kALBİN BİR FİZİKİ BİR DE MANEVİ ANLAMI VARDIR.Fiziki kalp,göğsümüzün sol tarafında bulunan yumruk büyüklüğünde bir et parçası olup damarlarımıza kan pompalar.Fiziki kalp bedeni düzenlerken manevi kalp ise kişiliğimizi(=nefs) düzenlerManevi kalp tıpkı fiziki kalp gibi tüm ruhsal işlev ve etkinliklerimizin merkezinde yer alır.Kalp insan kişiliğinin ruhsal merkezi, benliğin ve şuurun kaynağıdır.Benlik idraki ve şuuru kalpte ortaya çıkar.Çeşitli duygu ve heyacanlar, inançlar, idrakler,niyet ve iradeye bağlı etkinlikler . kısacası bütün psikolojik işlevve süreçler doğrudan kalp ile bağlantılıdır.Düşünme ,akıl yürütme ve anlama ,hidayet ve itminan,iman,takva,zikir,teslimiyet,acıma ve esirgeme manevi olarak arınma ve temizlenme kalple ilgilidir.Korku,ürküntü,sıkıntı,bunalm,hasret,hiddet, sapıklık,şüphe ve kuşku,nifak ve inkar ,öfke ve hastalık gibi süreçler kalpte oluşurve kalbimizde yaşanır.Kalp eğrilik ve doğrulukla vasıflanır.kalp, vahyin iniş yeridir.İlahi imtihan kalpte başlar ve devam eder.
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
KALP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KALP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Temmuz 2021 Pazar
7 Nisan 2021 Çarşamba
KALB KONUSU
Kalp konusunda Beyazid-i Bestami hazretlerinin "Acaibül kulub" isimli küçük bir risalesi vardır.Bu risaleye göre kalb üç kısımdan oluşur.
Birinci kısmına Kalbi müzekka( temizlenmiş, arındırılmış kalb) denir. Müzekka kalbin sıfatları şunlardır:Ülfet,visal,vefa,beka,sıdk, tahkik, şevk, lika,mihr(sevgi, dostluk),tevhid, irade, rıza, sabır, ihlas, ziya ve inabe.
Kalbin ikinci kısmına ashab-ı Yemin'in kalbi derler ki sureti umumidir. Onun sıfatı bazen Rahman tarafına bazen de şeytan tarafına meyletmektir. Bazen ahiret düşüncesi galip gelir, ibadetle meşgul olur terki dünya üzre bulunur.Bazen de dünya düşüncesi galip gelir, mal toplamakla meşgul olur.,nefsin sözünü dinlemekten, şehvetlerden, heva, tamah,ve günah işlemekten çekinmez.Bazen korkudan inleyip ağlar, geçmiş günahlarından pişman olur, bazende nefis peşinde, zevkinde handan günah işlemede cesaretli olur. Günahlarından da tam temizlenemez.
Bu ashab-ı yemin'in kalbinde Rahmani 12 özellikle şeytani 13 özellik kök salmıştır.
Rahmani 12 özellik:(bunlar müzekka kalbin sıfatlarından olup sıdk-ı lika, vefa, tevhid, irade,rıza, sabır, visal, şevk, tahkik , beka, vefa, mihr(sevgi-dostluk) ve emanet tir)
Şeytani on üç özellik (Hırs, hased, gazap, şehvet, dünya-mal sevgisi, tokluk-oburluk, tamah-aç gözlülük, acele, mal biriktirme, gıl (gizli kin,düşmanlık,garaz), tefekkür-i fani (Allah'ın zatı hakkında düşünmek), taassub(bir inanışa, bir fikre aşırı derecede bağlı olup onun dışındakileri düşman gibi görme),su-i zan(kötü düşünce besleme) kök salmıştır.
