BEDİÜZZAMAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BEDİÜZZAMAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2022 Cumartesi

GAZETE SAHİBİ OLMAK

 Üstadın "Gençlik Rehberi" isimli kitabı nedeniyle mahkeme sürerken Talebelerinden Salih Özcan, Üstada gazete çıkarmak istediğini söylemiş.Üstad ş cevabı vermiş:"Bizim şimdigazetemiz olursa ya muhalif olur ya da muvafık(taraftar).Muhalif olursa hizmete zarar gelir.Muvafık olursa ihlasa zarardır.Ne zaman Risale-i Nur tam serbest olur, Ayasofya cami haline gelirse , bazı vekillerin nezareti altında bir gazete olabilir"

11 Ağustos 2022 Perşembe

HİZMETE KABUL KRİTERİ

 Zübeyir Gündüzalp, Üstad Bediüzzaman7ın hizmetine vardığında , Üstad kendisine sormuş."Şimdi sen, ' Bediüzzaman büyük velidir, büyük insandır, ben yanına gideyim de ahirette yardımcı olsun, himmet etsin, beni kurtarsın' diye mi, yoksa 'Bediüzzaman kur7an hizmetinde bulunan bir zattır, ben de ona yardım edeyim.' diye mi geldin?Git, bunu 24 saat düşün , sonra karar ver" dedi. Zübeyir Gündüzalp dışarı çıkmış düşünmüş"Yirmi dört saate gerek yok" deyip tekrar içeri dönmüş "Tamam düşündüm" demiş.üstad Git 24 saat düşün sonra karar ver" deyince ertesi gün kararını Üstad'a açıklamış"Üstadım siz Kur'an hizmetindesiniz.Ben de size onun için yardımcı olmak, çorbanızı pişirmek istiyorum" deyince Üstad hizmete kabul etmiş.

23 Mart 2021 Salı

HEM CENNETİ İSTEMEK HEMDE RAHATTAN ÖDÜN VERMEMEK

 Said Nursi hazretleri İbadet ve dua ile meşgul olurken , saatlerce diz üstünde oturur , saygısından ayaklarını uzatmaz idi.Bu şekilde oturmaktan ayak parmakları yara olmuş, nasır bağlamıştı.Talebesi molla Resul7e parmağını göstererek bir merhem sürmek istediğini söyledi.

Molla resul kendisinden yaşca büyük, alim ve faziletli bir zattı,Bu sırada ateş yakmaya çalışıyordu.Bediüzzaman'a:"Üstadım! Bizde Allah'dan korkuyoruz.ama senin ödün patlıyor.Bizim gibi rahat otursan da ayağın yara olmayacaktı,dedi.

Bunun üzerine Bediüzzaman:"Molla Resul! Kısa ömürde ,kısa dünyada , ebedi hayatı kazanmaya gelmişiz.Hem burada Rahat oturayım, hem de cenneti dava edeyim.Olmaz böyle bir şey.Onun için rahat oturmaya cesaret edemiyorum.(Nakleden Ömer FAruk Paksu)

26 Haziran 2020 Cuma

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri aleyhine 700 dava açılmıştır. Münevver bir İslam alimi  ve mücadele adamıdır. 1925 den başlayarak vefatına kadar "rejim aleyhtarı "olmak "gizli cemiyet kurmak" gibi suçlamalara maruz kalmıştır. En çok Türk Ceza Kanunu m.163 "devletin temel nizamını dini esaslara uydurmak"la suçlanmıştır. Bu mihvalde "tehlikeli" bulunarak , hapishanelerde sürekli takip edilmiştir. Kendisi, eserlerinde belirttiği zre pek çok zehirlenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. 1925 den sonra ömrünün geri kalanı sürekli sürgünlerde ve hapishanelerde geçmiş ve 1960 yılında Urfa'da vefat etmiştir.
Molla Sadreddin Yüksel'in Said Nursiyle alakalı bir aktarımı şudur:
"Doğu medreselerin yetiştirdiği güzide alimlerden bir olan Sadreddin Yüksel Hoca, Bediüzzaman'ı Emirdağ'da ziyaret eder. Said Nursi onu kucaklar, iltifatlar eder ve daha önce tanıştıkları için uzun uzun hasbıhal ederler. Nihayetinde vedalaşarak ayrılırlar. Sadreddin Hoca tam şehirden ayrılmak üzere iken , Said Nursi tarafından geri çağrılır.Molla Sadreddin bu çağrıya uyarak tekrar Said Nursi'nin yanına gelir. Said Nursi şu tavsiyede bulunur:
"Gel hoca kardeş dedi. Bak mühim bir mesele için seni tekrar görme ihtiyacını hissettim. Çok dikkatli ve ferasetli olmamız gerekiyor. Bu rejim her zaman bu masum ve mazlum Kürd milletini harekete getirmiş, oyunlar tezgahlar kurarak onların liderlerini, önderlerini ve ilim adamlarını yok ederek onları başsız bırakmıştır. Artık onların bu oyunlarını bozmak icab etmektedir. Bunların oyunlarına gelmeyelim, bizler ilme kuvvet vererek kadrolar yetiştirerek bunların oyunlarını bozalım.."(Mahmud Sıddık Şeyhanzade "Nurculuğun Türkcesi ,Medeniyeti islamiyye Tenvir neşriyat ,İstanbul 2003)

5 Şubat 2018 Pazartesi

BİR KABİR NÜKTESİ


Bediüzzaman Hazretleri bildiriyor ki:Bir medrese talebesi, Arapça gramer dersi aldığı esnada vefat ediyor. Münker ve Nekir geliyor ve soruyor: “Men Rabbüke” (Senin Rabbin kimdir?)Çocuk ilim talebesi olarak ruhunu teslim ettiği için şehit hükmündedir ve öldüğünü bilmiyor. Kendisini medresede, farklı bir hoca tarafından sorgulandığını zannediyor. Az önce okuduğu Arapça gramer esaslarına göre de cevap veriyor. Diyor ki: “Men mübtedâdır, Rabbüke onun haberidir. Müşkül bir meseleyi benden sorunuz, bu kolaydır.”Gencin bu cevabı melekleri güldürdüğü gibi, orada hazır bulunan ruhları ve bu vakıayı müşahede eden keşfe’l-kubur velisini güldürüyor. Rahmet-i İlâhiyeyi tebessüme getiriyor ve makbul bir cevap olarak meleklerin kayıtlarına geçiyor.