HZ.MEVLANA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HZ.MEVLANA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2025 Perşembe

DEMEDİM Mİ?/HZ.MEVLANA

 DEMEDİM Mİ SANA, GİTME ORAYA , SENİ TANIYAN , BİLEN BENİM ANCAK;ŞU YOKLUK SERABINDA YAŞAYIŞ KAYNAĞI BENİM ANCAK.

KIZSAN DA BİN YILLIK YOLA GİTSEN SONUCU YİNE BANA GELİRSİN, VARACAĞIN YER BENİM ANCAK.

DEMEDİM Mİ Kİ SANA ,DÜNYA HALLERİNE , DÜNYA ŞEKİLLERİNE RAZI OLMA; SENİN RAZI OLACAĞIN OTAĞIN ŞEKİLLERİNİ DÜZENR BENİM ANCAK.

DEMEDİMMİ SANA , DENİZ BENİM,SEN BİR BALIKSIN, KARAYA KURULUĞA GİTME , ARI DURU DENİZİN BENİM ANCAK.

DEMEDİM Mİ SANA , KUŞLAR GİBİ TUZAĞA GİTME; GELKİ KANATLARINA UÇUŞ GÜCÜNÜ VEREN BENİM ANCAK.

DEMEDİM Mİ SANA , YOL KESENLER VAR, SENİ SOĞUTURLAR, BOMBOZ EDERLER ; HAVANDAKİ ATEŞ TE BENİM , ISSILIK DA BENİM ANCAK.

DEMEDİM Mİ SANA KÖTÜ HUYLAR VERİRLER SANA; BENİ KAYBEDERSİN ; HALBUKİ SENİN ARI DURU KAYNAĞIN BENİM ANCAK.

DEMEDİM Mİ SANA , KULUN İŞİ GÜCÜ HANGİ SEBEBLE DÜZENE GİRER ACABA DEME; SEBEBSİZ , CİHETSİZ YARATICI BENİM ANCAK.

GÖNLÜNDE BİR IŞIK VARSA BİL BAKALIM, NEREDE EVİN YOLU; TANRI HUYLUYSAN EĞER , BİL Kİ EV SAHİBİN BENİM ANCAK.

(Hz.Mevlana)

28 Ocak 2025 Salı

SEBEBLER

 ŞU ARAPÇA OLAN "SEBEB"KELİMESİNİN FARSCA KARŞILIĞI "RESEN"OLUP BUNU NTÜRKÇESİ DE 'İP'TİR.BU SEBEBLER İPİ , BU DÜNYA KUYUSUNDA İŞE YARAR.KUYU ÇIKRIĞININ DÖNÜŞÜ ,İPİNSARILIP ÇÖZÜLMESİNE SEBEBTİR.AMA ASIL ÇIKRIĞI DÖNDÜRENİ GÖRMEMEKKÖTÜ BİR ŞEYDİR.DÜNYADAKİ ŞU SEBEB İPLERİNİ SAKIN HA SAKIN, ŞU BAŞI DÖNMÜŞ FELEKTEN BİLME! BİLME DE, FELEK GİBİ ELİ BOŞ , BAŞI DÖNMÜŞ BİR HALDE KALMA.ÖZSÜZLÜKTEN ÇIRA GİBİ YANMA.GEREKİRSE HAKK'IN EMRİ İLE RÜZGAR ATEŞ OLUR.ASLINDA ONLARIN HER İKİSİ DE HAKK'IN ŞARABIYLA SARHOŞ OLMUŞLARDIR. EVLADIM! BAŞ GÖZÜ İLE DEĞİL DE GÖNÜL GÖZÜ İLE BAKACK OLURSAN SU GİBİ LATİF OLAN HİLMİN VE ATEŞ GİBİ YAKICI OLAN HİDDETİN DE HAKK OLDUĞUNU GÖRÜRSÜN. EĞER RÜZGARIN CANI HAKK'I BİLMESEYDİ , TANIMASAYDI,AD KAVMİNİ ALLAH7A İNANANLARDAN AYIR EDEBİLİR MİYDİ?(Hz.Mevlana)

