SAİD NURSİ HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SAİD NURSİ HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2021 Pazartesi

SAİD NURSİ'NİN KERAMETLERİNDEN

Cinayetten mahkum birisi anlatmıştır."Denizli Hapishanesinde cinayetten yatıyordum. Said Nursi'de orada yatıyordu.Bir bayram sabahı Cezaevi Müdürü,Bayram namazı için camiye gitmiş. Bir de baksa ki Said-i Nursi caminin içinde en ön safta oturuyor. Müdür bey, fena halde korkmuş."Eyvah! Bu adam buraya nasıl geldi?kim izin verdi, nasıl çıktı, savcı bunu duyarsa benim halim nice olur" demeye başlamış Namazı zar zor kılmış. Hemen cezaevine koşmuş. Bir baksa ki Said Nursi hücresinde oturuyor. Üstad, telaş içindeki müdürü kapısında görünce -Müdür bey oğlum korkma, Biz bulunduğumuz yerdeki insanlara zarar vermeyiz. Bu hadise ve keramet cezaevinde yayıldı, duyuldu. Ve bütün mahkumlar, kollarını sıvayarak abdest almaya, namaz kılmaya başladılar. Hepsi uslandı, sakinleşti ve efendileşti. Bütün bunları gören cezaevi müdürü şöyle demiş:"Bu mahkumları ıslah etmek için onlara 20-30 yıl hapis vermektense onlara Risale-i Nur kitaplarını okutmak daha iyidir, faydalıdır"

23 Mart 2021 Salı

HEM CENNETİ İSTEMEK HEMDE RAHATTAN ÖDÜN VERMEMEK

 Said Nursi hazretleri İbadet ve dua ile meşgul olurken , saatlerce diz üstünde oturur , saygısından ayaklarını uzatmaz idi.Bu şekilde oturmaktan ayak parmakları yara olmuş, nasır bağlamıştı.Talebesi molla Resul7e parmağını göstererek bir merhem sürmek istediğini söyledi.

Molla resul kendisinden yaşca büyük, alim ve faziletli bir zattı,Bu sırada ateş yakmaya çalışıyordu.Bediüzzaman'a:"Üstadım! Bizde Allah'dan korkuyoruz.ama senin ödün patlıyor.Bizim gibi rahat otursan da ayağın yara olmayacaktı,dedi.

Bunun üzerine Bediüzzaman:"Molla Resul! Kısa ömürde ,kısa dünyada , ebedi hayatı kazanmaya gelmişiz.Hem burada Rahat oturayım, hem de cenneti dava edeyim.Olmaz böyle bir şey.Onun için rahat oturmaya cesaret edemiyorum.(Nakleden Ömer FAruk Paksu)

AGACA SARILARAK AĞLADI

 Bediüzzaman Said Nursi hazretleri tüm hapis ve sürgün hayatları içinde İstanbul'dan yolu Emirdağ'a düşer burada üç ay kaldıktan sonra Eskişehir'e oradan da Ispartaya gider.Barla'yı ilk göz ağrısı bu şirin beldeyi ziyaret etti.Kendisine ağaç üstünde barınak yapan talebelerinden marangoz mustafa Çavuş'un evinin önünden geçerken gözleri doldu.Mustafa Çavuş, Said Nursi Kastamonu'da iken vefat etmişti.Evin kapısında kocaman bir asma kilit var idi.Buradan 8 yıl kadar kaldığı eve giden said nursi bir süre dinlendikten sonra kendisini yalnız bırakmalarını rica etti.Said nursi tepesinde küçük bir ev olan vefakar ağacın yanına gitti,ağaca sarılıp uzun uzun ağladı. 

23 Temmuz 2020 Perşembe

ŞERİAT BUGÜNKÜ MENEDİYET DENİLEN NESNEYİ NİÇİN REDEDER?

Bu soruyu Bediüzzaman Said nursi hazretlerine sormuşlar:"Neden şeriat şu medeniyeti reddeder?"
Hazret, Sünuhat isimli eserinde bu soruya şöyle cevap vermiş:
Dedim:"Çünkü beş olumsuz esas üzerine kurulmuştur. Dayanma noktası KUVVETTİR. Kuvvetin yapacağı fiil tecavüz etmektir. Hedefi kastı MENFAATTİR. Menfaat ise karşılıklı zorlaştırmadır. Hayatta düsturu SAVAŞTIR. Savaş çekişme demektir. Toplumlar arasındaki bağı diğerini yutmakla beslenen ırkçılık ve menfi milliyettir. Irkçılık fiili ise çarpışmadır. Cazibedar hizmeti heva ve hevesi coşturma ve arzularını tatmin ve taleplerini kolaylaştırmaktır. O heva ise insanı meleklik mertebesinden köpeklik seviyesine indirir. Bu medenilerin çoğu eğer içleri dışa çevrilse, kurt, ayı, hınzır, maymun postu görülecek bir hale gelir.
Bu hazır medeniyet, insanların yüzde seksenini meşakkate, eşkıyalığa atmış, kalan yüzde onunu  hayali saadete çıkarmış son kalan %10 unu da ikisi arasında bırakmıştır. Bu ise azınlığın mutlu olmasıdır. İnsan cinsine rahmet olan Kur'an, ancak umumun saadetini içeren bir medeniyeti kabul eder. Serbest hevanın tahakkümü ile zaruri olmayan ihtiyaçlar, zaruri ihtiyaç haline gelmiş, Bedevilikte dört şeye muhtaç olan insan, bu medeniyet ikliminde yüz şeye muhtaç olmuş bu nedenle fakir olmuştur. Çalışması, kazanmaya kafi gelmediği için hileye, harama sevkolunup ahlakın esasını bozmuştur.
İslam medeniyetinde dayanılan nokta Hak dır. Haklı olan kuvvetlidir. Adalet ve denge esastır. Hedef menfaat yerine fazilettir. Bunun görüntüsü muhabbet ve duygudaşlıktır. Birlik yerine ise ırkılik ve milliyeti değil din bağını ve vatan sevgisini esas alır. Görüntüsü samimi kardeşlik ve yalnız müdafaadır. Çekişme yerine dayanışma esasdır. İnsanlığa terakki ve ruhen tekamüldür. Hevayı sınırlar, süfli hevesleri değil yüce duyguları tatmin eder.

