YA,Hz.HARUN'u yardımcı ve yar yaptığın gibi bizlere de  sahiplerimizi gönder YA MUİN.AMİN.

2015 YAZILARI

 KABE'NİN GÖZLERİ

Bu tabiri ilk defa Metli Baba'dan kanatlanmış Hasan Efendi hz.söylemişti.Mevzu Hac mı?yoksa başka birşey mi idi bilmiyorum.Gecenin bir vaktinde Kabe'nin gelerek kendisini uyandırdığını ve çok güzel gözlerinin olduğunu"ifade etmesi üzerine Kabe'nin gözleri nasıl olur diye düşünürken bir zaman sonra bir dükkanın duvarında rastladığım Takvim yapraklarını tutan poster kısmında bir kabe resminin üzerinde siyah iki gözle resmedilip tab edildiğini gördüğümde bu baskı'yı yapanın benim gibi,küp şeklindeki taştan bir yapının üzerinde göz şeklinde yüzeysel algıya sahip olduğunu  anladım.Acaba hakikati ne ola?..
********

Ne kadar para o kadar köfte"

Ehli Beyte saygı ne kadarsa Cenab-ı Hakkın lutfu o kadar.Bir tarihte AZİZ'im ağzından kaçırmıştı:"Türkiyede mevcut Seyyit'lerin listesini tuttuğu "hususunu.ama sonra manevi emirle "yaktığını".Selçuklu dahil Osmanlı döneminde Nakibül Eşraflık hususunun özel  olarak devlet yapılanmasında (protokolde)yer aldığı,hukuk sistemi içinde dahi bir müessese olarak varlığını devam ettirdiği.Ganimet paylaşımında Hz.Peygamber SAV ayrılan ilahi bir taksimat var.Efendimizden sonra  bu kısım ALTIN NESİL'e sarfolunmalıydı.Osmanlı bu hususa riayet ettiği kanaatındayım.Çünkü ,kıyamete kadar insanlığı mayalayacak abide şahsiyetler bu nesilden çıkacak.Medrese  istediği kadar ""-Ya Fatıma.Kıyamet günü için benim kızım olduğun hususuna güvenme "mealindeki hadisi örnek verip kendilerine göre "Eşitlik anlatımlarını"ifade etsinler.Biz,Ahmet Amiş hazretlerinin "-Biz Tebbet suresini,hatim tamam olsun diye okuruz"sözünün içindeyiz.Biz işin suistimal edilmesi yönüne bakmayız ve dinlemeyiz.Ehl-i Beyt'e saygı gönüllerde devam ediyor.
***

"İNSANIN KALBİNDEN  EN SON VE ZOR ÇIKACAK  DUYGU MANEVİ SALTANAT İSTEĞİ İMİŞ"
SÖZÜ BENİM SÖZÜM DEĞİL AMİŞ EFENDİMİZİN,YAHUT MEHMET SABİT EFENDİMİZİN YAHUT ABDÜLKADİR BELHİ EFENDİMİZİN YAHUT OSMAN KEMALİ HAZRETLERİNİN YAHUT AHISKALI ALİ HAYDAR EFENDİNİN.....SÖZÜ.NE KADAR ZENGİNİZ DEĞİLMİ ?BU KADAR ÇOK SULTANIMIZ VAR.YETER Kİ KAPILARINDA KITMİR'LİĞE TALİP OLABİLELİM.EFENDİLİK Mİ?O NEDİR Kİ !ŞEYTANIN KAYBETTİĞİ "VARLIK" İMTİHANI ...
***

TÜM İNSANLAR ŞÜPHESİZ PEYGAMBER TORUNU.KAFİRLERDE.ŞEKİL OLARAK ALIRSANIZ BU SONUÇ ÇIKAR
.EFENDİMİZ İLK BAŞTA DEĞİLDE EN SONDAGELDİ SORUSU değişik şekilde cevap bulmuştur.
Ağaçtan murat meyve olup meyvenin en sonra oluşması gibi.Yaratılan ilk nur şüphesiz Efendimiz.Adem atamızda tecelli edip bu nurun intikallerini Mevlüd-i Şerif anlatır.En son Amine annemizde karar kılıp zuhura gelmesi.Efendimize gelene kadar korunmuş olan bu nurun Kıyamete kadar devamınında korunacağı iddia edilemez mi.Özel olmak (nübüvvet ve velayette)cehd işi olmayıp baht işi olduğu malum.AZİZİMİN "Seyyitlerle alakalı tuttuğum listeyi yaktım"demesinden anlamıştım zaten sistemin değiştiğini.Medrese'nin Niyazi Mısri hazretlerini suçladığı maddelerden biride Mısri'nin "Hz.Hasan ve Hz.Hüseyn efendilerimize"peygamber demesidir.Söyler misiniz VELİLER VAKTİN PEYGAMBERLERİ  değil mi?Yaptıkları vazife olarak bu söylenemez mi?

İNSAN kelimesinin "unutmak"kelimesinden türediği ifade edilir.İnsanlar unuttukça Cenab-ı Hak hatırlatmak için Peygamber göndermiştir.Efendimizden sonra bu unutmalar olmadı mı?Nasaraya benzemek,Yahudiye benzemek modası."kertenkele deliğine girecekler"hadisi taklit hastalığının sonucu değilmi.amellere şirkin ve riya'nın karışması.....EFENDİMİZ BUYURUYOR:Benim ümmetimde diğer ümmetlerin uğradıkları hastalığa uğrayacaktır ki bu hastalık NANKÖRLÜK,ŞIMARIKLIK,HASEP NESEPLE ÖĞÜNMEK,DÜNYA İÇİN BİRBİRİ İLE BOĞUŞMAK,YEKDİĞERİNE BUĞZ ETMEK,BİRBİRİNİ KISKANMAK BELASIDIR.ÜMMETİM BU BELALARA TUTUNARAK NİHAYET HADDİ AŞACAK VE BU TAŞKINLIĞIN ARKASINDAN SEBEBİ,MAHİYETİ MEÇHUL BİR KITAL ZUHURA GELECEKTİR".
KIYAMETE KADAR HAKKA DAVET EDEN BİR TOPLULUĞUN MEVCUT OLACAĞI  müjdesi bizleri ayakta tutuyor.Kimler bunlar:Ahlakı Kur'an olanlar.Ehli muhabbetler.Ehli muhabbette ehli beytte mevcut.şecere taşıyıcısı olmakla da bu işin olmayacağını hissediyorum. 
******