11 Nisan 2022 Pazartesi

RUM GENCİ

 Hz.Mevlana yolunun üzerinde kurulan bir darağacı altında bekleyen bir rum gencinin üzerine giydiği feracesini çıkartıp atıyor.Cellatlar Hz.Pirin himayesine aldığını belirten bu işaret karşısında genci asmayıp makama durumu arz ediyor.Makam genci affedip serbest bırakıyor.Asılmaktan kurtulan bu Rum gencinin adı Süryanüs imiş.Doğru Hz.Mevlananın yanına gidiyor,Hz:Mevlana onun süryanüs adına Alaaddin ekliyor.Mevlana'nın elinde varlık bilgisini hal ve görgü ile kavrayan Süryanos, bir müddet sonra taşkın sözler söylemeye başlıyor.Mevlana'ya 'Tanrı' diyor."Neden böyle diyorsun" diyenlere "Ne yapayım,Tanrılıktan daha üstün bir makam yok, olsaydı Mevlana'ya o makamın adını verirdim".Bu sözlerden dolayı Süryanos mahkemeye ,"şeriata aykırı şeyler söylemekten" çıkartılıyor.Hakimler soruyor:"Sen Mevlana'ya 'Tanrı' demişsin" diye soruyorlar.Süryanos:"Haşa, ben Mevlana'ya böyle manasız bir söylemedim.Ben Mevlana'ya Tanrıyı yaratandır dedim".Mahkeme heyeti şaşkınlık içinde iken rum genci devam ediyor:"Evet, küfür,iman Tanrı'nın elinde.Ölümle hayat da öyle.Ben kafirdim bana iman verdi.Ben ölüydüm o beni diriltti.Fakat ben kuldum, beni Tanrı yaptıTanrı benim, o Tanrı'yı yaratandır".Mahkeme bu adam meczuptur, aklı başında olmayana teklif ve mesuliyet terettüp etmez deyip, bir daha böyle konuşmamasını tembih ederek serbest bırakırlar.Süryanos olayı Mevlana'ya anlatınca ,Hz.Pir buyurur ki:"Kadıya diyecektin ki:Yazıklar olsun sana, eğer sen de Tanrı olmadıysan.Beni sana sorana de ki:Onu ne duyabilirsin, ne de görebilirsin.On batman ekmeği taşımak kolaydır ama bir batman ekmeği yemek güç.Bu alimler ekmek taşıyana benzerler, ne bilsinler ki ekmek nasıl yenir?"

8 Haziran 2021 Salı

KITMİR'İN RENGİ

Mevlana efendimiz bir fakih ile sohbet ederken bir ara fakih Hz. Pir'i imtihan etmek maksadıyla bir soru sordu:"Ashabı Kehf'in köpeği Kıtmir hangi renkte idi?" diye sordu. Hazreti Mevlana bu soruya şöyle cevap verdi: "Ashabı Kehf'in köpeğinin rengi benim gibi sarıdır. Aşıkların rengi malum sarı olur. Kıtmir'de benim gibi aşıktı. Benim gibi rengi de sarıdır" dedi. Fakih, Hazret-i Mevlana'nın ayaklarına kapanarak af diledi. Hazret'in sadık müritlerinden oldu.

20 Şubat 2021 Cumartesi

TEVAZUNUN MÜSLÜMAN ETTİĞİ RAHİP

Hazret-i Mevlana Konya çarşısında bir rahiple karşılaşır.Papaz,Hz.Piri görünce hürmetle eğilerek selam verir. Mevlana ise daha fazla eğilerek selama mukabele eder.Papaz der:"Eydin sultanı , bu ne kadar tevazu, ne kadar alçak gönüllülük. Benim gibi basit bir rahibe bu saygı ,değer mi?".Mevlana bu soruyu şöyle cevapladı:"O kimse ne mutludur ki Allah onu malla, güzellikle,şerefle ve itibarla üstün kıldı da o kimse malıyla cömertlik yaptı, güzelliğiyle iffetini korudu, şeref ve itibar sahibi olduğu halde alçak gönüllü oldu" buyuran bizim peygamberimizdir.Böyle bir peygamberin ümmetinden olduğum için  Allah'ın kullarına nasıl alçak gönüllü davranmam?Niçin kendi küçüklüğümü belirtmeyeyim Eğer bunu yapmazsam neye ve kime yarar?"
Bu söz üzerine papaz müslüman olur.
Hz. Pir dergaha gelerek oğlu Sultan Veled'e :"Bahaeddin, bugün zavallı bir rahip bizim tevazumuzu elimizden almaya çalıştı. Hakk'a hamdolsun ki tevazumuzu ona kaptırmadık"

18 Şubat 2021 Perşembe

HABERDAR OLMAK

"Can, haberdar olmaktan ibarettir. Kim daha çok haberdarsa eminim ki o daha çok canlıdır"Hz. Mevlana'nın bu sözleri kabullenilip örneğini vermek mümkün olsa idi bilim çağının öncüleri bu topraktan doğacak büyüyecekti.