26 Haziran 2020 Cuma

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri aleyhine 700 dava açılmıştır. Münevver bir İslam alimi  ve mücadele adamıdır. 1925 den başlayarak vefatına kadar "rejim aleyhtarı "olmak "gizli cemiyet kurmak" gibi suçlamalara maruz kalmıştır. En çok Türk Ceza Kanunu m.163 "devletin temel nizamını dini esaslara uydurmak"la suçlanmıştır. Bu mihvalde "tehlikeli" bulunarak , hapishanelerde sürekli takip edilmiştir. Kendisi, eserlerinde belirttiği zre pek çok zehirlenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. 1925 den sonra ömrünün geri kalanı sürekli sürgünlerde ve hapishanelerde geçmiş ve 1960 yılında Urfa'da vefat etmiştir.
Molla Sadreddin Yüksel'in Said Nursiyle alakalı bir aktarımı şudur:
"Doğu medreselerin yetiştirdiği güzide alimlerden bir olan Sadreddin Yüksel Hoca, Bediüzzaman'ı Emirdağ'da ziyaret eder. Said Nursi onu kucaklar, iltifatlar eder ve daha önce tanıştıkları için uzun uzun hasbıhal ederler. Nihayetinde vedalaşarak ayrılırlar. Sadreddin Hoca tam şehirden ayrılmak üzere iken , Said Nursi tarafından geri çağrılır.Molla Sadreddin bu çağrıya uyarak tekrar Said Nursi'nin yanına gelir. Said Nursi şu tavsiyede bulunur:
"Gel hoca kardeş dedi. Bak mühim bir mesele için seni tekrar görme ihtiyacını hissettim. Çok dikkatli ve ferasetli olmamız gerekiyor. Bu rejim her zaman bu masum ve mazlum Kürd milletini harekete getirmiş, oyunlar tezgahlar kurarak onların liderlerini, önderlerini ve ilim adamlarını yok ederek onları başsız bırakmıştır. Artık onların bu oyunlarını bozmak icab etmektedir. Bunların oyunlarına gelmeyelim, bizler ilme kuvvet vererek kadrolar yetiştirerek bunların oyunlarını bozalım.."(Mahmud Sıddık Şeyhanzade "Nurculuğun Türkcesi ,Medeniyeti islamiyye Tenvir neşriyat ,İstanbul 2003)

SAİD NURSİNİN MUSTAFA KEMAL'E KARŞI ÇIKMASI

Said Nursi hazretleri Ankara'ya davet edilmişti. Mecliste Hoş geldin töreni düzenlendi. 19 Ocak 1923 de Said Nursi 10 maddelik bir beyanname hazırlar ve dağıtır. Beyanname içindeki dini konular Mustafa Kemal'i rahatsız eder. Mecliste 50-60 milletvekilinin bulunduğu bir ortamda karşılaşırlar.Mustafa Kemal:"Sizin gibi kahraman bir hoca bize lazımdır; sizi yüksek fikirlerinizden istifade etmek için buraya çağırdık. Geldiniz, öncelikle namaza dair şeyler yazdınız, aramıza ihtilaf verdiniz"
Bu söz üzerine, Bediüzzaman, bir kaçmaklı cevap verdikten sonra şiddetle ve hiddetle iki parmağını ileri doğru uzatarak:Paşa Paşa! İslamiyet'te, imandan sonra en yüksek hakikat namazdır. Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduddur (Kovulmuştur, reddedilmiştir)"der.
Said Nursi Mustafa Kemal'le görüşmeleri sırasında yaptığı bazı tekliflerin kabul edilmesine rağmen, hiçbirin tatbik sahasına konulmadığını ve kendisinin bu yolla meşgul edildiğini görünce 1923 ortalarında Ankara'dan ayrılıp Van'a hareket eder

9 Nisan 2020 Perşembe

BULUNDUĞUMUZ ZAMANIN TASVİRİ

Necib Sultanımın Dörtyol'da bulunan 25 yıldan beri kapalı olan terzi dükkanındaki duvarda asılı bu tasvir, Said nursi hazretlerinin Sözler adlı kitabından gaybi haberlerle alakalı bölüme ait sözlerin bir tasviridir. Muhtemelen 60 yıllık bir tablodur. Mekkeden doğan bir güneş Hicri 1400 yılının aynasına vurup oradan bir yola aksetmiş ve bu yol Hicri 1506 sonrasında dünyanın sonuyla alakalı fikri tasvir etmiştir. İçinde bulunduğumuz sene Hicri 1441 olup Sultanımın 2023 yılı olarak işaret ettiği Kutbuzzamanın zuhur yılını işaret etmektedir. Yol dönmektedir. Kutbuzzamanın hangi memleketten zuhur edeceğine işarette olabilir. Yahut mehdi resulle alakalı gaybi haberler de Mehdi Resulün Mekke'den çıkacağı belirtilmişti. Dünya bir kez daha İslamı yaşayacak ve akabinde tekrar bozulma yaşanıp Kuran'ın hükümleri göğe çekilecek ve Yeryüzü bir gezegene çarparak Tek bir vuruş olan çarpışmanın şiddeti ile dağlar temellerinden kayıp yürüyecektir.