İnsanın yapısında faydasız bilginin peşine düşme istidadı vardır.Bu nedenle En-Naziat suresinin sonundaki ayetler inmiştir.Kureyş müşrikleri "Haşir ne zaman vukua gelecek,kıyamet ne vakit kopacak?"sualleri ileefendimizi rahatsız ediyorlar ve bu sualler Cenab-ı Peygamber için ukde-i hatır oluyorda.Cenab-ı Hak,Peygamberini tahakkuku mümkün olmayacak temennilerden nehy ediyordu."SANA HİÇ TAALLUKU BULUNMAYAN ,ANLAŞILMASINA SENCE BİR İHTİYAÇ OLMAYAN BU MESELEYİ NEDEN KENDİNE UKDE EDİP DURUYORSUN.BU EDEBİ BİR SIRDIR Kİ HALLİ İLMİ İLAHİYE DAYANIR.SENİN VAZİFEN KIYAMETİ DÜŞÜNÜP KORKANLARI O MÜTHİŞ GÜNÜN ŞİDDETİNDEN HABERDAR EDEREK UYANDIRMAK,YAŞADIKLARI MÜDDETÇE SALAH İÇİNDE MEKARİM-İ AHLAK İÇİNDE YAŞATMAK SURETİYLE YEVM-İ HESABA HAZIRLAMAKTIR..
Bir alime birisi bir şey sormuş,cevap alamayınca "Peygamber Efendimizin(SAV);'her kim bildiği faydalı bir ilmi saklayıp öğretmezse ,kıyamet günü ateşten bir yularla getirilir'buyurduğunu işitmedin mi?"diye tehditvari konuşunca alim şu cevabı vermiş:"ŞİMDİLİK YULARI BURADA BIRAK GİT.EĞER İLMİ HAK ETMİŞ BİRİSİ GELİR DE ONDAN GİZLERSEM ,BANA O ZAMAN O YULARI TAKSIN.

2015 YAZILARI

 Hayırlı Cum'a'lar

Sağlığında görünenler ile sonrasında kaybolanlar.Bu konulara hiç girmek istemem.Mübarekler Bilinmek isterlerse bir vesile ile ortaya çıkar.Çünü Mübarek  AŞİKAR  olan SIR'dı.Tıpkı ZIT 'ları cem ederek yaşamak.Su 'yun molekülleri Ateş,HAVA'nın moleküllerinin ATEŞ olması gibi.Ne bu ,O.ne O ,bu. Ancak şu bir gerçek ki Dost sadece Allah imiş.Gerisi füruat.Azizim'in hayat hikayesinden buna uygun bir anektod aktarayım.Azizim Efendim şöyle buyurmuşlardı:

İskenderun'da gömlekçilik yapıyorum.Dükkanda 15 kalfa çalışıyor.üç aydan üç aya iş  teslimi yapıyorum.Cami Dernekleri  Kuruculuğu,Milliyetçi mukaddesatçı dernek kurma ve yöneticilik,Hatay'ın Kurtuluş kutlamasının ilk defa şehirde icrası merasimi,Cami İmamlarından oluşan bir ekibe liderlik,Kur'an Kursu talebelerinin iaşelerinin temini v.s gibi bir yığın sosyal aktivite ve bu nedenle Adliye,Askeriye ile yakın diyaloğlar v.s.Bir zaman geldi Metli Sultan buyurdu ki:"oğlum hocalarla diyaloğunu kes".Bu emir bana zor geldi.Çünkü sürekli olarak görüştüğümüz imam arkadaşlarımız var olup mutlaka her gün birbirimizi görmeden edemiyorduk.Bu yasak ağır gelmişti.Ayrıca Demokrat Parti'nin ihtilal öncesi son zamanları toplum içinde kaynamalar da mevcut.Bir akşam Celal Tevfik Karasapan isimli 7 vilayetin sorumlusu bir MİT görevlisi geldi."-Kaç dostun var ?dedi.Bende Sosyal işlerden oluşan çevremi dost sanarak "Çook"dedi.Adam tekrar sordu:"-Sağlam kaç  dostun var"deyince en az 200 dedim."İn in"diye söyledi Ben devam ettim:100 Adam devam etti:"İn ,in"50"dedim.İn dedi.nihayet 10 rakamından aşağısını kabul etmedim.Sonra cebinden bir tabanca ile bir kutu mermi çıkarıp masanın üzerine bıraktı.ve  şöyle bir yöntem uygulamamı söyledi:Şimdi sen bu çok güvendiğin insanları ayrı ayrı akşamdan çağıracaksın.ve onlara diyeceksin ki:Bu tabancayı ve mermi kutusunu al.yarın sabah namazı Kaptanpaşa camisinde buluşalım bir işimiz var"işin mahiyetini sorsalarda o zaman görüşürüz diyeceksin.dedi ,Tabanca ve mermileri bıraktı gitti.Ben en güvenli  gördüğüm dostlarımı çağırıp  kendilerine bu durumu arz ettiğim zaman istisnasız o sabah akşam birlikte olduğumuz insanların hiçbirinin tabancayı ve mermileri kabul etmediğini ve birer mazeret söylediklerine şahit oldum.Bir kaç gün sonra Mit'çi geldi gülerek:"Naber.kimse kabul etmedi değilmi?"deyince söyliyecek hiçbir şeyimin  olmadığını hissettim.

