Hatay Dörtyol'da türbesi olan nakşi meşayihinden Ziiya Efendi merhum ile alakalı olarak müntesiplerinden Mustafa Ercan şunları anlattı.Dedem Şemsittin hocaya on yaşlarında Diyarbakından i Bekir isminde birisi gelmişti ve dedemin yanında "tutma" olarak durmakta idi.Dedim onu emri altında kullanır.Harçlığını verir ve iaşesini temin eder idi.Dutma Bekir'i bir gün uzak bir yere bir iş için göndermişler.varacağı yere varmadan kar,tipi her tarafıkaplamış,çocuk nereye gideceğini bilemez vaziyette kalmış iken bir adam yaklaşır ve ona beni takip et der.Çocuk onu takip eder taki bulunduğu köyü göreceği bir yere gelince adam ona haydi buradan öteye sen gidebilirsin der.Tutma bekir yıllar sonra 25 yaşında iken Dörtyol da , kendisine çocuk iken yardımcı olan bu zatın Mektup dağıtan Postacı Ziya Efendi olduğunu görür ve hemen eline yapışır.elini öper.
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
24 Ocak 2026 Cumartesi
11 Aralık 2024 Çarşamba
HACI BEKİR UZUN
Hatay Dörtyol'da yaşayan Hacı Bekir uzun şu vakıasını anlattı.Mana aleminde ben, Necib sultanım ve Nakşi Şeyhi Ziya efendi hazretleri,Ziraat bahçesinin kapısında ,teftiş için bahçeye gelen Ladikli Hacı Ahmet efendiyi bekliyoruz.Mübarek kapıdan dışarı çıktı bize doğru geldi ve Necib Sultanla sarılarak birbirlerini öptüler.Yürümeye devam ettiler ancak ne bana nede Ziya efendiye bakmadılar.Yürüyerek gider iken sağ tarafta bir tarlanın haymesi üstünde necib Sultan uzanmış yatmakta.Ziya efendi bana elini uzatarak elinin içini öpmesini istedi.Bende el içi öpmenin manasını bilmeyerek elini öptüm.Necib Sultanım bana kızdı niçin elinin öptüm diye.Ben binbir özür getirip ayaklarını öperek gönlünü almaya çalıştım.Sonra yolun solunda dinlenme tesisi gibi bir yerde Ladikli Ahmet efendi ve bir takım dervişler oturmaktalar.Ben yere diz çöktüm ve hale girdim.Ancak hertarafı görmekteydim.önümü arkamı sağımı solumu.Etraf çok küçük bembeyaz kumcuk şeklinde çakılla dola idi.o kadar düz idi ki ne dağ var ve ne deniz.Bir müddet sonra secdeden kalkarken "!Şebekeyi Resulullah" dedim.Ladikli Ahmet Ağa'nın yanında bir zat var idi.ben secdeden kalkerken o "Dünyaya secdeli gelmiş" dedi.Yaptığım secdeden dolayı alnım parçalanmış kan akmakta idi..Zikir bittikten sonra LadikliHacı Ahmet Efendi elini uzattı ve avucunun içini öptürdü.
1 Ekim 2024 Salı
HACI BEKİR UZUN
Hacı Bekir uzun abimiz, Necib sultanımla alakalı anılarından anlatımları:Necib Sultan, ben, Dörtyol'da yaşamış Nakşi şeyhlerinden Ziya Bölükbaşı sık sık seyahatlere gider idik.Bu ziyaretler günü birlik olurdu.Bir keresinde Ökkeşiye hazretlerine gittik.Kömürlerdeki köy yolundan gitmekte idik.Bindiğimiz araba Anadol taksi idi.Traktörler toprak yolda giderken çamurda derin izler yapmışlardı.Bu durumda gitmekte zorlanıyorduk.Ziya Efendi dönelim dedi.biz arabadan indik düşe kalka Ökkeşiye hazretlerinin bulunduğu tepenin eteklerine geldik.Kar yağmıştı.arabayı oraya bırakıp yaya olarak türbenin bulunduğu yere vardık.Kubbe eski idi ve yağmurdan akıntı yapmakta idi.ince bir hasır üstünde iki rekat namaza durduk.Necib Sultan yanımda idi.Namaz esnasında vücudu titremeye başladı.O kadar şiddetli idi ki mafsallarının titremekte oluşan şakırtı sesleri duyulmakta idi.Namazı bu hal üzere tamamladı selam verdikten sonra Ziya Efendi ninde orada olduğunu anladı ki namazdaki halinden dolayı utanarak benim duyacağım bir sesle " Ayıp oldu.Ziya Efendiye" dedi.
Yine aynı şekilde Kilis te yaşayan tahrirat katipliğinden emekli Durmuş efendi'nin ziyaretine gittik.Mübarek damadına ev yaptırmakta idi.evin bulunduğu sokak başında beklemeye başladık.Ziya Efendi en önde idi.Yanında ben vardım en sonda Necib Sultan vardı.Durmuş efendi ileriden gözüktü, yürüyerek Ziyaefendi ve benim önümden selam vermeden geçti.Sanki bizi görmüyordu doğru Necib SultaNın bulunduğu yere vardı ve ona " Sultanım " diye sarıldı.ZiyaEfendi bu hale bozuldu.Necip Sultanımda utanarak Durmuş Efendi'ye " ziya efendi de burada diyerek hazreti ayıktırdı.
Durmuş efendi , Osman Seraceddin hazretlerinin haliflerinden idi.Bu ziyarette Necib Sultanım bir ara ortadan kayboldu,Manen ,Durmuş efendinin mutfağında misafire ikram edecek bir şeyin olmadığını keşfedince hemen pazardan erzak tedarik edip mutfağa bırakmıştı.Durmuş efendi bundan memnun kaldı.