AYRI FİKİRLER

Fikirlerde ayrılık zenginliktir. Her insan ayrı bir dünyadır. Hiçbiri diğerinin aynısı değildir.İnsanın ayrı fikirde olması Allah Tealanın kudretini gösteren bir çeşitlilik ve zenginliktir. Ayrı düşünceler ufuk açar. İnsanlar hep aynı olmaktan sıkılırlar. Düşünen kafalar fikir üretir. Herkes aynı fikirde ise hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir. Anlaşmak için aynı fikirde olmak gerekmez,anlaşmamız için insan olmamız gerekir.
"Dillerimiz renklerimiz ne olursa olsun değil mi ki insanız, dünyaya gelmişiz, mayamız da bir ,yapımızda.öyleyse bu savaş bu hırgür niye?Bırak kavgayı da birliğe gel. Ne diye bu direnme ne diye? Ne diye aydınlıktan kaçar insanlık ne diye?Hepimiz bir tek düşünceyiz, bir tek. Ne diye şaşı olmuşuz ne diye?
Birlik nefesini üfle de hepimiz toplanalım, bir araya gelelim,bir olalım. Suretler, bir an olsun tamamıyla ortadan kalksın. Kendimizden geçersek suyla aynı renge gireriz. Biz bir ağacın dallarıyız.Hepimiz kapı yoldaşlarıyız.(Hz.Mevlana)

DOST'A VEFA

 Hz. Mevlana'nın yazısı çok güzeldi. Ancak "r" harfini, diğer harfler gibi güzel yazmaması dikkat çekmekte idi. Oysa "r" harfi yazımda en kolay harflerden birisi idi. Bir gün talebeleri bu durumu ve sebebini sordular. Dosta sadakatte örnek insan buyurdu ki:"Farkındayım. Ama "re" harfini düzeltmeyeceğim. Çünkü Şems de "re" harflerini böyle yazıyordu!"

16 Şubat 2021 Salı

YETMİŞİKİ MİLLETİ DOLAŞMAK

YETMİŞ İKİ MİLLETİ DOLAŞMAK Hz.Mevlana efendimiz buyurmuştur ki:”Biz pergel gibiyiz.Bir ayağımız sağlamca Kuran'ın hükümleri üzerinde durur, öteki ayağımızla yetmiş iki milleti dolaşırız”, ancak bu yetmiş iki milleti dolaşmak, onları nurundan, irfaniyetinden yararlandırmak maksadıyladır. Kalbinde birikenlerden diğerlerini yararlandırmak, gönülleri uyandırmak,karanlıkta kalanları aydınlatmak içindir. “Gel, gel, gel. Ne olursan ol,gel” diyen Hz.Pir, hazır olanları,olmuş olanları, tamları aramaz.Asıl aradıkları, olmaya, imanla dolmaya,olgunlaşmaya muhtaç bulunanlardır.

BU DÜNYA ZİNDANINA NİÇİN GELDİK,

BU DÜNYA ZİNDANINA NİÇİN GELDİK? Hz.Mevlana hastalanmıştı.Dostları ziyaretlerine gelmekte idiler.Sadreddin Konevi hazretleri acil şifalar diledi. Hz.Pir şu karşılığı verdi:”Allah sizlere  şifalar versin.Aşıkla maşuk arasında ancak zar gibi incecik bir gömlek kalmıştır.Bunu da çıkarıp Hak vuslatına kavuşmamızı istemez misin?Nurun nura kavuşmasını istemez misin? Hanımı Kerra hatun “Mevlana'mız keşke 400 yıl yaşasa da alemi hakikat ve marifetlerle doldursa” deyince Hz.Pir:”Niçin yüzlerce yıllık ömür. Bizi ne sandın? Biz ne Firavunuz ne de Nemrut.Biz bu yalan dünyaya eyleşmeye, kalmaya gelmedik.Burada huzur ve karar nasıl olur?Biz başkalarına faydalı olalım diye bu dünya zindanında kaldık. Yoksa kimin malını çalmışız ki bu alemde hapis kalalım.Umarız ki yakında Sevgili’ye kavuşuruz.Eğer çaresizlerin irşadı ve işlerine bakmamız olmasaydı, bu yeryüzünde bir an olsun durmazdık” 