Dost yıkıldığın zaman yanında olandır derler. Bu nedenle yoklukta yanında olanlarla varlıkta devam etmek gerek.Gel görki zor zamanda birlikte olunan çevre,iktidara taşınınca hemen değiştiriliyor.
*******

ezoterik merakım hiç olmadı.

Kur'an-ı anlama noktasını bilgiden ziyade iç alemimizde duygu olarak yaşamak isterim.örneğin:Allah c.c sürekli beni izliyor,içimden sürekli onu hatırlayayım.O'nu hatırlamak demek olan büyüklerin  sözlerini okumak ,dinlemek,görmediğim insanların hizmetini yapmak ve muhabbetini duymak.Hepsinin tarifi enerji kaynağımızın sürekli ana trafodan beslenmesi.
AYNA haline gelinebilirse tüm bilgiler orada zaten gözükecek.O bilgilerin öğrenilebilmesi için meşakket'te çekilmezmiş.Hz.Pir efendimiz ,Hz.Şems'ten sonra Kuyumcu Seyahaddin efendimize yönelince insanların hasedi dahada kabardı :"Şems mürekkep yalamış birisi idi.Bu ise Fatiha'yı okumayı bilmiyor".Halbuki Hz.Pir,kendini seyredeceği aynı arıyordu.HASED'in maddi boyutunu düşünürüz.HASED'in Manevi boyutunu düşündüğümüzde bunun,tıpkı mürşitlerin dünyadan göçtükten sonra manevi mirasçılık iddiası ile ortaya çıkanların varlık iddialarında görürüz.Hz.Pir,Mesnev-i Şerifte buyurdu üçüncüsünün hikayesini nataman bıraktığı Üç Şehzade hikayesinde işaret buyurmuştur.Büyük şehzade,cennet,huri isteğiyle CEMAL'dan mahrum gideni,ortanca şehzade ise "ben de oldum.ayrı bir dükkan açabilirim"düşüncesinde olan ve bu hareketi ile Efendi'yi manen kıran maneviyat yolcusunu,hikayesi nataman bırakılan ama hem dünyaya hemde ahirete mirasçı olan üçüncü şahzedeyi anlatmışktır.Hayatta iken ışıltılı bir seyir geçirdikten sonra Efendinin dünyayı terkinden sonra ortaya çıkan bu durumlara hep üzülmüşümdür.
"SİMYACI"kitabını tamamen Mesnev-i Şerif'teki boyutu ile romanlaştırmıştır Brezilyalı yazar. Anlatılmak istenen Bilgi'nin kaynağı sensin.İçindeki pınarı ara.Şeyban-ı Rai'nin önünde yenibaşlayan medrese talebesi gibi diz çöken İmam-ı Şafi'nin bu halini kaç kişi idrak edebilir ki.ATTAR hazretlerinin Tezkiretül EVliya eserinin önsözü şaheserdir.Rahmetli Peder,nereden edinmişse ilk okul çağımda okumuştum.Halen de okuyoruz.

EĞİRDİRLİ HACI AZİZ,

 ISPARTA EĞİRDİRLİ HACI AZİZ'i anlatacağımı ifade etmiştim.Metli Dede kaydınızda yer alsın yükü üzerimden kalksın.Oğlu İlahiyat mezunu AZİZ ÜSTÜN anlatmıştı.Mübarek'ten önce oğlunun halini aktarayım.İlahiyat mezunu ama medreseye karşı.Tasavvufla ilgisi yok.İyi bir solcu.SOLCU veya SAĞCI tabirini kullandığım için mazur görün.Yanımda farkı yok.Ancak tarif için o kavramlara ihtiyacım var.İnşaallah gıybet olmaz.O da dünyayı değişti.Babasının halinden dolayı muhabbetim var.Malum göl yerinden su eksik olmaz sözü gereği Evliyanın tavuğuna dahi "Kışş"denmez.Oğul AZİZ'in tek derdi var."Hocalar,Fatiha'nın manasını bilmiyorlar".Doğru "HAMD,ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH'a mahsustur"manası içinde ne yokki.Bütün yaratılanın sahibi O'dur. şucu-bucu ne ola ki."Her kim bu eve gelirse ekmeğini verin,adını,dinini sormayın.Zira Ulu Allah'ın dergahında ruh taşımaya layık olan herkes elbette Ebu'l Hasan'ın sofrasında ekmek yemeğe layıktır(HARAKANİ hz).


Bir diğer yüzü ise:"Benim sana vereceğim çok bir şey yokki.ÇAY var İçersen,BEN var seversen.YOL var gidersen"(Aşık Veysel).

Gelelim Hacı AZİZ'e:Her ayın ilk onbeş günü üzerindeki meczubiyet mevcut,ikinci onbeşgün ise normal birisi olduğunu söylerdi oğlu.İkindi namazı ,Eğirdir'deki merkez cami'de cemaatla namaz kılınırken secde esnasında  cemaatın içindeki Hacı AZİZ yüksek sesle bağırır :"EŞEĞİN YULARINI BİLMEM NERENE BAĞLA"der ve namazı terk edip camiden çıkar.Cemaat şaşırır.Namaz sonrası İmam 'a cemaat sorarlar bu hali.İmam Efendi dürüst birisi imiş ki şöyle cevap verir:"Hacı Aziz haklı.namaz esnasında düşünüyordum.Evin ihtiyacı için Pazara gittiğimde alış veriş yaparken merkebi nereye bağlasam acaba?.Benim halim Hacı Aziz'e malum oldu ki bu sözü sarfetti.".Allah hepimize Keremiyle merhamet buyursun.Am

2015 YAZILARI

 CENAB-I HAKKIN İBADETİNE TAHSİS ETTİĞİ BİR GURUP İLE MUHABBETİNE TAHSİS ETTİĞİ GURUPLAR AYRI İMİŞ.Maksudumuz ikinci grupta olabilmek.Tabi ki ŞEVKET BABA 'nın yolu devam edecek.Şu hikaye manidar olsa gerek:Hz.Ömer Efendimizin huzuruna,KATİL iddiasıyla bir genç getirildi.Muhakeme sonucunda suçlu bulundu ve İdam edilecekken genç mühmet istedi."küçük kardeşlerimin hakkı olan altınları gömdüm.Üç gün mühlet verilsin bu hakkı teslim edeyim".Kefil istendi.Genç o toplulukta bulunan EBUZER hazretlerine bakıp "işte bu kefilim"dedi.EBUZER kabul etti.Sürenin bitiminde genç görünmeyince davacılar infazın kefile uygulanmasını istediler.O sırada genç koşarak geldi.Sordular:"Niçin sözünde durdun?

