TECELLİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TECELLİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2021 Cumartesi

TECELLİ

Tecelli, Cenab-ı Hakk'ın esma, ef'al ve sıfatlarından salikin gönlünde bir anda görünmesidir. Zat tecellisi olursa orada ikinci bir varlıktan ve benlikten söz edilemez. Canın aslına ulaşması zat tecellisinden ibarettir. Salikin, Hakk'ı enfüsünde bulmadan eşyada bulması mümkün değildir.Yolcu evvela enfüste derinleşmeli, sonra da afaka yönelmelidir.Tıpkı Hazreti Zülkarneyn gibi. Hz.Zülkarneyn önce batıya, sonra da doğuya düzenlediği seferleriyle anılır(Kehf 83-101) Hz.İbrahim döneminin kamil insan modellerinden biri olan Zülkarneyn de tek yönlü değildir. Zülkarneyn'in güneşin battığı yere kadar ulaştığı seferden nefsin hüküm sürdüğü yerler, sonra güneşin doğduğu yere olan seferi ise ruhun bulunduğu yer olarak ehli tasavvuf tarif eder.

4 Mart 2021 Perşembe

TASAVVUF KAVRAMLARI:VAHDET,KESRET,TECELLİ

 Allah Teala her an bir şe'nde,bir tecellidedir.O'nun tecellisi bir mum ışığına benzer ve bu ışık aleme her an yansır.Görünen mezahir, yani eşya, ilahi isimlerden bir ismin müsemmasından ibarettir.Böylece Cenab-ı Hak varlığındaki sonsuz kabiliyeti, yani sıfatlarını, eşyada sergileyip durmaktadır.Bu görüntülerin gerçeğini bilebilmek için vahdet şarabından içmek, hakikat ilmini hal ile yaşayarak öğrenmek gerekir.

Allah , hakikate yönelen bir gönülde, sırasıyla , esma, ef'al ,sıfat ve Zat'ıyla tecelli eder.

Vahdet , kalbde idrak edilecek bir haldir.Kalbinde zünnar olanlar , yani eşya ve olaylara müstakil birer benlik izafe ederek takılıp kalanlar, vahdetten haber alamazlar.Cenab-ı Hakk'ın birliğini anlayan ariflerin gözünde ağyar yoktur.Her şey yardan ibarettir.Onların alışverişleri dost iledir.

Bu hali Karabaş-ı Veyi hazretlerinin oğlu Mustafa Manevi hazretleri şöyle dile getirir:

Bende bildüm şimdi ba alemde hiç yar kalmadı

Alem-i lahuta bir kez baksan ağyar kalmadı

Kim ki vahdet camını nuş etti ise dünyada

Vahdeti buldu anın kalbinde zünnar kalmadı.

Hamdülillah ehli vechün zümresini sevmişüz

İşretümüz Hak iledür gayrı bazar kalmadı

13 Nisan 2020 Pazartesi

TECELLİNİN AĞIRLIĞI

Eskiden bazı tarikatı aliyyede dervişi halvete sokmak,orada riyazata tabi tutarak manevi olgunluğa ulaşması hedeflenirdi. Baba Mahmud Tusai hazretleri bazı müritleri ile çilehanede halvete oturmuştu. Hizmete bakan hizmetçiye tembih etti:"Bu gece iki dervişe kuvvetli varid erişecek. Haberin olsun.kendilerinden geçip halvetten dışarı çıkartma dedi. Hizmetçi hazır bekliyordu. Ansızın Baba Mahmut denilen derviş bir nara atıp feryat ederek halvetten dışarı fırladı. Yanında Hindu İlyas adında bir derviş de vardı. O da Baba Mahmud'un arkasından dışarı çıktı.
Hizmet peşinden koştu Hindu İlyası tuttu. Baba Mahmud sahraya dağlara düştü. Hindu İlyas, şeyh efendinin güzel terbiyesi ile tekrar eski haline geldi.Baba Mahmud ise meczup ve mağlup kaldı.
Hz. Mevlana efendimiz, halkın teveccühünden bunaldığı bir zaman bir hamama girdi.Hamamın su sarnıcının içinden üç  gün çıkmadı.Çelebi Hüsameddin efendimiz Hz. Pir'in pek zaif olan vücudunu görünce, dışarı çıkması için yalvardı gözyaşı döktü. Hz.Pir razı geldi dışarı çıktı ve Çelebi efendimize:"Hak Teala bedenime bir gecede 17 defa tecelli etti. Dağlar bir tecelliden darmadağın oldu, Hz. Musa bayıldı.Vücudum bu tecellilere nasıl dayansın" dedi.