15 Şubat 2021 Pazartesi

SEVGİSİZLİK BULAŞICIDIR

Büyük Mürşit aşk sultanı Dergahın meydancısını çağırdı ve dedi ki:"Dergahın eşeğini derhal satınız".Eşek dergahın kıdemli bir hizmetkarı idi.Bu istekteki hikmeti anlayamayan meydancı sordu:"Efendim, dergahımıza herhalde bir eşek lazımdır". Gönül sultanı :"Evladım bu eşeği satın başka bir eşek satın alın" deyince hizmetkar"Ama neden?Biniyoruz,yüklüyoruz taşıyor,dergahın yolunu şaşırmadan kendisi buluyor"" deyiverdi.Hazret gerekçesini açıkladı:"Evladım, dikkatimi çekti , bu eşek bir haftadan beri anırmadı. Aşksız ve şevksiz. Şevksizliğin size bulaşmasından korkarım.bu sebeple satın bu eşeği de bir başkasını alın"

31 Aralık 2019 Salı

"ASLAHA BALEHÜM"(KALBLERİN DÜZELTİLMESİ

" Allah onların kalblerini düzeltti"(Muhammed suresi 47/2). Süluk yolunda olan mürid, hazır olan dünya nimetlerinin hazzını terk ederse(riyazetle, zühdle) Hak teala bu hazlara karşılık olarak o müridin kalbine bir başka misli olmayan haz ve zevk verir.
Riyazet ve mücahede sülukun tamamlanması ile son bulur. Kemalata ulaştıktan sonra riyazete hacet kalmaz.Bu konuda Hz. Abdülkadir'in şu hali anlatılır. İhtiyar bir kadın yanında küçük çocuğu olduğu halde Hz. Pir'in huzuruna geldi  ve dedi ki:"Oğlumun gönlünü sana ziyade mütemayil gördüm. Ben kendi hakkımdan vazgeçtim sana hizmet etsin". Hz. Gavs o çocuğu müridliğe kabul etti ve ona riyazet ve mücahedeyi emretti. Bir kaç gün sonra kadın oğlunu görmeye geldi gördü ki arpa ekmeği yer. Az yemekten ve uykusuzluktan vücudu zayıflamış. Oradan kalkan kadın Hz. Şeyhin huzuruna girdiğinde şeyhin önünde kuş kemiklerinden dolayı bir kap gördü  ve Hz. Şeyhe hitaben:"Efendim sen kuş etlerini yiyorsun, benim oğlum arpa ekmeği yiyor" dedi. Hz.Şeyh elini o kemiklerin üzerine koydu ve "KUMİ Bİ İZNİLLAHİ TEALA ELLEZİ YUHYİL İZAME VE HİYE REMİM (Çürümüş kemikleri dirilten Allah Teala'nın izniyle kalkınız" dedi. O kuşlar dirilip ötmeye başladılar. Hz.Şeyh bu keramet sonrasında kadına buyurdu ki:"Senin oğlunda böyle olduğu vakit her ne isterse yesin"
Bu makamda olan evliyaullah üç meşrep üzerinedir.
Bir kısmı bu makama geldikten sonra dünyevi huzuzattan çekinmez. Bir kısmı dünyevi hazlara hiç iltifat etmez. Bir kısmı da mazen dünyevi hazlardan çekinir bazen çekinmez. Hz.Mevlana efendimiz,bu makama geldikten sonra dünyevi hazlara iltifat etmeyenlerdendir. Buyurmuştur ki "Kırk yıldan beri yemek benim midemde uyumamıştır"Mevlana efendimiz yanında sarı helile denilen gayet acı bir maddeyi ağzına atmasındaki hikmeti, müridan Çelebi Hüsameddin efendimize sordular.Mübarek şöyle buyurdu: Hz. Hüdavendigar'ın riyazeti bir mertebededir ki, suyun ağızlarında değil, boğazlarından dahi geçerken leziz olarak geçmesini istemezler, belki buruk ve acı olmasını isterler"...