-"Artık dünyada sözünde duran kalmadı"dedirtmemek için geldim.
Sordular EBUZER'e
-"Bu genci niçin kefil oldun?"
"Genç bana güvenerek bu kefil olur dedi.Bunu reddetmeyi mürüvvete insanlığa sığdıramadım.Alemde fazilet kalmamış dedirtmemek için kefil oldum".

Bunu gören davacılar :"Biz de bu dünyada kerem sahibi,cömert kalmadı dedirtmeyiz.Allah Rızası için davamızdan vazgeçtik.   
****
9 MAYIS 2015 GENEL SEÇİM ERTESİ GÜNÜ 
YENİ DÖNEM BAŞLANGICI....Haybabam altı ay önce Koalisyon demişti zaten.Cami duvarına bevl etmek tabiride geçmişti ama bunu istersen zaman ifade etsin.
İRŞAD'ta olanlar göz önünde bilinir olduklarından İDARE'de olanlar mahfi.Yakalamak mümkün değil.Merd-i Hüda'nın KUBBELER ALTINDA GİZLİ olanlarını tespit çok zor.Zahirleri  isyan ve günah yolunu tutmuş,karanlık gibi görünsede batınları nurludur.Kendilerini bildirmemek için tebdili kıyafet  dolaşan padişahlar gibi.Cenab-ı Hak,o sultanları halkın elinden kurtarmak için bazı sevilmeyen huylar verirmiş.Hayrı şer suretinde gizlemek Cenab-ı Hakk'ın bir mekri.Ancak,görüş sahibi olanlar bunların yüzünü görünce canıgönülden sevgi bağlar.Neyzen Tevfik hazretlerine Ali ÖZTAYLAN  efendimizin nazarıyla bakmak gerek.


Çocukluğumda Dörtyol Özerli mahallesinde yaşamış ŞIH MEHMET namında  Fotör giyen ve CHP nin ileri gelen savunucularından olan bir şahsiyetin ismini irfan ehli arasında konuşulurken duyardım.Fötr şapka ve CHP .sağcı dediğimiz cami cemaatının  yanından uzaklaşması için yeterli.Metli Baba'dan yetişen Hasan Hüda hazretleri ifade etmişti:"Sağcıların evliyalığından sonra Solcuların Evliyalığına geçilir" .Tıpkı Üsküdar'ın üç sırlısında Turgut Çulpan efendinin arkadaşı Bektaşi meşrepli  efendi'ye,"içkinin günah olduğunu niçin onlara söylemiyorsun?"sorusuna verdiği cevap gibi.Dörtyol'da medfun Seyyit Ali Baba hazretleri için Hay babam şu tabiri kullanmıştı:"Ali Baba'nın hakikatini insanlar bilse ,insanlar başına üşüşüp etlerini yerler".şimdilik burada kalsın.


Kendi nefsi için değilde başkası için yaşıyanlar..........
...
Baba Efendim ifade buyurmuştu:Kişi iki şeyle yol alır.Vermek ve sevmek.İzninizle özel olan bir husus arz edeceğim.Baba Efendim:"Allah sevdiği kulun çilesini içeriden verirmiş"sözünü söylerken,on Evliya'dan ancak birisinin aile düzeni yerinde olur dokuzunun olmazmış.Bundan dolayı olsa gerek vektin Konya'sında yaşamış Mithat Efendi denilen zat Cenab-ı Hakk'a dua ederek "Sulbümden şeyh gelmesin"demiş.