Merkezdeki rahmani sıfatlar kalb sahibini Rahman tarafına cezb ederken, şeytani onüç özellik kalbin dış yüzüne yakın kenarında bulunan bu sıfatlar, kendini nefsi emmare lezzetleri ile takdim edip incanı celbederek gelin gibi cilvelendiği vakit , o kimse hemen günah işlemek için kendinde cesaret bulur.
Bu kalbin sahibi , Hak Teala tarafından bir inayet,hidayet erişip doğru yola kılavuzlandığında kamil akıl sahibi mürşitlerin sohbetlerine devam eder.bu sohbetleri devam ettirirken kalbine bakar ve günahlarından pişmanlık duyar.Sıdk ile meşayihe hizmet eder.Böylece ashabı yemin kalbinden geçilip kalbi müzekka'ya varmak nasib olur.
Kalbin üçüncü kısmına ashab-ı şimalin kalbi derler.Cahillerin kalbi olup kalb her an şeytan tarafından yağmalanmış hidayete kapalı, inayet yolu terk edilmiş,delalet ve zillet karanlığındadır.Şehvetler, heva ve heves, tamah ve isyan ona hakim olduğundan sürükleye sürükleye istediği günaha götürür.Ashabı şimal'in sıfatları şudur:(Hırs, buhl(cimrilik), nifak, cemş(oynaşma), dünya sevgisi , kıyas(kendini başkaları ile kıyaslama), şek (şüphe ve zan), nefsi emmare(hayvan sıfat), tokluk-oburluk, tamah-aç gözlülük, acele,gıl(gizli kin düşmanlık garaz), tefekkürü fani(Allah'ın zatını düşünmek), taassub ve sui zan(kötü düşünce besleme).Şeytanın ele geçirdiği bu kalb Peygamberimizin şifalı sözlerinden ve evliyanın iksir olan sözlerinden hiç lezzet almaz.
8 Ocak 2021 Cuma
GÖNÜL MÜ YEG(DEĞERLİ) KABE Mİ?
Bu başlıktaki "gönül","Kabe" kavramları Medrese/Tekke, akıl/kalb,zahir/batın katmanlarından doğan kavramlardır.İnanç kültürümüzde gözüken,fiziki olarak Medrese'nin(Şeriatın) dünyevi galebesinin tarikat üzerindeki baskıları ile cisimleşen bu kamplaşma inancın içinde vardır.Zira eskilerin "Letaif" dedikleri insanın iç dünyasındaki duyu vasıtaları(Nefis,Akıl-Kalp,Ruh,sır,v.s) yi iç içe oluşturulmuş mekanlar olarak algılarsak bu katmanlar arasında fevkalade uçurumlar olduğunu anlarız.Akıldan kalbe, kalpten ruha geçebilmek çok zordur.Yunus Emre mana olan gönül ile madde olan Kabe'yi karşılaştırarak şöyle der:"Gönül mü yeg Kabe mi yeg eyit bana akıl veren/Gönül yegdir zira ki Hak gönülde tutar durağı"
Hakikata ulaşan kimselerde çatışma olmaz.çatışma alt seviyede gerçeği bilemeyenler arasında ceryan etmektedir.
Derin ayrılıkların sebebi cahilliktir.Şah-ı Velayet Hz.Ali efendimizin dedi gibi:"İlim bir noktadır.Cahiller onu çoğalttı".
15 Ağustos 2018 Çarşamba
KALP
"Gönül" kelimesi ile ifade edilen kalbindinde önemibüyüktür.,çünkü imanın ilk rüknü , kalp ile tasdiktir.Dil ileikrar bundan sonra gelmektedir.Tasavvufta kalptenmurat vücudumuzda yer alan ve kan pompalanmasını temin eden et parçası değildir.Ruhunlatifelerinden olan veruhlamüteradif olarak kullanılan yürektir.,gönüldür;her şeyin ortası, en ehemmiyetli ve can alıcı yerdir.
Zihni fonksiyonların yeri kalptir.