20 Aralık 2017 Çarşamba

TECELLİ (GÖRÜNME) KAVRAMI

Allah Teala mutlak varlıktır.Aynı zamanda Mutlak Kemal ve Mutlak Cemal sahibidir.O’nun şanı kendini ızharetmektir.O, Kendi Kemal ve Cemalini temaşa etmek için kainatı ve insanı var etmiştir.Buvar edişin tasavvuf terminolijisindeki karşılıı “tecelli”dir.
Tasavvuf inancına görevarlıklar bağımsız birer vücut sahibi değillerdir.Her şey Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisidir.Tecelli, görünme demektir.Bir başka ifade ile ilahi kudretin eserlerinin varlıklarda görünmesi, ortaya çıkmasıdır.
Tecellinin nasıl gerçekleştiğini bilemiyoruz, bu akıl ötesi bir olaydır, akıl ve deneyle açıklanması zordur.Kur7an’ın bildirdiği şudur:”O’nun işi, bir şeyi dilediği zaman “Ol” demekten ibarettir.Hemen oluverir.”(Yasin, 36/82)
Eşya ve alem tecellininvukuu halinde mevcut(var) ve hemen aslına dönmesi ile de (fani) yoktur.Fakat bu tecelliler o kadar üsratli vesüreklidir ki , iki tecelli arasında hiçbir fasıla hissedilmez.Bu sebeble biz bu alemi devamlı ve sabit görürüz.
Allah,başlangıcı ve sonu olmayan bir varlıktır.O ezeli ve ebedidir.Bu sonsuzlukta , zuhur ve tecelli ediş süreklidir.Bütün alem her an Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisi olarak zuhur etmekte, yine her an tümden yokluk alemine geç ip gitmektedir.
Bu inanışa göre , evren her an yeniden yaratılmakta ve hemen yok olmakta , sonra gene zuhur etmekte,gene fani olmaktadır.Böylece her an bütün kainat görünmezlik (gayb)aleminden görünür aleme çıkmakta ve tekrar aslına dönmektedir.
Bu noktada ilgi çekici bir husus şudur:Bu geliş ve gidiş,oluş ve bozuluş bir tekrardan ibaret değildir.Yani tecellide tekerrür yoktur.Bir sonraki görünen bir evvelkinin aynısı değil, sadece bir benzeridir.Tasavvufta buna “Teceddüd-i emsal”(benzer şeylerin yenilenmesi)denir.
Burada Allah7ın sonsuz kudretinin daha iyi anlaşılmasına yarayan bir izah söz konusudur.Zerreden kürreye, mikro alemden makro aleme, bildiğimiz bilmediğimizbütün eşyanın ve kainatın her an var olup yok olması ve bu oluşun bir tekrarlama değil, hep bir yenilenme olması  çok muazzam bir hadisedir.Bu anlayış, Allah’ın kudretinin sonsuz oluşunu,O’nun yüceliğini ve büyüklüğünü ne kadar güzel ifade eder.
Tecelli eyler ol daim celal ü geh cemalinden
Birinin hasılı cennet birinden nar olur peyda
     Cemali  zahir olsa tiz celal yakalar anı
     Görürsün bir gül açılsa yanında har olur peyda

(Niyaz-i Mısri)