2015 YAZILARI,

 HAYATA TEKAMÜLLÜ BAŞLAMAK

BUGÜN 20 NİSAN .EFENDİMİZİN DOĞUM GÜNÜ.DOLAYISIYLA EFENDİMİZİ GERÇEK SEVEN AŞIKLARIN DOĞUM GÜNÜ.KUTLU OLSUN.
HAYBABAM DERDİ Kİ:"-SENDEN BİR GÜN ÖNCE DOĞMUŞ OLAN DÜNYA MEŞAKKATİNE SENDEN ÖNCE ÇEKTİĞİ İÇİN SAYGI GÖSTERMELİSİN".EYVALLAH.İNSANLARIN FARKLI OLGUNLUKTA HAYATA BAŞLAMALARI MESELESİ ZAMAN ZAMAN SORGULANIR..YANİ TEKAMÜLLÜ OLARAK HAYATA BAŞLAMA VE KISA ZAMANDA MESAFE ALMA.ÇAĞIMIZ İNSANININ SEYRÜ SÜLUKU ÇOK HIZLI.TEKNİĞİN ULAŞTIĞI NOKTA GÜNLÜK HAYATI KOLAYLAŞTIRDIĞINDAN KALBİ VE RUHU BESLEYECEK KAYNAKLARA YÖNELSE İŞ BİTECEK.
HASSA-SÖĞÜTLÜ MEHMET ALİ HOCA  YANINA GELEN YANINA GELEN ZİYARETÇİYE SORAR:"-YANINDA MÜNEBBİHAT KİTABI VARMI?.(Münebbehat İbni Hacerel Askalaninin kitabıdır)ZİYARETÇİ VAR HOCAM DER.HACA EFENDİ:"-KAÇ AYDIR BUNU OKUYORSUN?"DİYE SORAR ZİYARETÇİ:"ALTI AY"DER.DERKİ:"-ESKİ DEVİRDE BUNA MANA VEREBİLMEK İÇİN ON ALTI YIL OKUMAK LAZIMDI.BU KADAR KISA ZAMANDA ÖĞRENMENİZİN NEDENİ MEVLA HOCANIZA NASİP ETTİ.ÇÜNKÜ ÜMMETİN BUNA İHTİYACI ÇOK VARDI.ESKİDEN ANTAKYAYA AT İLE GİDİLİRDİ.ŞİMDİ ARABA İLE GİDİLİYOR"DEMİŞTİR.TEKAMÜLÜ CENAB-I HAKK ÇABUKLAŞTIRDI.
MESNEVİİ ŞERİFİN SON CİLDİNDEKİ ÜÇ ŞEHZADE HİKAYESİNDE ÜÇÜNCÜ ŞEHZADENİN HİKAYESİNİ HAZRETİ PİR TAMAMLAMAMIŞTIR.BU NEDENLE EHLİ İRFAN ARASINDA MESNEVİNİN 7 NCİ CİLDİNDEN BAHSEDİLİR.ANCAK HAY BABAM YEDİNCİ CİLD DİĞER ALTI CİLDİN İÇİNDE MEVCUTTUR DEMİŞTİ.ÜÇÜNCÜ ŞAHZEDE DÜNYA VE AHİRET MÜLKÜNE VARİS OLAN KİŞİYDİ.NASIL ULAŞTIĞI HUSUSU SÜKUT KALDI.BU NEDENLE GÜNÜMÜZ İNSANINI TAHLİL ETTİĞİMİZDE HALK NASIL 4 KISIMSA Kİ (BİRİNCİ KISIM GECE GÜNDÜZ HAK RIZASI İÇİN SIKINTI ÇEKER VE BU ZAHMETİN SONUCUNDA RAHMET BAHŞEDİLİR. İKİNCİ KISIM GECE GÜNDÜZ ZAHMET ÇEKER ANCAK OKUDUĞU KURAN KENDİSİNE YÜZÜNÜ GÖSTERMEZ VE LANET EDER ,NAMAZI ZEVKSİZDİR,BU MİHVALDE ÇORAK TOPRAĞA TOHUM SERPMİŞÇESİNE ELİ BOŞ GİDER.ÜÇÜNCÜ KISIMSA ZAHMETSİZ,İBADETSİZ,İSTEKSİZ AMA DAİMİ ŞAHİTLİK İÇİNDEDİR TIPKI PEYGAMBERLİĞİN AMELSİZ VE İSTEKSİZ VÜCUDA GELMESİ GİBİ.DÖRDÜNCÜ KISIMSA ESASEN MAYASIZ,RUHLARI HAKK'LA BAĞLANTISIZ,AMELSİZ,KENDİLERİNİ TEMBELLİĞE BIRAKMIŞ ,CAHİLLİKLE İBADETTEN YÜZ ÇEVİRMİŞ AMA DÜNYAYA KARŞI ÇOK İSTEKLİ OLANLAR)CENABI ZÜL CELAL CENABI PEYGAMBER MUHABBETİNİN MÜHRÜNÜ KALBİNE BASMIŞ OLANLARA HIZLA BİR ANDA YÜZ YILLIK YOLU  ALDIRIYOR.ZAHMETSİZ RAHMET AŞK TA İMİŞ.
BİRAZDA LATİFE OLSUN.
HAYBABALARIM MÜTHİŞ SİGARA İÇER.METLİ SULTAN GÜNDE 4 PAKET İÇERMİŞ.DÜNYADA OLAN SULTANIM   90 'A YAKLAŞMIŞ İKİ PAKET DAVİDOFF ONE İÇİYOR.BU NEDENLE BÜYÜKLERİN SİGARASINA KARIŞMIYORUM.SİGARAYA KARŞI OLAN VE EVİNE GELEN SİGARALI MİSAFİRİNE BURDA DURMA DİYEN ZAHİT HOCA İSİMLİ ŞAHIS BABASININ MEZARINA YASİN OKURKEN MEHMET ALİ HOCAM  DEMİŞKİ"-Zahit Hoca babasının hece taşına yasin okuyor.Halbuki biz babası ile sohbet ediyoruz.kendi boş mezara okuduğundan haberi yok.Bunu bilmekten aciz evindeki misafiri sigara içtiği için kovmanın cezasını düşünüyor!"Sağlıcakla kalın

TELEVİİZYON MÜRŞİT OLACAK,

 METLİ BABA tezgahında dokuması tamamlanan HAYBABAM 'ın 30 yıl öncesi sözü idi:"TELEVİZYON MÜRŞİT OLACAK" Evliyanın sohbeti insanı "VELİ"ettiği gibi,Eşkiyanın sohbeti de eşkiya edermiş.Çünkü ruhlar birbirinden hırsızlık eder,renk alırmış.Nasıl ki demişler:"Enkür ze enkür hemmi gird renk"Üzüm üzüme baka baka kararır.Burada günlük yaşantımızı ilgilendiren önemli bir husus mevcut.İnsanın,insandan etkilenmesi.İnsanlar alaca ve uyuz hastalığına tutulanlardan ,hastalık bize geçmesin diye ürkerler ve kaçarlar.Fani cisimlere perhiz ne kadar lazımsa baki olan ruhlara yüz kat lazımdır.Büyüme ve gelişme çağındaki bir varlık nasıl korunmaya muhtaçsa,birbirlerinden etkilenecek ruhlarımızı korumukta çok daha titiz olmak gerekir."Yüz dostun varsa 99 undan alakayı kes,birisi ile de sık görüşme"Hasan Şazeli hazretlerinin sözü.Sosyaliteye karşı olduğu için değil,nefsi ve dünyevi olanlardan ruhunu korumak için söylenilmiş tedbir ve tavsiye sözü.Mektepte ilim tahsilinde esas,TEKRAR TEKRAR OKUMAK olduğu gibi Tarikatı Aliyeninde esasa SOHBET imiş.Bu nedenle Evliya'nın sohbeti itaatlerin en büyüğü,ibadetlerin en faydalısıdır demiş büyükler.