Tasavvufta kalp,ilahi hitabın mahalli, tecelli aynası, ilahi isim ve sıfatların en mükemmel şekilde tecelli ettiği yer olarak algılanmış vecesetteki yeri her insanın sol memesinini iki parmak altında bulunan çam kozalağı şeklinde , cismani kalbe verilen Rabbani latifenin adı olmuştur.Bu latife gerçekte insanın hakikatıdır.
Kalbini kontrol edemeyen kimse haraptır.Kalbinden şehvetisilen kimse affa mazhar olur.Bir kimse dinini korumak için bid'at ehliyle, kalbinikorumak için ise kadınlarla sohbet etmekten kaçınmalıdır.Allah Teala dünya ehlinin kalplerini gaflet ve vesvese, ariflerin kalplerini ise zikir ve ünsiyet mahalli kılmıştır.
Tasavvufun önemli kurallarından olan azyemek, az uyumak ve az konuşmaktır.Çünkü çok yemek, çok uyumak,çok konuşmak kalbi öldürür.Kalp nereye yönelirse diğeri perdelenir.
Zihni fonksiyonların yeri kalptir.
Tasavvufta kalp,ilahi hitabın mahalli, tecelli aynası, ilahi isim ve sıfatların en mükemmel şekilde tecelli ettiği yer olarak algılanmış vecesetteki yeri her insanın sol memesinini iki parmak altında bulunan çam kozalağı şeklinde , cismani kalbe verilen Rabbani latifenin adı olmuştur.Bu latife gerçekte insanın hakikatıdır.
Kalbini kontrol edemeyen kimse haraptır.Kalbinden şehvetisilen kimse affa mazhar olur.Bir kimse dinini korumak için bid'at ehliyle, kalbinikorumak için ise kadınlarla sohbet etmekten kaçınmalıdır.Allah Teala dünya ehlinin kalplerini gaflet ve vesvese, ariflerin kalplerini ise zikir ve ünsiyet mahalli kılmıştır.
Tasavvufun önemli kurallarından olan azyemek, az uyumak ve az konuşmaktır.Çünkü çok yemek, çok uyumak,çok konuşmak kalbi öldürür.Kalp nereye yönelirse diğeri perdelenir.
22 Ocak 2017 Pazar
KALPLER DÖRT ÇEŞİTTİR.(HADİS- ŞERİF)
Birincisi: Pürüzsüz
parlak bir kalptir ki; onda sürekli bir lamba yanar. Bu mümin kalbidir.
İkincisi: Tersine
dönmüş ,karanlık bir kalptir ki, kafirlere aittir.
Üçüncüsü
: Kabuklu bir kılıfla kaplanmış bir kalptir ki , münafıklara aittir.
Dördüncüsü: Her
tarafa açık müfsah kalptir ki, içinde hem iman hem de münafıklık
bulunabilir.İmanın misali ,güzel su ile gelişip serpilen bakla
misalidir.Nifakın misali ise ,irin ve sarı su ile kaplı olan iltihaplı bir yara
misalidir.Bu iki unsurdan hangisi üstünlük sağlarsa ,yaranın hükmü ona göre
olur.”
ALLAH EMRİN TUTALIM GEL ZİKREDELİM HAKKI
RIZASINA VARALIM GEL
ZİKREDELİM HAKKI
AŞK BAHRİNE DALALIM ANDA CEVHER BULALIM
DOST AŞKI İLE YANALIM GEL ZİKREDELİM HAKKI
DERDE DERMAN ZİKRULLAH U İHSAN ZİKRULLAH
“FEZKURUNİY”DER ALLAH GEL
ZİKREDELİM HAKKI
SERTARİKZADE PİR’DEN ALDI BU ZİKRİ SIRDAN
SIRRINDAN SEYRAN EDEN GEL ZİKREDELİM HAKKI
(Şeyh Muhammed Emin
Cerrahi(k.s)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)