KERAMAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KERAMAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2020 Çarşamba

KERAMAT

Ehlüllahın yanında kerametin celi ve azimi(küçük ve büyüğü)taatle telezzüz eylemektir(zevk almaktır). Halvet ve kesret ve dahi her nefeste hazır olup, Allah'ı zikr eylemek keramattandır. Ve dahi varidat olup inşirah hasıl oldukça vakar ve sekinesi ziyade olup, edep ve haya üzerine olmak keramattandır. Ve cümle ahvalde Allah Teala'dan razı olmak keramattandır. Yoksa mücerret hırka zuhur eylemek keramet değildir.zira tasavvuf ehli mahcubdur(perdelidir) "Beni bu türbenin türbedarı zannederler, oysa ki biz bütün alemin türbedarıyız"(Ahmet Amiş Efendi)

26 Nisan 2020 Pazar

TABİAT ULUHİYETTİR

Akli bilgi sahipleri her şeyi tabiata bağlar.Yağmur, rüzgar, buharlaşma v.s hep tabiat olayıdır. Halbuki tabiat uluhiyetin zahiridir ve uluhiyet tabiatın batınıdır. Akli ilim sahipleri, kuvvei tabiiyyenin adet hilafına tesirlerini terk etmeyeceklerine kaildirler ve bunda yanılırlar. Bunların mutadları dışında bir hadise ceryan ettiği vakit şaşırırlar. Halbuki Peygamberlerin mucizesi, evliyaullahın keramatı tabiatın alışılmış sonucunun dışındaki işlerdir.
İnsanın zahiri cismi, nefsi natıkası ise batınıdır. Batını olan nefsi natıkası ayaklara "yürü" diye emir verir ve ayaklar derhal harekete geçer. Ayaklar yürürken batından gelen bir emir neticesinde durur yahut istikamet çevirir. Bu nedenle cismin, ellerin ve ayakların hareketi kendiliğinden değildir. Belki batından gelen emir ve iradeye tabidir. Mucize ve kerametlerde bu esas dairesinde ceryan eder.