Tam burada en önemli husus devreye giriyor.O da:"İtaatin yokken bile onların makbulü olsan Makbulsün. Alemin taatı sende olsa da onlar tarafından reddedilmiş olursan ,reddedilmişsin.İblisin hali örnek ki,Adem'e baş eğmediği için ebedi lanetlik oldu."Hak erlerine(Merd-i Hüda)kavuşmak bütün ibadetlerden daha da öne geçmektedir"sözünü büyüklerimiz söylediği için bizimde bu sözü ifade ile nakletmemizin mahsuru yoktur.Kim ne derse desin.Her peygamber,zamanının Hz.Adem'i gibidir.İyi köyü onun nuruyla ortaya çıkar.Her kim ona inanırsa o iyidir.İnanmayan düşmandır.Mevlana Efendimizin Babasının veya oğlunun Marifinde geçmişti:Şeyhle oturan kalabalık,namaz vakti girince şeyhi bırakıp namaza durdular.İki kişi bunu yapmayarak yönleri şeyhin yüzüne karşı idi.O gece gördülerki Namaza duran tüm kişiler kıbleye sırt çevirmişler,ancak iki kişi kıbleye dönmüş."KIBLE EVLİYANIN GÖNLÜDÜR"dense,bu söz şeriata aykırı amma hakikate uygundur.Bu şekilde çok şeyler var var amma şeriat karşı çıkacağı gibi ,şeriat binasının da yıpranmaması gerekir.Biz yaşayalım ama sözle ifade etmeyelim.Acaba böyle bir davranış münafıklık olur mu?Yoksa İdare mi?.
"Sana Haram,Bana Helal"sözünü ise hiç sarfetmeyelim.Mübarekler yaşadıkları devirlerde kim bilir hakikati ifade edememe hususunda ne kadar sıkılmışlardır.Marifet devrinin yaşandığı bu çağımızda "LEKÜM DİNİKÜM VELİYEDİN"HÜKMÜNÜ İCRA ETTİĞİNDEN Herkes düşüncesini özgürce ifade etsin hiç gam değil.Ne söylemişti METLİ SULTAN:HER DEVİRDE YERYÜZÜ İNSANLARININ 1/7 Sİ MÜSLÜMAN(EHLİ ŞERİAT),EHLİ ŞERİATIN 1/7 Sİ EHLİ TARİKAT,EHLİ TARİKATİN 1/7 Sİ EHLİ MARİFET,EHLİ MARİFETİN 1/7Sİ EHLİ HAKİKAT:Matematiğim zayıf,geriye ne kalıyor.? 
           

Gelelim Vaktin Peygamberlerine ki bu kavramı,Peygamber varisleri yahut bir adamın  varisleri şeklinde algılarsak bu vaktin sahibine ulaşan ve gönlünde olan maksada ulaşmıştır.Gerçek özgürlüğe Veli'ler vasıtasıyla ulaşmak mümkündür.Çünkü Veli,Hakk'ın mazharı olmakla onların duaları Resullerin duaları gibidir derler.
Televizyonun Mürşit olması ise,"SOHBET"fiilinin bu alet ve buna mümasil aletler vasıtasıyla icra edilerek Cenab-ı Hakkı'ın velilerinin bu vasıtalarla insanlara ulaşması olsa gerektir ki nihayeti yine  Evliyanın varlığına ihtiyaç gösterir.Uzun sözü şu güzel kelam ile nihayetlendirelim:


ALEMİN BAĞI,MEYİ,ENGURU MEVCUT OLMADAN
LA-YEZALİ BADESİNDEN CANIMIZ MAHMUR İDİ.
ALEM-İ CAN BAĞDAD'INDA BİZ "ENEL HAK" DER İDİK
NÜKTE-İ MANSUR EVVELDEN DAHİ MEZKUR İDİ.
ETMEMİŞKEN AB U KİLDE NEFS-İ KÜLL MİMARLIK
TA HARABAT-I EZELDE IYŞİMİZ MA'MUR İDİ.
Hayırlı haftalar
****

HASAN HÜDA HAZRETLERİ

 Nisan ayınız ,nisan yağmurlarından bir damla alıp inciye dönüşsün dileğiyleMETLİ BABA hazretlerinden tefeyyüz eden Hasan Hüda hazretlerinin sözlerinden bir cümle nakledip "acaba bu manada mı?"şeklinde acizce izahına girelim.İstikbale ait konuları tüm insanlar merak ederler.Ancak,avam için rahatlığın "Bilmemekte"olduğunu idrak edemezler.25 yıl önce Hasan Hüda hazretleri şu sözü kullanmıştı:"YETKİLİ OLAN ZAT GELDİĞİNDE BELKİ ŞERİATTA DA DEĞİŞİKLİK YAPACAK.İNSANLAR,ŞERİATI-TARİKATI YAŞAMADAN DİREK HAKİKATTEN BAŞLAYACAKLAR".Bu sözün açılımından önce şu hususu hatırlıyalım:"LA TU'TU'L -HİKMETE GAYRA EHLİHA fetazlimuuhaa ve laa temneuuhaa an ehlihaa.Hikmeti ehlinden gayriya verme ki ona(hikmete)zulum etmiş olursunuz.(yazık olar).Ehli olanlardan da men etmeyin ki onlara(ehli olanlara)zulumü edersiniz.Keza "EL HİKMETÜ DALLETÜN KÜLLÜ HİKEM"Hikmet sahibi olmayanı yoldan çıkarır.(Bakara 26)YUDİLLİ BİHİ KESİİRAN VE YEHDİ BİHİ KESİİRAN.Doğan kuşunun lokması serçeye zarar verir.Hikmet,ehline bolluk getirir,ona fayda ve gıda olur,Aynı hikmet ehli olmayana zaaf ve sıkıntı olur.Ondan daha başka yüzbinlerce noksan ortaya çıkmasına neden olur.Okuyup üfürmek,Cenab-ı İsa'nın dudaklarından çıkarsa etkili olur,ölüleri diriltir.O duayı başkası okursa tesirsiz kalır.Bu sözleri Sultan Veled efendimiz söylemiştir.Eğirdir' de ki Devran baba türbesinde dua etmeye çalışırken ,hadim türbedar bir kadın,"inin o basamaklardan.Ben (sizin yerinize)dua edeyim"sözünün hakikati bu olabilir.Büyüklerin sözlerini ancak nakledebiliyoruz.Olaki arayan bir müşterisi okusun ve faydalansın.Gelelim Şeriatteki değişiklik yapacak zata ve hakikatten başlayacaklara.Devir ve Davran değişiyor.Bu değişmeyi takvim yaprakları olarak ifade etmiyorum.Anlayış ve algı olarak ifade ediyorum.Kuran'ın ayetlerinin  iç içe 7 manası olduğunu Mevlana Efendimiz,babası Sultanül  Ulema ifade etmişlerdi.Emir Sultan Efendimizin ricası ile Bursa Ulu Camiinin ilk cumasını kıldıran Somuncu baba'nın minberde Fatiha'nın tefsirini üçüncü anlama kadar yaptıktan sonra (ki üçüncü manasını o camide sadece kendisi bilmekte)minberden inip Bursa'yı terketmesi gibi.Gelecek olan Yetkili zat ,Kur'an ayetlerinin üçüncü  ve sonrası anlamına göre hareket ederse ve bunları ifade ederse,mübareğin söylediği "Şeriatte Değişiklik"in bu olduğu anlaşılmaz mı?.Bunu kabullenecek kaç kişi var.İlk karşı çıkacak olan da Diyanet ve şekil tarikatları.Haşa bu sözümle birilerini tezyif ettiğim anlamı çıkmasın.Öz'ün dış kısımları diyorum.Bunun için ,zamanımızdaki mürşitlerin yerlerine birilerini bırakmaksızın dünya hayatından çekilmelirinin hikmetini  o zata karşı bir direnç olmasın şeklinde söylemiştik..Gelelim Şeriat,tarikat yaşanmaksızın insanların Hakikatten Başlamalarına.Erdemli,faziletli insanlar badece toplumun bir kesiminde değil,her kesiminde mevcut.az yahut çok. Ahde vefa eden,sözünde duran ,harama el uzatmayan birisi solcu dediklerimizin,bektaşi dediklerimizin ,gavur dediklerimizin v.siçinde yokmu?çook.Hiç kimse Allah'ın(C.C)yeryüzündeki bekçisi,zaptiyesi,vekil harcı değildir.Allah C.C,insana muhtaç değildir.Bu nedenle cehennemi hınca hınç doldurup Cennete sadece kendileri girecek  şekilde anlatımda olan taassup ehli tabiki YETKİLİ ZAT geldiğinde karşı olacaklar.Din de,Kitap ta yok diye inkar edip katline fetva verecekler.Zamanımız insanının bedensel ve zihinsel tahammülü az.Bu nedenle Muhabbet esaslı gönüller devreye girecek.Söz insanın bir parçası imiş.Eger söz söyleyen yapıcı ise onun parçası olan söz dinleyenlerde yapıcı etki gösterir.Gönül ehli olmayan böyle değil.Cismani olanların sözü su ile toprakta hapsedilmiştir.o söz kime telkin edilirse onu da su ile toprağa hapseder.Bir adamın ağzında misk olsa o kimse sarımsak dese onun ağzından misk kokusu çıkar.aksine ağzında sarımsak bulunsa(misk)dese de ağzından çıkacak koku sarımsak kokusudur.YETKİLİ ZAT'ın sözü mutlak olarak ölü kalpleri dirilteceği için "insanlar nasıl inanabilir?"sorusunu sormuyorum.Bahar mevsimi geldiğinde her cins kendi hayat çizgisindeki baharın işaretlerini verecektir.Çok söz,uzun boylu açıklama baş ağrıtır derler.İnşallah ağırlık vermemişizdir.Selamlar 

HASAN GÜRLER EFEENDİMİZ,

 METLİ BABA hazretlerinden tefeyyüz eden Hasan GÜRLER efendinin 25 yıl önceki bir sözünü daha önce aktarmıştık:Bir zattan bahsederken "-O,solcuların evliyası idi"demişti.Bu sözden çok irkilmiştim.Solcular kim? Evliya kim?Mübarek sonra izahını yapmıştı.Yine Rahmetli Turgut Özal'la alakalı bir mevzu açıldığında şöyle söylemişti:"-Mürşit kuvvetli olduğu takdirde,müridi isterse Cumhurbaşkanlığı makamını işgal etsin,o makamdan indirmeden o'nu o makamda irşad eder"

Aslında Takdiri İlahinin tasarrufu, hükmünü icra ediyor.Şems-i Tebriz hazretleri bir gün yolda atları ve hizmetçileriyle giden bir Bey'e rastlar.Bakışlar karşılaşınca,bey atını durdurup uzun süre öylece bekledi sonra ağlayarak yoluna devam etti.Şems hazretlerinin bunun üzerine şöyle dediği duyuldu."SÜBHANE MEN YÜAZZİBÜ İBADEHU Bİ'N Nİ'AM)Kullarına nimetleriyle azap eden Hak Teala'yı tenzih ederim:Bu sözün sebebini sordular:-Bu bey,gizli evliyadandır;bu kılıkla halktan örtülü kalıyor.Beni görünce;"bu kılıkla tarikat gereklerini yapmakta zorlanıyorum"dedi.ve fakir kıyafetinde kulluk etmek için dua etmemi istedi.Ben de dua ettim ama kabul edilmedi ve denildi ki:"onun,velayet nurunu beylik vazifesi ile birlikte sürdürmesi lazımdır".bunu görünce ağlayarak gitti.
İslamın  özü,dünyaya meyl etmemek ve ondan kaçmak. Tüm sufilerde ortak yön.Mevlana Efendimiz,geminin içindeki suyun gemiye zarar,geminin altındaki suyun gemiye yarar verdiğini ifade ederek dünya malının eğer ayaklar altına alınabilirse insanı yücelteceğini ifade ederken bunun hiçte kolay olmadığını ifade etmiştir muhakkak.SARAYLAR inşa eden Osmanlı Padişahları mutlaka fetvasını almıştır ki bugünün temsilcileri aynı yoldalar.Ama o saray sahiplerinden bugün hiç eser yok.Açlarımız azalsa,fakirlerimiz azalsa da ondan sonra bu işlere sıra gelse olmaz mı?söylenecek çok şeyler var var amma hz.Pir efendimizin Çelebi Hüsamettin için mesnevi-i Şerifte yazdıklarını tekrar etmekten başka bir şey elimden gelmiyor:"EĞER HALK PERDELİ VE CİSİM KESAFETİNDE OLMASAYDI VE EĞER AKIL VE İDRAKLERİNİN BOĞAZI DAR VE ZAYIF OLMASAYDI,SENİ ÖVMEK İÇİN MANANIN TADINI ÇIKARIRDIM.BİLİNEN  ŞU MANTIKTAN BAŞKA BİR İFADE İLE ÖZÜ AÇAR,VASIFLARININ SIR HAZİNELERİNDEN NE İNCİLER SAÇARDIM.DÜŞÜNCELERİ TABİATTAN ÇIKMAYAN,BEŞERİYETİN NEFS VE HEVA ZİNDANINDA KALANLARA SENİN MEDHİNİ YAPMAK YAZIKTIR.BEN SENİN GÜZEL VASIFLARINI RUHANİLERİN KUTSAL MECLİSİNDE SÖYLERİM".
Herkes vekil olabilmek için hücum ediyor.Nimetlerle azap eden Hakk'tan habersiz.Seyir ve sabır.

MEHMET ALİ HOCA

 HAYIRLAR FETHOLA

Allah-ı bulma yolu olan Seyrü Süluk'a girenlerle alakalı müşterek yön: Çile'ye talip olmaları yahut hazırlıklı olmaları halidir.Yolun ana görüntüsü bu olsa gerek.Ancak,bu imtahanlar zamana,zemine ve kişiye göre değişik tecelli etse gerek.Bir diğer anlatımla bugünün insanının çilesi ne olsagerek?.Haybabamızın şu sözünü 30 yıl önce duydum:"-Allah ,sevdiği kulun çilesini içeriden verirmiş.Bu çilenin en hafifi imiş?".İçeriden verilen çileyi ben hep,kişinin aile efradından gördüğü olumsuzluklar olarak telakki ettim.Mesnevi-i şerifte ki Hz.Hasanül Harakani ile alakalı bölümünü okuyunca bu işin zahirinin mutlaka çetin geçeceğini anlaşılmaktaydı.Sorardım kendime:"en hafifi buysa diğerlerine dayanmak nasıl mümkün ola ki!"Gelgör ki Evliyaullah,herşeyi Hak'tan bildikleri için hiç itirazları yok.Ya zahiri çilelere nasıl dayanırlar?Merhum Akif'in dediği gibi:(Eve yayan gidiyor.Cepte para yok.kendisinden sadaka isteyen birine karşılık verememekten dolayı Hüda'ya nazlanır):"-İlahi Ya Merhamet vermeyeydin veya Param olaydı"İlahi vuslatın sonuna gelenler de ise:İtiraz yok.Tamamen teslimiyet.Aklıma geldi de aktarmakta fayda gördüm.Bu fayda kim için derseniz,tabi ki sizler için değil.Metli Baba bloğundan eminenlere olsa gerek.Hassa Sgötütteki Merhum Mehmet Ali Hoca'ya suizan besleyen bir müftü efendi,tevafuken hocaefendinin beldesindeki cami'ye gelir Cuma Hutbesinde cemaata bakar ki Mehmet Ali Hoca cami içinde.Namazdan sonra göremez.Biraz sonra Mehmet Ali Hoca'nın oğlu Şıh Mahmut,müftüye gelerek babasının kendisini evde beklediğini iletir.gitmez.Akşam namazından sonra  bu davet tekrarlanır.Bu sefer gider.Hoca Efendi alaka gösterir.Ancak eve giderken aklından bazı sualleri Efendiye sormak için hazırlar.Mehmet Ali Hoca,soruları sormadan söze başlayarak soracaklarını bir bir cevaplamaya başlar.Son olarak soracağı sual içinde sözü şöyle bitirir:"-İlim bu kadar kıymetlidir de niçin çocuklarınızın başında durup onları okutmadınız diyecek olursanız?"der ve devam eder:Mukadderatın böyle olduğunu,kalemin böyle yazdığını,mürekkebin kuruduğunu,değiştirmeyeceğini"belirtir.
                    
 İtiraz etmeyene bu öyle bir rahatlıktır ki gam,keder,endişe,vesvese semtine uğrayamaz.Filmi dışardan seyreden bizler ise'"-Vah Vah"yahut"Şeriatte bunun yeri yok"der mutlaka taraf olma ihtiyacını hissederiz.Mehmet Ali Hoca'nın sözlerinden:

*ÜÇ GÜN AÇ KALIP BAĞIRSAKLARIN SIZLASA CİMRİ BİR ADAMIN EVİNE VARDIĞINDA YEMEK SOFRASI SERİLİP BUYUR EDİLSEN DE NEFSİNE HAKİM OL SOFRADAN LOKMA ALMA.ÇÜNKÜ O LOKMA VÜCUDUNA HASTALIK VERİR.CÖMERDİN SOFRASINDA,LOKMAYI CÖMERT KİŞİ AĞZINA GÖTÜRÜRKEN KAPIP YİYEBİLİRSİN.BU ŞİFA OLUR,HASTALIĞINI ATARSIN..

Bu hikmetli sözlerin hepsi birer ilaç.insanımız bunlara hasret kaldı.
Baki Selamlar